Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Bilim > Fizik > Büyük Patlama Teorisi

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #161  
Alt 14-03-2016, 16:18
morrigan morrigan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 09 Feb 2016
Mesajlar: 407
Standart

Sonuçta Big Bang olsun olmasın, bilim maddeci. Bilim maddenin dönüşümlerini oluşumlarını açıklıyor ama iş boşluğun nasıl madde var ettiğine gelince madde zaten vardı oluyor.
Böyle saçmalık olmaz.

Boşluk kendi başına boşlukta olabilirdi, madde var demek boşluğun madde doğurması var etmesi demektir, buda mümkün değildir.

Siz bu garip olayı benimseyebiliyorsanız yaratıcının özelliklerini de kabul etmek zorundasınız. Boşluk madde var edemez.
Alıntı ile Cevapla
  #162  
Alt 14-03-2016, 16:36
Kurdistannn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kurdistannn Kurdistannn isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 07 Aug 2015
Mesajlar: 732
Standart

morrigan´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sonuçta Big Bang olsun olmasın, bilim maddeci. B.
Ruhçu mu olacaktı
Alıntı ile Cevapla
  #163  
Alt 14-03-2016, 17:03
Dialectics - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Dialectics Dialectics isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 15 Jul 2014
Mesajlar: 1.765
Standart

morrigan´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sonuçta Big Bang olsun olmasın, bilim maddeci. Bilim maddenin dönüşümlerini oluşumlarını açıklıyor ama iş boşluğun nasıl madde var ettiğine gelince madde zaten vardı oluyor.
Böyle saçmalık olmaz.

Boşluk kendi başına boşlukta olabilirdi, madde var demek boşluğun madde doğurması var etmesi demektir, buda mümkün değildir.

Siz bu garip olayı benimseyebiliyorsanız yaratıcının özelliklerini de kabul etmek zorundasınız. Boşluk madde var edemez.
Boşluk olduğunu nereden biliyorsun, ya da olamayacağını?

Ya hepimiz hiçliğin mecburi tezahürüysek???

Unutma ki bu evreni anlamaya çalışan beynin ve beyninde nedensel ilişkiler kuran neokorteks bölgesi, hidrojen atomundan milyarlarca yıl sonra ortaya çıktı, yani en başta beyin diye bir organ yoktu...

Örneğin, hadi varsayalım ki big bang oldu, bu büyük patlama esnasında, o ilk atom parçacıkları ışık hızından daha hızlı bir şekilde etrafa yayılırken ve de etraf milyonlarca derece sıcaklıktaki ışımalarla parlıyorken, bunları gören bir çift göz var mıydı? Bu patlamaların sesini duyan bir çift kulak var mıydı?

O esnada ne olduğunu anlamaya çalışan göz de kulak da sonradan ancak en baştaki maddelerin türevleşerek farklı kombinasyonlar oluşturması neticesinde ortaya çıktı.


Bir küme düşün, "atomaltı parçacıklar kümesi". Bu kümedeki atomaltı parçacıklar çeşitli şekillerde bir araya gelerek çeşitli alt kümeler oluşturuyor: elektron alt kümesi, proton alt kümesi, hidrojen alt kümesi, oksijen alt kümesi, su alt kümesi, gezegenler alt kümesi, yıldızlar alt kümesi, hücre alt kümesi, canlı alt kümesi vb...

Ve sen bu alt kümelerden herhangi birinin, en baştaki "atomaltı parçacıklar kümesi"ni kapsamasını istiyorsun... Beceremediğinde de "o zaman herşeyi Tanrı kapsar" diye işin içinden sıvışıyorsun... Hiçbir şey tarafından kapsanamaz bir Tanrı varsayımıyla.

Laplace'ın dediği gibi "Tanrı varsayımı iyi bir varsayımdır, herşeyi açıklamanı sağlar ama herhangi bir tahminde bulunabilmeni de engeller..."

Bizler dünyanın şarkı söyleyip dans eden çöpleriyiz.
Alıntı ile Cevapla
  #164  
Alt 14-03-2016, 17:55
morrigan morrigan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 09 Feb 2016
Mesajlar: 407
Standart

Dialectics´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Boşluk olduğunu nereden biliyorsun, ya da olamayacağını?

Ya hepimiz hiçliğin mecburi tezahürüysek???

Unutma ki bu evreni anlamaya çalışan beynin ve beyninde nedensel ilişkiler kuran neokorteks bölgesi, hidrojen atomundan milyarlarca yıl sonra ortaya çıktı, yani en başta beyin diye bir organ yoktu...

Örneğin, hadi varsayalım ki big bang oldu, bu büyük patlama esnasında, o ilk atom parçacıkları ışık hızından daha hızlı bir şekilde etrafa yayılırken ve de etraf milyonlarca derece sıcaklıktaki ışımalarla parlıyorken, bunları gören bir çift göz var mıydı? Bu patlamaların sesini duyan bir çift kulak var mıydı?

