Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Felsefe > Etik, Estetik, Sanat, Politika, Bilim & Eğitim

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #231  
Alt 07-08-2008, 03:58
evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
evrensel-insan evrensel-insan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
evrensel-insan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Bir, butun mudur? parca midir?

Saygideger arkadaslar;

Butun, tum, tamam v.s. gibi kelimeler, biri ifade eder. Yalniz, bunlar eger bir kap ise ve boyutu varsa, o zaman icinde de parcalari olmasi gerekir. Dolayisiyle, insanoglu olarak ortaya konan, butunun kendisimidir? yoksa parcalardan birisinin butunumudur? Eger, ortaya konulani bir nokta olarak algilayacak olursak; bu nokta aci yapacak bir sekilde, cizgiye tasindiginda, ve bu cizgiler, birbirinden bagimsiz olmadiginda-ki cizgiler paralel degildir ve biribirine zit olarak biribirinden uzaklasir. O zaman, noktanin, baslangic ozelligi, birdir. Ustelik bu nokta, bir kavram ve ifade oldugundan da pozitiftir.

YANI EN ILK VE EN SON DURAK OLARAK NEYI ORTAYA KOYARSAK KOYALIM-ki bu, tanri, madde, enerji, evren, kavram v.s. olabilir-Mutlaka, bu ortaya konan BIR POZITIF NOKTA dir. Y cizimiyle ifade edilir.

Bu, bir pozitif noktamiz'in hareketi de, ikilem ve karsitliktir. Bu da bir pozitif nokta'nin karakteridir ve X ile ifade edilir.

Iste insanoglunun fonksiyonu bu sabitlenmis sey ve hareketten sonra devreye girer. Insanoglunun yaptigi ise, ikilem ve karsitliklardan birini digerine tercih ederek noktalamasidir.

Iste sorun, karsitlardan hangi birini noktalarsan noktala, karsitlardan digerine, yani noktalamadigina ters dusecegindir. Iste o yuzden, ne ilkin, ne herseyi iceren seyin ne oldugunun, ne neyin var ne neyin yok oldugunun tartismasi anlamsizdir ve, insanoglunun yasamina hic bir katkisi yoktur.

Butun yapilan, butunu parcalama ve parcalardan birini noktalama mantigidir. Yani, butunu ortaya koyamamak, ya da butunu, bir parca olarak ortaya koymaktir. Iste evrensel celiski ve sorun da buradadir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
Alıntı ile Cevapla
  #232  
Alt 07-08-2008, 09:17
aydoe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
aydoe aydoe isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Oct 2007
Mesajlar: 3.982
Standart

Sayın evrensel-insan,
Bu yazdıklarınızı anlatan bir kitap yada kaynak verebilirmisiniz.
Nerden geliyor bu semboller,
S=insanoglunun temel fonksiyonlarini belirtir.
S niye temel fonksiyonları belirtiyor?Amacı ne bu S nin?

''asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek,aklın ve ilmin gelişimini inkar etmek olur''
Alıntı ile Cevapla
  #233  
Alt 07-08-2008, 18:47
evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
evrensel-insan evrensel-insan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
evrensel-insan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Saygideger aydoe;

S=sound-ses-, script-yazi-, satability-sabitlik-situation-durum-state-bildirim statement-ifade- v.s. temelindeki, aryan kokeni olan sta-sabitligin toplam ilki temelindedir.Sta-kok olarak, durmak temelini verir.

Bu , bir etimolojik koken olarak, ssss sesinden, kaynaklanir. Bu anlamlari, ben, aryan kokenlerini calisarak, kendim ortaya koydum. Aryan koklerine kaynak, bendeki-
"The concise, dictionary of english etimology"kitabidir.1994 baskisi ve yazariWalter w. Skeat'tir.Wordsworth Reference yayinlarindandir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
Alıntı ile Cevapla
  #234  
Alt 08-08-2008, 02:42
mutluluk35 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
mutluluk35 mutluluk35 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 16 Feb 2008
Mesajlar: 208
Standart

Sayın evrensel insan

İnsanoğlunun yaşamına anlam veren bu harfler(aslında tam tersi,insan yaşamının anlam yüklediği) Latin kökenli harfler ve dolayısıyla temsil ettikleri anlamlar da günümüzde Batı medeniyeti kültürüne ait anlamlar değil midir ?

