
04-07-2009, 03:22
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
|
|
Saygideger sargon;
Bir giris yapayim istersen. Bence; Ataturk'ten once Osmanli Imparatorlugu'nun "ortadan kaldirilmasi" ve bir "ulus yaratilmasi", TC' nin Osmanli'nin devami olarak kurulmasi ve de TC her turlu yonetim ve yonlendirim kadrolarinin, Selanikten Ulkeye getirilen Gruba verilmesi istenmis; Osmanli'nin imaji olan "Din yonetiminin", "yaratilacak olan ulus milliyetine dondurulmesi istenmistir, yani yapilan devrimler. Hatta verilere gore; Ataturk olmeden, tek basina ve gizli gorustugu kisiye, Ulkenin cumhurbaskanligini teklif etmis; o kisi bu teklifi kabul etmediginden; Inonu cumhurbaskani olmustur.
Ataturk, kisisel olarak kendinde belli bir guc hissetince; tarihteki her lider gibi; Kendi basina hareket ederek, mason localarini kapatmis ve bu onun sonu olmustur.
Ataturk, masonlar konusundaki girisimi haric; hic bir zaman, kendi dusunce ve davranislarini uygulamamistir. Sadece olunmasi gereken ozellikleri, olabilmeyi cok iyi basarmistir.
Ataturk sonrasi ise; farkli bir gelisim, hem dini "izin" hem "muhalefet "izini"
Saygilarimla;
evrensel-insan
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
|

04-07-2009, 04:22
|
 |
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665
|
|
Sevgili Evrensel, bana öyle geliyor ki, sen bu Sabetaycilik olayina takmissin, biraz kafan karismis. Sebatayizm konusu fena halde komplocular üretir, benden söylemesi. Yalcin Kücük gibi zeki bir adami bile bu yüzden kaybettik.
Onceki deneyimlerimden, dil konusunda anlasamayacagimiz, yada ben seni anlayamayacagim icin simdiden söyleyeyim, fazla yazamam. Ama yukarda yazdiklarini biraz anladim galiba. Isin icinde bir komplo var diyorsun. Bunu kimler yapmis? Atatürk'e emir verenler kimlermis? Atatürk'ün cumhurbaskani yapmak istedigi, ama kabul etmeyen zat kimmis? Atatürk, her konuda kendisine verilen emirleri uyguluyormus da, is masonlara gelince neden uygulamamis da tersine kendi bildigini yapmis? Bu emir sahipleri dünyada yasayan insanlar midir? Girisin sana da biraz desteksiz olmus gibi gelmiyor mu?
|

04-07-2009, 04:39
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
|
|
Saygideger sargon;
Daha once de soyledigim gibi; Sebataycilik ve masonluk tarihi bir gercektir. Ataturk'un bunu uygulayip uygulamadigini algilayabilmek; hem bugunun Turkiyesindeki; cag ve yonelim degisimini algilayabilmek, hem de Ataturk oncesi ve sonrasi; TC'nin cikara uygunlugundaki degisime ayak uydurup uydurmadigini ortaya koyabilmek le paraleldir.
Birincisi bu bir ic hesaplasmadir. Meshur "davadan doneni, davaya 'ihanet edeni' ve davayi desifreye yoneleni ve davada gorevi biteni ve davanin gidisatina 'ayak uyduramayani' vurun" demektir.
Ataturk'e gelince, cag geregi Ataturk'e uygulatilan felsefi politika pragmatizm, yani yararcilik, kullanimcilik ideolojisidir. Bugun ise Nihilizmin; ideolojik dogrular arasi savasi, suru psikolojisi ve korku felsefesi gundemdedir.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
|

04-07-2009, 04:53
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
|
|
Saygideger sargon;
Birincisi, sen beni; benim "bence" diye belirttiklerimi savunmaya zorluyorsun. Ikincisi, butun bu bilgiler internette var ve ben ingilizce olarak bilgileniyorum. Ucuncusu, dedigim gibi; tarih subjektiftir ve yazanin; kendi ideolojik inancsal dogrusuna gore yazilir. Ama onemli olan; 1700'den beri; bir suregelirlik temelinde; tarihin zincirinin halkalarini, duygusal ve ideolojik sahiplenmeden yerli yerine oturtmaktir. Dorduncusu de; evrensel-insan; ispatlamaz, yanlislar ve curutur. Neyi curutur. Butun bu sifatlarin disaridan bakarak ve notr algiyla; tum resminin sorunsal gorunumunu, insansal-evrensel temelde curutur.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
|