O esnada ne olduğunu anlamaya çalışan göz de kulak da sonradan ancak en baştaki maddelerin türevleşerek farklı kombinasyonlar oluşturması neticesinde ortaya çıktı.


Bir küme düşün, "atomaltı parçacıklar kümesi". Bu kümedeki atomaltı parçacıklar çeşitli şekillerde bir araya gelerek çeşitli alt kümeler oluşturuyor: elektron alt kümesi, proton alt kümesi, hidrojen alt kümesi, oksijen alt kümesi, su alt kümesi, gezegenler alt kümesi, yıldızlar alt kümesi, hücre alt kümesi, canlı alt kümesi vb...

Ve sen bu alt kümelerden herhangi birinin, en baştaki "atomaltı parçacıklar kümesi"ni kapsamasını istiyorsun... Beceremediğinde de "o zaman herşeyi Tanrı kapsar" diye işin içinden sıvışıyorsun... Hiçbir şey tarafından kapsanamaz bir Tanrı varsayımıyla.

Laplace'ın dediği gibi "Tanrı varsayımı iyi bir varsayımdır, herşeyi açıklamanı sağlar ama herhangi bir tahminde bulunabilmeni de engeller..."
Boşluk hiçr bir şeyin bulunmadığı yere denir, kapalı alandaki havayı çıkartılırsa boşluk oluşturmuş olunur. Bunu bana soracağınıza öğrenseydiniz ya.

Atom altı parçacaklardan falan bahsetmişsiniz, ne alakası var? Atom altı parçacıkları maddeden saymıyor musunuz?


Ve sen bu alt kümelerden herhangi birinin, en baştaki "atomaltı parçacıklar kümesi"ni kapsamasını istiyorsun... Beceremediğinde de
Kim diyor size herhangi birinin atom altı parçacık kümesini kapsamasını istediğimi?

Şöyle mi diyorsunuz, yaratıcı bir atom altı parçacık kümesi yarattı da diğer parçacıklar kendinden vardı.

Böyle saçma soru olur mu, maddeden bahsediyoruz.
Bunu sorarken neden boşluğun bu kadar parçacığı var edemeyeceğini düşünmüyorsun?

Maddeyi ilahlaştıran sizlersiniz.
Alıntı ile Cevapla
  #165  
Alt 14-03-2016, 19:30
Dialectics - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Dialectics Dialectics isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 15 Jul 2014
Mesajlar: 1.765
Standart

morrigan´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Boşluk hiçr bir şeyin bulunmadığı yere denir, kapalı alandaki havayı çıkartılırsa boşluk oluşturmuş olunur. Bunu bana soracağınıza öğrenseydiniz ya.

Atom altı parçacaklardan falan bahsetmişsiniz, ne alakası var? Atom altı parçacıkları maddeden saymıyor musunuz?




Kim diyor size herhangi birinin atom altı parçacık kümesini kapsamasını istediğimi?

Şöyle mi diyorsunuz, yaratıcı bir atom altı parçacık kümesi yarattı da diğer parçacıklar kendinden vardı.

Böyle saçma soru olur mu, maddeden bahsediyoruz.
Bunu sorarken neden boşluğun bu kadar parçacığı var edemeyeceğini düşünmüyorsun?

Maddeyi ilahlaştıran sizlersiniz.
Atar yapacağına kendini ver de biraz dikkatli oku yazdıklarımızı. Icerigin iceriklendirdigi bir icerik olarak, icerigin yöntemleriyle icerigin sartlari icersinde, icerik tarafindan tanimlanan ve evrimlesen bir icerik olarak; velhasıl icerigin turettigi, icerik tarafindan tanimlanan bir metotla icerigin disindaki bir seyi(icerigin kaynagini) anlamaya calismak abestir diyoruz. NA ' dır. Not applicable...

Anladin mi simdi alakasini küme örneginin?

Bizler dünyanın şarkı söyleyip dans eden çöpleriyiz.
Alıntı ile Cevapla
  #166  
Alt 14-03-2016, 21:36
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.668

Onur Üyeliği 

Standart

morrigan´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Herşeyi bir bütün olarak göreceksek değişim dönüşümden falan bahsetmek saçmalık olur. Ne anlamı kalıyor o zaman, boşluk nasıl madde var etti diyoruz madde vardı diyorsunuz, boşluk maddesiz de olabilirdi.
Var edilmez, var edilebilir değildir, boşluk madde var etti demedik, demeyiz, denemez.Bütün mesele kavramların anlam-hayat kazandığı zemin ile kavramlara yatak olan zemini birbirine karıştırmaktan geliyor. Dönüşür, sadece dönüşür..