İnsanoğlu kavramı gibi bir genelleme yapmakla,örneğin Rus,Çin,Arap,Hint vb.uygarlıklar ve onların kendi yaşam tarzlarına göre,birtakım şekillere anlam yükleyerek oluşturdukları alfabelerine haksızlık etmiş olmaz mıyız ?
Alıntı ile Cevapla
  #235  
Alt 08-08-2008, 02:52
evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
evrensel-insan evrensel-insan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
evrensel-insan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Saygideger mutluluk35;

Benim, kullanilan harflere, cizimsel anlamda verdigim, aciklamalar, bir dil temelini degil; evrensel dusunce temelinin kokenini ve temellerini yansitir.

Bu suna benzer, kalem kavrami her dilde degisiktir. Ama kalemi, kavramlastirirken, izlenen yol ve yontem, dusuncenin isleyisi evrenseldir.

Diger dillerde A, a olarak ifade edilmiyebilir-sekilsel olarak, ama mutlaka a nin icerigini veren bir dusunce yapisi mevcuttur. Dolayisiyle, ben dilin harflerini degil; evrensel temeldeki isaretlerin anlamini verdim. Diger dillerin kokenini de incelediginde, ayni insanoglu dusunce koken ve temelinden ciktigi icin, evrensel olarak; sadece sekilsel cizimler degisebilir, ama dusuncenin verdigi anlam degismez.

Sonucta, her dil biribirine tercume edilebilmektedir. Cunku, hepsi de, evrensel dusunce kokeni ve temeli olarak ayni kural ve kaidelerden kaynaklanir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
Alıntı ile Cevapla
  #236  
Alt 08-08-2008, 03:02
evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
evrensel-insan evrensel-insan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
evrensel-insan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Saygideger mutluluk35;

İnsanoğlunun yaşamına anlam veren bu harfler(aslında tam tersi,insan yaşamının anlam yüklediği)-mutluluk35

Bu senden yaptigim alintinin algisi bile bugun bir tartisma konusudur. Yani, harfler ve dilmi yasami yonlendiriyor?, yoksa yasam mi dili yonlendiriyor?, harflerin ve dil yapisinin sabitligi ve hic degismedigi goz onune alinirsa; bence ilk secenek gecerli.

Zaten sorunun da kokeni bu. Alisilagelmis bir yasam ve iliski surdurmek, ve sabitlenenleri sorgulamamak veya nedenlememek. Hakimiyet, sizce, hangi konuda insanoglunun elindedir? Insanoglu, bunu boyle dusunse, zaten kendine doner ve tanri dahil tum soyutlardan arinmaya calisir.

Insanoglu, kendi yarattigi soyutlarin yine kendi koydugu kurallarla, yonetimi altina girmistir. Bugun, insanoglunu bu soyutlar yasatmakta, yonetmekte ve yonlendirmektedir. Aci olan da budur.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
Alıntı ile Cevapla
  #237  
Alt 15-08-2008, 14:50
evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
evrensel-insan evrensel-insan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
evrensel-insan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Duyuru

Saygideger arkadaslar;

Bilhassa sosyal bilimde yeni bir acilim ariyan, felsefenin en son gelismis durumunu merak eden, bilimle felsefeyi, bir temelde degerlendirmek ve felsefenin, bilime ne gibi bir katki sagladigini bilmek isteyenler; 20 Yuzyilin, en onde gelen, bilim ve felsefe adami; Karl Popper'i okuyup ogrenebilirler. Turkce kaynak olarak, ben bir Wikipedia'yi biliyorum.

Fakat orada detayli anlatilmiyor. Turkiye'deki arkadaslar, daha baska kaynaklardan-felsefe-bilim-ulasabilirler. Yabanci dil bilen-bilhassa ingilizce ve almanca- ve Turkiye disinda yasayan arkadaslar, google veya yahoo ve ya baska bir arama motorundan bulabilirler.

Alisilagelmis sekilde kanitlayan bilime ve verisel temelde dusunce ureten felsefeye, karsit olarak hem 20. yuzyilin damgasini vurani, hemde felsefe tarihinde bir ilke imza atani olan bu bilim ve felsefe adaminin tam ismi "Sir Karl Raimund Popper" dir. (28/7/1902-17/9/1994)

Ayrica, beni sorulariyla arastirmaya sevkeden, ve boyle bir bilim ve felsefe adaminin varligindan haberdar olmami saglayan, aydoe arkadasa da tesekkuru bir borc bilirim.

