Haz ve mutluluk üzerine
''İnsan, o kadar derin acı çeker ki, gülmeyi icat etmeye mecbur kaldı. En umutsuz ve en melankolik hayvan, haklı olarak en şen şatır olanıdır.'' -Nietzche
Mutluluğun bir yanılsama olabileceğinden şüpheleniyorum. İnsanın varoluşu tamamen acı üzerine kurulu olabilir. Acının azaldığı veya sıfıra yaklaştığı anlarda mutluluk yanılsaması ortaya çıkıyor olabilir.
Evrimsel süreç bizleri hayatta kalabilme üzerine programlamış ve bu amaçla birçok acıya maruz kalmak zorundayız. Açlık acısı, fiziksel acı, aşk acısı vs.
Bu uğurda çekilen acıları hissetmememiz için de anestezi olarak seks ve yemek gibi ödül yanılsamaları üretmiş. Bu hazların amacı mutlu etmek değil, acıyı azaltmak.
Acıktığımızda yenilen yemekten haz alırız ve bizi mutlu hissettirir.
Fakat yedikten sonra tokluk halindeyken hissedilen bir haz yoktur. Sadece açlıktan tokluğa geçiş aşamasında haz duyarız.
Açlık = mutsuzluk ve acı hali
Tokluk = acının nötürleşmiş hali
Yemek yeme= mutsuzluktan nötr hale geçiş.
Dolayısıyla mutluluk yoktur. Acı vardır. Acının azaldığı veya bittiği yerde mutluluk yanılsaması doğar.
Belki de hayatta kalabilmek ve bilincimizin varolabilmesi sadece acıyla mümkündür.
|