Bir tanrı bile öngörülse, aynı yanlışlar devam etttiği ve tanrı öngösürününde kendisinin mantıksal hata olması gereği, tanrı söylemi, mantıksal yanlışlara dayalı sorunları çözmediği gibi, yüzlerce kat daha da paradoksa, çözümsüzlüğe götürüyor, ve çözüm hayalde-düş'de, farazi-lafta, TOTOLOJİ ile bulunuyor, bu seferde insan ne gereği vardı ya, madem böyle totoloji yapacaktım BURNUMUN UCUNDA GÖZ, GÖRE, GÖRE GÖRDÜĞÜM HALDE, varlığa neden yapmadım, onca sıfatı faraziye neden yükledim, ne gereği var diye soruyor? Yaratan yaratılmış olsa yaratamazdı!? Nasıl soru ama? O halde varlık yaratılmış olsa varlık olmazdı. Nasıl cevap ama, öyle başa böyle tarak

Böylesine mantık ve çıkarım hataları-yanlışları için, sonsuza kadar üretebilir, envai türden cevaplar veririz, lakin cevap hiç bir zaman olmayacak-çünkü sonu gelmez, çünkü soru başı-sonu olmayana, o birimde mesafe cinsinden birimlenip, ölçeklenemeyecek olana mesafe cinsinden soru sormaktadır.

Varlık, var olmadı, zaman kavramınız yanlış, öncelikle ilk sorun buradan doğuyor...
Uzayın öncesi, sonrası yoktur, başı ve sonundan söz edilemez, bu halde insan aklı 2 hataya meyleder.
1.) Uzay öncelik-sonralık, uzunluk-kısalık gibi, özneye, şahsa münhasır, yani bireye veya belirli bir çevreye ve bu birey-çevrenin niteliğine(form-yapı) dair BİRİM VE ÖLÇÜTLERLE kıyas edilme hatası(benim boyuum 100 metreküp demekten dahi dahi feci bir hata)
2.) Uzay'ın öncesi neydi, nasıldı, uzayın öncesi nerede, ne zaman gibi sorulardır.

Öncesi-sonrası, başı-sonu olmayanın, daha doğrusu bu birimlerle yaklaşmanın yanlış olduğu bu düzeyde ısrarın sonu, daha büyük yanlışlar türetmektir.Yani nası ki ağırlık ölçüsü olarak mesafeyi kullanmanız hatadır, muhatap değildir, misal uzay da, varlıkta zaman ve sebep/sonuç birimleriyle ölçeklendirilemez.

Şöyle ki
Uzay -> Nerede başlar, nerede biter? ne başlar ne de biter
Uzay -> uzun mu? Kısa mı? -> Cevap: uzun da değil kısa da.
Uzay-> Yukarıda mı aşağıda mı? Cevap: Yukarıda da değil aşağıda da... (siz ise hayır illa bir yönde olmalı diye dayatıyorsunuz, sorunda buradan doğuyor, biz ise yönden bağımsızdır diyoruz)
Uzay -> Kaç yaşında? Cevap, sıfır, öncesi, sonrası yok-> zira.

Varlık ne zaman başladı, nerede başlar, nerede biter? Ne başlar ne de biter, başlangıçlar nitelikler içindir, biçimler içindir, haller içindir
Varlık -> VAR MI? YOK MU? -> VAR DA DEĞİL, YOK DA, ne peki? ORTA, ORTA, orta da
Varlık kaç yaşında? Sıfır.

Akıllarınıza kazınmış, zaman mefhumlu tren raylarını unutun, yok öyle bir SANAL gerçeklik...

peki ya ne?

sadece form değişimi, sadece for değişimi, zamanın mecrası-zemini bundan ibaret.

Değişenin(varlığın, uzayın) kendisinin zamanı yok, burada gerçeklik şimdi'dir gerisi lafı güzaftır.

1 Milyon yıl önce yaşayan dinozorlar yaşamadı mı?

Efendim 1 milyon yıl öncenin kapsadığı çerçeve nedir? Niteliktir, formdur.

Uzay'da envai çeşit değişimler olur, nerede, hangi zeminde, neyin dahilinde? Uzayın, o halde, dahilindeki değişimlerden zaman soyutlayıp sonrada, uzaya bir ömür biçmek hangi çarpık akılın marifeti?

Çok merak edilirse, anlayamıyorum deniyorsa, madem Dinozolrar 1 milyon yıl öncede BAŞKA BİR GERÇEKLİKTE(acaba?) yaşadı, kemiklerini nereye koyacaksınız?

Hmmm garip, 1 milyon yıl öncelik nesnel bir gerçekliktaşıyorsa, o halde bu kemiklerin şimdide ne işi var?

Bütün mesele şu, varlığında, uzayın da zamanı yoktur, daha doğrusu zaman mefhumlu muhataplık kurulamaz.

peki ne?
Zaman formların, biçimlerin, yapıların öngönünde hayat kazanıyor, o halde

Dinozor dediğimiz FORMDUR, bu form kazanılır ve kaybedilir. İşte zaman varlığın, ortada olanın BÜNYESİNDE meydana gelen halden, hale geçişten başka bir şey değilmiş. yani
varlık ortadadır, ortadalıktır hepsi bu, şöyesi, böylesi tanımlı değil, özel değil, şöyelik, böyleleik sadece formlar için geçerli...

