ugorur'un Öyküsü
Ben Tanrı ile ilk ilkokul yıllarında tanıştım. O dönem bizde kalan nenem namazından orucunda bir insandı ve bende aileme ne yaptığını sorardım. Onlarda bana ufaktan dini anlatmaya başlamışlardı. O dönem çok güzel birşey gelmişti bana din. Allah baba bizi koruyor, iyiliklerimizle mutlu oluyor, kötülük yaptığımızda bize kızıyordu. Bende nenem ile birlikte namaz kılıyordum o dönem. Tabi çocuğum, hiç bilgim yok, sadece onu taklit ediyordum. İlk defa dinle ve tanrıyla bu sayede tanıştım.
Bu çocukluk dönemi bana çucukların ibadet etmesine gerek yok dediler. Bende taklit etmeyi bıraktım. 8. sınıfa geçtiğimde tarikatcı Aksu Dershanesine gitmeye başladım. Orda tarikatla tanışım. Onların arasında bir yıl yaşadıktan sonra din ile ilgili soru işaretleri kafamda başlamıştı.
Liseyi -fen lisesi olduğu için- yatılı okuyodum. Orada daha ilk günden tarikatcılar tarafından çağırıldım. Ama ilk sene onlarla fazla yanaşmadım. Bana dinin Allah'la kul arasında olduğu öğretilmişti.
Lise 2'ye geçtiğimde Kur'an'ı merak etmeye başmalıştım. Çevremdeki tarikatcıların yaptıklarını gördükce İslam bu kadar kötü olamaz, sadece namaz kılıp oruç tutmak ödüle tabi olmamalıdır. düşüncesi aklıma girmişti.
İlk defa Kur'an okumaya başladığımda "Bu kitap kesin düzmece, bu Kur'an olamaz." dedim ve farklı bir meal daha okumaya başladım. Oda aynıydı, ben üçüncüyü okudum. Baktım oda aynı benim artık İslam ile bir bağım kalmamıştı.
O dönem benim için zor bir dönemdi. Okulda tarikat ve tarikatci olmayanlar arasında sürekli bir çekişme vardı, okulda kadrolaşma başlamıştı, müdürümüz değişmiş vb... O dönemde benim dinsiz olduğum anlaşılmaması için çok uğraşmıştım. Ama olaylar yatıştıktan sonra yakın arkadaşlarıma açıkladıklarımda aslında onlarında benim gibi dönemlerden geçtiklerini fark ettim. Onlarla beraber uzun uzun tartışmalara giriyor ve fikirlerimizi örtüştürüyorduk. Arasırada tarikatcı arkadaşlar ile din konusunda tartışmalarımız olmaya başladı ve onlara ben Kur'an'dan örnekler verdikce onlar hayret ediyor ve cevap veremiyorlardı.
O dönem inanç olarak bir tanrı olduğuna ama dinlerin hiç biinin bu tanrının dini olamayacağına inanıyodum.
Lise bittikten sonra ÖSS çalışmalarımın yanı sıra dinler, felesefe, tarih ile ilgili araştırmalarda yapmaya başladım. O esnada bu site ile karşılaştım ve okuyucu olarak bu sitede bulunuyodum.
Şu anda kendimi hem panteist hem de deist olarak tanımlaya bilirim.
Aileme açtığım zaman bunu benim tercihim olduğu için pek karşı çıkmadılar, bende pek üstelemedim.
Kendimde en büyük eksik olarak hala Turan Dursun'un kitaplarını okumamış olmamı söyleyebilirim. Bir türlü o kitaplar elime geçmedi ve okuyamadım onları.
Saygılarımla
Umurcan Görür
|