Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Felsefe > Etik, Estetik, Sanat, Politika, Bilim & Eğitim

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #181  
Alt 29-05-2018, 12:51
Leonardo - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Leonardo Leonardo isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 12 Dec 2017
Bulunduğu yer: Ankara
Mesajlar: 1.371
Standart

Anarşizm bence Komünizme göre saptırmalara daha az açık.


İlla Yunanistan yada Gezi eylemleri ya da 2000-2001 yıllarındaki bazı anti-kapitalist platformlara bakmaya gerek yok.
Anarşistler soğuk savaş döneminde bence çok ciddi bir rol oynadılar.
Gerek Hippi hareketi gerek 1980'lerin Punk hareketinin dialektik açıdan önemi büyüktü.
Diğer solcular anarşistlere sürekli "ütopist" filan diyorlar, Komünist ülkelerde de anarşist kitaplar toplandı, anarşistler işlerine gelen dönemlerde kullanıldı, sonra işleri bitince özel "rehabilitasyon" merkezlerine gönderildiler.


Bir de şu var. Rusya'dan filan 90'larda kaçmış kişilerle komünizm konuşursan sana küfür ederler. "keşke sen yaşasaydın benim yaşadıklarımı" derler.


Anarşizmin öyle bir sorunu yok.
Tanım olarak da, bu yerleşik hayat öncesi insanların politik düzenidir. Mesela çocuklar belirli kişilere değil kabilenin kendisine ait filan. Amazon yerlilerinin yaşama biçimi. Bir çeşit komünizm ama anarşizm daha doğru bir tanım.


Her iki ideolojinin de diyalektik önemi var. 1950'lerde değiliz. 2020 yılında komünizmi de o yıllardaki gibi anlamıyoruz. Yani yine kapsamlı bir konuya girdik.
Alıntı ile Cevapla
  #182  
Alt 11-06-2018, 20:44
kartopu kartopu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 02 Dec 2014
Mesajlar: 3.695
Standart

3 haftadır forumda yoktum bulunduğum yerde internette yoktu.

Konu Marksizm den anarşizm e dönmüş. Elbette bulunduğumuz zaman anarşizm i tartışmayı dünden daha önemli kılmakta.

Çünkü devlet diye bir mekanizma var ve bu devlet hangi sınıfa ait tartışma konusu. Kılasik devlet sınıflar üstü değildir devlet egemen sınıfın örgütlenme biçimi olduğu bilinir egemen sınıf burjuva ise devlet devlet burjuva devleti egemen sınıf işçi sınıfı ise devlet işçi sınıfınındır.
Bunun en büyük göstergesi vergilerdir
Zamanımızın devleti vergilerin % 85 gibi parçasını tüketimden karşılıyor buna göre devlet herkesin olmalıdır. Ama öyle değil bu devletten ne burjuva memnun ne işçi o zaman bu devlet hangi sınıfa aittir diye bir soru akla geliyor.

Bu sadece Türkiyede değil dünyanın çok büyük kesiminde böyle.

İşte zamanımızda Anarşizm in rolü daha çok tartışılması gerektiğini söylüyor. Anarşizm hepimizin bildiği gibi bütün otoritelere karşı örgütlenme biçimidir.

Bir de yaşamış olduğumuz reel sosyalizm var ki hataları çok fazla Elbette bize bıraktığı miras da çok fazla.

Bana göre Marksizm ve Anarşizm in birbirine en yakın olduğu zamanı yaşıyoruz.(bu benim görüşüm)

Devleti bulunduğumuz zamanı da dikkate alarak tartışmak iyi olacak diye düşünüyorum. Hele ki teknolojinin bu derece ilerlemesi yapay aklın hayata dayatması işçi yerine robotun gündeme gelmesi bize sistemi, insanı ve devleti yeniden tartıştırmak zorunda bırakıyor.