Demek ki dinozorlar bir form kazanmış, sonra bu formu kaybetmiş, demek ki dinzorlar varlık kazanıp, varlık kaybetmemiş, form kazanıp(nitelik, yapı, BİÇİM) kaybetmiş, ulaaaa evrim gerçekmiş ...

O gördüğümüz kemiklerde kimseye özelde ait değil, sahip olabileceğimmiz şey FORMDUR, kaybedeceğimizde, bu halde zaman da sahip olup, kayettiğimiz biçimler namına anlamlıdır, ötesi için değildir, ötesinde zaman yok.

Biz 1 milyon yıl önce diyorsak bu tren rayı yolu ve dilimleri değil, formlar arasındaki süreç kıyasıdır hepsi bu, mevcut olan ise SIFIRDADIR, yani zaman olarak ne bir ömrü var ne de bir yaşı, ömürler ve yaşlar formlar için...

Kısaca
uzay uzun mu? Kısa mı? ne uzun ne de kısa
Uzay sonlu mu? Sonsuz mu? e sonludur nede sonsuz ,
Varlık kaç yaşında? Zamansal bir karşılığı yok, ortada(öncesi, sonrası yok, ortada ve deviniyor hepsi bu)...

Bu sorularda hata nerede? İşte bütün meselede orada...

benim boyumun uzunluğu 10 kilo ne kadar geçerli ise, uzayın yönü neresi, uzayın başlangıcı, sonu, öncesi, sonrası demek de, varlığın öncesi, sonrası tahayyülüde o kadar geçerlidir

Varlık hiç bir yerden gelmez, hiç bir yere gitmez, ortada devinir, sonra sizler üşüyünce doğal gaz yakarsınız, kim diyebilir ki yaktığınız kömürün dinozor, balıklar, yosunlar vb olduğunu?hmm o halde neymiş? Tüm tanımlarımızın da, zamanın, önce ve sonranın, başlangıç ve bitişin, SINIRI NİTELİKMİŞ, oraya kadar gider, öteye geçemezmiş(tabiatları, anlam kazanma zeminleri gereği)...

Kazanacağınız da, kaybedeceğinizde FORMDUR, sahip olduğunuz ve olabileceğiniz şekilden ibaret, şeklin zemininde olan ise ne kazanılır, ne kaybedilebilir-sadece dönüşür-, formunuza iyi bakın...

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
  #167  
Alt 15-03-2016, 01:04
morrigan morrigan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 09 Feb 2016
Mesajlar: 407
Standart

spartacus

Uzay'ın öncesinden sonrasından bahsetmedim, varlığın öncesinden sonrasından bahsetmedim, hep aynı şeyleri yazıyorsunuz. Bakın tekrar yazayım, benim asıl ortaya koyduğum idda önce sonra, ezel ebed falan değil.

Şimdi tekrar anlatıyorum.

Uzay boşluk ve doluluğun bir bütününe deniliyor, eğer doluluk olmasaydı uzay diyemezdik sadece boşluk olurdu.

Boşluk kendi başına bir kavramdır, eğer içinde madde barındırırsa o zaman doluluk diye anlam kazanır.

Nesneler boşluğu sadece görünür kılarlar, nesneler olmada boşluk boşluktur. Big Bang teorisine göre de bu boşluk sürekli şişiyor, genişliyor.

Big Bang teorisi başlangıcı işaret etmektedir, başlangıç derken maddenin ilk halinin değişim dönüşüm oluşum halleridir, şu an biz zaman kavramına sahip olduysak maddenin ilk halide şimdi değil öncedir, buna da evrenin başlangıcı diyoruz.

Neyse konu bu değildi,

boşuktan söz ediyorduk, boşluk madde var edemez, edemeyeceği için madde vardı var olmadı demekte mantıksızdır. Boşluk kendi başına boşluk olabilirdi, maddeyi var eden ise yaratıcıdır diyoruz.

Yaratıcı yok, madde yoktan var olamaz diyorsanız o zaman boşluğun madde var etmesi gibi saçma şey ortaya çıkıyor.

Bunu açıklayın diyoruz boşluk ve madde bir bütündür diyorsunuz? Ne alaka? Bütün olamaz olmamalıdır, olması için buna kendiniz şartlanmanız gerekir, bu şartlanma hiç bir zaman boşluğun ve maddenin bir bütün olduğunu ispatlamaz.

Ben size bardak örneği veriyorum, içinde su yoksa boşluktur ancak su konulursa doluluk oluşmuş olabilir. Bardağın içinde zaten su vardı demek anlamsızdır.

