Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

 
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
Prev önceki Mesaj   sonraki Mesaj Next
  #1  
Alt 02-03-2011, 21:17
upuaut upuaut isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 21 Jan 2010
Bulunduğu yer: Usa
Mesajlar: 3.977
upuaut - İCQ üzeri Mesaj gönder upuaut - AİM üzeri Mesaj gönder upuaut - YAHOO üzeri Mesaj gönder upuaut isimli Üyeye Skype üzeri Mesaj gönder
Standart Mukavkıs'ın anlaşılmayan hesabı: "Hz. İsa’dan günümüze 600 sene geçmiş bulunuyor..."

Hz. Muhammed’in Mısır-İskenderiye padişahı olan Mukavkıs’a imana davet mektubu

Bu mektup “Topkapı Sarayı Müzesi Mukaddes Emanetler Bölümünde” korunmaktadır. Mektup H. 1267 senesinde Mısır’ın Ahmim beldesinde eski bir manastırda Kıptî kitapları arasında bulunmuş ve Sultan Abdülmecit Han tarafından satın alınarak İstanbul’a getirilmiştir. Mektupta peygamberimizin (sav) mührü bulunmaktadır. Yer yer de güve delikleri vardır.

Hz. Muhammed, sahabelerden Hâtıp b. Ebî Beltâ’ya bu mektubu vererek Mısır valisi Mukavkıs’a gönderdi. Hz. Hâtıp, gece gündüz durmaksızın yol kat ederek İskenderiye’de bulunan Mukavkıs’a ulaştırdı. Vâli Mukavkıs, mektubu saygı ile aldı ve kâtibine okuttu. Hz. Muhammed, bu mektupta şöyle diyordu:

“Bismillahirrahmanirrahîm! Allah’ın kulu ve Resulü Muhammed’den Kıptîlerin lideri Mukavkısa! Hidayet yoluna uyanlara selam olsun. Bundan sonra seni Allah'ın dini olan İslam’a davet ediyorum. Müslüman ol ki selamete eresin. Müslüman ol ki Allah senin ecrini ve mükafatını iki kat versin. Şayet bu davetimden yüz çevirirsen bütün Kıptî’lerin günahı senin boynuna olsun! Yüce Allah buyurur ki: “De ki: Ey Ehl-i Kitap olan Hırıstiyanlar ve Yahudiler! Sizinle bizim aramızda müşterek olan kelimeye gelin. Allah’tan başkasına ibadet etmeyelim. Ona hiçbir şeyi ortak koşmayalım. Allah’ı bırakıp birbirimizi rab edinmeyelim. Şayet onlar bundan yüz çevirirlerse siz deyin ki ‘Şahit olun! Biz Müslüman olup Allah’a teslim olanlardanız.”

Mektup okunup bitince Mukavkıs, “Hayırlı olsun” dedi ve elçiye izzet ve ikramda bulundu. Sonra mektubu fil dişinden bir kutuya koyarak mühürledi ve gereken hürmeti gösterdi. Bu resmî bir kabul meclisi olduğu için sesini çıkarmayan Mukavkıs, divanı dağıttı ve elçiyi istirahat etmeye gönderdi.

Gece olunca Elçi Hâtıp b. Beltâ’yı huzuruna çağırttı. Onunla uzun uzadıya konuştu. İmanını izhar etmediği halde Hz. Muhammed'in risaletini ve doğruluğunu ikrar ederek şöyle dedi:

Ben bir peygamberin geleceğini biliyordum. Ancak onun Şam’dan çıkacağını ümit ediyordum. Zira peygamberlerin çoğu bu bölgelerden çıkmıştır. Gerçi son peygamberin Arabistan’dan sertlik, darlık ve yoksulluk ülkesinden çıkacağını da okumuştum. Hz. İsa’dan günümüze 600 sene geçmiş bulunuyor. Yakınlarda bir peygamberin geleceğini tahmin ediyordum. Fakat ona uymak hususunda zorluğum vardır. Bu Kıptîler benim bu kararıma uymazlar. Ben bu saltanatı bırakmak da istemiyorum. Ancak şuna kesinlikle inanıyorum ki O’nun sahabeleri şu beldelere kısa zamanda hâkim olacaklardır

Böylece Mukavkıs, Hz. Muhammed'in risaletini tasdik ettiği halde imanını izhar etmekten çekindi. Ancak ona hitaben bir mektup yazdı ve bazı kıymetli hediyelerin yanında, fresh hediye olarak bir de Kıbtîler'den "Mâriye" ve "Sirîn" isimlerinde 2 cariye gönderdi. Elçiyi yolcu eden Mukavkıs, ayrıca “Sakın aramızdaki konuşmaları kimseye söyleme. Bilhassa bu Kıptîler işitmesinler” dedi.