Bence iyi olacak zamanı anlamamızı da sağlayacak.
Alıntı ile Cevapla
  #183  
Alt 06-05-2020, 06:06
Şüpheci Dinsiz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Şüpheci Dinsiz Şüpheci Dinsiz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 28 Dec 2010
Bulunduğu yer: Istanbul
Mesajlar: 8.545
Standart

Karl Marx 202 yaşında.

marksist.org



Uluslararası sosyalist geleneğin önde gelen isimlerinin kısa yaşam öyküleri, Portreler serisinde...

Karl Marx, 1818 yılında Almanya'nın Trier şehrinde orta sınıf bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Bonn'da hukuk okuduktan sonra Berlin'e giderek hukuk ve felsefe eğitimini burada sürdürdü. Berlin'de iken dönemin önemli felsefecilerinden Hegel'in eserleri ile tanışan Marx, Genç Hegelciler adı verilen ve radikal liberallerden oluşan bir çevreye dâhil oldu. Doktorasını son olarak Jena Üniversitesi'nde bitiren Marx, hayatının çoğunluğu boyunca gazetecilik yapmıştır. Rheinische Zeitung, Deutsch-Französische Jahrbüche (Alman-Fransız Yıllıkları) gibi gazetelerde çalışan ve genç yaşında üst sınıf bir aileden gelen Jenny Von Wesphalen ile evlenen Marx'ın radikalliği giderek artmaya başlamış ve çeşitli işçi sınıfı direnişlerine şahit olması onun dünyayı değiştirecek özne olarak işçi sınıfını görmeye başlamasını, aynı zamanda Genç Hegelcilerden kopmasını sağlamıştır. 1844 yılında hayatı boyunca en yakın arkadaşı ve fikirsel ortağı olacak Friedrich Engels ile tanışmış ve o günden sonra birlikte tarihsel materyalist yöntemi ve teoriyi geliştirmenin yanı sıra devrimci mücadelenin gelişimi için uğraşmışlardır.

Politik fikirlerinden dolayı önce Paris'e sonra da İngiltere'ye taşınmak zorunda kalan Marx aşırı yoksul bir hayat yaşamıştır. Neredeyse hiçbir düzenli geliri bulunmayan Marx'a genel olarak Engels yardım etmiş, Marx'ın üç çocuğu yoksulluk yüzünden hayatlarını kaybetmiştir.

Marx ve Engels, 1840'lı yıllarda tam da 1848'de bir devrimci dalga tüm Avrupa'yı sarsmak üzereyken Kutsal Aile, Alman İdeolojisi gibi eserlerle yepyeni bir akımın, merkezine sıradan insanların eylemini koyan bir teorinin öncülüğünü yapmış, hem de 1847'de Komünistler Birliği'nin kuruluşunda yer almış ve bu örgütün programını yani Komünist Manifesto'yu kaleme almışlardır.

Manifesto'da işçi sınıfına kurtuluşunun kendi eserleri olacağını ve tüm dünyadaki işçilerin birleşmesi gerektiği açıkça söyleyen Marx ve Engels, 1848 devrimci dalgasının geri çekilmesiyle beraber kendilerini daha çok teorik çalışmalara vermişlerdir. Bu yıllarda Marx ilgisini çoğunlukla ekonomi üzerine yoğunlaştırdı. Kapitalizmin, işçinin emek gücünün sömürüsü üzerinden elde edilen artı değere muhtaç bir sistem olduğunu keşfeden Marx, sistemin mezar kazıcısının da bu sınıf olduğunu gösteren bütüncül bir analiz ortaya koydu. Bu çalışmaların en önemlisi Marx'ın hayatının eseri olan ve sağlığında sadece birinci cildini tamamlayabildiği Kapital oldu.

Marx, sadece ekonomik metinler yazmadı aynı zamanda Fransa'da 1848'den başlayan süreci, sonrasında Louis Bonaparte'ın iktidarını ve nihayetinde Paris Komünü'nü ele aldığı muazzam politik metinlere imza attı. Bu metinler bugün Fransız Üçlemesi olarak anılan Fransa'da Sınıf Savaşları, Louis Bonaparte'ın 18 Brumaire'i ve Fransa'da İç Savaş kitaplarıdır.