Arzu eden olursa, benim bildigim linkleri verebilirim.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
Alıntı ile Cevapla
  #238  
Alt 20-08-2008, 15:33
evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
evrensel-insan evrensel-insan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
evrensel-insan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Insanoglu ve Bilginin Kokeni

Saygideger arkadaslar;

Insanoglu, yapisi geregi; bir fiziksel beden, bir de bedensiz dusunceden, olusur.
Dusuncesi ve onun uretimi, insanoglunun yasamindaki iliskilerini belirler.

Insanoglunun, dusuncesi; yaraticidir ve hayal gucune sahiptir. Bu yaraticilik ve hayalgucu, kavram olarak yansir. Insanoglunun, kavram uretebilmesi icin, madde, yansi, 5 duyu, sezgi, duyum, inanc ogeleri mevcuttur.

Insanoglunun, urettigi kavram; evrenseldir ve somut-soyut,oznel-nesnel, obje-subje; temellidir. Kavramin, uretimi icin algi ozelligi vardir. Ya nesnel, yansisi, subjenin 5 duyusuyla; ya da, oznel sezgisi, subjenin duyumuyla algilanir.

Evrensel olarak kavramlasmis, hersey; bir-pozitif-nokta- uclem, sembolu Y-dir
Kavramlasan hersey de bir karaktere-ikilem ve karsitlik-dortlem-sembolu X-sahiptir. Bu ikisinin birlesimi, 7'li zi (okunusu zay) i olusturur.

Evrensel olarak kavramla ozdeslesmis herseyin, mustakil var olma temeli ise; ifadeye ve ifade edene dayanir. Ifade, edilen kavram; ister maddesel ister inancsal olsun; ifade edenin, yani-subjenin , oznel ya da nesnel temeldeki algisinin bir ifadesidir.

Ifadenin, iki sorunu vardir. Birincisi, ifade edilecek kavramin, evrensel karakteri; ikilem ve karsitlik, ikincisi ifade edilecek olan seyin evrensel yapisi; bir pozitif nokta. Sonucta hangi bir pozitif nokta ifade edilirse edilsin, edilen bir; ikilem, pozitif; karsitlik karekterine sahip oldugu icin; nokta da tartismasaldir. Bu tartisma temeli, bazi tartismasi evrensel olarak algilanan ifadeleri goreceli kilmistir.

Dolayisiyla, bilgi edinme; kavram ogrenimi-ogretimi ve uretimidir. Kavramin, ifadesi ise; bilgi uretmek yerine; one surulen tartismanin ya one suruldugu gibi, kabulunu; ya da reddini getirir.

Bilginin kokeni, kavrami veren hayalgucu ve yaraticiliga, kavrami; ogrenim- ogretim ve uretime dayanir. Bazi kavramlar, tarih sureci icinde, ifade edilmez veya ifade edilemez olurlar. Ya da, bilgisel zenginlik kazanarak, degisime ugrarlar. Ayrica, her cografi toplum, kendi yasam ve iliskileri temelinde; toplumuna has bir kavram yaratabilir. Bu zamanla, kuresellesir veya o topluma ozgu kalir.

Genelde, encok kavram uretenler, ideolojilerdir. Basta soyut olan bu kavramlar, destek buldukca, toplumsallasir hatta kuresellesir. Felsefe ve bilim, en cok kavram ureticilerinin basinda gelir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti

Konu evrensel-insan tarafından (20-08-2008 Saat 15:36 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #239  
Alt 24-08-2008, 01:07
evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
evrensel-insan evrensel-insan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
evrensel-insan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Saygi ve bilinci

Saygideger arkadaslar;

Bugun toplumumuza ve iliskilere baktigimizda; bazi celiskilerin su yuzune ciktigini goruruz. Genel de, kisiler, kendilerine verilenlerle yetistigi ve yetistirildigi icin; herkes, ya bir buyugunun, ya torenin ya da bir gelenegin golgesinde buyur. Dolayisiyle, sahip ciktigi bu deger, onun icin herkesin sahip cikmasi gereken deger olur.

