Sonucu Düşünmeyen 7.YY Arap'ı
Kutsal kitap diyor ki; bir insan bilerek orucunu bozarsa, bir gün için 60 gün oruç tutacaktır. Buna biz biçare kullar itiraz edebilir mi, edemez. Ama içlerinden bir akılsız çıkıp da, kutsal olmayan bir matematik kitabından bu sayısal değerleri çözmeye kalkarsa ne olacak?
Aslında oruç, birçok toplumlarda vardı. Bazı toplumlarda ise, bizdekinden çok farklıydı. Onlar oruç tutarken daha çok yemek yerlerdi.
Oruç; İslam’ın olmazsa olmazlarından birisidir. Bu şart (farz) Müslümanlara ceza olarak verilmiştir. Üstelik bu ceza da birçok çıkmazları kendisiyle birlikte getirir. İzleyen satırları okuyalım:
Benim gibi iyi hesap bilmeyenler ellerine bir gavur icadı elektronik hesap makinesi alıp hesaplayabilirler: Bir Arap yılı 360 gün. Oruç yılı bir yılda 30 gün. Bir günün cezası 60 gün. 360 dan 30 oruç gününü çıkaralım:330. Bu 330’dan da 7 günlük kurban ve ramazan bayramını çıkaralım:323. Sorumuzu biraz açalım: Bir günlük orucun cezası 60 olursa, 30x60=1.800 gün çıkar ki, bu sonuç, bir yıl bilerek oruç tutmazsak 1.800 oruç günü oruç tutmalıyız. Yukarıdaki hesaplarımızda oruç yılı olan gün sayısı 323 gündü. 1.800 günü 323’e bölersek yaklaşık olarak 5,5 çıkar ki bu da, bir yılın cezasının 5,5 yıl olması demektir. Tanrı bir suça 5 kattan fazla mı ceza veriyor? Hiçbir Tanrı bu kadar cezacı olamaz. Bunu yazan Arap’ın matematiği benden de betermiş. Bu 5,5 yıl boyunca en az 165 gün daha oruç tutması gerekeceğini hiç hesaplayamamış.
Orucun onarımcısının olmadığını geçen satırlarımızdan anladık. Sigara orucu bozuyor. Ya peki sigara dumanı? Yemekler, yemek borusundan mideye gider. Sigara içerken mideye giden bir şey yoktur. Böyle olduğu halde, sigara -nasıl bozuyorsa- orucu bozuyor. Sigara dumanı veya duman –nasıl bozmuyorsa- bozmuyor. Siz hikmete bakın; her iki durumda da duman mideye gitmiyor.
Müslümanlar Ramazan Bayramı yaparlar. On bir ayın sultanı dedikleri oruç ayından sonradır. Bu nasıl bir sultan ki, oruç biter bitmez bayram ederler? Bence, sultan geldi diye oruç ayına başlamadan önce bayram yapılıp, gittiğinde de yas tutulmalıdır. Sanki sultanın gittiğine seviniyorlar.
Din, insanı kendisine esir alır. Tapınaklar yapar, tapınırlar. Doğa olaylarını ve sorunlarını bilimsel yollarla değil, yalvarışlarla çözmeye çalışıp, zamanlarını üretim dışı harcarlar. Müslümanlar neden bilimde hep geride kalmışlardır? Nedeni çok basittir: Gavurlar haftada bir gün, o da pazar günü, o da yarım gün, kendi dilleriyle ibadet ederler. Müslümanlar ise; günde beş abdest, beş de namaz olmak üzere haftada 70 kez kendi dilleriyle değil, yabancı bir dille ibadet ederler. Bizim yetmiş, gavurların yarım… 70’i, yarıma bölersek 140 çıkar. Demek ki biz, gavurlardan 140 kat daha fazla tapınıyoruz. Tanrı’nın ibadete, özellikle de Müslümanların ibadetine çok mu gereksinmesi var? Neyine yarıyorsa... İş zamanımızı ibadete harcatıyor. *Elbette ki gavurların boş zamanı bizden 140 kez daha fazla olacak ve bunlar bu boş zamanlarında; eti nasıl soğutabilirim, uzaya nasıl çıkabilirim, bahçemde daha iyi bir ürün nasıl yetiştirebilirim, çocuklarımla daha fazla nasıl ilgilenebilirim gibi örnekleri çoğaltabiliriz. İşte bu boş zamanlarını elbette ki bunun gibi işlerde değerlendirdiler ve bilgisayar, radyo, kalbimizdeki pillerden tutun da gözümüzdeki gözlüklere karar birçok şeyi onlar yaptılar. Bize tapınmaktan fazla bir zaman kalmadı ki, biz de yapalım. Matbaa dahil, bir çok şeyi gavur icadı diye uzun bir zaman kabullenemedik. Bu gün bile birçok kişi kutsal bildikleri günlerde televizyonunu kullanmıyor. Neden evinde bulundurur anlayamadım.
Araplar’a ve Arap iklimine günde beş zaman namaz olabilir. Bırakalım bunu onlar yapsınlar. Biz, bu zamanı üretime harcayalım. Aynı şartlar, Karadeniz bölgemiz için geçerli olabilir mi? Karadeniz halk oyunları ile İçanadolu bölgemizin halk oyunlarını karşılaştırınız. Birisi çok hareketlidir. Bunun, iklim koşulları ile nasıl bir ilgisi olduğunu okuyucularıma bırakıyorum.
Dünyadaki bütün insanlar dinlerini kendi dilleriyle yaparlar. Almanların Almanca, Rusların Rusça, Ermenilerin Ermenice, Çinlilerin Çince, Arapların Arapça, Japonların Japonca, v.b., v.b… Türklerin……. Evet, Türklerin dini Türklere yabancıdır. Türklerin Türkçe değildir. Bir Alman, yedi yaşındaki bir torununu tapınağa giderse, papazın söylediklerini kendi diliyle dinler. Bunları evdekilere veya başkalarına anlatabilir. Aynı dede Türkiye’de torununu camiye götürürse; torun, imamın söylediklerini evdekilere veya başkalarına anlatamaz. Türk torun aptal mı? Yoksa onu, bu aptalca durumu düşürenler mi aptal? Yok efendim, bu torun Arapça öğrenebilirmiş, neden Arapça öğrensin ki
|