Hz. Hâtıp b. Belta, yolda gelirken cariyelere İslamiyet konusunda bilgiler verdi. Onlara iman hakikatlerini ve ibadetin inceliklerini, hikmetlerini, faziletlerini anlattı ve Kur’ândan bildiklerini anlattı. Hz. Muhammed hakkında gerekli bilgileri ve onların Hz. Muhammed hakkında öğrenmek istediklerini anlattı. Onlar da cân-ı gönülden Müslüman oldular. Gelip durumu Hz. Muhammed'e rapor etti. Cariyeleri ve hediyeleri takdim etti. Mukavkıs, cariyeler dışında Hz. Muhammed'e beyaz 2 katır, 1 merkep, 1000 miskal altın, 20 kat Mısır işi ince elbise, billur bir kadeh, kokulu bal ve misk ile beraber güzel kokuları hediye olarak koymuştu. Hz. Muhammed, bütün bu hediyeleri kabul etti. Cariyelerden tam fresh olan Hz. Mâriyetü’l- Kıptîyi kendisine nikahladı, kardeşi Sirîn’i ise şair Hassan b. Sâbit’e nikahladı.

Hz. Muhammed,
Mukavkıs’ın mukabil mektubunu da sahabelere okuttu. Mukavkıs'ın mektubu şu mealdeydi:

Muhammed bin Abdullah'a, Kıbtilerin büyüğü Mukavkıs'tan. Sana selâm olsun Bundan sonra derim ki: Mektubunu aldım, okudum. Mektubunda zikrettiğin ve beni dâvet ettiğin şeyleri anladım. Gelecek bir peygamber daha olduğunu biliyordum. Ancak onun Şam'dan zuhur edeceğini tahmin ediyordum. Elçini ağırladım. Sana Kıbtîlerin yanında mevkiileri yüksek iki câriye ile elbiseler gönderdim. Binmen için de bir katır hediye ettim. Selâm olsun sana!”

Hz. Muhammed, mektubun okunup bitmesinden sonra şöyle buyurdu:

Ne bedbaht adam! Saltanatına kıyamadı. Fakat üzerinde titrediği saltanatı kendisine kalmayacaktır!”

Bu mektup hakkında verilen bu bilgiler İslam kaynaklarında böyle geçer. Fakat bizim burada anlayamadığımız şu sorular mevcuttur:

1) Eğer size göre, yukarıdaki mektubun içeriği ve sonrasında gelişen olaylar doğru ise, o zaman ben bir sonraki adıma geçerek size aşağıdaki soruları sorarım, yok doğru değil ise, o zaman doğru olanı nedir?

2) Hiçbir İncil'de Hz. İsa'dan sonra başka bir peygamber geleceği (ki aynı durum Tevrat'ta da mevcuttur. Yani orada da Hz. Musa'dan sonra başka bir peygamberin geleceği bildirilmemişti) bilinmediği halde, neden Mukavkıs;


"Gelecek bir peygamber daha olduğunu biliyordum. Ancak onun Şam'dan zuhur edeceğini tahmin ediyordum"

ve

"Ben bir peygamberin geleceğini biliyordum. Ancak onun Şam’dan çıkacağını ümit ediyordum. Zira peygamberlerin çoğu bu bölgelerden çıkmıştır. Gerçi son peygamberin Arabistan’dan sertlik, darlık ve yoksulluk ülkesinden çıkacağını da okumuştum. Hz. İsa’dan günümüze 600 sene geçmiş bulunuyor. Yakınlarda bir peygamberin geleceğini tahmin ediyordum."

dedi?

3) Yani Şam, tüm kutsal dökümanların Şam'da toplanması nedeniyle, bir peygamber üretim merkezi mi idi?

4) İşin en ilginç yanı, "Hz. İsa’dan günümüze 600 sene geçmiş bulunuyor. Yakınlarda bir peygamberin geleceğini tahmin ediyordum." sözünü söyleyen Mukavkıs, bir peygamberin geleceğinden nasıl bu kadar emin olabilmişti? Çünkü Hz. Musa'dan Hz. İsa'ya kadar yaklaşık 1400 yıl geçmişti ama hangi hesaba göre Hz. İsa'dan 600 yıl sonra bir başka peygamber geleceği biliniyordu?

Doğrusunun isterseniz, ben bu hesabı anlayamadım. Yani anladıysam Arap olayım. Ama anlayan varsa da, buyursun, bize anlatsın!

5) Hz. Muhammed; mektubun okunup bitmesinden sonra,

Ne bedbaht adam! Saltanatına kıyamadı. Fakat üzerinde titrediği saltanatı kendisine kalmayacaktır!”

derken, bundan nasıl emin olabildi?
Alıntı ile Cevapla
 

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
"tanrı" varlığı/yokluğu" ve bunları "bilmek/inanmak" paslıçivi İslam 36 28-02-2011 08:41
RTE ile K.K. "Bahar Havasi'nda Bulusup", "Turban Sorunu'nu" "Cozeceklermis" evrensel-insan Politika 4 29-09-2010 17:09

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:03 .