Nefret ve Kökeni
sevgili yoldaşlar ve kardeşler
insan doğası nefrete uygun değildir.bunu tüm diğer primatlarda da görebilirsiniz.
içinizde öfkelenerek bir dostuna arkadaşına çocuğuna eşine şiddet uygulayanlar olmuşsa şunu da bilir ki hissedecekleri tek duygu acı ve üzüntü olmuştur.
hiç tanımadığınız birinin ayağına kazayla bassanız da yine aynı üzüntüyü yaşarsanız.arabasıyla giderken kazayla bir kediyi ezip de bundan üzüntü duymayacak bir tek kişi olacağını sanmıyorum.
o halde insan böyle bir tür olmasına karşın nasıl olurda sistematik olarak şiddet uygulayabilecek bir varlığa dönüşür.
benim bulduğum teknik anlamda tek mekanizma ötekileştirme mekanizmasıdır.
ötekileştirme bilinçaltında uyguladığınız ve uygulayacağınız her şiddetin size acı verme etkisini ortadan kaldırıyor.nasılını bilmiyorum.sonucu gözlemlerimden çıkartabiliyorum sadece.
bana göre bir sosyalist her yönüyle mükemmel bir insan örneğidir.
akıl insanıdır.nesneldir.duyguları romantik sahtekarlıklara bulaşmamış saf ve güçlüdür.
nefretin değil kesinlikle sevginin yanındadır.hatta sevgiyi bizzat üreten adamdır.
o halde sosyalist; ötekileştirme gibi doğrudan nefret ve şiddete sonuç açan bir tarzdan uzak kalabilmelidir.
aramızda bir çok eski müslüman var.bu demekki şu an müslüman olanlardan gelecekte yan yana olacağımız yoldaşlarımız olacağını unutmamalıyız.
amacım pasifizmin ideolojisine katkı vermek değil.
elbetteki din bize göre hurafedir yalandır ve varolan iktidar ilişkilerinin sonucudur.
ancak dindar; bizim gibi insandır.
dini deşifre ederken dindarı ötekileştirmek ile ideolojik mücadele arasındaki ince çizgiyi korumamız gerektiğini yoldaşlarıma hatırlatmak istedim.
lütfen bunu kimse bireysel anlamda üzerine alınmasın.
|