Bedir Savaşında Uyku
Hristiyanlık ve gnostisizm üzerine birşeyler okuyordum. Orda okuduklarım Kuran ve siyerlerden bazı bölümleri aklıma getirdi. Dönüp tekrar baktım. Önce Enfal suresindeki ayetten başlayayım.
11. Hani Kendisi'nden bir güvenlik olarak sizi bir uyuklama bürüyordu. Sizi kendisiyle tertemiz kılmak, sizden şeytanın pisliklerini gidermek, kalplerinizin üstünde (güven ve kararlılık duygusunu) pekiştirmek ve bununla ayaklarınızı (arz üzerinde) sağlamlaştırmak için size gökten su indiriyordu.
12.Rabbin meleklere vahyetmişti ki: "Şüphesiz Ben sizinleyim, iman edenlere sağlamlık katın, inkar edenlerin kalplerine amansız bir korku salacağım. Öyleyse (ey Müslümanlar,) vurun boyunlarının üstüne, vurun onların bütün parmaklarına."
Burda bahsedilen olay Bedir savaşıdır. Kısaca Bedir savaşını hatırlayalım. Muhammed ve Medine'deki taraftarları Mekkelilerin büyük bir kervanına saldırıp soyma planı yaparlar. Ancak haber Mekkelilere gider ve onlar da bir ordu hazırlayıp müslümanların üzerine yürürler. Bu arada kervanı soyup kaçmak mı yoksa gelen Mekke ordusu ile savaşmak mı seçenekleri üzerine tartışılır ve Muhammed'in öngörülü biri olduğu bir daha ortaya çıkar ve Mekke ordusu ile çatışılır ve bozguna uğratılır.
Benim bahsetmek istediğim şey bu savaşta yaşanan ve ayette de geçen uyuma olayı. Bunu açıklamak için bir de siyerlere bakalım. Ömer Asım Köksal'ın siyerinden aktarıyorum:
Müslümanları Bedir'de Düştükleri Sıkıntılardan Allah'ın Kurtarışı
Müslümanların Bekir'deki karargâhları kumluktu, kolaylıkla yürünemiyor, yürürken ayaklar kuma gömülüyordu.
Ayrıca, su sıkıntısı da vardı.
Müslümanlardan bazıları ihtilam olmuşlardı.
Abdest ve gusül için bol su bulmakta zorluk çekiyorlardı.
Şeytan da, gerek bunlarla, gerek müşriklerin çokluğu ve güçlülükleri ile korku verip duruyordu.
O sırada, Yüce Allah, gökten yağmur yağdırdı. Vadiden seller aktı. Müslümanlar kaplarını doldur*dular, abdest aldılar, guslettiler. Hayvanlarını suladılar.
Yağan yağmur, aynı zamanda, yerin tozlarını yatıştırdı ve pekiştirdi.
Yer, kumlara batmadan üzerinde yürünür hale geldi.
Kureyş müşrikleri ise, yağan yağmurdan, yerlerinden ayrılmaya güç yetiremediler, hareketsiz kaldılar.
Yüce Allah, Müslümanlara sükûnet verici, dinlendirici bir uyuklama da verdi.[140]
Hz. Ali'nin bildirdiğine göre; Bedir'de geceleyin yağan bir yağmura tutuldular, kalkanların ve ağaçların altında siperlendiler. Sonra, hepsi de, tatlı bir uykuya daldılar.
Yalnız Peygamberimiz Aleyhisselam idi ki, bütün gece namaz kılmak ve Yüce Allah'a dua etmekle meşgul olmuş:
"Ey Allah'ım! Şu bir avuç topluluğu helak edecek olursan, artık yeryüzünde Sana ibadet olunmaz!" demiş; şafak sökünce, tanyeri ağarmaya başlayınca da:
"Ey Allah'ın kulları! Namaza!" diyerek seslenmiş, sabah namazını kıldırıp onları savaşmaya teşvik buyurmuştur.[141]
Yüce Allah, Bedir gecesinde Müslümanlara olan lütfünu Kur'ân-ı Kerîm'inde şöyle açıklar:
"O (Allah), size o vakit Kendisinden bir eminlik olmak üzere, hafif bir uyku buruyordu.
Sizi tertemiz yapmak, sizden şeytanın murdarlığını gidermek, kalblerinize rabıta vermek, ayak*larınızı pekiştirmek için de, gökten, üstünüze bir su indiriyordu."[142]
Su indirme kısmına girmeyeceğim. Ordu savaşa girmeden önce Allah onların üstüne bir ıuyku verir. Neden? Ayetteki gerekçe "güvenlik"tir. Siyerdeki gerekçe de dinlenme, sukunet vermedir. Şöyle bir yorum yapabiliriz. Ordunun dinlenmesi ve güçlenmesi sağlanmıştır böylece.
Bu açıklamalar benim kafama fazla yatmadı. İnsanlar zaten geceleri uyuyup dinleniyorlar. Bu uyku nedendir? Karşıdaki orduyu uyutsa da müslümanlar onları uyurken apansız bastırsa bu anlamlı bir destek olurdu. Müslüman ordusunun üstüne uyku vermenin orduyu dinlendirme şeklinde açıklanması bana oldukça garip görünüyor. Zaten insanların üstün bir güç olmadan yapabilecekleri birşeyi tanrısal birşeymiş gibi göstermek ve bir de bunla övünmek garip değil mi?