dine mine ne´isimli üyeden Alıntı
Dalga ve frekansların kaynağının madde olduğunu savunuyorsun. Eğer bunlar gerçekten maddenin bir ürünü ise, o halde maddenin en temel yapıtaşları olan atom altı parçacıkların dalga özellikleri göstermesini nasıl açıklayacaksın? Bu durum, maddeyi oluşturan şeylerin özünde zaten dalga özellikleri taşıdığını göstermiyor mu? Eğer bu doğruysa, dalgaların maddenin bir ürünü değil, aksine maddenin özünde yer alan daha temel bir gerçeklik olduğunu söylemen gerekmez mi?
Madde var diye dalga özellikleri oluşmuyor; dalgalar doğaları gereği zaten var olan fenomenlerdir. Bu durum kuantum alan teorisi gibi modern fizik yaklaşımlarında da görülür. Bu dalgalar, maddenin varlığına bağlı olmaksızın mevcuttur ve madde, bu dalga özelliklerinin bir tezahürüdür. Yani madde, dalga özelliklerinin sonucudur, tersi değil. Karıştırıyorsun. Örneğin, bir elektronun dalga fonksiyonu, elektronun uzayda var olma olasılığını belirler. Bu dalga fonksiyonu, elektronun varlığına bağlı değildir; elektron, bu dalga fonksiyonunun bir tezahürüdür. Dalga, maddenin varlığına ihtiyaç duymaz.
|
Gerizekalı argümanlara devam, oysa madde yok dalga, frekans yok, zaman da, konumda, etki, tepki de yok

Dalgalar, bildiğin su dalgaları gibi, sen sürekli yalan, dolan, çarpıtmalarla, gerinden üfüre, üfüre ve her üfürüğünü de atlaya, sıçraya(arsızlığın bir başka!) bu konulara neden yazıyorsun? Neden insan gibi öğrenme, düşünebilme çabası yerine üfürdüğün 1 tanrı için yapmadık çarpıtma, yalan, dolan, talan, istismar bırakmıyorsun.(AKP yetmiyormuş gibi, bıktık bu cehalet ve harami türünden, gına geldi, bari bu konularda olmasın!).
BİLAL'E ANLATIR GİBİ.

Aynı özelliği okyanusdaki su damlaları içinde varsayabilirsin. Dalga
etkileşimle anlam kazanır, etkil eden, tepki veren, etkilenen, etkiyi aktaran... dalgaya yol açar, avare, biz buna dalga diyoruz, ama aslında özü maddi ortamda, parçalar arasında etki yayılımıdır.
A algılacıyısı -> moleküler yapıdaki parçalarla etkileşiyor olsun. haliyle
her dalga etkileşiminde
parçacıklar, alıcı üzerinde
dalga algısı, etkisi oluşturacaktır(en makul cevap bu, ancak dingiller henüz anlayamıyor veya birilerinin işine gelmiyor).
1 su dalgasında parçalar olacaktır. Örneğin suda 1 damlayı iteklerseniz, o damla etrafını saran diğer tüm damlaları itecektir, bu diğer damlaların itkiye tepki, direnç göstermesiyle de anlam kazanacaktır, böylece /parçacıkalr arası da BOŞ OLMADI, MADDE YÜKÜYLE DOLU OLDUĞU İÇİN) etki-aktı halini aldığında, damlalar, moleküler yapı mevcut durumunu koruyamaz, ancak etki su yüzeyi ile altı arasında fark oluşturacağı için, yüzey, kıvrımlara marz kalacaktır, kaynağı madde, form-yapıalr(ister parçacık, ister parça, ister moleküler düzeyde, ilişkide olsunlar) etki-tepki ve madde yüküdür.
Bir masaya toprağı diz, bir taraftan itekle, ne olur? iteklediğin yönde toprak yükselti oluşturmaya başlar, dalga dediğimiz
özünde, temelde kabaca bu. Hem konuyu çarpıttın, hem de cehaletinle, yetmedi süreğen masal uyduran bir aymazlıkla uğraşıyoruz.
Madde katıdır dedin,
uzay yöne ve konuma tabidir dedin,
maddesiz zaman, konum, dalga, frekans üfürdün -cehaletinle, bu basit ifadelerimden sonra tüm diğerleri gibi, bu zırvalıklarında ısrarcı isen, ne yazık ki yine
kendine karşı adisin veya malsındır.
Bu konuda yazdım, yine yazıyorum, atomların içi de, dışı da, içinde olduğun ortam gibi, hava gibi maddeyle dolu, bu sebeple kaba, mekanik dalgalar gibi özellikler gösterse de, mikro seviyedeki dalgalar, tam da o madde yükü dediğimiz, atom altı parçacıklarında altında kavranması, tasvir edilmesi gereken madde yüküyle ilgilidir(yani atomun içi de boş değil!), yukarıdaki resimi mikro seviyede düşünün. Böylece mikro dalgalar, form-yapıların içinde ve dışında etkinliğini sürdürebiliyor, elbette bu kırılmalara yol açıyor(öyle değil mi!? Bir yerinden hayalet dalga üfüren : ). Burada yine bir etki-tepki yani
iş vardır ve o sebeple de bu temeldeki ifadelerde enerji(iş kapasitesi) kavramı kullanılır, izah için, kavranması içindir yoksa enerji diye bir "
şey" yok, enerji maddi formların iş kapasitesine denir, haliyle dalga yayılımları iş ve iş aktarımı halini alır(etki-tepki->
aktı)..
Yazdıkların yine kendi konu ettiğin söylemin dışında, itirazınla ilgisi yok.
Soruma kısacık 1 cevap ver, trollüğü bırak da saçma sapan üfürklerini değerlendirelim, cevap 3 kelimeyi geçmez yahu;
Uzay ne(hangi) yöndedir?