https://evrimagaci.org/james-webb-uz...ruttu-mu-12587
Kendisi çifte standart, kurgu, kişiyi itibarsızlaştırmaya değin bir dolu bilim dışı, safsata yöntemlere başvurmuş iken, rakip gördüğü kişi ya da teorileri, yalancılıkla suçlamayı seçmiş. Üstelik bunu, hiç bir iddiayı bilimsel yol ve yöntemlerle irdelemeden yapmış.
|
Çağrı Diyor ki
Büyük Patlama'yı çürütmeye çalışan Eric Lerner isimli bir yazardı. Lerner, Kansas Üniversitesi astrofizikçilerinden olan ve erken galaksi evrimi üzerine çalışan Allison Kirkpatrick'in Nature dergisine verdiği röportajda söylediklerini cımbızlayarak, kendi anlatımını pekiştirecek bir versiyon yarattı ve bunun yayılmasını sağladı.
|
Diyor ve konuyu ele alış biçimi ve başlığa baktığımızda ise, kozmolog(!) Çağrı'nın, partizan, iki yüzlü, lakait, isnatçı, kurgucu bir tutuma yöneldiğini görüyoruz. Üstelik bunu -kendi yaptığının yanında devede kulak bile olmayan-, rakibini(!) tek bir
alıntı dahi yapmaksızın, cımbızlama yapmakla itham etmişken yapıyor!
Aşağıdaki alıntıda bazı yerleri renklendirdim ve koyulaştırdım[Spartacus].
|
Çağrı Diyor ki
Lerner ve Yalanları: Yaptığımız Her Şey Yanlış mı?
James Webb Uzay Teleskobu'nun erken galaksi oluşumuna yönelik bu ilginç bulguları konusunda Nature dergisine verdiği 27 Temmuz 2022 tarihli röportajında Dr. Allison Kirkpatrick, bu ilginç keşiflere ithafen şöyle bir cümle kullanmıştır:[1]
|
Dr. Allison Kirkpatrick Diyor ki
Sırf bu yüzden kendimi sabahın 3'ünde uyanık buluyorum. 'Acaba yaptığım her şey yanlış mı?' diye düşünüyorum.
|
|
Çağrı Diyor ki
Her ne kadar gereğinden fazla dramatik bir cümle olsa da, Nature gibi büyük dergilerin de okurlarında sağlamak istediği ilgiden ötürü, bunun, popüler bilim kültürü çerçevesinde kabul edilebilir ve sıradan bir söz alıntısı olduğu söylenebilir. Ne yazık ki bu tür abartılı anlatımlar, yukarıda verdiğimiz bağlamından koparılarak sunulduğunda, halkı kandırma amaçlı bir silaha dönüştürülebilmektedir.
|
|
- Lerner'ın yalan söyledğini iddia eden kendisi, ama yalan söylemediğini de dile getiren yine kendisi.
- Dr. Allison Kirkpatrick, o sözü söylemiş mi? Söylemiş. Bir de popüler bilim kültürü ve camiası nedir? Böyle bir kriter mi var? Popüler bilim camiası -cemaat|ulema- dediği alana hakim olan ise -ki istisnaları hariç!-, "Dünya düzdür" motivasyonu yaşıyor, o kadar çok kavramın içini boşaltıp, dejenere hale getirdiler ki, artık ne deseler her kalıba göre şekil alabiliyor. Motivasyon ise; güce yaranmak, akademik kariyer uğruna statükoya teslimiyet, kitle psikolojsi, cehalete oynamak, faydalanmak.
- Yaptğımız her şey yanlış mı? Bu soruyu başlığa ekleyiş biçiminden de anlaşılacağı üzere; başlıkta "Lerner ve Yalanları" dedikten hemen sonra, iki nokta üst üste koyarak bu sözü eklemiş, sanki birileri böyle bir yalan uydurmuş veya Lerner böyle söylemiş gibi algı oluşturmuş, oysa o söz ne yalandır ne de Lerner'a aittir, Dr. Allison Kirkpatrick o sözü gerçekten de söylemiş. O halde burada, yalan söyleyen Çağrı'dan başkası değil.
- Evet bir bilim insanının yaşanan yeni gelişmeler ardından, modern mitolojiye, ideolojik-kurguya dönüşmüş bir teori için, acaba "yanılıyor muyuz, yanlış mı" diye düşünmüş ve sormuş olması, sıradan, basit bir ifade olarak düşünülemez-kaldı ki, bunca uyumsuzluğuna rağmen, bugüne kadar sormamış olmaları düşündürücüdür. Çağrı'dan, kendine biçtiği konum, satatükoya yaranma ve popülerlik kazanma eğilimi gereği; ilgili teorinin temel dayanaklarının tutarsızlığına rağmen, "acaba" diye sormasını zaten bekleyemeyiz. Örneğin 40-60 milyar yılda oluşabileceği öngörülen kümelerden haberi yoktur, ya da konuyla ilgili sözde bilim camiasının yeni bir kurgu uydurmasını bekliyordur.