Komünistler Birliği'nden 17 yıl sonra Marx ve Engels, Uluslararası İşçiler Birliği yani I. Enternasyonal'in kuruluşunda yer aldı. 1864'te kurulan Enternasyonal sınıfın içindeki pek çok farklı eğilimi bir arada barındırıyordu, bir yandan işçilerin uluslararası mücadelesini tüm insanlığın kurtuluşuna bağlayan bir mücadeleyi şekillendirmeye çalışan Marx, bir yandan da Enternasyonal içindeki elitist eğilimlere karşı mücadele etti. 1871'de Paris Komünü başladığında Marx, komünü "Gökyüzünün fethine çıkanlar" olarak selamladı. Komün'ün yenilgisinin ardından Enternasyonal ömrünü doldurdu.

Marx, çalışmalarını kendisinin ve ailesinin yıkımına sebep olabilecek bir özveriyle öldüğü güne kadar sürdürdü. 1883'te öldüğünde geriye işçi sınıfının kendi kurtuluşunun kendi eseri olacağını anlatan bir eylem kılavuzu ve mücadele mirası bırakmıştı.

Can Irmak Özinanır

(Sosyalist İşçi)

* Bir ben vardır bende, benden içeri. (Yunus Emre)
* Gören bizi sanır deli, usludan yeğdir delimiz. (Muhy-i)
* Kadınlar insan, biz insanoğlu. (Neşet Ertaş)
* Bu otobüs de benim Maserati'm, halkımla birlikte kullanıyoruz. (Tuncel Kurtiz)
* Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım? (Turan Dursun)
* Beneath this mask there is more than flesh, beneath this mask there is an idea Mr Creedy, and ideas are bullet-proof. (V for vendetta)
* O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık. (Yaşar Kemal)
* Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. (Nazım Hikmet Ran)
* Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar her milli bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var. Dostlar ki; bir kere bile selamlaşmadık, aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz.. (Nazım Hikmet Ran)
* Bir insan size alın teriyle zengin olduğunu söylerse, ona şunu sorun; kimin alın teriyle?.. (Don Marquis)
Alıntı ile Cevapla
  #184  
Alt 14-03-2021, 15:58
Şüpheci Dinsiz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Şüpheci Dinsiz Şüpheci Dinsiz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 28 Dec 2010
Bulunduğu yer: Istanbul
Mesajlar: 8.545
Standart

14.03.1883
Bir Karl Marx gelip geçti bu dünyadan.


* Bir ben vardır bende, benden içeri. (Yunus Emre)
* Gören bizi sanır deli, usludan yeğdir delimiz. (Muhy-i)
* Kadınlar insan, biz insanoğlu. (Neşet Ertaş)
* Bu otobüs de benim Maserati'm, halkımla birlikte kullanıyoruz. (Tuncel Kurtiz)
* Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım? (Turan Dursun)
* Beneath this mask there is more than flesh, beneath this mask there is an idea Mr Creedy, and ideas are bullet-proof. (V for vendetta)
* O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık. (Yaşar Kemal)
* Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. (Nazım Hikmet Ran)
* Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar her milli bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var. Dostlar ki; bir kere bile selamlaşmadık, aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz.. (Nazım Hikmet Ran)
* Bir insan size alın teriyle zengin olduğunu söylerse, ona şunu sorun; kimin alın teriyle?.. (Don Marquis)
Alıntı ile Cevapla
  #185  
Alt 30-03-2021, 01:51
Şüpheci Dinsiz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Şüpheci Dinsiz Şüpheci Dinsiz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 28 Dec 2010
Bulunduğu yer: Istanbul
Mesajlar: 8.545
Standart

