
21-02-2015, 17:36
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.668
|
|
Mantığın konjoktürel değil. Dahi aslında zaman harcamayı da düşünmüyorum. Bir çok bilim insanı zamanında hatta şimdi bile, inançsız dahi olsa(bırakın ateisti), inançsızım diyemiyor. Örneğin Türkiye'de üniversitelerde öğretim veren, TV lere belkide gazete, dergilere çıkan bir bilim insanı çıkıp işmiş gibi Ben Ateistim demez.
O'nu köşeye sıkıştırmak için inancını soranlar olur, inançlıyım ama sizler gibi inanmıyorum benimksi biraz farklı vs der.Neden?
1.) Toplumsal baskı
2.) Hayat koşulları - çalışma koşulları
3.) Hitap edilen kitlede olumsuzluk oluşturarak baştan önyargılar eliyle vereceklerini vermez hale gelmek kaygısı(bir ateisti kim dinler, sayar!)
4.) 3 nolu kaygıyı Osmanlı dönemi aydınlarında da görebilirsiniz, 30 tane Muhammed lafzı eder, Allah kitap eder ama asıl görüşünü araya sokar, meşru bir zemin ile aşılamaya çalışır(örn:Bkz Varidat, Şeyh Bedreddin, hatta Mevlana, Yunus Emre eserleri)
Türkiye hala 100 yıl geride, Einstein dönemide sorunlu ve heleki Enstein hayatının son çeyreğini ABD de geçirdi. Her yanı silme inanç ve dokunulmazlık dolu bir ülke. Peki Eintein'i ABD de yaşamaya sürükleyen ne? Alman hükümetinin yahudilerin okullarda eğitim vermesine engel olması! Şimdi tekrar döndünüz mü benim ilk ve sonraki paragraflarıma. Einstein yahudi değilim diyemezdi(bilinen soy), ama hükümet deseydi ki ateistler eğitim kurumlarında çalışamaz, rahatlıkla değilim diyebilirdi, zira başka çare kalmazdı.
Şimdi Türkiye de başbakanı, cumhurbaşkanı çıkıp ateistleri cadı, esrar içmenin bile ateistlikle iliştirildiği, din okumasınlrda ateistmi olsunlar diye nefret saçtığı vs olarak lanse ederken, okullarda ateist öğretmen avları varken, kim çıkacak, heleki adı duyulmuş, ün yapmış olacak ve ben ateistim diyecek? Ne için diyecek, hem hali hazır kitleye erişimini engellemek zararı pahası mı, yoksa başına gelecek bir çok iş ya da yaptırımlar için mi?
Yani siz hangi dünyada, hangi özgürlüklerin olduğu bir dünyada olduğunuzu düşünüyorsunuz? Yine aynı Einstein hem atom bombasına karşı olmakla, hem de siyasi anlamda savaşa karşı, sosyalist kimliğiyle(komünist suçlanması) az kalsın ABD den de kaçmak zorunda kalacaktı.
Sistemde kötü olan şu, insanları hayatlarıyla zincirlemek. İnsan ne olursa olsun eni, sonu bir hayatı, bir ev, toplum, sosyal ve aile hayatı var. Dokunumazlıklar içinde hayatının her alanını riske atmak istemiyor, atarsa bir çok şeyden mahrum kalabilir. En önemliside hitap ettiği milyonlar, onu ciddiye alan kurumlarda edindiği kürsü ve olanaklar elinden gidebilir... İnsanları ateistim diye, diye aydınlatamyız, bir inançlıya yörü lan Allah'a ben inanmıyorum, ateistim diye sohbet edemez bir şey alamaz/anlatamaz/veremezsiniz. Zira hassas noktaları gözetmek zorundasınız....
Neyse
Şimdi daha yeni yeni, istisnai de olsa bilim insanları belirli konularda özel düşünce ve hayatlarını paylaşabilirler ama nadir. Bırakın dinsel dogmaları, bilim insanları Big Bang'e karşı görüş belirttiği an bile bir çok olanaktan mahrum bırakılıyor!
