Re: Roma'nın Çöküşü ve Hıristiyanlığın Doğuşu
Kudüs ve çevresinde kendisi de Romalılaşmış Yahudi inanışı, yerel egemenlerin, soyluların
çıkarlarına uygun bir görüntüdedir.
Ama onları Mısır zulmünden çekip alan kıskanç ve öç alıcı Jéhova inanışı diğer yandan Yahudileri seçilmiş ırk, kutsanmış kavim yapmamış mıydı ?
Roma’ya karşı başlatılan tüm yerel, köylü ayaklanmaları Roma hazinesine, maliye örgütüne ve onun katmerli vergilerine karşı başlar. Ancak Yahudiler arasında da o kıskanç ‘Rab’den esinlenen Yahudi milliyetçiliğinin hedefi, Roma’nın bir parçası olan haham örgütlerine ,yerel soylulara karşıdır. Yahudiler arasında çok sayıda tarikat ve mezhepler oluşur.Jean Babtisté (vaftizci Yahya) keyfi yönetimin sonu geldiğini, Tanrı hakimiyetinin başladığını vaaz eder. Bu vaazlar hem Roma yönetiminin hem de yerel işbirlikçisi haham örgütlerinin hışmını üzerine çeker. Suriye’de kafası kesilerek idam edilir. Ancak onun idamı bu hareketleri bitirmeye yetmez. Bu inanışın takipçilerinden ve mensuplarından bir Jesus (İsa) Galilée de öğretisini yaymaya devam eder.
Jean Babtisté’nin öğrencilerinden İsa ,Yahudi dininin var olduğu bu topraklarda “bir kaç ay” başarı ile ,insanların kardeşliğinden , kıyamet gününün arifesinde kötü yoldan dönüp pişman olmaktan ve adaletin yakında geleceğinden bahseder. Yoksulların , bahtsızların , Roma zulmünden ve onun yerel işbirlikçisi resmi Yahudi örgütlenmelerinden bıkan yığınların tasasını dağıtıp güven verir. “Sonsuzluk içinde kurtulmuş insanlıktan” bahseden bu öğreti tüm öncülleri gibi Yahudi Haham örgütünün yetkisini, otoritesini tehdit ediyordu çünkü vaaz ettiği şeyler “yeryüzünde bulunmuyordu”. Kutsal bir bayram gününde adakların satıldığı tezgahları tekmelemesi bardağı taşıran son damla oldu. Yakalandı ve Roma yetkilileri tarafından çarmıha gerilerek öldürüldü..
Arkadaşları Galilée’ye kaçtılar. Aralarından biri ,Pierre, onları yeniden İsa’nın anısı etrafında topladı. İsa’nın Tevrat’ta kıyamet gününde geleceği söylenen Mesih olduğunu ilan etti..Bu sözler, binlerce insanı kendi küçük alçakgönüllü ve gösterişsiz topluluklarına çekti. Bunlar resmi dini örgütleri küçümsedikleri, ruhun selametinden ve insanın kurtuluşundan bahsettikleri için Kudüs’ün Yahudi örgütü onları soruşturdu, zulmetti..Aziz Etienne işkence ile öldürüldü. Topluluk dağıldı ve Suriye kıyılarındaki sitelere geçti. İsa’nın öğrencilerine Antakya’da Chréistens dendi ve propagandaları yoksullar arasında yayılmaya devam etti...
Tamamen Yahudiler arası mezhep kavgası görüntüsü veren bu gelişmeler “haşmetli Roma’yı” hiç tedirgin etmiyor, ilgilendirmiyordu..Belki de İsa’nın çarmıha gerilmesinin Roma kayıtlarında olmayışının nedeni bu ilgisizliktir. Roma her zaman olduğu gibi kokuşmuş , aşağılık ,ve “haşmetli” idi. Öldürmeler ,entrikalar Roma’da kuraldı ve Roma’da değişen bir şey yoktu..İmparatorluğun her yanında isyanlar sürüyor ,Roma lejyonları Afrika’dan ,
Britanya’ya oradan Don kıyılarına kadar her yerde vuruşuyor ,vuruşuyor kan döküyordu.
Ortadoğu her zaman ateşliydi.
Bu fonda Kudüs’ten çıkarılan havari Pierre Antakya’ya Grek uygarlığının en önemli ticaret kentlerinden biri olan madrabazlar, dolandırıcılar ve yoksulluklar kenti olan Antakya’ya ulaştı...
İnsani olan her şey kabûlüm.
|