Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Bilim > Fizik > Büyük Patlama Teorisi

 
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
Prev önceki Mesaj   sonraki Mesaj Next
  #1  
Alt 06-12-2023, 02:27
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.669

Onur Üyeliği 

Standart Popülerlik Adına Bir Lafazanlık Örneği - Çağrı Mert Çakırcı

https://evrimagaci.org/james-webb-uz...ruttu-mu-12587

Kendisi çifte standart, kurgu, kişiyi itibarsızlaştırmaya değin bir dolu bilim dışı, safsata yöntemlere başvurmuş iken, rakip gördüğü kişi ya da teorileri, yalancılıkla suçlamayı seçmiş. Üstelik bunu, hiç bir iddiayı bilimsel yol ve yöntemlerle irdelemeden yapmış.
Çağrı Diyor ki
Büyük Patlama'yı çürütmeye çalışan Eric Lerner isimli bir yazardı. Lerner, Kansas Üniversitesi astrofizikçilerinden olan ve erken galaksi evrimi üzerine çalışan Allison Kirkpatrick'in Nature dergisine verdiği röportajda söylediklerini cımbızlayarak, kendi anlatımını pekiştirecek bir versiyon yarattı ve bunun yayılmasını sağladı.
Diyor ve konuyu ele alış biçimi ve başlığa baktığımızda ise, kozmolog(!) Çağrı'nın, partizan, iki yüzlü, lakait, isnatçı, kurgucu bir tutuma yöneldiğini görüyoruz. Üstelik bunu -kendi yaptığının yanında devede kulak bile olmayan-, rakibini(!) tek bir alıntı dahi yapmaksızın, cımbızlama yapmakla itham etmişken yapıyor!

Aşağıdaki alıntıda bazı yerleri renklendirdim ve koyulaştırdım[Spartacus].
Çağrı Diyor ki
Lerner ve Yalanları: Yaptığımız Her Şey Yanlış mı?

James Webb Uzay Teleskobu'nun erken galaksi oluşumuna yönelik bu ilginç bulguları konusunda Nature dergisine verdiği 27 Temmuz 2022 tarihli röportajında Dr. Allison Kirkpatrick, bu ilginç keşiflere ithafen şöyle bir cümle kullanmıştır:[1]

Dr. Allison Kirkpatrick Diyor ki
Sırf bu yüzden kendimi sabahın 3'ünde uyanık buluyorum. 'Acaba yaptığım her şey yanlış mı?' diye düşünüyorum.
Çağrı Diyor ki
Her ne kadar gereğinden fazla dramatik bir cümle olsa da, Nature gibi büyük dergilerin de okurlarında sağlamak istediği ilgiden ötürü, bunun, popüler bilim kültürü çerçevesinde kabul edilebilir ve sıradan bir söz alıntısı olduğu söylenebilir. Ne yazık ki bu tür abartılı anlatımlar, yukarıda verdiğimiz bağlamından koparılarak sunulduğunda, halkı kandırma amaçlı bir silaha dönüştürülebilmektedir.
  • Lerner'ın yalan söyledğini iddia eden kendisi, ama yalan söylemediğini de dile getiren yine kendisi.
  • Dr. Allison Kirkpatrick, o sözü söylemiş mi? Söylemiş. Bir de popüler bilim kültürü ve camiası nedir? Böyle bir kriter mi var? Popüler bilim camiası -cemaat|ulema- dediği alana hakim olan ise -ki istisnaları hariç!-, "Dünya düzdür" motivasyonu yaşıyor, o kadar çok kavramın içini boşaltıp, dejenere hale getirdiler ki, artık ne deseler her kalıba göre şekil alabiliyor. Motivasyon ise; güce yaranmak, akademik kariyer uğruna statükoya teslimiyet, kitle psikolojsi, cehalete oynamak, faydalanmak.
  • Yaptğımız her şey yanlış mı? Bu soruyu başlığa ekleyiş biçiminden de anlaşılacağı üzere; başlıkta "Lerner ve Yalanları" dedikten hemen sonra, iki nokta üst üste koyarak bu sözü eklemiş, sanki birileri böyle bir yalan uydurmuş veya Lerner böyle söylemiş gibi algı oluşturmuş, oysa o söz ne yalandır ne de Lerner'a aittir, Dr. Allison Kirkpatrick o sözü gerçekten de söylemiş. O halde burada, yalan söyleyen Çağrı'dan başkası değil.
  • Evet bir bilim insanının yaşanan yeni gelişmeler ardından, modern mitolojiye, ideolojik-kurguya dönüşmüş bir teori için, acaba "yanılıyor muyuz, yanlış mı" diye düşünmüş ve sormuş olması, sıradan, basit bir ifade olarak düşünülemez-kaldı ki, bunca uyumsuzluğuna rağmen, bugüne kadar sormamış olmaları düşündürücüdür. Çağrı'dan, kendine biçtiği konum, satatükoya yaranma ve popülerlik kazanma eğilimi gereği; ilgili teorinin temel dayanaklarının tutarsızlığına rağmen, "acaba" diye sormasını zaten bekleyemeyiz. Örneğin 40-60 milyar yılda oluşabileceği öngörülen kümelerden haberi yoktur, ya da konuyla ilgili sözde bilim camiasının yeni bir kurgu uydurmasını bekliyordur.
Aslında ne galaksiler ne de yıldızlar, Büyük Patla-t-ma teorisinde iddia edildiği gibi uzaklaşıyor değiller(yani bir bütün halinde uzaklaşmadan söz edilemez). Kimisi uzaklaşıyor, kimisi yakınlaşıyor. Gözlemci ise Dünya'dan, küçük bir noktadan, ışığı referans alarak devasa uzaklıkları gözlemliyor, hal böyle olunca nasıl ki uzakta olan her şey küçük ve mesafeye bağlı olarak küçülüyormuş gibi görünüyorsa, ışık kaynağı üzerinden elde edilen gözlemlerde de aynı sorun-yanılgılar oluşuyor. Fiziksel olarak küçülme-küçük görme algısının yerini, mesafeye bağlı olarak zayıf-güçlü dalga vb. değişkenleri üzerinden uzaklaşma yanılgısı alıyor.

