"Bildiğim gerçek odur ki kadın kendisini şaibe altına sokacak laubaliliklerden uzak kalmalı, kolay elde edilen, kolayca da terk edilen eğlence metaı haline gelmemelidir.
Bilindiği üzere kolay elde edilen şeyin kıymeti pek bilinmez, kolayca da terk edilmesinde mahzur düşünülmez. Değerli şeyler ise hep zor elde edilir, böylece de kolayca terk edilmezler." Yeşim
* * * Sayın Yeşim;
* * * Kadın elde edilebilecek ve kıymet biçilebilecek bir şeyse, ki öyle olduğunu söylüyorsunuz, kadını meta haline bu önermeniz getirmektedir.
* * * *Kadının erkekle birlikte olması onun değerini düşüren bir şeyse, o zaman erkeğin de değeri düşmektedir. Çünkü ben kadın erkek eşitliğine inanıyorum.
* * * *Erkeğin bir derece ama, kadının erkek adına maçoluğu zavalılık. Gelişmiş ülkelerde genelde terkeden kadınlar olmaktadır, değerleri de düşmemektedir, evlenip boşanmış kadınlara defolu gözüyle mi bakmaktasınız. Yoksa kadınlara sabredenlerden olmasını mı öğütlemektesiniz.
* * *
* * * * Bir ilişki kimseye değer de katmaz, değer de eksiltmez. İnsanlar ilişkiye başlarken bitecek diye başlamazlar, sürdürmek için, ömür boyu beraber olmak için başlarlar, ama birbirlerini tanıdıkça bunun yürümeyeceğini görebilirler, herşeye rağmen mutsuz birlikteliklerini sürdürmeli midirler, tabii ki hayır. Ama kayda değer olmayan olaylar içinde, ilişkilerine son vermemeliler, her güzel şey gibi ilişkilerde emek ve fedakarlıklar ister. Bu da iki taraflı olmak zorundadır.
* * * * Köşe kapmaca forumundan thudenderpoint’in yazısından;
* * * * ’Şulebaş türban’ adı Şule Yüksel Şenler’den
* * * *
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/81...d=229&sz=17598
Bu yazı zeki bir kadının dramını anlatmaktadır, Türkiye’de onun gibi onbinlercesi var.
Saygılarımla;