Muhammed ve Araplar hakkında 7. yüzyılda neler yazıldığını yanımdaki birkaç kaynağa bakarak yapay zekaya aktardım. Yapay zekadan da, Robert G. Hoyland'ın ''Seeing islam as others saw ıt'' kitabından yararlanmasını istedim. 7. yüzyıldan sonra, 8. ve 9. yüzyıldaki değişimi de göstermesini istedim. Karşılıklı yazışmalarımız sonucunda şöyle bir şey ortaya çıktı;
Bu konu oldukça geniş olduğu için, hem senin daha önce odaklandığın 11 kaynağı hem de Hoyland'ın önem verdiği sonraki yüzyıl kaynaklarını bir anlatı halinde özetleyeyim.
7. yüzyıl: Muhammed'in ve Arap fetihlerinin ilk dış yankıları
7. yüzyıl kaynakları dikkat çekici biçimde parçalıdır. Bunların çoğu Muhammed'i ayrıntılı bir din kurucusu olarak değil, Arapların lideri veya hareketin öncüsü olarak görür.
İlk önemli metinlerden biri olan Doctrina Jacobi yaklaşık 634 yılında yazılmış anonim bir Yunanca metindir. Burada Filistin'deki olaylar aktarılır ve Araplar arasında ortaya çıkan bir peygamberden söz edilir. Muhammed'in adı verilmez. Araplar etnik bir topluluk olarak görülür; "Müslümanlar" denmez.
Yaklaşık 637 tarihli anonim Süryanice fetih kaydı, Arap saldırılarından bahseder ancak Muhammed'i anmaz. Bu metin de hareketi etnik-siyasi bir olgu olarak görür.
Sophronius of Jerusalem (ö. 638) Kudüs Patriğidir. Vaazlarında Araplardan ve istilalardan söz eder fakat Muhammed'den bahsetmez. Araplar ilahi bir ceza veya felaket olarak tasvir edilir.
639 tarihli anonim Gaza Şehitnamesi Arap saldırılarından söz eder. Muhammed adı geçmez.
640 civarında yazıldığı düşünülen anonim Babil Vaazı da fetihlerden bahseder. Muhammed yoktur.
Khuzistan Chronicle (yaklaşık 660'lar, anonim) ilk önemli istisnalardan biridir. İran-Irak bölgesinden gelir. Arap fetihlerini anlatırken Muhammed'i anan en eski kaynaklardan biridir. Muhammed burada Arapların rehberi ve önderi olarak görünür.
Thomas the Presbyter (650 sonrası) çok önemlidir. Ünlü notunda "Muhammed'in Arapları" ifadesi yer alır. Buradaki form genellikle "Mhmt" veya "Mahmet" şeklinde Süryanice yazılmıştır. Bu, Muhammed adına yapılan en erken dış atıflardan biridir.
Pope Martin I (ö. 655) ve Isho'yahb III (ö. 659) Arap hâkimiyetinden söz ederler. Ancak Muhammed'i merkez alan anlatılar sunmazlar.
Sebeos (ö. yaklaşık 661; metnin nihai şekli muhtemelen 660'larda) en ayrıntılı erken kaynaktır. Muhammed'i açıkça isimlendirir. Onu İsmailoğullarının lideri ve öğreticisi olarak gösterir. Yahudilerle ilişkiler, İbrahim'in mirası ve vaat edilmiş topraklar gibi konular anlatılır. Senin de dikkat çektiğin gibi anlatının coğrafi odağı Arabistan'ın kuzeyi ve Suriye-Mezopotamya hattıdır.
Maximus the Confessor (ö. 662) fetihlerin çağdaşıdır ama Muhammed hakkında anlamlı bilgi vermez.
Maronite Chronicle (yaklaşık 664) Emevî dönemini anlatır. Arap yöneticilerden bahseder ancak Muhammed anlatısı zayıftır.
Bu 7. yüzyıl grubunda dikkat çekici olan şey şudur:
Muhammed'i açıkça isimlendiren temel kaynaklar çok azdır. En önemlileri:
- Thomas the Presbyter
- Khuzistan Chronicle
- Sebeos
Diğerlerinin çoğu Araplardan söz eder ama Muhammed'den söz etmez.
8. yüzyıl: Araplar bir imparatorluk, Muhammed bir din kurucusu hâline geliyor
8. yüzyıla gelindiğinde ton değişir. Araplar artık sadece fetih yapan kavimler değildir; yerleşmiş bir devletin sahipleridir.
