Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Felsefe > Etik, Estetik, Sanat, Politika, Bilim & Eğitim > Psikoloji

 
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
Prev önceki Mesaj   sonraki Mesaj Next
  #1  
Alt 26-12-2017, 16:36
"ictenlik" - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
"ictenlik" "ictenlik" isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 22 Aug 2017
Mesajlar: 4.575
Standart Erich Fromm "Kendini Savunan İnsan" ve diğer Eserlerinden Alıntılamalar

Burada E.Fromm'un "Kendini Savunan İnsan" ı başta olmak üzere mümkünse diğer eserlerinden de, internette bulabildiğim ve tarayabildiğim ölçüde satırbaşları ve örneklemeler sunmak ve alıntılamalar yapmak istiyorum.

Fromm; çözümlemelerini okuduğumda benim sevdiğim, içtenlik bulduğum ve tamamlama/tamamlanma (ve açılımlanma ve) yönünde istek ve çekim duyduğum bir çözümlemeci ve içeriklendirmeci idi.
Sanırım psikoloji alanında kavramsal temasım birikimim ya da akademik deneyimim/temasım ve okumam vb olmadığı için ya da çok yetersiz kalacağı için bunu yapamam ancak yine de bireysel ölçütte eklemeler/katkılar sunabilirdim

(Aşağıdaki çeviride kullanılan ruhbilim kavramı yerine psikoloji (ya da insanın psikolojik -bütünsel- incelenmesi vb.) kavramı önerilebilecek olup okuyucuların bu kavramı esgeçmesini önereceğiz. Aslına bakarsak bu belki de daha geniş bir tartışmanın konusudur ancak bildiğimiz ve anladığımız kadarıyla (usbilim dışında kaba ve görece bir tanımda) bu kavram, insanın duygu düşünce bütünlüğü/etkenliği ve bunun sağlığı-çevresel uyumluluğu ve kişinin genel zihinsel mental tutumu ve bütünlüğüyle (ve sosyal yaşamla ilişkileri, etkileşimi ve iletişimleriyle) birlikte bunun dünyayla uyumuyla (ve bunun sağlıklılığıyla vb.) ilgilenmektedir. Bunun dışında bahsi geçen kavramdan kasıt, sonuçta her ne olursa olsun, insan sağlığı ve duygusal yaşamsal, ilişkisel düzenleme ve sağaltımdır.)

Kendini Savunan İnsan Önsözünden ...

Bu kitap, pek çok bakımlardan, içinde çağdaş insanın kendinden ve özgürlüğünden kaçışını çözümlemeye çalıştığım özgürlükten Kaçış (Escape from Freedom) adlı kitabımın bir devamıdır. Bu kitapta insanın kendini ve yeteneklerini gerçekleştirmesine yol açan ahlak felsefesi (etik) sorununu, kuralları ve değerleri ele alıyorum.

Okuyucuların çoğuna bir psikanalistin ahlak felsefesi (etik) sorunları ile uğraşması, özellikle ruhbilimin/psikolojinin yalnız yanlış ahlaksal yargıların putlarını kırmakla kalmayıp bundan da öte nesnel ve geçerli davranış kuralları için bir temel olması gerektiğini savunması şaşırtıcı gelebilir. Bu tutum günümüz çağdaş ruhbiliminde egemen olan ve etik görecilikten yana olup «iyilikten» çok «uyarlamayı» vurgulayan eğilimin tam karşıtıdır. Uygulamacı psikanalist olarak
geçirdiğim deneyler, ister kuramsal ister sağaltıma (tedaviye) ilişkin olsun, etiğin sorunlarının, kişiliğin incelenmesi savsaklanarak çözümlenemeyecekleri konusundaki görüşümü pekiştirdi.

Ruhbilimin/psikolojinin ahlak felsefesinden (etikten) ayrılması, görece yakın bir tarihte gerçekleşmiştir. Bu kitaptaki görüşleri yapıtlarına dayanarak temellendirdiğimiz geçmiş dönemlerin büyük insancı (hümanist) etikçileri, hem filozof hem de ruhbilimciydiler. Onlar insan doğasını anlamakla insan yaşamının kural ve değerlerini anlamanın birbirine bağlı olduğuna inanıyorlardı. Oysa Freud ve Okulu usdışı değer yargılarının putlarını kırmakla hernekadar etik düşüncenin gelişmesine değerli bir katkıda bulunmuşsa da değerlere karşı göreci bir tutum takınmakla, yalnız etik kuramın gelişmesinde değil, ruhbilimin kendi gelişmesinde de olumsuz bir etki yapmıştır.
Psikanaliz içinde bu eğilimi benimsemeyen önemli düşünürlerden biri C.G. Jung'tur. O, ruhbilim ve psikoterapinin (ruhsal sağaltım) insanın ahlaksal ve felsefi sorunlarıyla bağlantılı olduğunu kabul ediyordu.

