Verilen mesajlardan bir diğeri de, savaşa karşı olursanız sadece toplum tarafından dışlanmazsınız, aslında savaşa karşı olanlar düşkün, karaktersiz, sorumsuz ve kendi ayakları üzerine duramayan vs. kişilerdir mesajı da verilmektedir. Kısaca sadece savaş değil, hak, hukukunuzu ararsanız meselesi de buna dahil edilmeli, tümünü birlikte ele alırsak "hippi", sağda solda çıplak gezebilen, esrar, eroin içinde yüzen, menfaati için başkalarının duygularını sömüren, muhtaç olan birisinizdir gibi biçimsel bir itibarızlaştırma, empoz da söz konusudur.
Popper'a gelirsek, burada dahi bu ismin olumsuz etkisi görülebilir. Nasıl bir bela ise, basit akıl, mantıkla irdelendiğinde dahi ileri derecede darkafalı, bir nevi bönleşmeye götürecek yol diyebileceğimiz saçmalıklar, hem bilimin, hem sosyal bilimin, felsefenin kör, topal kılınması noktasında referans olabilmiştir. (Çünkü egemen ideoloji için kullanışlıdır. Filmde verilmek istenen mesaja bakarsanız, demek ki egemen kültür kendisini her alanda dayatabilşmektedir, aksi durum anormal, aslında imkansız olurdu). Popper saçmalıkları, tezlere değin konu edilmiş, sözde akademisyen, akademi adayları vb. üzerinden furyaya dönüşmüştür. Sözde ilke "Yanlışlama İlkesi" gibi Açık Toplum'u da aslında bir garabettir. Akıllı insanın ciddiye alabileceği türden değillerdir.
Kısaca Popper elini nereye atmışsa içine etmiştir ve bu bilinçli bir tutum olmalı(yoksa o seviyede birisinin, bu denli mantık dışı kurgular üretmesi beklenemez). Akıl, mantığı, bilimsel görüşü yerle yeksan etmiş, ancak ileri düzey dar kafalılığının, hem dönemin hem günümüzün özünde baron ideolojisi diyebileceğimiz egemen sistemi namına yalakalığın kahyası diyebileceğimiz bir konumda olduğu için sadece egemen ideoloji tarafından değil, üzerinden gelişen ahmakça benimsemenin de temsili olmuştur. Kısaca Popper mevcut sisteme yandaşlığı, yalakalığı bilerek yapan birisi görünümündedir. Bunu bir çeşit trollük gibi de düşüneiliriz. Muhtaç olduğu şey ise obketif, nesnelliği, nesel koşulları, konjonktürü, bilimsel, temel dayanakları ortadan kaldırmaktı ve yaptı da. Sözde ilke, teori derken öne sürdüğü edebiyat manzumeleri özünde tamamen subjektif ve öznel veya sunum, biçim esaslı şekillendirilmişliği, tamamen ideolojik, politiktir.
Örneğin 10.000 Kişilik bir yerleşim yeri düşünün. Bırakalım Popper'in üzerini örtmeye çalıştığı gerçekleri, nesnel koşulları, sistemin getirdiği adaletsizlikleri, tümü bir yana, sadece uygulanabilirlik açısındna bakarsak, kaç lokanta gereksinimi olabilir? 10.000 Kişilik bir şehrin gün aşırı gıda ihtiyacını karşılaması için, kaç lokanta yeterlidir? Kaç market? Kaç konfeksiyon atölyesi, gıda işletmesi, bu liste uzar gider ancak genelde tümünü toplasak 100'ü geçmez(Hani o çokça duyduğumuz bir oran vardır, %1. Hani dünya kaynaklarının %60'ı %1'e akıyor dediğimiz..). Yani hadi sen de çalış sen de %1'e gir, tamam da %1'den söz edebilmek için %99 olmalı değil mi? Kısaca bu kişiler, kişisel yetiler, beceriler üzerinden okunamaz ve kişilerin kim olduğunun da önemi yoktur. Yani burada sistem, dönen çark, kişilerin kimler veya isimlerinin ne olduğu üzerinden temellenmemiştir, böyle bir ayrımı da olamaz, burada yaklaşım yukarıda dile getirdiğim kıyaslarla olmalıdır, bu kıyas açısından bakarsak, dönen çark, sistem için kişiler sadece bir orandan, rakamdan ibarettir(işte miadı dolmuş liberalizmin insanlara reva gördüğü budur, sadece işleyen bir çark üzerinde rakam olmak). Sözde liberal(ki liberalizm feodalizmin çöküşüyle misyonunu tamamlayan bir akımdır) özde piyasa faşisti olan neo liberaller toplumu bu zırva fikirlerle aldatırken, bazı özel isimleri öne sürerler. Yok Musk, Gates gibi. Peki örneğimize dönersek, 10.000 kişi içerisinde bir maksimum oran vardı değil mi? İşte orda hesap etmediğimiz ve ilk defa gereksinim duyulan bir işletmeyi düşünün, toplam 100 işletme vardı ve 10.000 kişilik yerleşimin izin verdiği sayı buydu, tamam şimdi işte 103 oldu ama bu 200 olmayak, 10.000 işletme olmayacak, işte Musk, Gates gibi isimler sadece bu işletmelerden yıldızı parlayanlardır o kadar... Yani isteseniz de, herkes Gates, zengin olamaz, hele Gates, Gates olmakla zaten olasılığı da azaltmıştır. Kısaca şansınız %0,1 ve 10.000 kişi içinde olsa olsa, bir ömür hesabıyla ancak 10 kişi zengin olur ve bunlar zengin olurken muhtemel 2-3 kişi de iflas eder böylece zengin 100 kişi, 3 aşağı, 5 yukarı bir denge arasında kalır, çünkü koşullar(Popper'ın nefret ettiği), çünkü sistem, çünkü işleyen çark(Popper'ın taptığı)...
Peki çark nasıl oldu da kendi başına dönüyor? Hayır kendi başına dönmüyor, çarkı anlamlı kılan temeller vardır ve bunun içinde MÜLKİYET faktörü ve üzerinden üretim ilişkilerine(işte çarkı döndüren aslında çarkın arasında öğütülenlerdir ifadesinni alanı burasıdır) değin inmemiz gerekir ki, bu, bu mesajın konusu değildir, değinip geçmiş oldum. Şöyle kaba bir metaforla örnek vermem gerekirse, bir uyanık çıkıyor ve çevresindekileri kazıklıyor, çark oluşuyor böylece, ona bakan bir başka uyanık da katılıyor bu hengameye, işte çark, dolandıran ve dolandırılan ilişkisinde güçlenerek dönüyor, sömürü sistemlerinde ise mülkiyet yani diğerlerini mahrum bırakma(mülkiyet aslında buradan gelir, mahrum kılma) faktörü, dolandırmanın temel dayanağı oluyor...
Neyse Açık Toplum, Yanlışlama İlkesi-izliği vb. Popper'la gelen ne varsa, aslında bilinmelidir ki sadece zıvadır. Yanlışlama ilkesi neden zırvadır, mesnetsiz konuşuyorsun denirse, onu da burada açıklarsam yazı uzayacak. Şuraya ekleceğim, buradan bakılabilir...
Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
------- Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Konu spartacus tarafından (05-06-2025 Saat 09:52 ) değiştirilmiştir.