Kısaca boşluk ve madde birbirinden bağımsızdır, bir bütün olarak kabul etmek onu öyle şartlanmaktır.
Alıntı ile Cevapla
  #168  
Alt 15-03-2016, 03:09
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.668

Onur Üyeliği 

Standart

morrigan´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
spartacus
Uzay'ın öncesinden sonrasından bahsetmedim, varlığın öncesinden sonrasından bahsetmedim, hep aynı şeyleri yazıyorsunuz. Bakın tekrar yazayım, benim asıl ortaya koyduğum idda önce sonra, ezel ebed falan değil.
iyide bahsediyorsun işte, soruların o TEMELDEN GELİYOR
morrigan´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Uzay boşluk ve doluluğun bir bütününe deniliyor, eğer doluluk olmasaydı uzay diyemezdik sadece boşluk olurdu.
Hayır efendim boş-dolu FARKETMEZ, her halükarda uzay, illa ZİHNİNDEN BİR ŞEYLERİ YOK EDECEKSİN değil mi? Peki elmanın bütün maddesini atarsak, elmaya da elma diyemeyiz, faraziden ne anlamalıyız?.
morrigan´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Boşluk kendi başına bir kavramdır, eğer içinde madde barındırırsa o zaman doluluk diye anlam kazanır.
kendi başına Kavram mı? işaretledim kırmızı renkle, ne diyorsun, eğer içinde madde barındırırsa, bu halde boşluk demek ne demek? İçinde madde barındırmayan, boşluğun tayini ve ifadesinin yegane koşulu neymiş? varlık, boşluğun limiti-sınırı ne?
varlık ta kendi başına kavram değildir, anlamlı kılan yokluktur, yoklukta kendi başına bir kavram değildir, onuda anlamlı kılan varlıktır. İkisi bir bütündür, birisi yok, diğeride yok...
morrigan´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Nesneler boşluğu sadece görünür kılarlar, nesneler olmada boşluk boşluktur. Big Bang teorisine göre de bu boşluk sürekli şişiyor, genişliyor.
nesneler boşluğu anlamlı ve anlamsız kılar... Hayır efendim, size ne zaman BOŞLUĞUN ŞİŞTİĞİ söylendi? Kim söylüyor bunları? Sizler anlayasınız diye BALON örneği verilince sizde bir balonun(İÇİ BOŞ MU) şişmesi gibi alıyorsunuz, şişme denilen, gözlemlenen ŞEYLERİN hareketidir, şeyler ne peki? Galaksi kümelerinin gözlemciye göre kendisinden uzaklaşmasını görmesi, kim dedi size boşluk şişiyor... BOŞLUK değil, UZAY, doğru kavram bu ve farkındaysan her defasında ifadelerini düzeltiyorum, boşluk sınırlı ortam demektir, o sınırı da varlık->şey'ler belirler... Bilim boşluk tanımaz, tanıması için tanık olması gerekir, gözlemlenen uzayda, anladığımız, kavramın tam manasıyla boşluk bulunmuyor, neresinden baktığınıza, çerçeveyi ne kadar darlaştırdığınıza göre ancak, özelde, herhangi bir şeyin bulunup, bulunmaması temelinde, kısaca boş bardak örneğiniz gibi, çay düşlediyseniz ve bardakta çay yoksa size göre boştur, ama neye göre, çay nesnesine göre kıyasladınız, oysa gerçekte bardağın içi havayla doludur, kısaca kendi başına anlam ifade etmeyen kelimeleri, muğlak biçimde dayatmanın anlamı yok, insan öyle yaparsa kendisini yanıltır, kandırır...
morrigan´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Big Bang teorisi başlangıcı işaret etmektedir, başlangıç derken maddenin ilk halinin değişim dönüşüm oluşum halleridir, şu an biz zaman kavramına sahip olduysak maddenin ilk halide şimdi değil öncedir, buna da evrenin başlangıcı diyoruz.
Big Bang teorisi BAŞLANGICI işaret etmez, başlangıç kelimesi tek başına muğlaktır, o teori EVREN'İN başlangıcı der, doğası, yapısı gereği! Güneş'in de bir başlangıcı yok mu? Ne denir ona? GÜNEŞ'İN başlangıcı, bir başlangıç denmez, bir başlangıç lafzı anlamsız, SAFSATA, muğlak ya hu... Güneş'in başlaması da yoktan, varlık peyda oldu demek değil, varolan, şekilden, şekile girdi, yeni şekli-hali başladı denir, nitelikçe dönüşümdür hepsi bu(o halde dönüşen ne?)...

Aynı şeyleri tekrar ediyorsun diyorsun, ama hep tekrar ettiriyorsun, artık insaf eyle

Üstelik lütfen, MADDE demedim VARLIK diyorum, boşluk demedim, uzay diyorum...