10 Yıl yöneticilik yaptım ve 8 yılda ancak 40 personel benim Allahsız olduğumu öğrendi. Ve bunu bildiklerinde ise ben zerre bir şey kaybetmedim, çünkü 8 yılımı o insanları belirli bir düzeyde hoşgörü ve saygı seviyesine getirdim, bende saygımda kusur etmedim, yani kabullenilebilir olmak, bunu kazanmak zaman istiyor!. 8 yılın sonunda dinsel konular olunca fikrimi söylediğimde ne kadar onlara ters olsa da benle birlikte gülebiliyorlardı, heeee öyle mi derdim, peki yaratanı kim yaratmış? Toplantıda sırf ben konuşturup gülmek için yüklenirlerdi, bende cevabı yapıştırırdım, gülerlerdi. 40 kişiyle toplantıdayız, ben kızıyorum, örnekleri somut bir biçidme önlerine sunuyorum, hatalarının mal olduğu sonuçları vs, eksik yapıyorsunuz, bu işler böyle olursa sonu ne olur? Allah bilir derlerdi, hadin oradan! Kötü olur, müşteriler isyan eder, işinizi doğru yapmazsanız hayat, mayat meselesi dahi tehlikeye girer, işleriniz önem verin, düzgün yapın vs... Allah bilir dediklerinde, bende O hiç bir şeyi bilzmez ama işinizi kötü yaparsanız sizde bilirsiniz sonuçları iyi olmaz(gülümserlerdi, çünkü Allah bilir lafzı onları kurtarmıyordu, topu taca atmaları işlerine yaramıyordu)!  Ha onlar her cuma namaza giderdi(%80), bende aracımı altlarına verirdim, uzak yürümeyin diye...
Peki 8 yıl sordular neden namaza gitmiyorsun vs ben farklı inanıyorum dedim  , eğer bunu yapmasaydım o 8 yıldaki edineceğim kazanımı elde edemeyecektim ve belkide işimden de olabilirdim..
Size garip gelecek bir şey söyleyeyim, İran evet İran'da bile rahat 2 milyona yakın ateist vardır, ama bu işi resmiyete dökerseniz 1 kişi bile bulamazsınız...
Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White ------ Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------ Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Konu spartacus tarafından (21-02-2015 Saat 17:47 ) değiştirilmiştir.
|

21-02-2015, 17:49
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 14 Jan 2015
Mesajlar: 279
|
|
spartacus´isimli üyeden Alıntı
Mantığın konjoktürel değil. Dahi aslında zaman harcamayı da düşünmüyorum. Bir çok bilim insanı zamanında hatta şimdi bile, inançsız dahi olsa(bırakın ateisti), inançsızım diyemiyor. Örneğin Türkiye'de üniversitelerde öğretim veren, TV lere belkide gazete, dergilere çıkan bir bilim insanı çıkıp işmiş gibi Ben Ateistim demez.
O'nu köşeye sıkıştırmak için inancını soranlar olur, inançlıyım ama sizler gibi inanmıyorum benimksi biraz farklı vs der.Neden?
1.) Toplumsal baskı
2.) Hayat koşulları - çalışma koşulları
3.) Hitap edilen kitlede olumsuzluk oluşturarak baştan önyargılar eliyle vereceklerini vermez hale gelmek kaygısı(bir ateisti kim dinler, sayar!)
4.) 3 nolu kaygıyı Osmanlı dönemi aydınlarında da görebilirsiniz, 30 tane Muhammed lafzı eder, Allah kitap eder ama asıl görüşünü araya sokar, meşru bir zemin ile aşılamaya çalışır(örn:Bkz Varidat, Şeyh Bedreddin, hatta Mevlana, Yunus Emre eserleri)
Türkiye hala 100 yıl geride, Einstein dönemide sorunlu ve heleki Enstein hayatının son yarısını ABD de geçirdi. Her yanı silme inanç ve dokunulmazlık dolu bir ülke. Peki Eintein'i ABD de yaşamaya sürükleyen ne? Alman hükümetinin yahudilerin okullarda eğitim vermesine engel olması! Şimdi tekrar döndünüz mü benim ilk ve sonraki paragraflarıma. Einstein yahudi değilim diyemezdi(bilinen soy), ama hükümet deseydi ki ateistler eğitim kurumlarında çalışamaz, rahatlıkla değilim diyebilirdi, zira başka çare kalmazdı.
Şimdi Türkiye de başbakanı, cumhurbaşkanı çıkıp ateistleri cadı, esrar içmenin bile ateistlikle iliştirildiği, din okumasınlrda ateistmi olsunlar diye nefret saçtığı vs olarak lanse ederken, okullarda ateist öğretmen avları varken, kim çıkacak, heleki adı duyulmuş, ün yapmış olacak ve ben ateistim diyecek? Ne için diyecek, hem hali hazır kitleye erişimini engellemek zararı pahası mı, yoksa başına gelecek bir çok iş ya da yaptırımlar için mi?
Yani siz hangi dünyada, hangi özgürlüklerin olduğu bir dünyada olduğunuzu düşünüyorsunuz? Yine aynı Einstein hem atom bombasına karşı olmakla, hem de siyasi anlamda savaşa karşı, sosyalist kimliğiyle(komünist suçlanması) az kalsın ABD den de kaçmak zorunda kalacaktı.
