kapitalist ahlak ve fetullahçılığın ruhu
kapitalist ahlak ve fetullahçılığın ruhu
başlık sizi şaşırtmasın.kesinlikle weberci bir metodla analiz etmeyi düşünmüyorum. neo-marxist bir bakış açısıyla webere de reddiye içerecek bir arguman geliştirebilmeyi, hatta;marxist diyalektiğin mealci okumalar nedeniyle yanlış anlaşıldığını düşündüğüm bazı kısımlarına da açıklık getirebilmeyi umuyorum.
weber protestan ahlak ve kapitalizmin ruhu adlı eserinde protestanlığın gelişmesinin kapitalizmin gelişmesini sağladığını iddia ederek,başaşağı bir diyalektik önermektedir.
doğrusu kapitalist ahlak ve protestanlığın ruhu olmalıydı.
anakronik ve gerçekdışı bu argumanı çürütmek için doğru bir eko-politik bakış oluşturmalıyız.
önce bir bilgi notu ekleyelim.tarihselcilik ile ekonomi-politik bakış açısı tam olarak aynı şeymiş gibi algılanabilmektedir.
tarihselcilik geçmiş, şuan ve geleceği kapsamak iddiasındadır.ekonomik-politik ise sadece geçmiş ve şu anla bağlantılı olarak tarihi yorumlar.futurizm içermez.marxist tarihselcilik eko-politiktir .ancak onu tarihselcilik yapan geleceğe ait öngörüsüdür, yoksa eko-politik metodolojisi değil.
marx; maddi varlıkların üretimi her toplumun varlığının ve gelişmesinin başlangıcıdır diyor.
diyalektik çelişkiyi ortaya çıkaran teknolojideki gelişmenin yeni üretim biçimlerini,
yeni üretim biçimlerinin de yeni üretici güçleri ortaya çıkarmasıdır.
tarih üretici güçlerin çelişkisi tarafından belirlenmektedir.
bu paragraftaki son cümleyi alırsanız tarih üretici güçlerin çelişkisi tarafından belirlenmektedir önermesinde takılıp kalırsınız.
oysa tarih teknolojik gelişmenin sonucudur.çünkü üretici güçler arasındaki çelişkiyi ortaya çıkaran teknolojidir.
poppere göre teknolojinin yönü belirsiz olduğu için geleceği öngeren tarihselcilik kendi içinde tutarsızlaşır.
popperin kayda değer tespiti ilk bakışta anti-marxizm olarak algılanagelmiştir.
ancak aslında marxizme gerçekten büyük katkısı ne yazıkki farkedilememiştir.
bu argümanın kayda değer olması nedeniyle ben tarihselci değil,ekonomi-politik olarak adlandırıyorum metodumu.
Gelecek öngörüsünde bulunmadan geçmişte olan biteni analiz etmeye devam ediyorum.
‘’Tarih; üretici güçlerin diyalektik çelişkisi tarafından belirlenmektedir’’ şeklinde yapılan formulasyonların olası yanlış anlaşılmalarına karşı;’’ tarih, teknolojik değişme tarfından belirlenmektedir’’ formulasyonunu öneriyorum.
Bu bağlamda;
Protestanlık kapitalizmi doğuran sebep değildir.
Her ikisini de doğuran rönesans ve aydınlanma felsefedir.
Rönesans 14.yy da başladıi,16 yy.a kadar sürdü.protestanlığın ortaya çıkışı rönesansın sonu (16.yy) ve yine protestanlığın gelişmesi aydınlanma felsefesi çağının ortalarına denk düşüyor.
Kronolojik bu tesbitlerin sonucunda Protestanlığın açıkça bilimdeki gelişmeler sonucunda bilime görece uyumlu yeni bir hristiyanlık versiyonu olduğu ortaya çıkar.protestanlığın ortaya çıkışı ile burjuvazinin ortaya çıkışı eşanlıdır.
Biri diğerini ortaya çıkarmamıştır.ancak birinin diğeri üzerinde etkileri de kaçınılmazdır.
Burjuva bilimin üretim ilişkileri üzerindeki etkilerinin sonucuyken, protestanlık yine bilimin ortak akıl üzerindeki etkilerinin sonucu olarak eşanlı doğmuşlardır.
Kronolojik okumanın teşhir ettiği anakronizm weberin tezinin hafifliğini ortaya koymaktadır.
Eşanlı ortaya çıkan iki olguyu tahlile devam edelim.
Burjuva yaşayan bireylerden oluştuğuna göre protestanlık da yaşayan bu bireylerin dini olduğuna göre yaşama biçiminin inanma biçimi üzerindeki açık ve bilinen etkisinden yola çıkarak şu tespiti yapabiliriz.
Burjuva ve protestanlık eşanlıdır ve burjuva ahlakı protestanlığı belirlemiştir.yoksa protestan ahlakının kapitalizmi belirlediği tezi havada kalmıştır.
Sanıyorum weberci tezi n idealizme dayalı çürüklüğünü yeterince dayanıklı argümanlarla ortaya koyduk.
O halde kendi tezimizi özetleyelim ve fetullahçılığı hangi metodoloji ile çözümleyeceğimizi netleştirelim.
Tarih teknolojik gelişme tarafından belirleniyorsa ,nurculuk ve fetullahçılığın burjuva ahlakıyla eşanlılığı ve karşılıklı iletişimini ve özellikle burjuva ahlakının fetullahçılık üzerindeki etkisini ve bu sürecin teknolojik gelişmenin sonucu olduğunu açıkça gösterebilmeliyiz,aksi halde tezimiz yanlışlanmış olacaktır.
Konu Khaos tarafından (13-07-2009 Saat 15:53 ) değiştirilmiştir.
|