Islam'da kadinlar "Stockholm sendromu" mu cekiyor!
Arkadaslar bildigimiz gibi islam'da kadinin durumu icler acisi bir vaziyettedir. her ne kadar islamcilar bu konuda cesitli polemik ve demogojilerle bu gercegi ortbas etme cabasi bulunsalar da, kadin ve erkek arasindaki bu esitsizlik bariz bir sekilde siritmaktadir.
Ornegin islam dininde kadinin bosanma hakki yoktur. islam dininde kadinin sahitligi ve miras hakki erkegin yarisi degerindedir. Eger koca isterse karisinin uzerine kuma getirebilir, boylece kadin kocasini diger 3 esle paylasmasi normal karsilanir. Kadinin erkek gibi 3 koca alma hakki yoktur. Ama erkegin vardir. Kadin tepeden tirnaga kapanmalidir ki, erkekleri bastan cikarmasin. Kadin tahrikkardir cunku. Bir erkek saci gorundu diye o kadin hakkinda cesitli fanteziler kurarsa ve hatta bu fantezilerini gerceklestirmeye calisirsa, ustelik tecavuze bile yeltenirse, suc bu beynini hormonlari ile yoneten erkegin degil, o sacini ortmeyen kadinindir. Kadin bir seytandir adeta. Tehlikelidir. Erkegine itaat etmeyen kadin dovulebilir islam'da.
Bazi kadinlar var, zeki, ve ustelik tum bu verdigimiz orneklerden haberdar. Peki niye hic itiraz etmez bu kadinlar? Bu kadinlarin gururu, insanlik onuru, ozbenligi, mantigi, sagduyulari yokmudur? Vardir elbette, ama niye suskundur bu kadinlar. Suskunluklari acizligin, ezilmisligin, caresizligin bir gostergesi olabilir. Ama ya kendilerine bu esitsizlik ortami aciklandiginda, Islam'i, Kuran'i, ve kendi kolelik durumlarini savunanlara ne demeli? Neden savunurlar kendilerinin erkegin yarisi olmasi konusunu, carsaflara burunmeleri gerektigini, itaatsizlikte koca dayagi yemeyi, kocasini, sevdigini, hayat arkadasini diger 3 kadinla paylasmanin olagan bir durum oldugunu neden inatla savunurlar. Kendilerini bu duruma dusuren Islam'a, Muhammed'e, Kuran'a, yapilan elestirilere karsi pencelerini ve dislerini gosterirler. Isteseler birlesip kendilerini bu esaretten kurtarabilirler, esitsizlige ve asagilanmisliga, yarim insan derekesine dusurulmusluge son verebilirler. Ama oyle yapacaklari yerde Islami, Muhammed'i, Kuran'i ve kolesi oldugu erkegini savunuyor ve hatta ona yardimci oluyor.
Bu kadinlarinda her canli gibi en buyuk icgudu olan "yasama icgudusu" var. Bir sekilde yasamak zorundadirlar. Bir de cocukluktan baslayarak gudulenmis bir beyin ve hayat gorusune sahiptirler. Bu icgudu ve beyin yikama olayi ileride sorumluluklarin yuklendigi hayatta "Stockholm Sendromu" icin en temel ortami zaten hazirlamis oluyor.
Nedir Stockholm Sendromu?
Rehinelerin, kendilerini rehin alanların duygularını anlama noktasına gelmelerine Stockholm sendromu deniyor. Rehine, kendisini rehin alan kişiyle geçirdiği süre içinde onunla konuşarak öyle bir hale geliyor ki, sonunda ona yardımcı olmaya başlıyor.
Rehinelerin kendilerini kaciran kisiye empati duymalari. psikolojide bu durum "cellatlarina bagimlilik" olarak da adlandirilmaktadir. ilk kez yaklasik 30 yil once (23 agustos 1973) stockholm'daki bir banka soygunu sirasinda yasandigi icin benzer durumlar bu ad ile anilmaya basladi.
Bu konuda daha ayrintili bilgi icin bakiniz:
http://www.ntvmsnbc.com.tr/news/230350.asp
Evet islam'da kadinlar "Stockholm Sendromu" cekiyor. Ve bunun farkinda bile degiller.
Bu konuda siz ne dusunuyorsunuz?
SAYGILAR
FreeWill