Sistemde kötü olan şu, insanları hayatlarıyla zincirlemek. İnsan ne olursa olsun eni, sonu bir hayatı, bir ev, toplum, sosyal ve aile hayatı var. Dokunumazlıklar içinde hayatının her alanını riske atmak istemiyor, atarsa bir çok şeyden mahrum kalabilir. En önemliside hitap ettiği milyonlar, onu ciddiye alan kurumlarda edindiği kürsü ve olanaklar elinden gidebilir... İnsanları ateistim diye, diye aydınlatamyız, bir inançlıya yörü lan Allah'a ben inanmıyorum, ateistim diye sohbet edemez bir şey alamaz/anlatamaz/veremezsiniz. Zira hassas noktaları gözetmek zorundasınız....
Neyse
Şimdi daha yeni yeni, istisnai de olsa bilim insanları belirli konularda özel düşünce ve hayatlarını paylaşabilirler ama nadir. Bırakın dinsel dogmaları, bilim insanları Big Bang'e karşı görüş belirttiği an bile bir çok olanaktan mahrum bırakılıyor!
10 Yıl yöneticilik yaptım ve 8 yılda ancak 40 personel benim Allahsız olduğumu öğrendi. Ve bunu bildiklerinde ise ben zerre bir şey kaybetmedim, çünkü 8 yılımı o insanları belirli bir düzeyde hoşgörü ve saygı seviyesine getirdim, bende saygımda kusur etmedim, yani kabullenilebilir olmak, bunu kazanmak zaman istiyor!. 8 yılın sonunda dinsel konular olunca fikrimi söylediğimde ne kadar onlara ters olsa da benle birlikte gülebiliyorlardı, heeee öyle mi derdim, peki yaratanı kim yaratmış? Toplantıda sırf ben konuşturup gülmek için yüklenirlerdi, bende cevabı yapıştırırdım, gülerlerdi. 40 kişiyle toplantıdayız, ben kızıyorum, örnekleri somut bir biçidme önlerine sunuyorum, hatalarının mal olduğu sonuçları vs, eksik yapıyorsunuz, bu işler böyle olursa sonu ne olur? Allah bilir derlerdi, hadin oradan! Kötü olur, müşteriler isyan eder, işinizi doğru yapmazsanız hayat, mayat meselesi dahi tehlikeye girer, işleriniz önem verin, düzgün yapın vs... Allah bilir dediklerinde, bende O hiç bir şeyi bilzmez ama işinizi kötü yaparsanız sizde bilirsiniz sonuçları iyi olmaz(gülümserlerdi, çünkü Allah bilir lafzı onları kurtarmıyordu, topu taca atmaları işlerine yaramıyordu)!  Ha onlar her cuma namaza giderdi(%80), bende aracımı altlarına verirdim, uzak yürümeyin diye...
Peki 8 yıl sordular neden namaza gitmiyorsun vs ben farklı inanıyorum dedim  , eğer bunu yapmasaydım o 8 yıldaki edineceğim kazanımı elde edemeyecektim ve belkide işimden de olabilirdim..
Size garip gelecek bir şey söyleyeyim, İran evet İran'da bile rahat 2 milyona yakın ateist vardır, ama bu işi resmiyete dökerseniz 1 kişi bile bulamazsınız...
|
Şimdi mesajda toplum baskısı ön planda görünüyor. Biraz da menfaat sezdim normal olarak. Biz şu zaman da dahi ateist değil bir yaratıcı olduğunu söylesek dahi yani deist olduğumuzu söylediğimizde de benzer tepkiler ve kayıplar olmakta. Bu durum sadece ateistler için geçerli değil. Hatta dindarlar için din yoksa hepimiz kefereyiz. Yaratıcı olup olmaması çok mühim değil yani.
Şimdi bu senin mesajdan Albert Einstein'ın menfaat ve toplum baskısı yüzünde mi tanrıyı kabul etiğini düşünmeliyiz? Normal de ateist midir?
İçinizde ki Yaratıcıya sıkı tutunun! – Stepal Kepton
deistim.com
|

21-02-2015, 18:02
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
|
|
Stepal Kepton´isimli üyeden Alıntı
Şimdi mesajda toplum baskısı ön planda görünüyor. Biraz da menfaat sezdim normal olarak. Biz şu zaman da dahi ateist değil bir yaratıcı olduğunu söylesek dahi yani deist olduğumuzu söylediğimizde de benzer tepkiler ve kayıplar olmakta. Bu durum sadece ateistler için geçerli değil. Hatta dindarlar için din yoksa hepimiz kefereyiz. Yaratıcı olup olmaması çok mühim değil yani.
