İslamın Örtünme Konusundaki 'Mantığı'
Ortalama muhafazakar-müslüman kesimlerle yaptığım tartışmalarda gördüm ki örtünmeyi savunabilmek için belli başlı birkaç argümanı sıklıkla kullanıyorlar. Kadınların ''türban veya çarşafa girerek örtünmeleri'' gerektiğini, ''erkeklerin onlar hakkında uygunsuz şeyler düşünmemeleri için kadınların tanınmaması'' gerektiğini, ''bir başka erkeğin bizim kız kardeşimiz hakkında seks düşünmesi halinde rahatsız olacağımız için kadınları kapanmaya teşvik etmek'' gerektiğini, ''erkeklerde cinselliğin kadınlardaysa duygusallığın baskın olduğunu ve bu yüzden erkeği tahrik etmemek için kadınların örtünmelerinin daha iyi olacağını'' v.s. iddia ediyorlar.
Erkeklerin daha bir seks düşkünü olmalarının biyolojik bir kökeni olduğu kanısında değilim. Her insan üreme faaliyetinde bulunur ve bunu arzular. Erkeklerin sanki daha fazla istiyor gibi görünmeleri kültürel etki sonucudur. Yüzyıllar boyu cinsellik konusunda kadınları bastırıp erkekleri teşvik edersen böyle olur. Kadınların daha duygusal oldukları doğru olabilir fakat bu durum erkeklerin duygusuz olduğu anlamına gelmez. Kadınları aşırı duygusal aseksüeller ve erkekleri de duygusuz seks manyakları olarak görmek doğru olmayacaktır; bu tablo, sadece islam dünyasını bağlar. Batıda ve sosyalist ülkelerde kadınlar da cinselliğe ilgi göstermek bakımından erkeklerden aşağı olmadıklarını kanıtlamışlardir. İslamcı kafa bu durumu açıklayamaz. Müslümanlar, belli bir sosyal ortamdaki(mesela islam coğrafyasındaki) insanların gösterdikleri davranışları ''fıtrat'' adı altında sabitliyorlar. Bu çok tipik bir metafizik yanlışıdır. Önce cinsel eşitsizliğe dayanan bir düzen kurarlar, sonra da o düzene uygun davranmak zorunda bıraktıkları insanların davranışlarını ''fıtrat'' olarak sabitleyip kendi düzenlerini meşrulaştırmaya kalkarlar.
Erkekler kadınlara hoş duygularla bakıyorsa, kadınlar da erkeklere hoş duygularla bakar ve erkeklerin kendilerine bakmalarından hoşlanırlar. O zaman erkekleri de mi çarşafa sokacağız? Zaten erkekler sürekli cinsellik düşündüğü halde kadınların bunu düşünmediği iddia ediliyorsa, o halde erkekler aradaki farkı kimle kapatacaklar sorusu sorulur. Birbirleriyle mi? Yoksa elleriyle mi? Eğer cinsellik yönünden kadın ve erkek arasında bir açık varsa, bu durumda bunu ayarlayamayan ve ahengi tutturamayan allahı sorumlu tutmak gerekir.
Her insan beğenilmekten hoşlanır. Yaşama sevinci denen şey biraz da kendini sergileme arzusudur. Olaya sadece tek taraflı erkek bakış açısından yaklaşıp, sırf hastalıklı kıskançlıklarınız için kadın cinselliğini baskılamaya ve kadınları çarşafa sokup kimliklerini denetlemeye kalkarsanız, bunun adı dünyanın her yerinde ayırımcılık olacaktır. Kimse bir başkasının kıskançlığı yüzünden çarşafa girmek zorunda değildir. İslamın, kadınları, erkeklerin kendileri hakkındaki ''uygunsuz'' düşüncelerinden ''korumak'' için çarşafa girmeye teşvik etmesi iki yanlış ve haksızlık barındırmaktadır:
Birincisi, cinsellik gibi, iki cins için de gayet doğal ve zevkli olan bir faaliyeti kadınlar için ''uygunsuz'' bulmak türünden akıllara ziyan bir ''mantık'' sahibidir İkincisi, kadınları çarşafa sokarak onları ''korumaya'' çalıştığı şey, erkeklerin onlar hakkındaki düşünceleridir.
Halbuki insanları, başkalarının düşüncelerinden korumak diye birşey olamaz, zira söz konusu olan sadece düşüncedir. Kaldı ki düşüncelere ket vurulamayacağı için, kadınları çarşafa da soksanız erkekler gene onları düşünecektir. Fantezi diye birşey var. Mesela, ''çarşaflı kadın fantezisi'' diye birşeyin de olduğunu Irak'lı kadınlarla ilişkiye giren Amerikan askerlerinden öğrenmiş bulunuyoruz. Madem çarşafa girmek kadınları erkeklerden ''koruyacaktır'', o halde Amerikalılar nasıl oluyor da çarşaflı müslümanlarla ilişkiye girmeyi arzuluyabiliyorlar? Demek ki adamın içinde olduktan sonra çarşafa da girsen fayda etmiyor!
İşin bilimsel yönüne de değinmek gerekir... Evrimsel olarak erkek nasıl ki spermlerini mümkün olduğunca çok dişiye saçmak isterse, dişi de mümkün olan en iyi sperme sahip olmak için en fazla sayıda erkeği cezbetmeye çalışır. Bu durum hepsiyle ilişki kuracağı anlamına gelmez, taliplerinden birini veya bir kaçını seçer. Ne kadar fazla talibi olursa, en sağlıklı erkekten gebe kalma olasılığı o kadar artar. Bu yüzden kadınların içinde kendilerini sergileme arzusu vardır, istediğin kadar engellemeye çalış durduramazsın. Çarşafa da soksan o gene bir yolunu bulacak ve erkekleri kendine çekmeye çalışacaktır.
Bir kadına iç geçirerek bakmak, uzun süreli ve tacizkar olmadığı müddetçe kadının da hoşuna gidecektir. Beğeniliyor olmak herkesin gururunu okşar, egosunu tatmin eder. Eğer her evden çıktığımda çarşaf giymek zorunda olsaydım, rüzgarı saçlarımda hissetme hakkım benden alınsaydı, çarşafım yüzünden kimliğimi ve kendimi belli edemeseydim, böylece sosyal hayattan dışlanmış olsaydım psikolojim fena halde bozulur ve yaşama sevincimi kaybederdim sanırım. Bir insana bunu yapmaya kimsenin hakkı yoktur. Kadınları beğenmek, hoş duygulara kapılmak kötü birşey değildir çünkü düşünmek veya hissetmek suç değildir. Yeterki zorlama eylemlere dökülmesin. Sırf bir erkek sizin kız kardeşinize baktı diye sinirleniyorsanız eğer, siz bir manyaksınız ve en başta da kendi kız kardeşinize hiçbir saygınız yok demektir. Onu sizin olan bir meta gibi, hakkında cinsellik düşünülürse ''kirlenecek'' birşey gibi düşünmek en başta o kadına hakarettir. Bir insanı, başkalarının onun hakkındaki düşüncelerinden bile kıskanmak(ki bu durum başkalarının düşüncelerini okuyabiliyor(!) olmayı da gerektirir) ciddi bir psikolojik sıkıntıya işaret eder.
İslam, kadınlara çarşaf veya türban gibi nesnelerle örtünme emri koyarak kadınların benliğini hiçe saymış ve erkeklere de potansiyel seksomanyak muamelesi yaparak bir çeşit düşence suçu getirmiştir.
Örtünmeyi savunan müslümanlar bu ilkellikleri hiç sorgulamıyorlar mı?
|