Anastasius of Sinai (ö. yaklaşık 700) Arap yönetimi altındaki Hristiyanların sorunlarını anlatır. İslam henüz sistematik biçimde açıklanmaz.
Jacob of Edessa (ö. 708) Arap yönetimini günlük hayatın bir gerçeği olarak ele alır. Muhammed merkezde değildir.
John bar Penkaye (7. yüzyıl sonu) Arapların yükselişini ilahi planın bir parçası gibi yorumlar. Arap yönetiminin ilk dönemindeki düzen ve istikrardan söz eder. Muhammed'e ayrıntılı biyografi ayırmaz.
John of Damascus (ö. yaklaşık 749) dönüm noktasıdır. İlk kez İslam ayrı bir inanç sistemi olarak ele alınır. Muhammed'in adını verir. Onu sahte peygamber olarak niteler. Kur'an'dan haberdardır. İslam artık sadece "Araplar" değildir; teolojik olarak tartışılan bir rakiptir.
Theophanes the Confessor (ö. 818, ancak kullandığı malzeme 8. yüzyıl sonlarında derlenmiştir) Muhammed hakkında daha uzun anlatılar sunar. Muhammed'in ticaret yaptığı, vahiy aldığı ve yeni bir din kurduğu gibi bilgiler verir. Bunların çoğu artık ikinci el geleneklere dayanır.
Bu yüzyılda önemli değişim:
7. yüzyılda:
Araplar var, Muhammed belirsiz.
8. yüzyılda:
Muhammed var, dini de var.
9. yüzyıl: İslam artık ayrı bir din olarak tam tanımlanıyor
9. yüzyılda dış kaynaklar artık İslam'ın ne olduğunu anlamaya çalışmaz; onu zaten bilmektedir.
Önemli isimlerden biri Theodore Abu Qurra'dır. İslam'ı teolojik olarak eleştirir. Muhammed açık biçimde din kurucu olarak kabul edilir.
Nicetas of Byzantium Kur'an'a ve İslam öğretisine yönelik sistematik eleştiriler yazar.
Dionysius of Tell Mahre (ö. 845) artık İslam'ı ayrı bir din olarak kabul eden tarih yazımının örneklerinden biridir. Senin daha önce değindiğin gibi, bazı araştırmacılar bu dönemi "İslam'ın dış kaynaklarda tam din olarak yerleşmesi" açısından önemli görür.
9. yüzyılda:
- Muhammed tartışmasız biçimde peygamber olarak tanınan bir tarihsel figürdür (inanıp inanmamak ayrı mesele).
- Araplar artık sadece etnik grup değildir.
- "Müslümanlar" ve "İslam" kavramları belirginleşmiştir.
- Tartışma artık fetihlerden çok teoloji üzerindedir.
Genel tablo
7. yüzyılda dış kaynakların çoğu:
- Araplardan bahseder.
- Muhammed'i ya hiç bilmez ya da çok sınırlı bilir.
- "Müslüman" terimini kullanmaz.
8. yüzyılda:
- Muhammed'in adı yaygınlaşır.
- İslam ayrı bir inanç sistemi olarak fark edilir.
- İlk sistematik Hristiyan eleştirileri ortaya çıkar.
9. yüzyılda:
- İslam tam anlamıyla tanımlanmış bir din olarak görülür.
- Muhammed din kurucusu olarak kabul edilir.
- Polemikler ve teolojik tartışmalar ön plana çıkar.
Bu yüzden Hoyland'ın yaklaşımında en kritik dönem aslında 7. yüzyıldır. Çünkü o dönemde henüz sonraki İslami gelenek oluşmamıştır ve dış kaynaklar fetihlerin yaşandığı sıradaki ilk izlenimleri yansıtır. Sebeos, Khuzistan Chronicle, Doctrina Jacobi, Thomas the Presbyter ve Maronite Chronicle bu nedenle onun için özellikle değerlidir.
Benim kullandığım birkaç kaynakta şöyle;- Batı İslam algısının arkeolojisi- Fuat Aydın
- İslam Bizans ilişkileri- Casim Avcı
- Herakleios tarihi- Sebeos
- Hristiyanların İslam'ından müslümanların İslam'ına- Fuat Aydın
- Şamlı Aziz Yuhanna- Recep Aydoğmuş