Şimdi bu senin mesajdan Albert Einstein'ın menfaat ve toplum baskısı yüzünde mi tanrıyı kabul etiğini düşünmeliyiz? Normal de ateist midir?
|
Hayir. Einstein dunya tarihinde bilim kisisi olarak etik olmak acisindan en onde gelen bilim kisilerinden biridir. Yani bilimsel durustlugu vardir.
Dolayisi ile onun inancinin nedeni buna ihtiyac duymasi, bilimsel gelisimi bir cesit aklinda sonlandirmak istemesidir.
Ayrica onun "Kabul ettigi belirli bir tanri" yoktur. Sadece buyuk tasarim olduguna inanmaktadir. Bu acidan bile oznel olarak bir tasarimci oldugunu soyledigi de gorulmemistir.
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
|

21-02-2015, 18:08
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 14 Jan 2015
Mesajlar: 279
|
|
evrensel-insan´isimli üyeden Alıntı
Burada konu teolojik/varliksal inanc olarak, herhangibir tanri ile ilgili olumlu/olumsuz tarafta olmanin " dogrulugu/yanlisligi" degildir.
Cunku bilimsel olarak tanri kavrami gozlemi olmayan ve aklinm yarattigi bir kavramdir.
Bu acidan konu bilimden ziyade, bilim kisilerinin kendi kisisel tanriya ihtiyac duyma konusu ve bu kavrami kendi inandiklari dogrularinca ifade etme konusudur.
Einstein "great design/buyuk tasarim" olarak konuya bakmaktadir. Yani bir buyuk tasarimciya inanmaktadir fakat bunu bir panteist gibi evren ya da bir hyloteist gibi madde olarak ortaya koymamis ve muallakta birakmistir.
S.Hawking'e gelince o da en son asamasinda insanoglunun ortaya koydugu bilim yasalarini tanri olabilir olarak aciklamistir.
Dolayisi ile bilim varliksalve inancsal olarak tanri ile fenomenal tabanda bagdasmaz.
Fakat bilim kisileri tanriya varliksal/inancsal ihtiyac duyduklari surece bir seyi tanrilastirmak durumundadirlar.
Bu da onlarin maalesef bilimsel bilissellik tasimadiklarini gosterir.
|
Cevap için teşekkürler. Burada da bariz bazı sorunlar görünüyor. Yaratılışı çözmeye çalışan bilimin, önemli isimlerinin bir yaratıcı varlığı ön görmesi onların kişisel zafiyeti midir?
Yani normal midir tanrı yok iken varlığının olabilirliğini kabul etmek ve tanrının varlığı iddialarını ortaya atanların iddialarını çürütmek için bilimin kullanılması doğru mudur? Bu şuna benzemiyor mu? A-Z arası bir yol ve bu yolu size gösteren kişinin, yolun sonunda sizi bekleyeni söylemesi ama sizin o yoldan gidip yolun sonunda birilerinin olmadığını iddia etmeniz gibi... Burada da bir sorun var. Albert Einstein dahil hiç kimse sonucu bilmiyor. Zaten asıl sorun burada. Acaba Albert Einstein yanılıyor muydu? Söz konusu bir tanrı veya peygamber  değil Albert Einstein bu ama bence peygamberlik oylaması yapılsa oyumu ona verirdim. Elbette hataları vardır ve olacaktır ama benim merak ettiğim yaratıcının varlığının, onun dahi/deha beyninde mantıklı kılan somut bilgi neydi? Yazdığı yazı yeterli aslında. Hele ki benzetme yapması iyice somutlaştırıyor ama burada ateist gibi düşünürsem Albert Einstein gibi birisinin hatalı olduğu sonucu çıkıyor. Yani yanılıyor. Bunu söylemeye sanırım pek kimsenin cesareti yok gibi. Aslında çok açık. Albert Einstein ya yanılıyor ya da doğruyu söylüyor!
İçinizde ki Yaratıcıya sıkı tutunun! – Stepal Kepton
deistim.com
|

21-02-2015, 18:14
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 14 Jan 2015
Mesajlar: 279
|
|
evrensel-insan´isimli üyeden Alıntı
Hayir. Einstein dunya tarihinde bilim kisisi olarak etik olmak acisindan en onde gelen bilim kisilerinden biridir. Yani bilimsel durustlugu vardir.
Dolayisi ile onun inancinin nedeni buna ihtiyac duymasi, bilimsel gelisimi bir cesit aklinda sonlandirmak istemesidir.
