eminmisin´isimli üyeden Alıntı
Özgür Beyin, delil olarak kabul ettiğiniz her belgelerin yanlış olacağı veya yanlış yorumlanacağı payları hiç yokmuş gibi düşünürseniz "sağlıklı bir zeka belgeye inanır" dersiniz. Delil önemlidir. Şüphenin şifasıdır. Ama her belge delil değildir. Ve bir şeyin varlığına dair bir izin yani delilin varlık içinden kaybolupta ona erişilemiyor olması, onun var olmadığına bir delil değildir. Siz Allah-u Teala'nın olmadığını iddia ettiğiniz ve bu iddianızı gerçek olarak kabul ettiğiniz için sizin için Allah'ın kullarına gönderdiği peygamberlerde bu kabuliyetin doğrultusunda delil olarak durmaz. Delil olarak var olan bir şeyi kabul etmediğiniz içinde şüpheniz şifa bulmaz.
Biz Allah'a ve peygamberlerine ve meleklerine iman ederiz. Allah imanımızı arttırmak için bize deliller yani hakikatler sunar. Bizim imanımız arttıkça dolayısıyla diğer delillerle de karşılaşmamız beklenir olur. Kafir ise kafirliğini arttırabilmek için hakikatlere ihtiyaç duyar. Batıllar zaten inkarı hak eder. Hakikatler inkar edilirse, kafirlik ortaya çıkar. Her hakikati inkar edişte kişinin kafirliği artar. Yani örtüklüğü.
Bir mahkemede bir kişinin bir şeye şahit olması delil olabilir. Allah ise her şeye şahittir. Her şeyi bilir. Peki söyleyin, Allah bu bilgiyi insana aktarsa ki aktardı. Bu bir delil sayılmayacak mı? Siz delil için Allah'ın yaratmış olduğu başka şeyler üzerindeki işaretlere mi, izlere mi, ihtiyaç duyuyorsunuz? Kim bilir gün gelir belki oda gün yüzüne çıkarılır. Deliller konusunda en fazla uğraşılan mercileri biraz daha takip etmenizi öneririm. Yani mahkemeleri ve emniyet birimlerini. Yorumlamadan dolayı ne kadar sıkıntı çekildiğini belki yakalarsınız. Yani siz Allah'a iman etmiyorsunuz ki, sizin bizim delil olarak kabul ettiğimiz şeylere masal diyerek inkar etmeniz doğal. Dünyadaki yaşayan ve yaşamış insanların bilime yani bilim aracılığı ile ortaya konan bir şeye olan inkarları, insanın burnunun dibinde olan şeyleri bile inkar edebilecek kadar aceleci olduğuna bir işarettir. Gerisini varın siz düşünün.
|
Sana Allah'ın her şeye şahit olması sorulmuyor. Sizler, sanki olmuş gibi söylediğiniz şeylere bir delil gösterebiliyor musunuz, bu soruluyor. Konu nihai noktada, elbette Allah'ın var olup olmadığı. "Allah var ve bunun şahitliği de kendisine aittir" dersen, bunun test edilecek, doğrulanacak/yanlışlanacak ve iman edilecek tarafı yok ki!
Varsay ki ben seninle komşuyum ve bu akşam kapını çalıp, gerçek ve tek peygamber olduğumu ve Allah'ın da buna şahitlik ettiğini söyleyeceğim. İman mı edeceksin? Ya da sorular mı soracaksın, delil mi isteyeceksin? Soruların ve delil taleplerini bir düşün. Ve bu soruları şu anki imanın için de sorup sormadığını ve gerçekten net ve ikna edici sonuçlara ulaşıp ulaşmadığını kendi kendine değerlendir.