İslam dininin yayılışını incelerseniz gayet açık anlarsınız barışçı bir din olup olmadığını.
İslam misyonerlikle değil, kılıç ve hançerlerin ucunda taşınarak yayılmıştır. İslamiyet önce işgal edip siyasal olarak, egemen güç oluyor, sonra da baskılardan veya haraçtan kurtulmak için boyun eğmek zorunda kalan halkı islamlaşmaya başlıyordu.
İspanyadan, Türkistana kadar her yerde kılıçların gücü ile yayılmıştır islam.
Ancak burada İslam ordularının gerçekleştirdiği yayılmada temel yönlendiricinin, dinin yayılması gibi, idealist bir amaç olduğu düşünülmemelidir. İslam tarihinin , başlangıcından başlayarak, bütünü incelendiğinde, rahatlıkla görülebileceği gibi, yayılmalarda öncelik, dinin yayılması gibi, maddiyattan arındırılmış bir amaç değil, TALAN ve SÖMÜRÜ olmuştur.
Yine geleneksel bilgiler ışığında şaşırtıcı gelebilir, ama ilk sömürgecilik Araplarca uygulanmış gibidir. Üstelik Türk işgallerinden çok daha önce, bizzat ''Asr-ı Saadet'' halifesi Ömer zamanında başlayarak.
Nitekim ilk kapsamlı örnek olarak misyonerlerle değil, 642'de kılıçlarla ele geçirilen Mısırın işgali sonrasında ilk iş Kıptilerin, islama kazanılması değil, ülkenin talan edilmesi ve ardından en verimli topraklarına el konarak oralara arapların yerleştirilmesi olmuştur. Dahası bununla yetinilmemiş, döneminde çok büyük bir medeniyet yaratmış olan Firavunlar, tarihinden dolayı aşağılanmıştır.
İslamın bizzat yöneticileri tarafından yoğun bir müslüman nüfuz göçü organize edilmiş, bu bağlamda Kıpti Mısır Araplaştırılmıştır.
Düşünün bir, Çağdaş insanlık değerlerini içselleştirmiş birinin ancak utanç duyabileceği bir durum olan başka halklara ait yurtların işgal ve talanını, övünülei bir olay olarak anlatmak, resmi tarih kitaplarımızın neredeyse temel yaklaşımlarından birisini oluşturmaktadır.
Peki ama bu kötü alışkanlığı böyle meşru görebilen bir kültürü nereden edndik biz?
Bu kabul edilemez kültür, ne yazıkki bize Mülümanlıktan, onun 'cihad' emrinden, 'Kafirlerin' bizimle eşit haklara sahip olmadığı, dolayısı ile onlara ait olan şeyler üzerinde bizim ''hakkımız'' olduğu şeklindeki kültüründen gelmiştir.
Yani neymiş, yanlış müslümanlar yokmuş. İslamın emirleri yağma, talan ve şiddete sürüklüyormuş...
Kendisinin Efendisi Olmayan Hiç Kimse Özgür Değildir.
Epiktetos
|