Çocuklara Kıymayın Efendiler
Çocuklara kıymayın efendiler,
Şeker de yiyebilsinler.....
Turgay ( 8 ) *Seren Gül *(5) *Muharrem (6) Veysel *(7) Ali (6) ve Berivan (5) ,muhtemelen bir
işgüzarın "ne yapıyorsunuz orda diye" bağırması ile kaçmaya çalışırlarken bir otomobilin altında
kalarak can verdiler.
Onlar bir aşevinin attığı marulları toplamaya çalışan kardeş ve kuzenlerdi. Belli ki annelerine
götüreceklerdi minicik elleriyle toplamaya çalıştıkları marulları..
Ürkektiler, yeni geldikleri bu kentin yabancısıydılar. Bir serçe kadar tetikteydiler besbelli. O hoyrat sesi duyup kaçmaya çalıştıklarında ne düşündüler hiç bilemeyeceğiz...
AB'nin bile ilgisini çeken (!) sanayi hamlesi ve Cumbaba adayı Gül ile tanınan, yükselen değer
Kayseriye gelmiş yoksul bir ailenin çocuklarıydılar. Nizip'ten gelmişlerdi şeker yiyip yiyemediklerini, düşlerini, oyunlarını bilemediğimiz çocuklar..
Dünyanın herhangi bir yerinde, sokaktan geçen bir arabanın altında kalarak ölen altı çocuğun
aynı soyismini taşıması olasılığı kaçta kaçtır ? Hani yaşamın ortaya çıkması için gereken tesadüflerin 10 üzeri kaç üssel sıfır olduğunu yazanlara sesleniyorum. Nasıl bir olasılık hesabıdır bu ?
Zurnacı soyismini taşıyan altı çocuk öldüklerinde Türkiye'nin kişi başı yıllık gelirlerinin 4,5 yıl öncesine göre ne kadar arttığını bilmiyorlardı. Onlar laiklik dindarlık ekseninde sürdürülen
tartışmalardan da haberdar değillerdi. Kimse onların cenazelerini bayraklara da sarmadı. 28 nolu
muhtıra veren de olmadı. Bu muhtırayı demokrasiye indirilmiş bir darbe olarak görüp bildiri
yayınlayanlar da olmadı.
O çocuklar utancımızdır. Ve namusumuz. Onlardan daha değerli ne İlahlar ne sistemler ne
düşünceler vardır. O çocuklar öldükçe marul toplamaya çalışırken, bu ülkeye ne demokrasi gelir
ne de barış.
İnsani olan her şey kabûlüm.
|