Sürdürülebilir varoluş..
Tarım sürdürülebilir bir etkinlik değildir ve sürdürülebilir tarım diye bir şey yoktur. Bu iyi bir analizde, net bir bakışta ve görüşte iki kere iki dört gibi keskin bir gerçeği -kesinliği- ifade ederdi.
Gübre gibi sonsuz organik materyal beslemesine ihtiyaç duyar ve şu an ki haliyle bir noktada tıkanacağız. İşin aslı gübrenin çoğu organik materyalden gelir ama sanılanın aksine sadece bitkiler değil hayvanlar ve canlıların organik kalıntıları dahil
İnsan ırkının nüfus azaltması, doğaya bileşik sürdürülebilir enerjili daha az karmaşık kentler inşa etmesi ve özünde nüfusun çoğunun doğaya çekilmesi ve dönmesi gerekirdi.
Özünde bir kentin yangın/afet toplanma, kaçış ve boşaltma bölgesi gibi nüfusa denk dengeli orman komşusu tutulmalıdır. Bunun dışında insanın temel eğitimine doğada yaşam, toplama becerisi vb. eklenmesi gerekecekti. Bunun dışında insan varoluşa da sürdürülebilir değildir.
|
Tarım; sürdürülebilir bir etkinlik değildir ve sürdürülebilir tarım diye bir şey yoktur.
|
İğne yapraklı ormanlar yerine yemişler, yabani erikler, yabani meyveler ve yenilebilir otlarla ve onların tohumlarıyla ve mantarlarla dolu bir orman ve habitatı düşünelim. Bu artan kuş böcek ve hayvan popülasyonunu işaret ederdi. İnsanın yemeye yetişemeyeceği kadar domuz ve diğer yabani hayvan bolluğu olurdu. Özellikle dişiler salınıp erkekler tutulduğunda. Özellikle hayvan çeşitleri eklediğinde ve içeride aşırı popülasyon olmadıkça yırtıcı da eklemezsen..
Tarım toprağın/doğanın iğdiş ya da talan edilmesine benziyor.
Tarım şuna benzerdi. Okyanustan balık avlamak yerine havuz yapmak ama bu doğal habitatlara zarar vermeden yapılmadı. Yani bir kaya başına gidip, kaya öğütüp toprak edip tarım yapsaydık bu anlamlı olabilirdi. Bir çöle tarım götürseydik anlamlı olabilirdi. Bu doğaya verirdi. Biz şu an çalıyoruz. Milyonlarca yıldır birikmiş organik materyali tüketiyor ve doğayı zehirliyoruz. İnsanın organik materyalinin çoğu okyanus ve çöplüğe giderdi. Bu uygun bir geri dönüşüm döngüsü değildir.
Tarım; hayvanlardan doğayı çalmak ve çitle çevirmekle ve onun yaban halini bozmakla başlar. İnsanlararası mülkiyet feshedilse bile tarım özünde doğaya karşı mülkiyettir.
|
Tarım sürdürülebilir bir etkinlik değildir ve sürdürülebilir tarım diye bir şey yoktur. bu iyi bir analizde iki kere iki dört gibi bir keskin bir gerçeği ifade ederdi.
|
Sanayi toplumu/topluluğu sürdürülebilir değildir (ya da sanayi toplumu/topluluğu sonsuz sürdürülebilir değildir. Doğal yokoluşlar ve seleksiyonlar gelecekti ve güçlüler hayatta kalacaktı. İnsan gerçekliği buna uygun yapılanmamıştır.)
Tüm bunları gören elitleriniz sizin adınıza düşünüyor.
İnsanın, yönetim değil bunları tartışması gerekirdi. Sürdürülebilir varoluş..
"ictenlik"´isimli üyeden Alıntı
İnsan organik doğal tarım ve gübre gibi kavramları icad edendir.
Aynı kavramları tıp için öne sürseydik (organik ilaç ve tıp gibi) bir takım ilerici olduğu varsayılanlar seni gericilik/muhafazakarlık ve gelenekselcilikle -ilerlemeye karşı durmakla- suçlardı. Bunu yapanlar ilerleme ve ilericilikle övünecekti.
Tek yön ama çıkmaz sokak gibi
Bu tam bir 1984
Bu eksiksiz 1984
İnsan kabaca bitmiş bir varlıktır. Uçurumun kıyısındaki sürü gibi ve uçurumun kıyısındaki bekleyişi sürüyor.
https://turandursun.com/forumlar/sho...086#post662086
|