05-07-2009, 01:08
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 17 May 2008
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 1.807
|
|
Padişahı sepetlemek....
Halifeliği kaldırmak....
Laik bir demokrasi kurmak....
O dönemin Osmalısına bakınca aklım almıyor!
Biz Türkler hıyar olduğumuz kadar, ne kadar şanslı olduğumuzun da farkında değiliz. Her batışımızda bir mucize oluyor ve tasavvur edilebilenin ötesinde en iyi yere ışınlanıyoruz. Sonuncu mucizenin adı Mustafa Kemal.
Az önce Alev Coşkun'un Samsun'dan Önce Bilinmeyen 6 Ay, İşgal, Hüzün, Hazırlık adlı kitabını okudum. Pek bilinmeyen bir dönem. Mesela içinde 28 Şubat 1919 tarihli bir İngiliz gizli servis raporu var(9.baskı sayfa 242), bu rapor Fevzi Çakmak, Mustafa Kemal, Cevat Abbas(yaveri), İsmet İnönü, Kazım Karabekir ve bir kaç diğer ismin(toplam 34) görevlerinden uzaklaştırılması ve sürülmesini istiyor. 12 Nisan'da Londra'ya gönderilmiş. Mustafa Kemal'in inanılmaz stratejisi ile, hem İngilizler hem de işbirlikçi hükümet atlatılarak, geniş yetkilerle tam istediği gibi Anadolu'ya geçilmiş. 20 gün sonra uyanıyorlar tabi  hem İngilizler hem de Osmanlı Hükümeti ısrarla geri çağıyor onu ama geçmiş olsun...
Laik bir demokrasi o gün için ilerici aydınların bile tasavvurlarının dışında, zaten kurtuluştan sonra Paşa en yakın arkadaşları Ali Fuat, Kazım Karabekir ve Rauf Orbay'la bile papaz oluyor bu yüzden.
Bugünkü tehditler o gün de var; Teal-i İslam Cemiyeti, Kürt Teali Cemiyeti, mandacılar, vs..
Ama insan, o gün bu işin içinden çıkılmışsa, bugün konuştuklarımız sinek vızıltısı diye düşünmeden edemiyor.
|

