ÖLÜMÜN TARİFİ..!
Sevgili arkadaşlar,Allahı ve ahireti inkar etseniz de hiçbirimizin inkar edemeyeceği ve aşağıda okuyacak olduğunuz ve hepimizin mukadder sonu olan ölümü lütfen iyi öğreniniz.
* * Arkadaşlar,iyi biliniz ki ölüm acısının şiddet ve dehşetini onu tadandan başkası bilemez.Ölüm acısı tatmayan,onu diğer acılara kıyas ederek ve başkasının ölüm anında çektiklerine bakarak anlamaya çalışır.Ölümün acısını bildiren kıyasa gelince;Şüphesiz ruhsuz olan bir aza acı duymaz. Acı ve sancıyı hisseden ruhtur.Bir azaya yara veya yangın gibi bir şiddet isabet ettiğinde hemen ruha haber verir,ve ona sirayet eder. Ruha sirayeti nisbetinde ruh bundan üzüntü duyar ve acınır.Halbuki acı,aslında ete,kana ve diğer parçalara dağılır da ruha az bir şey sirayet eder.
* * Fakat acılar böyle cisme ve organlara değil de doğrudan doğruya ruha sirayet eder ve bizzat ruhu ilgilendirirse bunun şiddeti nasıl olur.İşte can çıkması doğrudan doğruya ruhu ilgilendiren bir acıdır.O ruhun bütün parçalarına sirayet eder.Bedenin her köşesine yayılmış olan ruha hulul eder,artık var sancısını sen kıyas et.Ayağımıza bir diken battığında acısı yalnız oradaki ruha sirayet eder ve o nisbette acır.Fakat yangın öyle değildir.Yangın bedenin her tarafına sirayet eder ve oralara dağılmış olan bütün ruh bu acıyı duyar. Bunun için diğer yaralar da sancıyan,yalnızca yarayı alan yer,yangInda ise bütün bir bedendir.
* * Can çıkmanın acısı ise bütün ruha sirayet eder.Çünkü bütün damar,adale,mafsal ve her kılın ucundan çıkarılan o ruhtur.Artık bunun acısının miktarından sorulmaz.
* * Bu yüzden bilginler :'Ölüm acısı kılıç yarasından,testere ile biçilmekten,makasla doğranmaktan ağırdır' demişlerdir.Çünkü bütün bunların acısı bedenden ruha sirayet etmek yolu iledir.Ya doğrudan doğruya ruhu ilgilendiren ve direkt ruha sirayet eden acı nasıl olur ?Dayak yiyen ve acınan,bağıran kimsenin imdad dileyebilmesi,kalbinde ve dilinde kuvvetin kalması sebebiyledir.Ölüm anında böyle bir feryad-ü figan edemeyişi dehşetli acı ve sancıların,vücudun her tarafını kaplamış olup kendisinde imdad dileyecek derman bırakmamasındandır.
* * Akıl da karışır,dil de tutulur.Azalar dermandan düşer.İnlemek ve yardım dilemeyi çok ister amma bunlar imkansızdır.
* * Sevgili arkadaşlarım,böyle bir anda ALLAH ! demeyecek kimse yoktur.Şayet biraz derman varsa canı çıkarken göğsünde ve boğazında bazı hırıltı ve hışırtılar duyulur.Rengi asıl yaratıldığı toprak rengine döner,göz kapakları tavana dikilir,dudakları sarkar,dil içeri çekilir.Acı içine ve dışına yayılır,parmaklar morarır.Çekilen sadece bir damar olsa bedenin acıması nasıl olur ? Ya bütün damarlardan ruh çekilince hal nice olur.Yavaş yavaş bütün azalar ölmeye başlar,önce ayaklar sonra diz,ve sonra baldırlar soğur.Her parça için acı üzerine acı,elem üzerine elem vardır.Ta ki can boğaza gelinceye kadar.Sonunda vücut kaskatı kesilir.
* * Artık çoluk çocuğunda,ailesinden, sevdiklerinden ve her zaman yanında olup kendisini koruyacaklarını zannettiği arkadaşlarından ve bütün dünyadan gözünü çeker,kimseye bakamaz olur. İşte o zaman 'Çare bulan yok mudur ! Yahu yardım edinsenize,Ölen benim, bedenimden ayrılıyorum,çabuk birşeyler yapın..!!!' diye bağırmak ister ama buna gücü bile yoktur.
* * Ey sevgili arkadaşlarım,bir insan en mükemmel zevk-u sefada ve en leziz yemeklerle meşgul iken bir-iki saat sonra idam edileceğini bilse o zevk-u sefa kendisine tarifi imkansız bir zehir olur. Önünde ölüm olduğunu,kabre gireceğini,karyolasının mezar,arkadaşlarının kurtlar ve böcekler olacağını, önceki milyarlarca insanın da aynı akıbete maruz bırakıldığı gibi ve az bir yaşamdan sonra kendisinin de lahdin karanlığına gömülüp kaybolacağını bilene yaraşan; kendisine bahşedilen aklını daha kapsamlı bir araştırma yaparak gerçeğe ulaşmaya çalışmaktır.
* * Sevgili arkadaşlar,eğer şimdi sizi yoktan vareden Allahı inkar ederseniz,ne kadar dostunuz olursa olsun,onların içinde zahiren neşeli ve sevinçli olsanız bile kalbiniz sıkıntı ve kasvetle dolacak,ölüm korkusuyla hiçbirşeyden zevk alamaz ve devamlı tırnaklarını yiyerek yaşama tutunmaya çalışacaksınız.Bir takım insanların yaptığı veya sergilediği davranışlarla 'İşte din bu' diyerek onların yaptığını büyük bir yanlışla dine mal etmeye kalkışmak ve sırf bu yüzden Allahı inkar etmek onun yüce varlığına en ufak bir zarar vermez.Sadece insanlara olan kızgınlığımızdan biz başımızı kuma gömmüş olur ve sadece kendimize zarar veririz.Kimsenin de umrunda olmaz.
* * Pek kıymetli dostlarım, Yüce Allah bir ayette şöyle buyuruyor: 'Eğer insanların yaptıkları günah ve zulümlere karşın cezalarını hemen anında verecek olsaydım,yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdım.Lakin hepsine belli bir ecel tayin ettim.Şüphe yok ki kullarımın yaptıklarını hakkıyla görmekteyim,Muhakkak ki benim şefkat ve merhametim herşeyi kuşatmıştır.'
* * Sevgili arkadaşlar,hayatıma yemin ederim ki,hiçbir insanın en ufak bir zararına kayıtsız kalamam.Çünkü Yunus Emrenin insan sevgisiyle doluyum.Sağlıcakla kalınız.Saygılar efendim...
|