Özgürlük ve Demokrasi
Özgürlük ne demektir?
TDK
Özgürlük:
1.Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya bağlı olmaksızın düşünme veya davranma, herhangi bir şarta bağlı olmama durumu, serbesti.
"Özgürlüğünün ilk gününde meyhanedeki arkadaşları ona dostça öğütler verdiler."-
2.Her türlü dış etkiden bağımsız olarak insanın kendi iradesine, kendi düşüncesine dayanarak karar vermesi durumu, hürriyet.
"Özgürlük görece bir kavramdır, onu oldum olasıya bilmişimdir."-
.
.
.
Özgürlük kişilere göre degişkenlik gösteren bir kavramdır. Kimileri icin sınırsız ekonomik güclülük, kimileri icin huzur, kimileri icin her düşündügünü söyleyebilmek, kimileri icin korkusuzca yaşayabilmek, kimileri icin; her istedigini yapabilmektir.
Bu örnekleri cogaltabiliriz.
Özgürlükcü demokrat ise her iki kelimenin birbiri ile celiskiler olusturdugu bir kavramdır.
Demokrasi nedir? Özgürlükcü olmak ne demektir?
Demokrasi, toplumun huzurunu ve eşitligi saglamasi icindir. Peki demokrasi her ülkede, her siyasi kişinin, her bireyin beyninde aynı mı algılanır?
Kesinlikle hayır.
.
Özellikle Türkiye Cumhuriyetinde, insanların beyinlerinde demokrasinin algılanması carpık, curpuktur.
Cok gerekli olan, sistemin bel kemigini oluşturan yerlerde demokrasi yoktur ve diger ülkelerde olmayan sınırsız özgürlükler vardır.
Örnegin: Türkiye'de yargı bagımsızlıgı, hukuk, esit adalet dagılımı yoktur ve tanıdıgı, torpili, parası olanların sınırsız özgürlükleri vardır. Kişi, bu demokrasi anlayışını ve özgürlügü yaşamak ve ona sahip olmak icin var gücüyle, güclü kişilikler ile tanışmak ve bir an önce bol paraya kavuşabilmek icin köşe dönmesinin gerektigine inanarak yaşar.
Köşeyi dönenler, sınırsız özgürlüklere kavuşan kişiler bir gün otomobilleri ile özgür, sarhoş ve nahoş bir durumda yakalanabilirler.
Bu durumda yakalanan kişiler, polisler tarafından sarhos veya elleri kelepceli götürülürken, özgür ve demokratik kisiler tarafindan tv lerde teşhir edilebilirler.Teshir edilen özgür demokratik düsünceyi savunanların iclerinde entellektüel sanatcıların da oldugu görülebilir, görülmüştür.
Bu iki grupda özgürlükcü ve demokrasinin savunucularıdır fakat yanlış zamanda yanlış yerde birbirleri ile cizgileri cakışmıştır.
Özgürlükcü demokrat iki grup üyeleri, bundan sonra birbirleri ile karşılaşmamaya özen gösterirler.
Sınırsız özgür olarak ve kişiye özel demokrasi anlayışı ile yaşamak Türkiye’de son zamanlarda görülen, gündemde olan cok başka ve yeni bir takiye ceşidir.
Dincilerin yaptıkları takiyelerinin arkasında bir kitap ve dogmatizm vardır. Toplumun her kesimi takiye yapanları ve nasil yapıldıgını cok iyi bilmektedirler.
Özgürlük ve demokrasi gibi ucları acık, sınırlarının ne oldugu kimse tarafından dogru dürüst bilinmeyen bu iki kavramın sentezini savunanların yaptıkları takiyelerininde ucları acık ve sınırları yoktur.
Cevir o tarafa...
Cevir bu tarafa...
Olmadı kenarı kızarmış…
Hayir bu tarafi yanık…
Yok, yok tuzu az olmus…
Senin kaşlarin hilal, benimkiler cekik…
Boyun ufak…
Coraplarının rengi beyaz...
Ayakların cok büyük…
Senin ayakların taraklı…
.
Yemez beyler…
At terli….
Icinde liberal, komunist, sosyalist, neoliberal, dinci, ırkcı, milliyetci düsüncelerin hepsini barındıran özgürlükcü demokratik insanların, demokrasiden ve esit haklardan dem vurmalari ise tam bir sulu komedidir.
Üstelik liberal düsüncede olan kisilerin esnekliklerinin cignenmiş sakız gibi, bir yerlere yapışarak, köşe dönebilme arzularını göz ardı etmezsek; özgürlükler ve demokrasi anlayışının yelpazesinin ic ice girmiş, renklerini ayıramadıgımız, renkliliginide anlamakta cok güclük cekmeyiz.
Peki bu özgürlükcü demokratlar, Dünya’nın, ülkenin, insanların refahi ve huzuru icin neler yapmislardir?
.
Kendileri gibi olabilmeleri icin, dün neler yapmışlar?
.
Bu gün neler yaptılar?
.
Yarın neler yapacaklar?
.
Ya biraz sonra?
.?
.?
.?
|