Ayrica onun "Kabul ettigi belirli bir tanri" yoktur. Sadece buyuk tasarim olduguna inanmaktadir. Bu acidan bile oznel olarak bir tasarimci oldugunu soyledigi de gorulmemistir.
|
Bu konuda yaratıcı dememiş olsa da ateist olmadığını ve doğatanrıcı olmadığını açıkça belirtiyor. Yani kaç ihtimal kalabilir ki? Bilinmez demiyor dikkat edin! Hatta en zeki insanın bile tanrıya yaklaşımı olarak görüyor. Bir tanrıya sempatizm var ve ateist olmadığını vurguluyor. Yani çok fazla seçenek yok gibi. En iyi ihtimal deist veya agnostik olabilir ki deist olduğu aslında apaçık ortada.
|
Bu durum, bana göre, en zeki insanın bile tanrıya göstereceği yaklaşımdır. Biz, evrenin muhteşem bir şekilde düzenlendiğini ve belirli kanunlara uyduğunu görmekteyiz, ancak bu kanunları çok bulanık bir şekilde anlayabilmekteyiz
|
İçinizde ki Yaratıcıya sıkı tutunun! – Stepal Kepton
deistim.com
|

21-02-2015, 18:29
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
|
|
Stepal Kepton´isimli üyeden Alıntı
Cevap için teşekkürler. Burada da bariz bazı sorunlar görünüyor. Yaratılışı çözmeye çalışan bilimin, önemli isimlerinin bir yaratıcı varlığı ön görmesi onların kişisel zafiyeti midir?
|
Yaratilisi bilim cozmeye calismiyor. Sadece bilim kisileri yaratici konusunda kendi kisisel goruslerini ortaya koyuyorlar.
Burada kisisel "zafiyet" ten ziyade, bilimsel bilissellik noksanligi soz konusu. Yani bilimselolmayan biryaratici ile ilgili bilim kisilerinin gorus belirtmeye ihtiyac duymasi.
|
Yani normal midir tanrı yok iken varlığının olabilirliğini kabul etmek ve tanrının varlığı iddialarını ortaya atanların iddialarını çürütmek için bilimin kullanılması doğru mudur?
|
Yanlistir. Bilim kisileri kendi kisisel goruslerini bilimsel calismasina katmamalidir.
Bu şuna benzemiyor mu? A-Z arası bir yol ve bu yolu size gösteren kişinin, yolun sonunda sizi bekleyeni söylemesi ama sizin o yoldan gidip yolun sonunda birilerinin olmadığını iddia etmeniz gibi... Burada da bir sorun var. Albert Einstein dahil hiç kimse sonucu bilmiyor. Zaten asıl sorun burada. Acaba Albert Einstein yanılıyor muydu? Söz konusu bir tanrı veya peygamber  değil Albert Einstein bu ama bence peygamberlik oylaması yapılsa oyumu ona verirdim. Elbette hataları vardır ve olacaktır ama benim merak ettiğim yaratıcının varlığının, onun dahi/deha beyninde mantıklı kılan somut bilgi neydi? Yazdığı yazı yeterli aslında. Hele ki benzetme yapması iyice somutlaştırıyor ama burada ateist gibi düşünürsem Albert Einstein gibi birisinin hatalı olduğu sonucu çıkıyor. Yani yanılıyor. Bunu söylemeye sanırım pek kimsenin cesareti yok gibi. Aslında çok açık. Albert Einstein ya yanılıyor ya da doğruyu söylüyor!
|
Dedigim gibi birbilim kisisinin bilimsel olarakkendi gorusunu bilimselmis gibi aciklamasi yanlistir ve bilimsel bilissellik icermez.
Yani bilimsel noncognitivizm icerir.
Kisaca bir bilim kisisinin bilimsel calismasina kendi kisiseldeger inanc ideolojisini katmamasi gerekir.
Cunku onlar bilim Adina konusurlarken, kendi gorusleri bilim disina cikmaktadir.
Ben burada emperyalizmin baskisini da goruyorum.
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
|

21-02-2015, 18:31
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
|
|
Stepal Kepton´isimli üyeden Alıntı
Bu konuda yaratıcı dememiş olsa da ateist olmadığını ve doğatanrıcı olmadığını açıkça belirtiyor. Yani kaç ihtimal kalabilir ki? Bilinmez demiyor dikkat edin! Hatta en zeki insanın bile tanrıya yaklaşımı olarak görüyor. Bir tanrıya sempatizm var ve ateist olmadığını vurguluyor. Yani çok fazla seçenek yok gibi. En iyi ihtimal deist veya agnostik olabilir ki deist olduğu aslında apaçık ortada.
|
Ateist olmamasinin nedeni kesin ve mutlak olarak bir yaraticinin olmadigini ortaya koymanin, dogru olmadigini dusunmesi.
Burada onemli olan bu Einstein'in samimi sekilde kendi gorusunu aciklamasini, bilimsel bir aciklama olarakele almamak.
Cunku Einstein bu konuda bilim Adina degil, kendi Adina konusuyor.
Bu da onun zaten en dogal hakki.