05-07-2009, 03:15
|
 |
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665
|
|
Sevgili Milomanara,
Atatürk ve yeni Türkiye devletinin kurulmasina da bilimsel bakmak gerekiyor. Bunda akil almayacak birsey yok. Olayi kutsal hale getirmeden incelersek gayet acik sekilde gelisen bir sürecin devam ettigini görüyoruz. Atatürk'den önce de cumhuriyet talepleri cokca gündeme gelmis, laiklik gibi konular hic yeni degil, saltanat ve halifeligi kaldirma düsüncesi de var. Atatürk bilinmeyen seyleri kesfetmis, kimsenin aklina gelmeyen birsey yapmis degil, burda bir inanilmazlik yok. Yaptigi sey bu niyetleri hayata gecirmesi ve bu konularda oldukca da tavizsiz olmasi. Bunlar ayri tartismalar. Benim üstünde durmak istedigim Cumhuriyet, Laiklik, Saltanatin ve Hilafetin kaldirilmasi gibi konularin gökten birden bire inmemis oldugu. Bir örnek yazi vereaim. 1912 yilinda Ittihat Terakki'nin önemli isimlerinden Abdullah Cevdet'in Ictihat dergisinde yayinlanan ve o zaman cok popüler olan bir yazisi
Pek Uyanik Bir Uyku ( Abdullah Cevdet, Ictihat Dergisi, 1912)
1. Bütün şehzadelerle veliahtların tedris ve terbiyelerine son derece dikkat edilecek, zencilerin ve harem ağalarının aptalca telkinlerine nihayet verilecek, genç şehzadeler umumiyetle orduya sokulup orada terakki edecekler.
2. Padişahın tek bir zevcesi olacak, cariye istifraş etmeye hakkı olmayacaktır.
3. Fes kamilen defedilip yerine yeni bir serpuş kabul olunacaktır.
5. Kadınlar diledikleri tarzda giyinecekler, yalnız israf etmeyeceklerdir. Polisler, softalar ve arabacı makulesi kimselerle külhanbeyler kadınların giyimlerine katiyen müdahale edemeyeceklerdir. Şeyhülislâm efendiler de çarşaflara dair beyannameler imlâ ve imza etmeyeceklerdir. Polisler kadınların işine, ancak ve ancak münasebetsiz ve adab-ı umumiyeyi muhil ahvalde müdahale ve bu vazifeleri büyük bir nezaketle ifa edeceklerdir. Kadınlar, vatanın en büyük velinimeti sayılarak kendilerine erkekler tarafından o yolda hürmet ve riayet gösterilecektir.”
6. Kadınlar ve genç kızlar, Müslüman Boşnak ve Çerkezlerde olduğu gibi, erkekten kaçmayacaklardır. Her erkek gözüyle gördüğü, tetkik ettiği, beğendiği ve seçtiği kızla evlenecektir. Görücülük âdetine son verilecektir.
7. Kızlar için diğer mekteplerden başka bir de tıbbiye mektebi açılacaktır.
8. Birer tembellik yuvası olan bütün tekkeler ve zaviyeler ilga olunarak varidat ve tahsisatları kesilip maarif bütçesine ilâve edilecektir. Babadan kalma birkaç beylik kelime ve tabirle “hu, eyvallah erenler” den ibaret sözlerle şimdiye kadar halkı fikren ve ilmen zarara sokanlara hiçbir şey verilmeyecek, kendileri çalışıp kazanmaya mecbur tutulacaktır. Bunlardan üfürükçülük edenler, kalleşlikle ötekini berikini dolandıranlar cezaya çarptırılacaklardır.
9. Bütün medreseler ilga edilecektir. Süleymaniye Medresesi yerine College de France tertibinden bir ulûm-u edebiye medresesi yapılacağı gibi Fatih Medresesi yerine Ecole Politechnique tarzında diğer bir medrese-i âliye vücuda getirilecektir.
10. Sarık sarmak ve cübbe giymek yalnız ulema-yı kirama tahsis edilecek, mekatibi âliye-i diniyeden şahadetnamesiz olanlar, tefsir ve hadis-i şerif gibi sair din bilgilerinden haberi olmayanlar bu kisvelere bürünemeyeceklerdir.
11. Evliyaya nezirler yasak edilecek, bu gibi teberrular Donanma ve Müdafa-i Milliye Cemiyetleri kasalarına girecektir.
12. İçtihat kapısı yeniden açılacak, Kur’an ve hadisler Türkçe’ye çevrilecektir.
13. Ahalinin şer’i şerife mugayir bazı itikatları tashih olunacaktır. Meselâ softaların ve cahil şeyhlerin söyledikleri “Canım, dünya fanî değil mi ya? aza kanaat edip cem-i mal etmeyiniz, Ahirette o altınlar hep derinize yapışacaktır.” gibi herzelere ve maskaralıklara kimsenin inanmaması, bilâkis, israf etmemek şartıyla çalışıp kazanması, zengin olması ve para sarf etmeye alışması temin olunacaktır. Binaların üstüne asılan “Ya hafız” levhası altına bir de herhangi bir sigorta kumpanyasının levhası asılacak ve yangından kurtulmak için bundan böyle hep kagir evyaptırılacaktır.
14. Her mahallede mektebe gitmemiş veya gidememiş yaşlılar için amelî (yani ağızdan öğreten) mektepler açılacaktır.
15. Osmanlıca’nın olduğu gibi korunması için bir sözlük yazılması ve dilin Arapça ve Farsça’nın yanında Türkçe’ye karşı da korunarak mevcut olduğu gibi kalması isteniyor.
16. Osmanlıların özel teşebbüsçü olmaları ve hükümet ile yabancılardan fazla bir şey beklemeyerek kendi işlerini kendilerinin yapmaları isteniyor.
17. Arazi ve Evkaf kanunlarından başlanarak bütün kanunlar ıslah edilecektir. (İçtihat mecmuası, Sayı. 55-57) Garpçıların … neşriyatına ve münakaşalarına bakılırsa bu programa şu birkaç maddenin de katılması lâzım gelir:”
18. Şer-i mahkemeler ilga ve nizamî mahkemeler ıslah edilecektir.
19. Mecelle ilga veya o derecede tadil edilecektir.
20. Mevcut elifba-yi Osmanî atılarak yerine Lâtin harfleri kabul edilecektir.
21. Avrupa kanun-u medenisi kabul edilerek bugünkü evlenme ve boşanma şartları tamamıyla değiştirilecektir. Birden fazla kadınla evlenmek ve bir sözle karı boşamak usulleri kalkacaktır”
22. Hutbelerin Türkçe ve asrın ihtiyaçlarına göre irad edilecektir.
KAYNAK 1 İçtihat Mecmuası, Sayı. 55-57
KAYNAK 2: Peyami Safa, Türk İnkılâbına Bakışlar, Atatürk Araştırma Merkezi Yay. Ankara, 1988, s.33-35
|

