Ben eskiden yazdığım şeylere ek olarak şunu yazabilirim.
Kuran asla savaş, ganimet, yağma, kölelik, çok eşlilik, cariyelik emreden bir din değildir.
Fakat kuranda bir nevi bu tür yorumlara "kapıyı açık bırakmak" vardır.
1) Kölelik/cariyelik 1800'lere kadar vardı. Bazı Arap ülkelerinde halen var. eski toplumlarda ekonominin bel kemiğini teşkil ediyordu. Batı'da kölelik Hıristiyanlık tarafından kaldırılmış olsa da, yerine hemen çok benzer bir sistem olan serflik / ağalık sistemi gelmiştir.
İslam bir ayağı antik çağlarda 1 ayağı Rönesans / barok döneminde olan bir dindir. Orta çağın bizdeki karşılığıdır ama bizde orta-çağ yaşanmamıştır (ya da 21 yy'da yaşanmaktadır)
2) İslam'da Askeri yayılmacılık var. günümüz Müslümanları cihat konusunu "nefsi müdafaa" olarak yorumlarlar. Ama İslam'da savaş nasıl yok? İslam orduları İran ordularını yendikten sonra ülkede yazıyı yasaklamışlar. 100 - 200 yıl boyunca yazılı edebiyat olmamış. Sonra Arap harfleri ile tekrar başlamış.
- Ama bunlar dönemin gerçeği. Savaş hayatın parçası. Ölümler yaygın. Bir sürü dul var. Savaş durumu / harp durumu sürekli var. Taht mücadeleleri filan var. Ve önemli olan sonuçtur. Doğu-ROma / Bizans'ın gerileme dönemi. Batı'nın orta çağ dönemi. Doğudaki Hint ve Çin medeniyetlerinin de öyle çok parlak olmadığı bir dönem. Tarih dersi almışsınıdır. MS 600 - 1600 yılları arasında güçlü, hukuk devletine dayalı, ilerici, gelişen bir medeniyet, ticaret var, bilim var. her şey var.
Aynı zihniyet: "Ben eski-Yunan / roma medeniyetini sevmiyorum. Gladyatör dövüştürüyorlardı, askeri güce dayalı medeniyetlerdi" diyor musunuz? Hayır bunların elde ettikleri başarılara filan bakım "o dönemde bunları nasıl yapmışlar?" filan diyoruz.
Bakış açısı ile alakalı. Siz sanki o dönemin uygulamaları bugün olabilirmiş gibi konuşuyorsunuz. Biraz saçma o açıdan. Bugünün dünyasında tabi ki olamaz.
|