Aslında ne galaksiler ne de yıldızlar, Büyük Patla-t-ma teorisinde iddia edildiği gibi uzaklaşıyor değiller(yani bir bütün halinde uzaklaşmadan söz edilemez). Kimisi uzaklaşıyor, kimisi yakınlaşıyor. Gözlemci ise Dünya'dan, küçük bir noktadan, ışığı referans alarak devasa uzaklıkları gözlemliyor, hal böyle olunca nasıl ki uzakta olan her şey küçük ve mesafeye bağlı olarak küçülüyormuş gibi görünüyorsa, ışık kaynağı üzerinden elde edilen gözlemlerde de aynı sorun-yanılgılar oluşuyor. Fiziksel olarak küçülme-küçük görme algısının yerini, mesafeye bağlı olarak zayıf-güçlü dalga vb. değişkenleri üzerinden uzaklaşma yanılgısı alıyor.
Kaldı ki çok, ama çok uzak yıldızların, galaksilerin birbiriyle birleştiği, bazı yıldızların, komşu yıldızlarından kaynak sömürdüğü görülmekte, ama buna rağmen, sönük yıldız çok daha uzaktaymış ve bizden uzaklaşıyormuş gibi görünürken, parlak olan yakınlaşıyor veya konumunu koruyor gibi görünebilmektedir... BP(Büyük Patlama) ile çelişen bu tür gözlemler belliki gizlenmeye çalışılmakta. Oysa üzerine çarşaf, çarşaf makaleler yazılması gerekirken, yetmemiş bazı bilim insanları gözlemlerden mahrum bırakılmıştır -kısaca ne gördüğünü dile getirme potansiyeli olan bilim insanları men edilmeye çalışılmaktadır. Sonra Çağrı gibi güç ve statükoya bağlılığı-yaranmayı esas alanlar, bilimsel kriterlerin de içine eden ideolojik, subjektif tavırlarıyla,
bir iddianın dayanaklarına bakmaksızın, hakemli -statükonun merkezi Vatikan mı orası?- dergilerde yayınlanıp-yayınlanmamış olması durumunu esas alarak,
bunu, bilimselliğin kriteri yapabilecek kadar bilimden uzağa savrulabilmektedirler. Bozacının şahidi, şıracı gibi. Hadi geçtik, neden BP'yı savunanlar bu kadar önemli konular karşısında 3 maymunu oynamaktadır? Neden illa uzaya, evrene bir başlangıç tayin etme arzusu? Üstelik uzay-evren tanımları dahi lokal, zira sınırlamadıkça tanımlayamıyorlar, sınırladıkları için illa bir başlangıç tayin ediyorlar. Peki o sınır, başlamak-başlangıç-başlatan(ki bilim dışı zaman kavramı, mitoloji şart) zorundalığını, kim neye göre, hangi hayali zaman kavramıyla belirledi?...
Bu noktaya gelinmiş ise, bazı söylemler, iddialar gözden geçirmeye muhtaçtır! Konu Evren olduğunda, esas odağımız, özgür(statükonun dışında olan istisnalar!) kozmologlar ve sahada olan fizikçiler olmalıdır. Masa başında kurguya dayalı, dolayısıyla matematikle sözde ispatı(?!) kolay olan teoriler uyduran sözde ve popüler(!) fizikçiler değil. Kaldı ki sözün sahibinin de(Allison Kirkpatrick),
astrolog olması şans eseri olmayabilir. Bu güne kadar anladığımız; kozmologlar evrene baktığında Büyük Patlamayı görmüyor-göremiyor, ama bir çok sebeple, öyleymiş gibi davranmaya yönelmiş-zorlanmış olabilirler.)
|
Çağrı Diyor ki
Ama işte Lerner bunu fırsat bilmiştir: Yazdığı "Büyük Patlama Asla Yaşanmadı!" başlıklı blog yazısında, röportajın sadece bu son cümlesini cımbızlayarak, hâlihazırda kendisinin karşıt olduğu Büyük Patlama Teorisi'nin bilim camiasında da kabul görmediği ve yeni bulguların astrofizik camiasında paniğe yol açtığını iddia etti.[9] Halbuki böyle bir şey söz konusu değildir. Gerçeğe giden yol buysa kozmologlar neden panik yapsın, yanlışsa yanlış, ne var bunda?
|
Yine edebiyat, her şeyin ölçütü kendisi!
|
Dr. Kirkpatrick, yaptığı "hata" ve Lerner'ın bunu fırsata çevirmesi konusunda şöyle diyor:
|
Çevir kazı yanmasın olamaz mı? Gerçeklerin öneminden söz eden Çağrı, BP'nın 1 iddiası hariç(ki o da, "mikrodalga arkaalan ışınımı" tutarlı sayılamaz) hiç bir iddiasının gözlemlenen evrenle uyuşmadığı gerçeğini ne yapmaktadır?
Makalesinin bundan gayrısı lafazanlık, ad-hominem, belgesiz, dayanaksız iddia, isnat, karşı iddialardan ibaret.
Pişkin, pişkin akıl verirken, BP'nın her açmaza girdiği durumda, bilimsel yol-yöntemlerle irdelenemeyecek yeni kurgular üretiliyor olmasına karşı 3 maymunu oynaması ve buna rağmen bizlerden, BP'nın hiç bir iddiasının geçersiz veya çürük olmadığına koşulsuz inanmamızı ve biat etmemizi bekliyor olması, hiç bir iddiayı veya karşı iddiayı ele almıyor, sadece ad-hominem üzerinden lafazanlığı seçiyor olması da ayrıca düşündürücüdür.
Devam edecek....