05-07-2009, 03:23
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
|
|
Saygideger sargon;
Hadi isgal kuvvetlerini bir yere birakalim. Sence, neden osmanli ordusu; Ataturk'un Kuvay-i Milliyesi ile hic savasmadi? Osmanli, neden Ataturk'e; hic direnmeden ve savasmadan teslim oldu? Burada sence, isgal kuvvetlerinin rolu var mi? Hem Ataturk ile savasmama; hem de osmanli ordusunu Ataturk'e karsi savastirmama konusunda. Ayrica, Ataturk; Osmanli adina savasmadigi halde; nasil oldu da; Lozan'da TC Osmanlinin bir devami olarak kabul edildi?
Saygilarimla;
evrensel-insan
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
|

05-07-2009, 03:46
|
 |
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665
|
|
sevgili evrensel,
önce sunu söyleyeyim. Ben Kemalist degilim. (Gercekte Kemalist olup da, kafa karistirmak icin ben Atatürkcü degilim falan diyenlerden degil, gercekten Kemalist degilim. Kemalizmi Türk milliyetciligi olarak görüyorum ve bu yüzden karsi cikiyorum.) Ancak Kemalist olmamam, Atatürk'e karsi yapilan ve haksiz buldugum ithamlara karsi cikmamami gerektirmez. Nasil Kürtlere karsi yapilan haksiz ithamlara karsi cikiyorsam, Fethullahcilara yada Said-i Nursi'ye yapilan haksiz ithamlara karsi cikiyorsam (Fethullahcilar ve Said-i Nursi'ye yakinda tam tersi bir noktadan, onlarin milliyetciligi ve bürokraside pay kapma sevdasi üzerinden ayri bir elestiri getirecegim), ayni sey Atatürk icin de gecerlidir.
Sen henüz tezlerini ortaya koymadin. Buna karsin bence kolayca alti doldurulamayacak olan iddialar ileri sürdün. Atatürk'ün emirle bir takim isleri yapmak üzere görevlendirildigini, bunun icin daha önce aslinda baskalarinin görevlendirilmis oldugunu iddia ettin. Böyle iddialari önce ispatlaman gerekir. Bunu felsefe yaparak ispatlayamazsin, kanitlar göstermen gerekir. Eger saglam kanitlar gösterirsen, ben de haklisin derim. Karsi cikisim bunaydi.
Herseyden önce böyle bir tarih degerlendirmesi yapilamaz. Büyük gücler var, piyonlar var, onlar piyonlari ileri geri sürüyorlar seklinde yapilan komplo teorileri bana akil oyunlari oynamaya calismak olarak geliyor. Atatürk ne gökten zembille düsüp, birden bire isiklar sacarak ülkeyi degistirdi, ne de yukardan ipleri cekenlerin kuklasi olarak tarihte bir rol aldi. Bu degerlendirmeler bana gercekten anlamsiz geliyor.
Sordugun seye gecmeden önce bunlari bir aciklaman lazim.
|

05-07-2009, 04:08
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
|
|
Saygideger sargon;
Atatürk'ün emirle bir takim isleri yapmak üzere görevlendirildigini, bunun icin daha önce aslinda baskalarinin görevlendirilmis oldugunu iddia ettin. Böyle iddialari önce ispatlaman gerekir. Bunu felsefe yaparak ispatlayamazsin, kanitlar göstermen gerekir. Eger saglam kanitlar gösterirsen, ben de haklisin derim. Karsi cikisim bunaydi.-sargon-
Daha once de dedigim gibi; tum bunlar internette var. Ama bunlar, senin olaya bakis acina gore kanit olurmu, olmaz mi bilemem. Sonucta, masonluk, sebataycilik ve Selanik baglantisi, Ataturk'un babasinin istegi uzerine, annesi tarafindan bu okula gonderilmesi, Ataturk'un Selanik'li oldugu ve 1924 teki; nufus degisiminde de; Turkiye'ye Selanikten; Sebatayci kesimin geldigi ve buna karsi da; Turkiye'den bir grubun Yunanistan'a gectigi bir gercek.
Ataturk'un yalnizligi bir gercek. Inonu ile gecinememesi bir gercek. Osmanli ordusunun Ataturk'e savasmadigi; ve isgal guclerinin de; Ataturk ile savasmadigi bir gercek.
Teorilerin ise; komplo mu, komple mi oldugu da; yine bakis acisina baglidir. Butun bunlarin yaninda; Ataturk'un TC icin yaptiklari ve bugunku TC nin bugunlere de, nasil geldigi ortada ve gercektir.
Amac nedir? Eger ulke butunlugu birligi ise; bunun nelerin saglamadigini ve ulkenin bu duruma gelmesinde; Ataturk'un veya uyguladigi politikanin rolu olup olmadigi ve de Ataturk sonrasinin, ne kadar Ataturk devami olup olmadigi ve ugradigi degisimlerin masaya yatirilmasi lazimdir.
Ama bir gercek daha vardir ki; tarih subjektiftir ve tarihi ortaya koyanin dogrusudur. Iste, tarihin gercekciligiyle; tarihi ortaya koyanin dogrulugu, kendi icinde bir celiskidir.
Yine dedigim gibi; benim dusunce tarzim, ispat degil; curutmedir. Ayrica; beni bireysel olarak ilgilendiren sorulari da; yine bireysel olarak cevaplamaktan baska carem yoktur.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
|

