Bu adıma açtığım bir başlık. Bana ve okuyanlara hayırlı olsun. Adıma bir başlık açılmışken bir mucize göstermeye karar verdim. Mamuli mucizesi geliyor...... az sonra...
Vaktiyle şiir yazardım. (Şiir demişken Ümit yaşar Oğuzcan'dan bir mısra aktarayım "Ulan dünya ben ölürsem iki karış büyüyecek misin")
"Yalnızlığım bu gece yine sana sarılıp yatacağım". *Mamuli (ne döktürmüşüm ama)
Bu dizeyi biraz sadeleştireyim. "yalnızlığım bu gece sana sarılacağım".
Mamuli mucizesi geliyor.... az sonra
Virgülümüzü ilk kelimenin sonuna koyalım:
"Yalnızlığım, bu gece sana sarılacağım" Bu dizede yazar "yalnızlığına" sarılacakmış. Acıdım adama, yazık
Virgülü bir sonraki kelimenin sonuna ekleyelim:
"Yalnızığım bu, gece sana sarılacağım". Anlam değişiyor. Bu dizede *yazar, "sana" diye söz edilen kişiye sarılmayı "yalnızlığı" olarak tanımlıyor. Bir yabancılaşma, iletişimsizlik söz konusu.
"Yalnızlığım bu gece, sana sarılacağım". Bu dizede gecenin kendisi yazarın yalnızlığını oluşturuyor ve sanki buna çare olarak "sana" diye hitap ettiği kişiye sarılıyor. *
"Yalnızlığım bu gece sana, sarılacağım" Bu dizede yazar, yalnızlığının bu gece hitap ettiği kişiye karşı olduğunu (küsmüş mü ne) söylüyor ve muhtemelen "yorgana" (hitap ettiği kişiye de olabilir tabi)) sarılacak (veya "sarılmak" sözcüğünü argo anlamıyla kullanıyor. esrar çekeceğim der gibi)
İşte benim mucizem bu. (Kuran daki mucizelerden daha aşağı kalır yanı yok di mi)
Mucizeme itiraz edecek "inançlı" (Bu arada "inançlı" ne demek sorusunu gündeme alıyorum. Boş şeylere inanan kişi hala inançlı mıdır? veya bilime inanan kişi inançsız mıdır?) arkadaşlara şunu söylemek isterim ki, bu dizeyi gönlüme/aklıma allah koymuş da olabilir... kimbilir di mi?