Varlık OLMADI, ORTADA, deviniyor, değişiyor, siz OLMAKLIK kavramına sahip oluyorsunuz, olmaklığın sınırı da nitelikçedir, saçının rengi sarı ise sen sarı saçlı olursun, yediğin peynir sert ise sert olur, zeytinin acı ise acı zeytin olur, yatağın rahat değilse, rahat olmaz, odan soğuksa soğuk olur, sıcak ise sıcak olur, olmak budur, nitelikçe, yapıca, formca AÇIĞA ÇIKIŞTIR, varlıkça değil, nitelikçe-yapı-form-biçim çerçevesindedir.

Maddenin olmasından bahsettiğin an, BAHSE KONU ETTİĞİN NEYDİ, NE OLDU? DÜZLEMİDİR. Yukarıdaki ifadelere dönünüz... Varlığa, sebep/sonuç ilişkisi dayatırsan da, varlık ne idi ne oldu (yani niteliği, formu, hal'i, neydi neye dönüştü)diye sormak zorundasın, yani öncülün varlık olur yine..

ve evet haklısın; Varlığı OLDURMAYA KALKIP (saçının renginden, peynirinin tadından bahseder gibi!), bunun içinde BOŞLUKTAN NASIL OLDU? diye sormak SAÇMADIR. Saçma soru sorduğunu, saçma akıl yürütümlerinde SENİN bulunduğunu anlıyor musun, haklısın saçma

Ha yok ben illa mantıksızlıkla zincir gibi devam edeceğim dersen de, elbette, bana düşen ifadelerime AÇIKLIK GETİRME GAYRETİDİR, ötesi ne beni bağlar ne de ilgilendirir, kısaca hiç bir ifadem kimsenin şahsına, şu ya da böyle düşünmesine dair değil, sorunlar ve pradokslara dair ifadelerimi izah çabasıdır...
Yksa beni konu bağlar, siz neye inanır, nasıl düşünrseniz düşünün, sizi bağlar ve beni bağlamaz, haddimi aşar.

Yanlış soru (yanlış KIYSALAMA işi yapmak sebebiyle) ve mantığınızla gidersek;

Allah'ın başlangıcı ne? başlatan Kim? Öyle ya madem var olan, boşluktan gelmeli, böyle bir farazi ve saçma bir kıstasımız var, o halde Allah varsa boşluktan kim getirdi, nasıl geldi? Erroorrrrrr

Allah ezeli ise ezelde nasıl eyleme geçebildi? Errorrrrrrrrrrr(dipsiz kuyuya attığın taş ne zaman düşerse Allah'da ezel o zaman eyleme geçer)....

Allah ezeli ise ezeli nasıl aştı? -> (Dipsiz kuyuya attığın taş ne zaman düşerse, o da o zaman aşar) Errorrrrrrrrrrrrrrrrrrr

Allah ezelden ebedi biliyorsa nasıl bilebilir, dipsiz kuyuya taş atsan düşer mi(ebed sabit mi, bilgisi sabit mi?)?
-> Errorrrrrrrrrrrrr

Allah VARLIK ise ilk sebebi ne? -> Errorrrrrrrrrrrr

Akıl, izan, mantık, fizik dışı onca özelliğe nasıl sahip oldu, kim verdi bunu, kendi, kendine mi? -> Errorrrrrrrrrrrr

Tüm bu soruları SAÇMA VE CEVAPLARI ERROR yapan, saçma sorularınız ve SANAL BİR ZAMAN RAYI-UZAY HAYAL EDİP, her şeyi bu uzayın içinde küçük bir çocuğun banyo ördeğini küvette yüzdürmesi gibi yüzdürmenizdir, küvet yok, ördek yok, çocuk yok, siz farazide yüzdürüyorsunuz. O saçma soruları KİME UYARLARSANIZ UYARLAYIN, ALLAH, ZEUS, UZAY, VARLIK FARKETMEZ, saçmalığın sonu sonsuz ERRORRR'dür, mantıksızlıktır...

Bu mantıksızlığınızla, illa bir BAŞLANGIÇ(öyle bir şey yok, olmayan şeyi dayatmanın alemi yok, anlayasınız diyye ŞİMDİ deyip durdum, "ŞİMDİ" ne başlar, ne biter) ömürbillah devam edin, paradoksların sonsuzlukta(o da neyse), salınıp duracak...

Önceki yazılarımda etraflıca ifade ettim;
Ezel diye bir şey yok, ebed diye de yok, olmayan şeyde bir başlangıç aramak işte bütün mesele insanın bu noktada düştüğü zavallı, yanlış idrak ve izanından gelir.
Gerisi fasa, fiso, hiç bir zaman içinden çıkamayacağı farazi paradoktur...

ne demiştik?

Demiri zaman mı paslandırır yoksa paslandığı(fiziksel ilişki yahu, zamansal değil) için mi zamanı açığa çıkartır?

