Körelmiş Organ Uydurması: Apandisit
apandisitin ne işe yaradığını anlayamayan atesit düşünce tarzı hemen ona körelmiş organ sıfatı yakıştırmış. ancak biyolojik olarak incelediğinde hiç de öyle olmadığı görülüyor.
en basit cümle ile: özel histolojik yapısı ve zengin kan damarları yapısından dolayı körelmiş bir organ olarak kabul edilemez.
Anatomik, histolojik ve fizyolojik bakımından incelendiği zaman bu küçük çıkıntının bir bağırsak değil, vücudun savunma sistemi içinde bir lenfoid organ olduğu görülür.
Apandisin lenfoid organ olduğunun delili; histolojik kesitlerinde görülen mukoza tabakasının (epitel dokunun) hemen altındaki submukoza tabakasında, vücuda giren yabancı ve zararlı maddeleri yok eden aktif lenfosit hücrelerinin bulunduğu lenfoid folliküllerin bulunuşudur.
Apandisin çeperindeki dairevî kas tabakası kalın bağırsağa nispeten daha kalındır ve bu tabakanın kalın bağırsaktaki gibi çizgi şeklinde kabartıları (taenia) yoktur. Boyuna uzanan kas tabakası ise incedir. Hâlbuki kalın bağırsaktan kalıntı şeklinde güdük kalmış bir kısım olsa idi, kas tabakasının daha incelmesi ve kabartı kalıntılarının olması gerekirdi. Apandisteki lenf drenajı, mesoappendix içinde bulunan bir veya iki adet lenf düğümüne dökülür; buradan nodi lymphatici mezenterici superior'a ulaşmak için bağırsak etrafında koruyucu karakollar olarak yerleştirilmiş çok sayıda mezenterik lenf düğümleri içinden geçer.
Apandiste bulunan lenfoid doku miktarı ile akut apandisit hastalığı arasında kabaca da olsa bir paralellik vardır. Apandisit denen iltihaplanmanın genellikle çocuklarda ve yaşlılarda görülmesi, çocukların mikroplarla mücadeleye daha fazla ihtiyaç duymaları sebebiyle, ilâhî rahmetin bir tecellisi olarak lenf dokularının daha fazla geliştirilmesinden, yaşlılarda ise apandisin savunma yapacak güçte olmamasındandır. Orta yaşlarda daha fonksiyonel olduğu için, apandis iltihaplanmasına (apandisit hastalığına) çok az rastlanır.
Apandise körelmiş organ diyebilmek için, şu sorulara tatmin edici cevaplar bulmak lâzımdır:
1- İnsan vücudunda hangi organ, körleşirken kendi histolojik yapısından başka bir doku olan lenfoid dokuya dönüşmüştür? Apandis körleşirken lenfoid doku gibi çok kompleks ve mükemmel mekanizmalarla donatılmış bir müdafaa organı hâline gelmesi için hangi mutasyonlarla histolojisini değiştirmiştir?
2- Çekum (körbağırsak) gibi yarıçapı 7-8 cm olan ve farklı bir histolojiye sahip olan bağırsak bölgesi, tesadüfen yarıçapı 0,5-1 cm ancak olan apandisit hâline kendi kendine dönüşürken niçin farklı kalınlıklarda ve boylarda ara formlara rastlanmıyor da, bir anda sıçrama yapar gibi büyük bir çaptan, küçük çaptaki ince bir borucuk hâline dönüşebiliyor?
3- Körelmeye giden çekumun çapı 7 cm'den, 1 cm'ye inerken, normal olarak bütün tabakaların birden incelmesi gerekmektedir; hâlbuki apandisin kas tabakası inceleceği yerde kalın bağırsaktan daha fazla kalınlığa sahip kılınmaktadır. Bu durum ise gittikçe hızlanması gereken yok olma sürecine ters değil midir?
4- Kalınbağırsakta bulunan kıvrımların körelmiş izlerine, apandiste neden rastlanmamaktadır?
Bu kadar cevapsız sorunun cevabını tabiî ki evrimcilerin vermesi gerekmektedir.
Dr. Arslan MAYDA
İlim ilim bilmektir / İlim kendin bilmektir / Sen kendini bilmezsin / Ya nice okumaktır
|