|
Rivâyet Diyor ki
"Rabbimiz baldırını açar, her mümin erkek ve her mümin kadın O'na secde eder. Dünyada iken kendisine riya ve gösteriş olarak secde edenler geri kalırlar. Onlar da secde etmeye kalkarlar, ancak sırtları bükülmeyen yekpare bir tabakaya dönüşür (ve secde edemezler.)."
Buhari, Tefsir, Nun ve Kalem 2, Nisa 8, Tevhid 24; Müslim, İman 302
|
Gâyet net biçimde görülüyor ki İslâm'ın Allah'ının baldırı vardır ve bu "Baldır açma" rivâyete göre âhirette olacaktır. Dünyada ettikleri secde esnâsındaki gerçek niyetleri riyâ-gösteriş olanlar, çok isteseler de bu defâ secde edemiyecekler. Şimdi bu rivâyete light müslümanlar "uydurmadır, rivayetle dinde hüküm olmaz" derler.
Eh, dediğiniz gibi olsun efeeemm.

Mâdem rivâyeti beğenmediniz;
Âyet verelim.
|
Kalem: 42 Diyor ki
Baldırın açılacağı o günde onlar secde etmeye davet edilecekler de, buna güç yetiremeyecekler.
|
Şimdi bu "Baldır" muhabbeti mealcilere kaç takla attırmış;
Buradan bakınız lütfen...
Yaşar Nuri de dâhil, atılan taklaları saymak mümkün değil.
Sadece Harun Yıldırım isimli zat, âyeti olduğu gibi çevirmiş.
"Paçaların tutuşacağı" diyeni mi arasın;
"Bacakların titreyeceği" diyeni mi...
Âyet'in orjinalinde ne "tutuşmak" kelimesi geçiyor, ne de "titremek"
Görünen o ki birilerinin "paça" o denli tutuşmuş, bacakları o kadar titremiş ki durum aynen meallere yansımış.