Koy demirin yerine VARLIĞI... hangi başlangıçtan söz ediyorsun, neyin başlangıcından söz edeceksin?. Ezel yok, ebed hiç olmayacak, artık ezelde bir başlangıç safsatası üretmenin anlamı yok, sebep/sonuç ilişkiside aynı şekildedir, demir ortadadır, paslandı mı, aha sebep/sonuç ilişkisi doğar, demirin paslanması sebep değildir, sebebin zemini demirdeki harekettir, o halde sebep sorusunun doğuru sorulması, o hareketin-paslanmanın sebebi nedir denirse, diğer nesnelerle iletişimi, etkileşimidir. demir paslanacak siz sebebe sahip olacaksınız , o pas gayet doğal ortamıyla bakşa hallere dönecek, hmmm o halde demir paslandı ise demirden bahsedemeyiz, dönüşen ne? Varlık(!), gelip-geçici olan, zamanı açığa çıakrtan ve bağlı ifade edebileceğimiz ne, formlar, nitelikler, yapılar... yine yeni yeni sebebe sahip olacaksınız, ne olursa olsun, sebep/sonuç ilişkiniz, varlığa el mahkum, varlığın hareket-değişimine mahkum kalmaya devam edecek ve hiç bir koşulda o sınırın dışına çıkamayacak...

Olmayan nedenin, nedenini aramak -> error, Olmayan başlangıcı aramak -> Error

Anlaşılması için uzay örneği verdim, başlangıcı neresi? başlangıcı yok, haliyle başlangıcı olmayana(olmadığı kelimesi, lafzını kullanmak için değil, başlangının olamamasından, muhtapsızlıktan mütevellit!) başlangıç mefhumlu sorular saçmadır. Defalarca, anlaşılması için gayet yerinde metafor yaptım, zaman düzleminde varlık tam orta noktadır, ne -1 dir ne de +1, ne öncededir, ne sonra da, 0(sıfır) da, ortada devinir(dinamik)durur. başlayamaz ve bitemez, ancak devinimle elde edilen şekil, şemal farkları, ELDEN-ELE geçercesine, VARLIĞIN BÜNYESİNDE gerçekleşir, siz daim, sıfırdasınız(varlık bünyesinde, şimdide), boşluk dediğinizde, şimdi'dir, öyle uzak zaman diyarları diye bir gerçeklik yok, ne başlar, ne biter, şimdi neyse odur, tek farkla devinir(yapı, form, ortam değişir, çünkü şeyler varlık çorbasındadır),şimdi, evet "şimdi" boşluktan, varlık mı peyda oluyor, gözlüyor musunuz bunu yoksa gördüğünüz hareket-değişimin nitel farkları mı?...

İster ölü, ister diri, hiç bir zaman dışına çıkamayacağınız ve dışı olmayan ŞİMDİ'dir, dışına ezeller, ebedler, başlangıç, bitişler, sınırlar tayin edip fırlatmanız düştür, hayaldir, farazidir, elinizde olan sadece ŞİMDİ, varlık ve yokluktur
.

Gerisi fasa fiso, ne zaman olmuş, kim başlatmış, boşluk, varlığa mı çıkmış, tümüde farazi, safsata, saçma sorulara muhatap, siz şimdi'nin dışına ne zaman çıkarsınız, oradan selam ederseniz düşünürüz...

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
  #169  
Alt 16-03-2016, 01:17
morrigan morrigan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 09 Feb 2016
Mesajlar: 407
Standart

sparcatus,

1-) Evrenin bir başlangıcı olduğunu ben söylemiyorum Big Bang teorisi söylüyor. Okuduğum izledim tüm Big Bang teorisi konularında evrenin bir başlangıcından söz ediliyor.
2-) Big Bang'e göre evren 1 saniyeden çok daha kısa sürede oluşmuştur buda evrenin başlangıcı olduğunu göstermektedir. Tekillik hali.
3-) Big Bang teorisine ve entropi yasasına göre bir gün evren yok olup gidecektir.
4-) Big Bang'e göre uzay'da yoktu zamanda yoktu boşlukta yoktu.
5-) Siz bu teoriyi kabul etmiyorsanız hiç konuşmayalım, bilim Big Bang teorisini böyle açıklıyor. Okuduğum tüm kaynaklarda da bunlar yazıyor.

Benim görüşüme göre bu tekillik boşluk içerinde iken patlatı, bir bütün değildi, boşluk madde var edemez madde var olduğuna göre maddeyi başka bir güç var etmiştir buda yaratıcıdır.

Boşluk olmasa zaten maddenin boşluktan başka var olabileceği bir yer yok.

Ama Big Bang teorisine göre boşlukta yoktu, boşlukta yoksa evren hiçtlikten yaratılmıştır, yani sizin bir bütün dediğiniz şekilde.

