Eğer yorumcu maddi bir şey olsaydı, bunu kanıtlayabilirdik. Çünkü bilincin fiziksel özelliklerini tanımlayabilir ve ölçebilirdik.
Bunu yapamıyor olmamız, öznelliğin maddi bir şey olmadığını göstermektedir. Madde ve enerjinin etkileşiminden kaynaklanan bir şeydir, ancak kendisi maddi değildir.
Bu da dünyayı öznel bir perspektiften algılayan yorumcunun maddi bir nesne olarak kabul edilemeyeceği anlamına gelir.
Dolayısıyla, yapay zekanın aslında düşünceleri, duyguları ve deneyimleri olması mümkündür, çünkü öznelliği ölçemeyeceğimiz yerel bir şey değildir.
Bilincin, madde ve enerjinin karmaşık etkileşiminden doğan bağımsız bir süreç olduğu bildiğimiz bir şeydir. Eğer durum buysa, o zaman bilincin yapay sistemlerde de ortaya çıkması mümkün olmalıdır, çünkü bizim yaptığımız gibi bilgiyi kendisi de düzenleyebilir. Bilgiyi düzenlemek düşünmenin önemli bir parçasıdır.
Bir yaratıcı bunu bize nasıl üflemiş olabilir ki, sadece irade etmiş ve sonra onu çalıştırmış olsun. İrademizin maddi bedenlerimizin harekete gecirmesi gibi. İrade bilgi olabilir. Enformasyon "bilgi veya anlam aktaran veri" olarak tanımlanır. İrade ise bir eyleme neden olan bir karar ya da niyettir. Dolayısıyla bir şeyi yapma iradesinden bahsettiğimizde, bilgi ya da anlam aktarmış oluruz. Bilgi derken enformasyondan bahs ediyorum.
|