"Tektanncı Batı dinlerinin olduğu kadar Hindistan ve Çin'deki büyük dinlerin de gücünü doğrulukla (hakikatle) ilgilenmeleri ve dizgelerinde dile getirdiklerinin doğru olduğunu öne sürmeleri oluşturuyordu. Bu kam çok kez başka dinlere karşı yobazca bir hoşgörüsüzlüğe neden olurken aynı zamanda o dinin hem yandaşlarına hem de karşıtlarına benzer bir doğruluk (hakikat) saygısı aşıladı. "

Ruhbilim/(insanın psikolojik incelenmesi) felsefeden ve etikten ayrılamayacağı gibi toplumbilim ve ekonomiden de ayrılamaz. Bu kitapta ruhbilimin felsefi sorunlarını vurgulamaya yönelmiş olmam sosyo-ekonomik etkenlerin daha az önemli olduklarına inandığım anlamına gelmiyor.

Burada küçük bir uyarıda bulunmam gerekiyor. Günümüzde insanların çoğu ruhbilime ilişkin kitapların kendilerine «mutluluğu» ya da «ruh huzurunu» nasıl elde edecekleri konusunda reçeteler vereceğini umuyorlar. Bu kitap bu türden öğütleri içermemektedir. Bu kitap ahlak felsefesi ve ruhbilim sorununu aydınlatmak için kuramsal bir girişimden ibaret olup amacı, okuyucuyu yatıştırıp dinginleştirmekten çok, kendi kendisini sorgulamaya yöneltmektir.
Aslında daha da aslına bakarsak (Fromm'u ve Fromm çözümlemeciliğini/yapıcılılığını ben yani ) Fromm bana kalırsa Marks ve (arkadaşlarının) diğerlerinin sosyal ve ekonomik yapı çözümlerinin yapısalcılığını ve yapısal dinamiklerini bu alanda (psikoloji ayağında) sürdürmek kurmak -genişletmek- ve tamamlamak (istemiş ve bu alanda çırpınmış ve tüm bunları tarihsel çabayla birlikte bütünlemek istemiş (tarihsel olarak henüz yeterince anlaşılamamış ve el atılmamış ve bu alanda tanıtlanmak istemiş) bir yapıcı/yapılandırmacı olarak görüyor ,tanıtlıyor ve algılıyorum.
Aslında Marksizm denilene (vb.lerine) eksik olduğunu düşündüğü bir ayak (ve düşünce halkası/düşünce girişimi) çakmaya/eklemlemeye girişmiş gibi.

ve yani bu halihazır da tarihsel kozmik bir şaka gibi gelebilir ancak Marksizm vb. denilenin de Fromm okunmadan ve Fromm'a el atılmadan boşluklu varolacağını ya da eksik çözünüp/çözümlenemeyeceğini ve ya da tanımlanma tamamlanma noktasında boşluklar ihtiva edeceğini yorumlayacağız.

Aslında benim gözlemimden bakarsak ve bakacak olursak, Fromm; ekolünü/çözümlemelerini Marksist uzantı kimliğiyle hatta daha açık ve geniş deyimle Das Kapital eki ve uzantısı görünümünde benzer ekolün okuyucularına (armağan etmiş ve hazırlamış ve) sunmuş (tarihsel bir boşluğu gidermiş ya da doldurmayı ummuş ya da Marksizm ekolünün boşluk, saldırı ve açık noktalarını kendince sıvamış/yamamış ve ek girdiler üretmiş gibi) gözüküyor.

bu yorumumu ve yorumlamlarımı ben, yazarın, okuyucu ve hedef kitle seçimi ve bizatihi yazma çabasını ve yazma güdüsünü yapılandırış ve sunuş biçiminden kişisel bir yorumlamayla (yapıyor ve) çıkarıyor olacağım.. Yazar kendi ölçütünde Marksistlere su taşıyor...bunu ben söyleyebilirdim...

Herkesin yanıldığı ya da herkesin kaybettiği gün neyin olduğunun önemi yok

Konu "ictenlik" tarafından (26-12-2017 Saat 17:24 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
 

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:47 .