Türban Konusunda Kendime Sorularım...
Bu soruları kendi kendime soruyorum ama siz de kendinize sorabilir ya da cevabını vermede yardımcı olabilirsiniz. Gelin birlikte düşünelim...
Türban serbestisi Türkiyede sonun başlangıcı mıdır? Bir düşünelim...
Böyle bir yargıyı destekleyebilmek için evvela türban serbestisinin toplumda islamcılaşmayı artıracağı kabulüne sahip olmak gerekir. İkincisi de, toplumdaki islamizasyonun otomatikman baskıyı getireceği kabulüne sahip olmak gerekir. Bu iki önkabul de tartışılmaya muhtaç.
- Türban serbestisi islamlaşmanın başlangıcı değil, zaten varolan birşeyin doğal uzantısından mı ibarettir yoksa? Ya da hakikaten daha fazla bir islamcılaşma yaratır mı toplumda?
- Sokakta başı örtük gezen kadınları işyerlerinde de görsek hayatımız çok mu kararır? Önceden sokağa hiç çıkamazken şimdi başını örtmek koşuluyla da olsa sokakta gezebilen ya da önceden evde oturup koca beklerken şimdi okumak ve bir iş sahibi olmak isteyen türbanlılar toplumumuzu geriletir mi ilerletir mi sizce?
- Ya da türbanlı biri işyerine veya üniversiteye girince etrafındaki tüm başı açıkları dincileşmeye ikna mı eder? Başı açıklar bu kadar iradesiz midir?
- Neden üniversiteye girmek isteyen bir türbanlı, orada kendisinin ezileceğinden ya da dinsizleştirileceğinden korkmaz da üniversitedeki binlerce okumuş ve okumakta olan insan birkaç yüz türbanlı kız çocuğundan ürker?
- Türbanlı olmak eşittir baskıcılık ya da misyonerlik midir? Buna güçleri yeter mi ki?
- Yeterli ise ille okula ya da işe girmeleri mi gerekir, şimdiden yapamazlar mıydı bu baskıyı veya misyonerliği?
- Eğer zaten yapmakta iseler, düne göre hayatımızda daha olumsuz olan nedir?
- Kentli yaşam, eğlence ve kapitalizm onların din algılayışını ve yaşayışını hiç mi etkilememiştir?
- Okumak ve iş sahibi olmak onları değiştirmeyecek midir?
- Herşeyden evvel, okulda ve iş yerinde başı açıklarla ve hatta biz ateistlerle bir araya gelmek, onları 'normalleştirmeyecek', aşırı ve baskıcı düşüncelerini törpülemeyecek midir?
- Biz türbanlıların önüne set çekerek aslında onları değiştirme mücadelesi verme mecalimizin kalmadığını ilan etmiş olmuyor muyuz biraz da? İçe kapanmış olmuyor muyuz?
- Onca cemaat ve tarikat etkinliği, Diyanet İşlerine giden vergilerimiz, zorunlu din dersleri v.s. dururken en büyük tehlike türban mı hakikaten?
- Türbana karşı çıkmak yerine, ''Asıl özgürlükçü biziz'' deyip kendi taleplerimizi yükseltsek daha iyi değil mi? Türban verip zorunlu din derslerinden, Diyanetten kurtulmayı, alevi ve ateistlere daha çok özgürlüğü, din eleştirisinin de bir hak olarak normalleşmesi gereğini istesek daha iyi değil mi örneğin?
- Hem zaten insanların nasıl giyineceklerine karışabilir miyiz ki?
- Ya da devlet gücüyle, öğrenim yasaklarıyla insanları aydınlatabilir miyiz?
- Dinci diktalara ve örtünme baskısına tam da herkesin giyim özgürlüğüne bile karıştıkları için tepki verirken bizim de benzer bir hatayı bu taraftan üretmemiz bizi karşıtımıza dönüştürmüyor mu?
Neyse, çok soru sordum galiba...
Konu Jolly Jocker tarafından (15-10-2011 Saat 15:15 ) değiştirilmiştir.
|