Ayrica bilimselcalismasina da kendi gorusunu bulastirmiyor.
Durustlugu de burda.
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
|

21-02-2015, 19:48
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 14 Jan 2015
Mesajlar: 279
|
|
evrensel-insan´isimli üyeden Alıntı
Yaratilisi bilim cozmeye calismiyor. Sadece bilim kisileri yaratici konusunda kendi kisisel goruslerini ortaya koyuyorlar.
|
Bilimin o zaman big bang teorisi gibi bir iddiası olması veya araştırması mantıksız olmaz mı? Yaratılış demeyelim hadi adını değiştirip varoluş veya başlangıç diyelim buna. Örnek olarak sen; ateist olduğunu varsayıyorum. Ateist olduğun halde tanrı var dediğin zamanlar var mı halen? Varsa bu dürüst olmadığın anlamına gelir. Ya da şöyle dönüştüreyim soruyu daha anlamlı olması adına ve Einstein'ı anlamak adına... Rol mü kesiyoruz veya kendi kendimizle mi çelişiyoruz ya da bir şeye inanırken aslında yaptığımız şeye inanmıyor muyuz? Bir insan dışta tanrı varlığını kabul edip, içte yokmuş gibi davrana bilir mi? Bunu neden yapsın?
Yani Einstein bilim adına konuşmuyor ama kendi adına konuşuyorsa " bana göre, en zeki insanın bile tanrıya göstereceği yaklaşımdır." sözüne "evrenin muhteşem bir şekilde düzenlendiğini ve belirli kanunlara uyduğunu görmekteyiz" bu sözleri söylememesi lazım. Burada ben böyle düşünüyorum ama bilim şöyle diyor demesi gerekirdi. Tıpkı Stephen Hawking gibi açık kapı bırakabilirdi ama net olmayı tercih etti.
Aslında Einstein'ın yaptığını hepimiz yapıyoruz. Bilimi tanrının varlığı için kullanmıyoruz belki ama bir noktada zorunlu olarak karşılaşıyoruz. Einstein gibi birisinin inanmadan bu alanda bu kadar başarılı olabileceğine pek ihtimal vermiyorum. Bu onun doğru yolda ve kesin olarak doğru yaptığı anlamına gelmiyor. Ben evet Einstein'dan güç alıyorum hemde muazzam bir güç. Einstein ile aynı fikirde olmak müthiş bir şey diyebilirim. Sonuç olarak ateizm Stephen Hawking ve Einstein ile örtüşmüyor. Yine de ateizmin bu boşluğu doldurması için gereken cevabını bulamadım.
İçinizde ki Yaratıcıya sıkı tutunun! – Stepal Kepton
deistim.com
|

21-02-2015, 20:10
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
|
|
Stepal Kepton´isimli üyeden Alıntı
Bilimin o zaman big bang teorisi gibi bir iddiası olması veya araştırması mantıksız olmaz mı?
|
Big bang evren mekani daimiliginde ki evrenin herhangibir yerinde oldugu ongorulen bir patlamadir. Zamansal iceriklidir.
Mekan yani evren ise zamandan bagimsizdir.
|
Yaratılış demeyelim hadi adını değiştirip varoluş veya başlangıç diyelim buna.
|
Bilim bilimsel olarak gozlemini aldiginin nasilini ortaya koyar. Baslangic, ilk, son,tek v.s. gibi algilar akilcidir ve bilimsel gozlemi yoktur.
Bilim ne varolus ile ne de ilk ile ilgilenmez. Bu felsefenin konusudur.
|
Örnek olarak sen; ateist olduğunu varsayıyorum. Ateist olduğun halde tanrı var dediğin zamanlar var mı halen?
|
Ben bir serbest dusunur ve teolojik noncognitivistim. Yani tanriyi varliksal ideolojik veinancsal olarak degerlendirmenin bir anlami geregi luzumu yoktur.
Ben tanriyi kavram olarak degerlendiririm ve kavram olarak ta vardir.
Ayrica ben tanri kavramini bir serbest dusunur olarak sosyalbilgi temelinde insanoglu yasam ve iliskisindeki dozen ve sistemindeki kurum ve kurumlasmasindaki sosyo-psikolojik sorunlarinin gozlemini dile getiririm.
Benim seylere bakis acim, varliksal, inancsal, ideolojik degil; bilimsel, bilgisel ve bilissel nitelik tasir.
|
Varsa bu dürüst olmadığın anlamına gelir. Ya da şöyle dönüştüreyim soruyu daha anlamlı olması adına ve Einstein'ı anlamak adına... Rol mü kesiyoruz veya kendi kendimizle mi çelişiyoruz ya da bir şeye inanırken aslında yaptığımız şeye inanmıyor muyuz? Bir insan dışta tanrı varlığını kabul edip, içte yokmuş gibi davrana bilir mi? Bunu neden yapsın?
|
Bilemem bunu tanri kavramini varliksal inancsal ideolojik olarak degerlendirenler dusunsun. Einstein de boyle degerlendiriyordu ki bu degerlendirme zaten bilimsel degildir.
