Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Felsefe > Felsefik Tartışmalar

 
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
Prev önceki Mesaj   sonraki Mesaj Next
  #1  
Alt 20-07-2006, 11:31
liquid liquid isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Aday Üye
 
Üyelik tarihi: 27 Jun 2006
Mesajlar: 7
Standart Kaninatın başlangıcı var mı yoksa yok mu?

Dinle barışık olmayan anlayışa göre kainatın bir başı, başlangıcı yoktu. 20. y.y’lın ilk yarılarına kadar evrenin, zaman içerisinde sabit olduğu düşüncesi hakimdi. Ancak, 20. yy.’lın başında bu anlayış kökten değişikliğe uğradı. Anlaşıldığı üzere, kainat sürekli genişliyordu ve kainatın bir başı vardı.

Dr. Hubble’dan sonra analaşıldı ki, kainatta, yıldızlar ada ada kümeleştiği, koloniler hailinde toplandığı bir düzen vardı. Bir galaksiden snra öbür galaksi başlıyordu. İki galaksi arasında boşluk vardı ve bu boşlukta çok nadiren yıldız bulunuyordu. Dr. Hubble’ın teleskop başında yaptığı gözlemlerde galaksilerin birbirinden gittikçe uzaklaştığı tespit edildi. Daha uzaktaki galaksiler ise bizden daha da hızlı uzaklaşıyordu. Bu uzaklaşma ve kaçıştan elde edilen veriler ile evrenin genişlediği yorumu yapıldı.

Gearge Gamov, kainatın bir patlama ile (Big bang) oluşması durumunda, patlamadan arta kalan ve kainatın her yanında homojen şekilde bulunması gereken bir radyasyon’dan bahsediyordu. Big Bang teorileri, kainatın tahminen 15 milyar önce yoktan yaratıldığına işaret ediyordu.. Ancak, bunu ispatlanması içinde, o zamandan kalma bir radyasyoun şahitliği çok önemliydi. Yapılan hesappplamalar, evrenin ilk safhalarından arta kalan radyasyonun, bugün halen sıfırın altında 270 dereceye tekabül eden m,krodalga radyasyonu halinde bütün uzayı doldurması gerektiğini belirtmişti.

1965 yılinda Penzias ve Wilson adlı 2 elektronik muhendisi uzaya fırlatılan ECHO adli b,r yapay uydu ile ilgili bir haberleşme projesi üzerinde çalışırlarken, elektronikte, radyo ve sinyal teknolojisinde ilk kez rastlanan farklı bir dalga boylu bir ışın türüile karşılaştılar. Bu parazit farklı bir dalga boyunu varlığına işaret ediyordu. Halbuki normal şartlar altında peyklerden gelen frakens bantlarında böyle bir parazit olmamalıydı. Haftalar boyunca bu parazite bir çare aradılar. Gelen parazitin temsil ettiği dalga boyu 5.7 cm’^yi gösteriyordu. Gamow, daha önceki çalışmalarında kaianatın yaratılışından kalama radasyonun 5 derecelik mutlak sıcaklığa denk geleceğini belirtmişti. Bu çalışmadan etkilenen 2 astronom Big Bang’in ilk zamanlarındaki yüksek sıcaklığın zamanımıza kadar uzanana bir kalıntısını araştırıyoprlardı. Bu sıcaklığın uzayda belli bri dalga boyu ile temsil edildiğini düşünüyorlardı. Yaptıkları teaorik hesaplamalarda 7 derecelik bir mutlak sıcaklık çıkardılar. Ancak gözlem yolu ile de bunun onanmasını bekliyorlardı. İşte bu sırada Penzias ve Wilson’un ortayua çıkardıkları radyayon ve dalga boyu ile ilgili sonuölarda yayımlanmıştı. Ancak, bu iki mühendis, bu radyasyonun ünlü astranom G. Gamov ve diğer astranomların hesaplama yolu ile buldukları zamanımızdan 15 milyar önceki ilk yaratılış anından kalan küçük enerjinin bir parçası olduğpunu bilmiyorlardı. Bunu büyük patlamanın deneysel ispatı anlamına geldiğinin kesinlikle farkında değildiler. Penzias ve Wilson daha sonra KOZMİK RADYASYON olarak adlandırılan bu buluşları ile 1978 de Nobel fizik ödülü kazandılar.

Buradki bu konu ile ilgilenen arkadaşlardan şunu öğrenmek istiyorum. Yukarıda, benim artaştırmalarım sonuz-cunda edindiğim bilgilere, ters olan yeni bilimsel gelişmler var mı günümüzde? Beni aydınlatırsanız memnun olurum. Sevgiler.

Herşeyi maddede arayanların akılları gözlerindedir, göz ise maneviyatta kördür [b]
Alıntı ile Cevapla
 

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 15:53 .