Din-inanç eleştirisinde yöntem !..
Başlık, okuyanlara fazla iddialı gelebilir. Esâsında benim böyle bir niyetim yok Ömrümün son on yılını İslâm'ın dışında geçirdim. Müslüman iken ve İslâmi inançtan uzaklaşırken neler yaşayıp, neleri hissettiğimi çok iyi biliyorum. Özellikle, İslâmi kimlik taşıdığım ve İslâm'a karşı yapılan her eleştirye karşı "cansiperâne" mücâdele ettiğim yıllarda, karşı karşıya kaldığım eleştirilerin sâhiplerini "İslâm-müslüman düşmanı" gibi görürüdüm. Yâni, inancımdan son derece emin olduğumu sandığım ve hiç sorgulamadığım dönemlerde İslâmiyeti eleştirenlere pek iyi gözle bakmazdım.
Bütün bunları neden yazıyorum ?
Eğer inançlı biri, bir şekilde kendi inancını sorgulama gereği duymamışsa ve yönelttiğiniz eleştirilere ilk defa muhatap oluyorsa aşağıdaki iki durum oluşur.
1 - Vatandaş kültür müslümanıdır. Bırakın inancının temellerini, doğru-dürüst abdest almayı dahi bilmez. Dolayısıyla, sorduğunuz soruyu veya anlattığınız hususları anlamadığı gibi dert de etmez. Kendi kendine, "Bu şeyleri ben yeni duysam da muhakkak başkaları da duymuştur ve cevapları da verilmiştir. Ben işime bakayım" der, gündelik işi ile meşgûl olur. Esâsında, "İnanmak veya inanmamak" bu tiplerin esas derdi değildir. Bu itibarla, böylelerine ulaşmak da bir hayli zordur.
2 - İnancı hakkında genelde ezbere dayanan, "sorgulama" süzgecinden geçmemiş bilgilerle dinsel-kültürel kimlik edinmiş kimseler: Bunlar, bir şekilde inançlarınden pek emindirler. Sorgulamak yerine var olan inancı daha da sağlamlaştırmak için dinen "doğru" kabul edilen bilgileri herhangi bir süzgeçten geçirme gereği duymadan, ezberlemeye çalışırlar. Doğru olduğuna inandıkları inançları, bindikleri "Gemi"dir. Siz; bu tiplerin aklını karıştıran ve asla cevap veremiyecekleri sorular yönelttikçe, o gemide birer "delik" açmaktasınız. Tabii ki bu durmda, "Gemi"nin batacağından korkanlar size düşman olacaklardır. Bir de bunların üzerine, o kişilerin değer verip kutsadığı kişi ve kişiliklere belaltı vuruluyorsa, karşılaşacağınız düşmanlık katmerlenir.
İşte ben bu durumları hesap ederek, eleştiri üslûbuna dikkat etmeden yazan arkadaşları kendimce uyarmaya çabalıyorum.
Onlara diyorum ki ""Amacınız nedir ?"
İnsanları uyarmak mi ?
Bireylerde oluşacak kin ve nefret üzerinden, toplumdaki kutuplaşmaları daha da kesinleştirmek mi ?
Tabii, klavye karşısına geçtiğinde heyecânını yenemeyip, her aklına geleni fütursuzca yazan "yeni yetme"ler olduğu gibi;
Ne yazdığını-yaptığını bilerek, sonuçlarını hesap ederek yazanlar da var.
|