Khaos´isimli üyeden Alıntı
Ya Alvin
"Maddi olmayan süreçler" diye bi laf etmişsin.
Nesin sen, salak mı.
Maddi olmayan süreç dediğin ne menem bişeydir AMK.
|
Merhaba khaos, mesajin icin tesekkur ederim. Acik yazdigimi dusunuyordum, demkki tam ifade edememisim. Kusura bakma.
Simdi konunun anlasilmasi icin ornekler vererek anlatmaya calisayim. Sorun olursa yada fikrin, lutfen paylasmaya devam et.
Insani anlamaya calisirken guzel kardesim, ona sadece maddesel bir varlik olarak bakmak, aslinda onu eksik anlamamiza neden olur. Cunku insan,
hem maddi sureclerden olusan bir yapi hem de bu sureclerden dogan ama maddeye indirgenemeyen ozellikler tasiyor. Bunu daha iyi kavrayabilmek icin vucudumuzdaki bazi biyolojik sistemlerden ornek vermeye calisayim.
Oncelikle, DNA'dan baslayalim. Biliyorsun, DNA, vucudumuzun temel yapi taslarini olusturan genetik kodlari tasir. DNA, fiziksel olarak bir molekul zincirinden olusur; belirli bir dizilimde yer alan nukleotidlerden meydana gelir. B
u tamamen maddesel bir yapi. Ancak, asil mesele su:
Bu dizilim neyi temsil eder? Sac rengini, goz rengini, hatta kisisel ozelliklerine dair pek cok bilgiyi. Yani burada dizilimden
bir anlam, bir bilgi ortaya cikiyor. Molekuller fiziksel olabilir, ama bu dizilimde tasinan bilgi, kendisi madde degil. Bilgi, soyut bir kavramdir; maddesel yapilarin icinde tasinir, ama kendisi maddesel degildir. Dolayisiyla,
DNA'ya sadece "
maddesel bir zincir"
olarak bakmak yeterli olmaz. DNA'dan cikan bilginin madde disi bir kavram oldugunu fark etmek gerekir.
Bu durumu beyin hucreleri, yani noronlar uzerinden de anlayabiliriz. Beyin, surekli olarak bilgi aktariminda bulunan bir organdir. Noronlar arasinda elektriksel sinyaller yoluyla mesajlar tasinir. Bir sinir hucresinden digerine bir mesaj ulastiginda, bu mesaj
once elektriksel bir sinyal olarak baslar. Sinaptik bosluga geldiginde
kimyasal bir sinyale donusur. Sonra tekrar elektriksel bir sinyal haline gelir ve bu dongu devam eder. Bu surecler tamamen maddesel; yani kimyasal ve elektriksel sinyallerle isler. Ancak sunu unutmamaliyiz:
Bu sinyallerin tasidigi sey nedir? Bilgi. Beyin bu sinyaller araciligiyla renk, ses, koku gibi algilari isler. Ama bu algilar, yani renkler, kokular, sesler fiziksel degildir. Mesela "
mavi" dediginde, aslinda fiziksel olarak bir dalga boyundan bahsedersin, ama "mavi"nin kendisi bir madde degildir. Bir
koku ya da bir
hatira da oyle; beyninde elektriksel ve kimyasal sureclerle tasinir, ama o hatiranin ya da o kokunun kendisi madde degil, soyut bir bilgidir.
Yani, vucudun, organlarin, sinir sistemin fiziksel olabilir, ama insanin zihni, dusunceleri, duygulari sadece fiziksel sureclerle aciklanamaz. Insanin kimligi, degerleri, amaclari, deneyimleri madde disi kavramlardir. Bir insana sadece "
et ve kemik" olarak bakmak ne kadar yetersizse, insanin tum duygusal ve bilissel yanlarini gormezden gelmek, bunlari da "madde" gibi bir kavrama indirgemek de o kadar yanlistir.
Mesela bir insanin sevdigi birini dusundugunde, bu dusunce beyninde biyokimyasal ve elektriksel sinyaller araciligiyla gerceklesir,
ancak sevgi, dusuncenin kendisi madde degildir. Sevgi, bir kimyasal bilesigin otesinde bir anlam tasir.
Bu noktada, bilgi ve madde arasindaki farki iyice dusunmek gerekiyor. Fiziksel sureclerle bilgiyi tasiyabilirsin, ama bilginin kendisi madde degildir. Bunu gundelik hayatta da cok net bir sekilde gorebilirsin. Ornegin,
elinde bir kitap tuttugunu dusun. Kitap kagittan, murekkepten ve kapaklardan olusur. Bunlar tamamen maddesel yapilar.
Ancak kitaptaki asil onemli olan nedir? Onun icindeki anlam, bilgi, dusunceler. O dusunceler madde degildir; sadece kagit uzerinde tasinan soyut kavramlardir. Kitabi olusturan fiziksel yapi ile icindeki anlami ayirt etmezsen, yada
o anlami kitaptaki maddeye indirgersen, kitaptan elde ettigin anlami eksik anlarsin.
Ayni seyi elma orneginde de gorebilirsin. Elmanin icinde atomlar, molekuller, kimyasal bilesikler var. Bu maddelerden olustugunu biliyorsun, ancak elmayi yediginde "
madde yiyorum" demiyorsun. Neden? Cunku elmanin tadi, dokusu, kokusu bir butun olarak algilaniyor.
Elmanin kendisi, ona ait olan fiziksel bilesenlerden cok daha fazlasidir. Sen ona elma diyorsun cunku kimyasal birlesimler bir araya gelerek daha kompleks bir sey olusturuyor. Elma, kimyasal sureclerin bir urunu olabilir, ama sonucta elmanin deneyimi, o bilesenlerin otesindedir ve bu yuzden "bu madde ne guzel seymis," yerine "elma"dan bahsediyoruz. Bu yuzden anlam, anlamli olmaya basliyor, maddesi degil. Parcasi degil, butunu.
Son olarak, tarihteki dusuncelere de biraz deginmek onemli.
Yaklasik 150-200 yil once, bazi filozoflar insani tamamen ruhsal bir varlik olarak goruyordu. O donemde insanin fiziksel varligini savunmak, ruhani kavramlara karsi bir denge saglamak icin gerekliydi. O donemlerde "
biz sadece maddeden olusuyoruz" demek, ruhani ve idealist bakis acisina bir tepkiydi. Ancak
bugun, fiziksel varligimizi kimse inkar etmiyor. Bugun gelinen noktada, insani sadece maddeye indirgemek
cagimiza uygun bir dusunce degil. Cunku artik biliyoruz ki, insanin fiziksel yapisinin otesinde, duygusal, zihinsel ve soyut boyutlari da var.
Bir butundur yani.
Maddesel olanla madde disi olani
bir arada dusunmek, insani daha butunsel bir sekilde anlamamizi sagliyor.