Evren hep vardı ortadaydı gibi görüşler Big Bang teorisine aykırıdır, zaten mantıksal olarak düşünüldüğünde hiçlik evren var edemez, öyle ise yaratılmıştır.

Evren hep ortadaydı gibi bir görüş ateist görüşüdür. Mantıklı olan ya hiçliktir ya da hiçikten yaratılmadır, hep vardı demek mantıklı değildir. İspatı da yok zaten.

Siz yaratıcıyı bir kenara atıp noktayı maddeyi ilahlaştırıp o hep vardı derseniz tabiki işin içinden çıkmak zor olur.

Yaratıcının sıfatını evrene yüklüyorsunuz, evren zeka akıl sahibi olmalı ki kendisini bile araştıracak insanları oluşturmuş, var mı böyle bir mantık. Maddeyi yaratıcı yapıp onu yaratanı inkar ediyorsunuz.

Bilim yokluğu tabiki tanımlayamaz, tanımlayabilse zaten yaratıcının yoktan var etmesi anlamsız olurdu.

Bilimin açıklayamadığı öyle çok konu var ki evren üzerinde bir teori yürütmesi herşeyi açıkladığı anlamına gelmez.
Ben böyle bir saçmalığı kabul etmem, mantığım da kabul etmez, evren kendinin yanında toz tanesi bile sayılmayacak ve kendini araştırtacak, tartıştıracak bir canlı meydana getiriyor da kendisi zeka akıl sahibi değil. Herşey o kadar kusursuz olmuş ki doğada kaos yerine yasalar var.
Alıntı ile Cevapla
  #170  
Alt 16-03-2016, 01:21
Dialectics - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Dialectics Dialectics isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 15 Jul 2014
Mesajlar: 1.765
Standart

morrigan´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
sparcatus,

1-) Evrenin bir başlangıcı olduğunu ben söylemiyorum Big Bang teorisi söylüyor. Okuduğum izledim tüm Big Bang teorisi konularında evrenin bir başlangıcından söz ediliyor.
2-) Big Bang'e göre evren 1 saniyeden çok daha kısa sürede oluşmuştur buda evrenin başlangıcı olduğunu göstermektedir. Tekillik hali.
3-) Big Bang teorisine ve entropi yasasına göre bir gün evren yok olup gidecektir.
4-) Big Bang'e göre uzay'da yoktu zamanda yoktu boşlukta yoktu.
5-) Siz bu teoriyi kabul etmiyorsanız hiç konuşmayalım, bilim Big Bang teorisini böyle açıklıyor. Okuduğum tüm kaynaklarda da bunlar yazıyor.

Benim görüşüme göre bu tekillik boşluk içerinde iken patlatı, bir bütün değildi, boşluk madde var edemez madde var olduğuna göre maddeyi başka bir güç var etmiştir buda yaratıcıdır.

Boşluk olmasa zaten maddenin boşluktan başka var olabileceği bir yer yok.

Ama Big Bang teorisine göre boşlukta yoktu, boşlukta yoksa evren hiçtlikten yaratılmıştır, yani sizin bir bütün dediğiniz şekilde.

Evren hep vardı ortadaydı gibi görüşler Big Bang teorisine aykırıdır, zaten mantıksal olarak düşünüldüğünde hiçlik evren var edemez, öyle ise yaratılmıştır.

Evren hep ortadaydı gibi bir görüş ateist görüşüdür. Mantıklı olan ya hiçliktir ya da hiçikten yaratılmadır, hep vardı demek mantıklı değildir. İspatı da yok zaten.

Siz yaratıcıyı bir kenara atıp noktayı maddeyi ilahlaştırıp o hep vardı derseniz tabiki işin içinden çıkmak zor olur.

Yaratıcının sıfatını evrene yüklüyorsunuz, evren zeka akıl sahibi olmalı ki kendisini bile araştıracak insanları oluşturmuş, var mı böyle bir mantık. Maddeyi yaratıcı yapıp onu yaratanı inkar ediyorsunuz.

Bilim yokluğu tabiki tanımlayamaz, tanımlayabilse zaten yaratıcının yoktan var etmesi anlamsız olurdu.

Bilimin açıklayamadığı öyle çok konu var ki evren üzerinde bir teori yürütmesi herşeyi açıkladığı anlamına gelmez.
Ben böyle bir saçmalığı kabul etmem, mantığım da kabul etmez, evren kendinin yanında toz tanesi bile sayılmayacak ve kendini araştırtacak, tartıştıracak bir canlı meydana getiriyor da kendisi zeka akıl sahibi değil. Herşey o kadar kusursuz olmuş ki doğada kaos yerine yasalar var.
Yazdığın konu basliginin farkinda misin sen Morrigan? Konunun ilk mesajini bir oku derim.
Bu arada Bedevi olmadigina kanaat getirdim. Cabuk gaza geliyorsun..

Bizler dünyanın şarkı söyleyip dans eden çöpleriyiz.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 22:57 .