Mevlana'yı bilmiyorum ama Yunus Emre'ye ruh hastası demek biraz ağır olmuş.
Çünkü normal insan kimdir, sağlıklı insan kimdir, bilemiyoruz bugün.
Aslında biliyoruza da normal insanlar bugün hala azınlıktalar,
ruh hastaları hala çoğunlukta.
Belki de ruh hastası dediğiniz Yunus Emre sağlıklı bir insandı,
diğerleri yanlış,
hastaydı.
Ki şiirlerine bakarsak,
mantığını kavrarsak öyle olduğunu görürüz.
Diğerleri namaz kılıp savaşa gidip sevaplarını arttırmaya çalışırken,
Yunus Emre dünyayı kavramaya çalışıyordu.
Topluma uymuyor, köşeye kapanıp şiir yazıyor felsefe yapıyor diye ruh hastası demek yanlış olur diye düşünüyorum.
Osmanlı'da Yunus Emre'nin şiirleri yasaklanmıştır.
Çünkü Osmanlı'da anlayış, sus itaat et sorgulama, namazını kıl,
savaş olursa da cepheye gel anlayışı var iken,
Yunus Emre'de kendini bil, iyi insan ol anlayışı vardır.
Enel hak anlayışı vardır.
Bir bakıma bugünün tabiriyle ateist, deist hümanist bir bakış açısı vardır.
O zamanın ruh hastası, o zamanlar rağbet görmemiştir,
ama bugün Yunus Emre deyince bile,
bir ateist olarak şiirlerini hatırladığımda, hayranlık duyuyorum,
keşke İslam Yunus Emre'nin anlattığı gibi olsaydı diyorum.
''Ete Kemiğe büründüm, Yunus diye göründüm''
Bu sözü gerçek islamın uygulandığı bir ülkede söylerseniz,
bugün bile öldürülebilirsiniz.
Açıkça şirktir. Hallacı Mansur gibi öldürülebilirsiniz.
Konuyu toparlayacak olursak, o günün ruh hastası,
bugünün gerçek normal sağlıklı insanıdır.
O günün normalleri de bugünün ruh hastalarıdır.
Onlar yanacak ahehey, vurun öldürün kırın yakın diyenler ruh hastasıdır.
Bizden olmayanı kesin, dinden çıkanı öldürün, ya sev ya terket diyenler ruh hastasıdır.
yaşasın Yunus Emre, Ne mutlu Türkiye