Bilimin temeli varlik degil, bilgidir. Yani metafizik degil, epistemolojidir.
Bilimsel felsefede bilginin felsefesidir, varligin degil.
Bilim varligin ne oldugu tartismasina girmez kaldiki varligin vari yoku.
Bilim algiya gozlem veren tabani fenoimen olarak algilar ve bunun varliksal tartismasini metafizige birakir.
|
Yani Einstein bilim adına konuşmuyor ama kendi adına konuşuyorsa "bana göre, en zeki insanın bile tanrıya göstereceği yaklaşımdır." sözüne "evrenin muhteşem bir şekilde düzenlendiğini ve belirli kanunlara uyduğunu görmekteyiz" bu sözleri söylememesi lazım. Burada ben böyle düşünüyorum ama bilim şöyle diyor demesi gerekirdi. Tıpkı Stephen Hawking gibi açık kapı bırakabilirdi ama net olmayı tercih etti.
|
Hayir evren de dunyada doga da ya da fenomende kanun yoktur. Kanunlari bu fenomenleri gozlemleyen insanoglu verir.
Yani hic bir fenomen bir beyin ya da akil icermez.
Bence Einstein tanri ile ilgili tum aciklamalarini kisisel yapmistir, bilimsel degil.
|
Aslında Einstein'ın yaptığını hepimiz yapıyoruz. Bilimi tanrının varlığı için kullanmıyoruz belki ama bir noktada zorunlu olarak karşılaşıyoruz. Einstein gibi birisinin inanmadan bu alanda bu kadar başarılı olabileceğine pek ihtimal vermiyorum. Bu onun doğru yolda ve kesin olarak doğru yaptığı anlamına gelmiyor. Ben evet Einstein'dan güç alıyorum hemde muazzam bir güç. Einstein ile aynı fikirde olmak müthiş bir şey diyebilirim. Sonuç olarak ateizm Stephen Hawking ve Einstein ile örtüşmüyor. Yine de ateizmin bu boşluğu doldurması için gereken cevabını bulamadım.
|
Einstein bilim konusunda dunyanin gelmis gecmis bilim kisilerinden biridir.
Ateizm zaten bilim ile bagdasmaz.
Sadece ateizm degil, metafizigin teolojisinin yani tanrinin varligi tartismasinin hic bir izmi bilim ile bagdasmaz.
Bu ister ateizm, ister agnostisizm, ister deism, ister teizm ya da digerleri olsun.
Cunkuteoloji zaten bilimin konusu degildir.
Felsefenin metafiziginin konusudur.
Kisaca metafizik/ontolojik/varliksal naturalism, bilimsel degil; felsefidir.
Bilimsel olan yontemsel naturalizmdir.
Natüralizm iki farklı felsefî görüşte incelenir:
Yöntemsel natüralizm (veya bilimsel natüralizm) ki bu epistemoloji üzerine yoğunlaşır: "Dünya üzerinde güvenilir bilgiyi edinmenin yöntemleri nelerdir?". Metafizik ve dini inançtan bağımsız, özellikle "bilgi" edinmenin pratik yöntemleriyle ilgili epistemolojik bir bakış açısıdır. Buna göre varsayımların doğal neden ve olaylara göre açıklanıp test edilmesi gerekir.[2] Gözlemlenebilir eylemlerin açıklamaları yalnızca doğal nedenlerle ilişkilendirildikleri sürece pratik ve faydalı olur (mesela "kesin işleyişler" buna örnektir, ama "şüpheli mucizeler" değil). Yöntemsel natüralizm modern bilimin temel prensibidir. Bazı filozoflar bu düşünceyi daha da genişleterek yöntemsel natüralizmin felsefenin de temel prensibi olduğunu söylemişlerdir. Bu bakış açısına göre bilim ve felsefe bir bütündür. W.V. Quine, George Santayana ve diğer bazı filozoflar da bu düşünceyi desteklemişlerdir.
