|
arkadaş yazmayım dedim ama fıttırıyorum.
İslam tarihinin hangi döneminde kadın devlet dairesinde çalışmış ki, başı kapalı olacakmış.
Önce Kuran'da kadının çalışmasına cevazı bulacaksın ki sonra kılığını tarif edesin.
Boşunamı diyoruz, yeni söze eski tasdik diye. eski söze yeni tevildenbaşka birşey değil bunlar.
Uyma oğlum Oki .. sen aşk adamısın , dön başlığına haydi bakiim..
Tamam hocam. ama bir sorum var.
Pante hiç aşık oldu mu?
|
Sevgili Oki;
Aşkın yüzlerce çeşidi var.
O yüzden her insan bir şekilde aşkı tatmıştır ya da farkında olmadan aşıktır.
Tanrı aşkı, peygamber aşkı, şeytan aşkı, vatan aşkı, doğa aşkı, bilim aşkı, evren aşkı,
para aşkı, *sevgili aşkı, içki aşkı, kumar aşkı, sigara aşkı, uyuşturucu aşkı, araba aşkı,
futbol aşkı, deniz aşkı, av aşkı, kitap aşkı, tv aşkı, film aşkı, oyun aşkı, fal aşkı,
seyahat aşkı, giyim aşkı vs. vs.
"Ben de bu saydıklarının hiçbiri yok" diyen insan bulunamaz.
Muhakkak şekilde bir tanesi de olsa vardır.
Dolayısıyla ben de aşık oldum tabi ve hala aşığım.
Sevgililerim oldu, bazılarında "işte aşk bu!" dedim. Belki yanıldım.
1-2 tanesinin izi hala var. Çocukluk aşkı ve gençlik aşkı.
Kimbilir onlar da şimdi nerede, ne yapıyorlardır? Bir anı olarak kaldılar.
Ben de Yunus gibi, Mevlana gibi Tanrı aşkı yok ama doğa ve evren aşkı var.
Gerçi doğayı da Tanrıyla özleştirince neticede Tanrı aşkı oluyor.
Doğaüstü tanrıyı da arıyorum tabi bir taraftan.
İmkan olsa evreni, doğayı tüm ayrıntılarına kadar incelerim, öğrenirim, gezerim.
Doğaya bakınca "Tanrı aşktır ve yaratımın temeli aşka dayanır" dememek mümkün değil.
Ateistlerin ya da materyalistlerin duygusuz olduğu iddiasını ise safsata olarak görüyorum.
Maneviyat demek fizikötesi demek değildir. Tersine maneviyat somut varlıklar içindir.
Dolayısıyla madde olmadan maneviyat da olmaz. Yani, maddecilerin de maneviyatı vardır.
Fizikötesine inancın güçlülüğünün sebebi ise bu somut, maddi varlıklara duyulan sevgi ve bağlılıktır.
Sadece kendi sonsuz yaşamı için inanç içinde olmak ise egodan, çıkarcılıktan kaynaklanır.
Bu dünyevi nefsin zaafları nedeniyle cenneti ve cennetin nimetlerini istemektir.
Böylelerini de cennet aşığı olarak tanımlayabiliriz.
Aşkın temize çıkması için ise tutku, alışkanlık ve düşkünlüklerin aşk olarak nitelenmemesi
gerekir. Yukarda saydığım aşk türlerinin kimisini *..... tutkunu, ..... tiryakisi, ...... düşkünü
olarak listeden çıkarabilirsiniz.
Eklenmesi gereken ise yiğitlere aşktır. Herkesin gönlünde de bir yiğit vardır.
Yiğitin erkeği de vardır, kadını da..