05-07-2009, 04:47
|
 |
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665
|
|
Anlamakta zorlaniyorum. Bir bilginin internette olmasi, onun dogru olmasi icin yeterli midir? Sanki söylediklerinden böyle bir anlam cikiyor. Internette en uyduruk teoriler bile var. Ben bunlar internette var deyip, sanki bilinen dogrularmis gibi yoluma devam edebilir miyim. Nötr algi ve evrensel bakis acisi nasil bir sey anlayamiyorum.
Internette üc tane video bulup, bunlar üzerinden yüzlerce yillik bir mirasi degerlendiriyorsun ya, ben de buna hayret ediyorum. Atatürk Sabetayci bir aileden gelse ne olur, gelmese ne olur, bunlar irkci söylemlerdir. Yahudilerin komplosu, ABD'nin komplosu, Sabetaycilarin komplosu, Ruslarin komplosu. Istersen zibil gibi düsman bulursun.
Atatürk'ün yalnizliginin bunla ne ilgisi var. Milli mücadelenin bütün liderleri Sabetayci degildi de bir o mu Sabetayciydi da yalniz kalmisti. Bu kadar güclü bir Sabetayci örgüt vardiysa, baskalarinin da olmasi gerekirdi, Atatürk de yalniz kalmazdi.
Osmanli ordusu ile savasmanin baglantisini da anlamis degilim. Komplo teoricilerinin kurdugu bir dizi baglantinin ne oldugunu tahmin ediyorum, ama ortada birsey olmadan sen sunu niyetliyorsun demek de anlamsiz birsey. Bir komplo teorisini kabul etmek icin önce bir dizi baska seyi kabul etmek gerekiyor. Karsiniza gelen kisi, bunlarin hepsini kabul etmis, dinsel bir dogma gibi kabul ediyor ise, önce kafasinda olusturmus oldugu dogmalari ortaya koymak gerekiyor. Burda böyle bir durum sözkonusu. Senin baglantina ulasabilmek icin baska varsayimlarini ortaya koymak gerekiyor.
Kuvvayi Milliye'nin isgal gücleriyle savasmadigini varsayalim. Bence de Yunanistan disinda ciddi bir savas olmadi. Peki bunu hangi nedene baglayacagiz. Bilimsel düsünen birisi bir dizi neden siralayacaktir. Ornegin Ingiltere ve Fransa'nin o dönemki ihtiyaclarini, Rusya ile iliskilerini, Mustafa Kemal'in manevralarini, Yunanistan'a karsi Ingiltere ve Fransa arasindaki farkli yaklasimlari, diger bircok iliskileri düsünecektir. Halbuki kafasinda bir dizi komplo teorisi kurmus birisi icin bunlarin hepsi tek yere baglanir. Yedi düvel hep Sabetayci olmustur, bunlar Atatürk'ü desteklerler. Ama Yunanistan Sabetayciligi kabul etmemektedir. Simdi bu uyduruk oldugu apacik belli komplo teorisinden bir sey cikar mi?
Söyle özetleyebilir miyiz bu durumu? Komplo teorileri de dinler gibi insanlarin kafalarinda dogmalar yerlestirir. Bu dogmalarin, ispatlanamayan ama inanilan seylerin en kolay savunusu da tarihin zaten subjektif oldugunu söylemektir. Tarih subjektiftir, ben de iste böyle kendi subjektifizmimi yapma hakkina sahibim dersiniz. Sonra da nötr algidan bahsedersiniz.
Olmadi evrensel, bence iddialarinin ayaklari hepten havada.
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 20:20 .
|