BSMTV

Karl Marx Haksız mı çıktı? - Teferruat

* Bir ben vardır bende, benden içeri. (Yunus Emre)
* Gören bizi sanır deli, usludan yeğdir delimiz. (Muhy-i)
* Kadınlar insan, biz insanoğlu. (Neşet Ertaş)
* Bu otobüs de benim Maserati'm, halkımla birlikte kullanıyoruz. (Tuncel Kurtiz)
* Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım? (Turan Dursun)
* Beneath this mask there is more than flesh, beneath this mask there is an idea Mr Creedy, and ideas are bullet-proof. (V for vendetta)
* O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık. (Yaşar Kemal)
* Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. (Nazım Hikmet Ran)
* Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar her milli bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var. Dostlar ki; bir kere bile selamlaşmadık, aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz.. (Nazım Hikmet Ran)
* Bir insan size alın teriyle zengin olduğunu söylerse, ona şunu sorun; kimin alın teriyle?.. (Don Marquis)
Alıntı ile Cevapla
  #186  
Alt 30-03-2021, 08:47
Khaos Khaos isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 12 Jun 2009
Mesajlar: 5.575
Standart

Kapitalizmde
Sermayenin, emeği ücretli köle durumuna dönüştürmesi üzerinden sömürmesi ile
Kapitalist merkez devletlerin çevre devletleri sömürüsü arasında analoji kurmak tam ortodoks marksist yanılgısı.

Emperyalist sürecin dinamik kavranışında tam bir körlük.
ABD Türkiyeyi sömürmez.
Türkiyeli emekçiyi türk kapitalisti sömürür.
Uluslararası mali ilişkiler üzerinden de bu sömürüden merkez emperyalist ülkenin kapitalistine pay aktarır.
Milli komprador sanayi ve ticaret burjuvazisinin durumu budur.

Sömürü ulusal değil sınıfsaldır.
Alıntı ile Cevapla
  #187  
Alt 30-03-2021, 10:17
ilahimasal ilahimasal isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 23 Oct 2017
Mesajlar: 3.462
Standart

Marx Haklımı haksızmı ! , Bu gün olanlar icin haklımı haksızmı çıktı konuşulurda!

Bu tip düşüncelerde eldeki malzemeye bakılır.
Malzeme ne ?
Malzeme kendisini kapitalizme sunmuş , duruma göre şekil alan ve bunu içselleştirip o kölelik denileni kendine yaşam biçimi yapan insanlar , önüne konan köle olmaktan kurtaracak sistemi BİLİNÇLİ bir sekilde red ediyorsa ve kölelikten onları kurtaracak düşüncenin mucadele eden insanlarınada gına getirip , yeter artık dedirtecek bir hale gelmişse !!

E şimdi elde böyle bir malzeme varken kapitalizim yerel olsun , küresel olsun bu fırsatı tepe tepe kullanmazmı?

Zamanın behrinde bir taş ocağına malzeme satışı için ziyarete gittigimde siyasi görüşünü çok iyi bildigim , donanımlı taş ocagının işletme müdürünün garip davranışları ile karşılaştım.
Bu arkadaşım geçmişte söylem ve davranışları ile başka işletmelerde işcilere elinden gelen imkanlarla gayet iyi ve korumacı davranırken , bu son işletmede gayet katı ve hatta zalim bir şekilde davranıyordu
İmalı bir tebessümle hayırdır , noldu ? dedim?
Bunlar bunu hak ediyor. Benimde direnmeme gerek yok dedi.
Anlattıkları hepinizin malumu olan ve siyasi görüşünden sebep bir üste yani patrona olan jurnalleri , bu işletme müdüründen , sınıfsal talepleri degilde , dini ve kimlikci beklentileri.

Bu ocaktada , yemekhanesi , yatakhanesi , maaşları , çalışırkenki sosyal hakları için bir çok gelişme saglamış , aynı mekanda yemek yeme gibi iste o yemek yeme esnalarındaki kronik din ve kimlik dürtüleri ile , arkadaşımın tüm bilinçlendirmelerine tepki koyup , bir üste iletmeler artık ona gına getirmiş ve takdigini degistirip bildigin kapitalizmin her takdigini bunlar üzerine uygulamaya başlamış.
Ve sonucta almıs. Esas durusta makamına girenler , beyanını verip tevazu ile geri çıkanlar.
Hatta öyleki çalısma masasının arkasından ocaga bakan duvara geniş bir cam açıp oraya bir dürbün yerlestirip , calışanların tüm hareketlerini kontrol edip , aksi bir durumda gereken cezalandırmayı yapmak gibi uygulamalara gitmiş.daha neler neler.

