Oldaşlık Oluşdaşlık ve Varlıkdaşlık Felsefesi
Çift dikiş yazıyorsam (tekrar asıyorsak) kusura bakılmasın..
OLDAŞLIK OLUŞDAŞLIK VE BİRLİKTE VARDAŞLIK VARLIKDAŞLIK FELSEFESİ
Serbest düşünler.. /İç söyleşmeler...
Hocam, biz ontolojik yapilandırmayı şöyle yapıyoruz artık
Tanrı kavramından tersten giderek yapıyoruz..
Tanrı kavramının olmayışıyla ve olmayışının bilimiyle ontolojinin kendini temelliyoruz.
ya da ontolojimizi bunun üzerine şimdilik temelliyoruz.
Karşı bilişle
Bir tanrı olmayışının bilimi, bilinci çok şeydir yapılanması..
Varoluşun bir sahibi yoksa, varolanın bir altı üstü, amiri -yetkilisi , sorumlusu-sorumsuzu ve otoritesi vb. yoksa, çok kavrama, söyleşiye ihtiyaç kalmıyor
Bomboş bir boşluk kalır gibi...
Burdan bir özgürlük ( hak sahipsizliği gibi) tanımlıyoruz.
ya da diğer durumda varoluşsal bir bölüşüm ve hak sahipliği ortaklığı benzeri de tanımlanabilir.
Ortadaki bilgi karmaşasının yarısı bu tanrı
Bundan kurtuluş, fikirden arınış diğer özgürlükleri ve bilgiyi de beraberinde taşıyor/getiriyor..
Diğer durumda, biz şu muyuz, bu muyuz, o muyuz, neyiz (gibi kavramlar hep soru isareti ve bunu) yapmıyoruz kabaca
Neysek neyiz .neysek oyuz...oysak oyuz buysak buyuzdur..
Tanrı yoksa bilgi de yoktur amaçta yoktur. Sapsaf bir özgürlük belirir kalır. İşte bu özgürlük kımıldatılmalıdır..
Herkesin yanıldığı ya da herkesin kaybettiği gün neyin olduğunun önemi yok
|