İslam zaten şuan için reforma uğramaktadır. 21.yy'ın şartlarına göre yeniden şekillenen inançta belli başlı şeyler üzerine bazı yerlerde yavaş bazı yerlerde hızlı bir değişim gözlenebiliyor. Bunun en önemli halkası şüphesiz kadın hakları ve bu hususta kadın hakları üzerine ciddi yönelim gözlemlemek mümkün.
Türkiye'de mesela Elmalılı Hamdi Yazır'ın tefsiri buna en çarpıcı örnektir. Hemen hemen karşı çıkan bir cemaat/tarikat/hoca yok hemen hemen hepsi bu tefsiri onaylıyor. Bunun sebebi ayetlerin yorumları yumuşatılıyor, bilimsel düşünceler ile tamamen çelişen ayetlerin anlamları günümüz anlamına kaydırılıyor, kadına işkence içeren ayetler bambaşka manalara yöneltiliyor.
Aynı şekilde Cariyelik kavramı da yumuşatılıp, değiştirilmek isteniyor mesela bir örnek vereyim;
Nisa 24
Eski Diyanet İşleri Meali
|
Evli kadınlarla evlenmeniz de haram kılındı. Maliki bulunduğunuz cariyeler müstesna, bunlar, Allah'ın üzerinize farz kıldığı hükümlerdir. Bunlardan başkasını, zinadan kaçınıp, iffetli olarak, mallarınızla istemeniz size helal kılındı. Onlardan faydalandığınıza mukabil, kararlaştırılmış olan mehirlerini verin; kararlaştırılandan başka, karşılıklı hoşnud olduğunuz hususda size bir sorumluluk yoktur. Allah Bilen'dir, Hakim'dir.
|
Yeni Diyanet İşleri Meali
|
(Savaş esiri olarak) sahip olduklarınız hariç, evli kadınlar (da size) haram kılındı. (Bunlar) üzerinize Allah’ın emri olarak yazılmıştır. Bunların dışında kalanlar ise, iffetli yaşamak ve zina etmemek şartıyla mallarınızla (mehirlerini verip) istemeniz size helâl kılındı. Onlardan (nikâhlanıp) faydalanmanıza karşılık sabit bir hak olarak kendilerine mehirlerini verin. Mehir belirlendikten sonra, onunla ilgili olarak uzlaştığınız şeyler konusunda size günah yoktur. Şüphesiz ki Allah (her şeyi) hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
|
Cariyelik paranteze girmiş üstelik cariyenin sadece savaş esiri olarak algılanması anlamında değiştirilmiş. Yani hem anlamı daraltılıyor, hemde parantez içine alınıyor. Yavaş ama sezilebilen bir değişimin habercisi. Nikahlanıp kısmı da önemli bir nokta.
Kısacası mecburi reform oluyor din sadece hadis bazında değil Kuran'da değiştiriliyor hemde öyle böyle değil, fanatik müslüm kardeşlerimiz mevzuya uyanmasın diye de bu reform sindire sindire veriliyor. Aslında bunun arapça da 200 anlamı var,burada bu anlama gelmektedir şeklinde telkinlerle kendi tabanlarını kandırıp 21.yy'a adapte etmeye çalışıyorlar çünkü adapte olamazlarsa dinin sonu yaklaşıyor. Dindar insanlar ne oluyor, bu nasıl din ? şeklinde durumu içselleştirmeye başlıyorlar, kadınlar dünyayı gördükçe kendi dünyalarının nasıl bir hapishane olduğunun farkına varıyorlar. O eve kapatılan kızlar şayet okuma yazma biliyorlarsa mahrum kaldıkları hayatları merakla takip ediyor, gerçekten ciddi ölçüde kitap okumaya başlıyorlar. İlahiyat mezunu kadınlar ailelerinden kopup kendi ayakları üzerinde durmanın telaşı içerisine giriyorlar ve evlenip başka bir ev hapishanesine girmemek için var güçleri ile uğraşıyorlar. Suudi Arabistan gibi dünyanın en büyük açık hava hapishanesinde bile mecburi değişim adımları atılma baskısı hissediliyorsa reform sürecine girilmiş olduğunun bariz göstergesidir.