Metafizik natüralizm, (veya ontolojik natüralizm veya felsefik natüralizm) ontoloji üzerine yoğunlaşır: Bu bakış açısı daha çok varoluş ile alakalıdır: var olan nedir ve var olmayan nedir? Natüralizm "tabiat vardır ve bütün temel doğrular tabiatın doğrularıdır."[3] metafiziki pozisyonuna sahiptir.
http://tr.wikipedia.org/wiki/Nat%C3%BCralizm
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
|

21-02-2015, 21:28
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.668
|
|
Stepal Kepton´isimli üyeden Alıntı
Şimdi bu senin mesajdan Albert Einstein'ın menfaat ve toplum baskısı yüzünde mi tanrıyı kabul etiğini düşünmeliyiz? Normal de ateist midir?
|
Normal olan ateist, agnostik, panteist ya da deist mi temelinde yaklaşmamaktır. Kişisel görüşüm bir çok ateistin, ateistim demediği, demek istemediği temeline odaklı. Heleki bu insanların "tanrı bizi yarattı ise tanrıyı kim yarattı?" gibi bir soru sormaktan aciz olabilecekleri aklıma gelmez. Bu gün sizin ifade ettiğiniz ayrı, resmi ideoloji, hakim ideolojiler elinde ateist kelimesi ile satanist kelimesi aynı ölçekle ele alınır, fakat bir panteist, bir agnostik aynı düzeyde iteklenmez, agnostik için inanıyor ama kafası karışmış, normaldir diyebilirler, hak yolunu bulmasını dielrler vs, ama iş ateist olunca, karşılarında avlanacak bir cadı vardır. Yani toplumlar, resmi kurumlar aynı tepkiyi vermiyor, ateiste verilen tepki, diğerleri için geçerli değil.
Menfaat temelli yaklaşmıyorum-menfaat ayrı, zorunluluk/zaruriyet ayrı. Örneğin ben dindar bir işyerinden YÖNETİCİ OLDUĞUM HALDE cuma namazlarına gitmediğim gerekçesi ile atıldım. Eğer bu iş dahilinde bir menfaat arayacak nitelikte birisi olsa idim cuma namazına giderdim, ama gitmedim zira onursuz değilim. Ama bana sorduklarında inancın ne dediklerinde hiç bir şey söylemedim, hristiyan mısın, alevimisin dediler önemi mi var diye döndüm yani bir cevap alamadılar., burada maksadım işten atıma korkusu menfaat değil, o insanlarla diyalogumu kırmamak için, yoksa ne olursam olayım zaten bana bağlılar, yönetimim altındalar, ama benim derdim insani bağın zedelenmemesi, buradan bir şeyer alıp/vereceğim.... menfaat farklı bir şey, entelektüel sorumluluk temelinde yaklaşıyorum. Bu önemlidir, bu kısım menfaat olarak görülse dahi kişisel menfaat değil, kitlelerde kabullenilebilir bir zemin oluşturmak içindir.
Konusu geçmiş Grand Desgin vs, bu tür ifadeler METAFOR İFADELERDİR, özünde İRADİ BİR TASARIMCI YOK, bu ifadelerde metafor tasarımın DOĞA-EVREN temelli olmasıdır. Hawking'de yer çekiminden bahseder ama orada ifade direk değil, metafordur. Çünkü bu gün dünya insanalrının çoğu hala hareket varsa, bir şeyler değişiyorsa, bir şeyler kuvvet uyguluyorsa, demek ki bunun arkasında bir irade var temelli düşünemktedirler. O düzeydeki "Allah yok ise uçağı kim uçuruyor;?" diye dahi sorulaniliyor. Yani Hawking demek istiyor ki, hiç bir iradeye gereksinim olmadan yer çekimi kuvveti olabiliyorsa, evren neden olamasın?
Örneğin Peri bacaları özünde tasarım filan değildir, ama insanlar görüntüye çeşitli anlamlar yükledikleri için, haliye doğanın bir şaheseri denebilir-deniyorda. Fakat bu doğanın bir eser sahibi, irade/proje sahibi olduğu anlamı taşımaz. Yine de gündelik dildeki kavramlar adına doğanın bir tasarımı ifadesi kullanılabilir, lakin bu ifade metafor ya da mecazdır.
Son olarak bu insanların ateist, pantesit, deist, agnostik vs olup olmamaları, bence önemli değil, bir ayrım noktası değil. Bir çok bilim insanı ateist, agnostik ve inançsız olduğunu söylemiyor, zira bu insanlar konferanslar veriyor, eğitim kurumlarında eğitim veriyor vs yani hitap ettikleri bir kitle var ve kimse kitlesini bu tür inanç ya da inanç taşımama gibi özel nedenlerle kaybetmek, bir çuval inciri batırmak istemez.
Tümü bir yana gerçekten Einstein inançlı mıydı? Değil miydi? Einstein'ın sorunu, bana göre ise zerre dinsel kaynaklı(tanrı vs) bir inancı yoktu, ama hitap ettiği, içinde yaşadığı ortam inancı ağır basan bir kitle/toplum arzediyordu(O zamanlar Almanya, ABD-ki ABD hala tutucudur)
Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White ------ Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------ Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:11 .
|