Kaldı ki çok, ama çok uzak yıldızların, galaksilerin birbiriyle birleştiği, bazı yıldızların, komşu yıldızlarından kaynak sömürdüğü görülmekte, ama buna rağmen, sönük yıldız çok daha uzaktaymış ve bizden uzaklaşıyormuş gibi görünürken, parlak olan yakınlaşıyor veya konumunu koruyor gibi görünebilmektedir... BP(Büyük Patlama) ile çelişen bu tür gözlemler belliki gizlenmeye çalışılmakta. Oysa üzerine çarşaf, çarşaf makaleler yazılması gerekirken, yetmemiş bazı bilim insanları gözlemlerden mahrum bırakılmıştır -kısaca ne gördüğünü dile getirme potansiyeli olan bilim insanları men edilmeye çalışılmaktadır. Sonra Çağrı gibi güç ve statükoya bağlılığı-yaranmayı esas alanlar, bilimsel kriterlerin de içine eden ideolojik, subjektif tavırlarıyla, bir iddianın dayanaklarına bakmaksızın, hakemli -statükonun merkezi Vatikan mı orası?- dergilerde yayınlanıp-yayınlanmamış olması durumunu esas alarak, bunu, bilimselliğin kriteri yapabilecek kadar bilimden uzağa savrulabilmektedirler. Bozacının şahidi, şıracı gibi. Hadi geçtik, neden BP'yı savunanlar bu kadar önemli konular karşısında 3 maymunu oynamaktadır? Neden illa uzaya, evrene bir başlangıç tayin etme arzusu? Üstelik uzay-evren tanımları dahi lokal, zira sınırlamadıkça tanımlayamıyorlar, sınırladıkları için illa bir başlangıç tayin ediyorlar. Peki o sınır, başlamak-başlangıç-başlatan(ki bilim dışı zaman kavramı, mitoloji şart) zorundalığını, kim neye göre, hangi hayali zaman kavramıyla belirledi?...

Bu noktaya gelinmiş ise, bazı söylemler, iddialar gözden geçirmeye muhtaçtır! Konu Evren olduğunda, esas odağımız, özgür(statükonun dışında olan istisnalar!) kozmologlar ve sahada olan fizikçiler olmalıdır. Masa başında kurguya dayalı, dolayısıyla matematikle sözde ispatı(?!) kolay olan teoriler uyduran sözde ve popüler(!) fizikçiler değil. Kaldı ki sözün sahibinin de(Allison Kirkpatrick), astrolog olması şans eseri olmayabilir. Bu güne kadar anladığımız; kozmologlar evrene baktığında Büyük Patlamayı görmüyor-göremiyor, ama bir çok sebeple, öyleymiş gibi davranmaya yönelmiş-zorlanmış olabilirler.)
Çağrı Diyor ki
Ama işte Lerner bunu fırsat bilmiştir: Yazdığı "Büyük Patlama Asla Yaşanmadı!" başlıklı blog yazısında, röportajın sadece bu son cümlesini cımbızlayarak, hâlihazırda kendisinin karşıt olduğu Büyük Patlama Teorisi'nin bilim camiasında da kabul görmediği ve yeni bulguların astrofizik camiasında paniğe yol açtığını iddia etti.[9] Halbuki böyle bir şey söz konusu değildir. Gerçeğe giden yol buysa kozmologlar neden panik yapsın, yanlışsa yanlış, ne var bunda?
Yine edebiyat, her şeyin ölçütü kendisi!
Dr. Kirkpatrick, yaptığı "hata" ve Lerner'ın bunu fırsata çevirmesi konusunda şöyle diyor:
Çevir kazı yanmasın olamaz mı? Gerçeklerin öneminden söz eden Çağrı, BP'nın 1 iddiası hariç(ki o da, "mikrodalga arkaalan ışınımı" tutarlı sayılamaz) hiç bir iddiasının gözlemlenen evrenle uyuşmadığı gerçeğini ne yapmaktadır?

Makalesinin bundan gayrısı lafazanlık, ad-hominem, belgesiz, dayanaksız iddia, isnat, karşı iddialardan ibaret.

Pişkin, pişkin akıl verirken, BP'nın her açmaza girdiği durumda, bilimsel yol-yöntemlerle irdelenemeyecek yeni kurgular üretiliyor olmasına karşı 3 maymunu oynaması ve buna rağmen bizlerden, BP'nın hiç bir iddiasının geçersiz veya çürük olmadığına koşulsuz inanmamızı ve biat etmemizi bekliyor olması, hiç bir iddiayı veya karşı iddiayı ele almıyor, sadece ad-hominem üzerinden lafazanlığı seçiyor olması da ayrıca düşündürücüdür.

Devam edecek....

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu

Konu spartacus tarafından (20-05-2025 Saat 17:42 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
 

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:03 .