Son günlerde Türk milliyetçiliği dalgasının yeniden yükselmesinin biri iç biri dış iki nedeni var:
İç neden, Kürt milliyetçiliğinin, PKK tarafından ayrımcı bir ideoloji olarak, bölücü işlevle kullanılmasından ve teröre gerekçe yapılmasından kaynaklanıyor.
Kürt milliyetçiliği, ayrımcı ve bölücü olarak kullanılınca ve terörün gerekçesi yapılınca, Türk milliyetçiliği de bundan etkileniyor ve ne yazık ki iki milliyetçilik akımı da, "faşizan" bir çizgide birbirini destekleyen bir sarmal içinde yükseliyor.
Oysa her milliyetçilik ideolojisinin, kan bağına yani ırkçılığa dayalı bir biçimde, kendi ırkından olmayanları reddeden "faşizan" çizgilerde gelişmesi bir zorunluluk değil.
...............
Peki bu "faşizan milliyetçilik" saldırıları karşısından Türk milliyetçiliği aynı "faşizan milliyetçilik" tuzağına düşmemek için ne yapmalı?
Sanıyorum burada devreye sokmamız gereken kavram, "yurtseverlik".
Vatan ve millet sevgisini, kan ve ırk ilişkisine bağlamadan, başka ırkları, milletleri aşağılamadan ve kendisininkini yüceltmeden, üzerinde yaşanan toprakları sevmenin, korumanın ve yüceltmenin adı "yurtseverlik".
Türkiye, kendisine yönelik "faşizan milliyetçi" saldırılara karşı en güzel ve en etkin yanıtı, bütün öteki millet, ırk ve devletlerle ilişkilerinde, eşitlik ve adalet esasına dayalı bir yurtseverce davranış içinde verebilir.
Yurtseverlik, kan ve ırk bağını değil, Türkiye Cumhuriyeti'nin çıkarlarını ön plana alır.
Yurtseverlik, insanlarımızı Türk, Kürt, Rum, Ermeni olarak değil, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak görür ve aralarında ayrım yapmaz.
Yurtseverlik, Amerika'ya ve AB'ye, Türk düşmanı ya da dostu olarak değil, Türkiye Cumhuriyeti'nin çıkarları bağlamında, eşitlik ve adalet ilkeleri çerçevesinde bakar.
Sanıyorum, Mustafa Kemal Atatürk'ün, kurduğu Cumhuriyet'in temeline koyduğu ünlü ilkesi "Yurtta sulh cihanda sulh", tam bu bunalım dönemi için söylenmiş bir özdeyiştir.
Prof. Dr. Emre Kongar
Makalenin tamamı için:
http://www.kongar.org/aydinlanma/200...rtseverlik.php
Son dönemlerde yurtseverlikle milliyetçiliği özdeşleştirmeye gayret gösteren, ulusalcılığı faşistliğe indirgemeye kalkışan bir çarpık anlayışla sık sık karşılaşmaktayız. Bazı sol geçinen kesimlerde yurtseverliğin dışlandığını görüyoruz. Bunlar enternasyonalizmin yurtseverliği reddettiğini iddia ediliyorlar. Önceleri bireysel olarak görünen bu düşünce şimdi bazı sol fraksiyonların ana görüşü olmuş neredeyse. Bunun temeli neye dayanıyor? Kaynağı nedir?
Marks-Engels'in mi yoksa Lenin-Stalin'in mi görüşü bu?
Bu başlıkta yurtseverliği ele alacağız. Yurtseverliği reddedenlerin görüşleri konuya ışık tutacaktır.