Evet işletmeyi muma cevirmisti. Disiplinmi dersiniz artık bilemiyorum ama bu insanların kendilerine hem sınıfının bilincini , hem hakkı olanları vermeye gayret eden birine böyle davranırsa yapacak pek bir seyde yok gibi!

En çok güldügüm ise " artık patronun kârına çalışıyorum , işci mikilir gibi " söylemleri aklıma geliyorda malzemeye bakınca galiba yapacak bir sey yok .

Marx haklı bile olsa bu insanlar bunun için mucadele etmediği gibi mucadele edenleri bıktırıp bezdiriyorlar.
Alıntı ile Cevapla
  #188  
Alt 30-03-2021, 14:41
Yıldıztozu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yıldıztozu Yıldıztozu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 22 Sep 2014
Mesajlar: 4.348
Standart

Kapitalizm kölelik değil özgürlük sistemidir.
Marksizm ve komünizm ise insanları çalışmak zorunda bırakan, konfor ve özgürlük imkanı sunamayan sistemlerdir.

Tanım: Özgürlük, seçilebilecek seçeneklerin sayısına bağlıdır.

Somut gerçeklik: Kapitalizmdeki rekabet seçenek sayısını artırır. Bu rekabet sayesinde yeni yemek çeşitleri üretilir, yeni araba çeşitleri üretilir. Seçeneğin artması özgürlüğü artırır.

Somut gerçeklik 2: Konfor emeksiz elde edildiğinde anlamlıdır. Emek karşılığı konfor sunulması bir çelişki yaratırdı. Emeksiz konfor özgürlüğü yine kapitalizmde mümkündür.

Dolayısıyla ben de konforuna ve özgürlüğüne düşkün birisi olarak kapitalizmden yana olmam kaçınılmaz.
Alıntı ile Cevapla
  #189  
Alt 30-03-2021, 22:24
antkanser antkanser isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 25 Sep 2019
Mesajlar: 203
Standart

Yıldıztozu´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Kapitalizm kölelik değil özgürlük sistemidir.
Marksizm ve komünizm ise insanları çalışmak zorunda bırakan, konfor ve özgürlük imkanı sunamayan sistemlerdir.

Tanım: Özgürlük, seçilebilecek seçeneklerin sayısına bağlıdır.

Somut gerçeklik: Kapitalizmdeki rekabet seçenek sayısını artırır. Bu rekabet sayesinde yeni yemek çeşitleri üretilir, yeni araba çeşitleri üretilir. Seçeneğin artması özgürlüğü artırır.

Somut gerçeklik 2: Konfor emeksiz elde edildiğinde anlamlıdır. Emek karşılığı konfor sunulması bir çelişki yaratırdı. Emeksiz konfor özgürlüğü yine kapitalizmde mümkündür.

Dolayısıyla ben de konforuna ve özgürlüğüne düşkün birisi olarak kapitalizmden yana olmam kaçınılmaz.
bu tipleri sömürmek, ezmek , kubura gömmek sevaptır. sevap dan da öte farzdır. şartdır. bu gibilerle empati yapmak aptallıktır. bu gibilere merhamet göstermek de gel beni düt demektir. görüldüğü yerde sorgusuz, sualsiz, herjangi bir tereddüt yaşamadan üstüne basılmalı. ama diikat edin hamam böceklerine sakın basmayın bunlardan ehvendir.
Alıntı ile Cevapla
  #190  
Alt 31-03-2021, 09:35
Khaos Khaos isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 12 Jun 2009
Mesajlar: 5.575
Standart

Antkanser, yeme bu numaraları.
Kendini özel olduğuna inandırmaya çalışan köle ahlaklının biridir yıldıztozu. Kullandığı kavramları da bilmez.
Üzerine basmaya değmez.
Korkak olduğu için haz kovalamaktan bile aciz bi nevrotiktir. Hegemonyadaki yeri avcı değil leşçi.

Birilerini sinir edip keyf almaya çalışıyor.
Özel olduğu palavrasına inancını kaybettiğinde nihilist taklidi yapar.
Onun ciğerini biliyorum.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 15:56 .