uydurtu´isimli üyeden Alıntı
öncelikle "yüklemdir" demek istemiştim. Kusura bakmayın...
ben yanlış yazmışım. sonuç, gerçekleştirme ve başarı olarak iş oluş fiili olarak yüklem...
Tanrı/gerçek arayışının gerçekleşmesi sonucu ve yüklemi olarak yüklem..
|
Aslında fark etmiyor pek, sonuçta ha başkaları yüklemiş ha kendi yüklemiş, illada Tanrı yüklemi aranıyor.
Mesela şu sözde "
Allahı ararken kendimi buldum!" diyen ne gibi bir yüklem yapabilir.
Ben Allahım.
Allah benim.
Öyleya Allahı ararken, kendimi bulduğuma göre, bu Kendim = Allahım demektir (!)
Ya da bulduğum çok daha başka bir şey! "
Allahı aradım ama bulamadım, sonunda kendimi buldum"
Bu bulup bulabileceğim kendimmiş, kendim olacağı gerçeği olamaz mı.
Ama,
Eğer kişiler Allah ile yoğrulmuşsa, hayal dünyaları bununla şekillenmişşe, burada ki "O başka şeyi" es geçerler. Hallaçta da olan budur.
Hallaç "ben Allahım" dese belki bu kadar tepki çekmeyecekti, ama söylediği çok farklı bir şey olunca, ya bu ne diyor? Galiba Ben Allahım diyor diye yaka paça ediliyor.
Sonuçta insanlar kendini Bulmuştur, Bilmiştir. Gerçeğin ne demek olduğunu iyi bilirler!!
Aslında burada bir örtü var ve o örtüde "
Gerçek" denilen şeydir, gerçek başka bir gerçekle örtülür.
Bu acayip bir şey ama böyle olur bir yandanda.
Sufizmin de gerçeği var ama bu görülmek istenmez. Neticede insanlar kendi gerçekleriyle olayı analiz ederler ki gerçeği başka bir gerçekle böyle örterler. Tabi burada örten gerçek değildir Sufizme göre, örtülendir.
Vahdeti vücut denilen şeyde, bu meselede ki başka bir örtüdür. Madalyonun bir yüzüdür sadece bu, öteki yüzü kesrettir. Yani Vahdeti vücut denilen aynı zamanda Vahdeti kesrettir.
Sonuçta işler insanların ne anladığıyla ilintili olduğu için, bir Sufi ben benim dese bile, buna da illa yüklemler olacaktır. Oysa söz yüklemsizse, bir hâlin itirafı veya tespiti ise, o hâlden geçmeyen için, o söze yüklemsiz kalamaz. Kendi anlamlar yükler. Buna da yapacak bir şey yok, o söz o kişiye örtülür gider.
Sevgiler