Bu neyi getirir? Bu ilk basta, kendine gore, bu degere uymayana mudaheleyi ve baskiyi getirir. Bu, o kisinin bu degeri koru korune savundugunu ve sahiplendigini getirir. Bu , o kisinin bireysel hak ve hurriyetleri savunamamasini ve savundurmamasini getirir. Bu, kisinin, kendisi icin degil; bu degerler icin yasamasini getirir.

Isin ilginc tarafi, bu degerler ve kavramlarinin algisi soyut oldugu icin, her kisi, kendi algisina gore bu degerleri degerlendirir. Yine kendi algisina gore, bu degerlerin yasam ve iliskide uygulanmasini ve uygulatmasini saglamaya calisir. Iste bu kisilerin, kendine gore toplumsal, ulkesel, yoresel, bolgesel, milli-dini kokensel v.s. yasami ve iliskisi, toplum uzerindeki bir baskidir. Iste bu toplumsal olgu, bilincli olmadigi icin - yani atadan kalma - sadece algilanma temeliyle, uygulanmaya calisilir.

Uygulamayanlar, ya afaroz edilerek, ya da uygulanmaya zorlanarak, bu degerlerin kaliciligi ve sabitligi saglanmaya calisilir. Bu kisilerin, toplum uzerindeki, kurdugu deger baskisi, ayrica, farkli degerler arasinda da, bir atismaya ve kutuplasmaya yol acar. Boylece, hem nesiller arasi bir karsitlik; hemde, toplum ici bir ayrisma dogar. Cunku, hicbir ayrimci deger, kendi degerinden odun vermedigi gibi; baska degerlere de yer vermemeyi gozetir.

Iste, bu tip, alisilagelmislik temelinde ve otomatiklesmis iliskilerin iceriginde bir toplum, ancak ayrimcilik temelinde yasamaya calisir. Bu oyle bir hal alirki; kisinin dogdugu sehir bile, bu ayrimciliga alet edinilir. Kisiler, birbirini tanimadan, birbirileri hakkindaki kulaktan dolma bilgilerle; birbirlerine tavir alir, yani "sen suralisin, oyleyse soylesin" ya da "sen busun, oyleyse boylesin" v.s. Bu, toplumun bir gercegidir. Bu toplumu, boyle tutmakta, cikarci sistemin ve yonetip yonlendirenlerin isine gelmektedir. Burada, bir kisiyi "boyle" diye suclamak; hem bir cozum degildir, hemde bu ayrimciligin ekmegine yag surer. Kisiler, yasamda herzaman kolayi tercih ederler. Dusunup, nedenlemek-sorgulamak yerine; verilenlere takilirlar. Kendilerinin takilmalari yetmiyormus gibi; bir de etraflarina bunu empoze ederler.

Iste, boyle bir toplumu, icine dustugu bu ayrimcilik batagindan kurtaracak sey; bilinc, egitim ve ogretimdir. Bu da ancak saygi temelinde olusur. Saygi da, farkin farkina vararak, bu farki algilamaktan ve koruyup, kollamaktan gecer. Tek onemli kistas, farki farkindan dolayi ayirmamak ve karsiya almamaktir.

Bunun en basit bilinci "benim yasam ve iliskilerimin degerleri farkliysa, ve ben bunlari koruyacaksam; baska birinin de yasam ve iliskilerinin degerleri farklidir ve o da kendininkileri korur. Ben ona mudahele edersem, o da bana eder. Ben onu ayirirsam, o da beni ayirir. Ama, bizler, toplum icinde beraber ve birlikte yasamak zorundayiz. O zaman, bu ancak, biribirimizin degerlerine saygi gostermemizin temelinde olur. Ben, onun degerlerine saygi gosterirsem, o da benimkilere gosterir. Demekki, benim kendi farkimi korumam, baskasinin farklarina saygi gostermemden gecer. Bu sayginin temeli de, ayrimcilik yapmamaktan gecer. Ben, bunu bir birey olarak; aile, cevre, toplum ve ulke icinde uygularsam, o zaman hem kendimi, toplum icinde ortaya koyabilir, hemde toplumun farkliliklarina saygi gostererek, toplum icinde yasayabilirim."

Egitim ve ogrenim ise; once, her ferdin, bir birey oldugunu bilmesi ile baslar. Birey olabilmek ise, kendi sahsina ait degerleri, yine kendi dusuncesinin nedenlemesi ve sorgulamasiyla ortaya koymasidir. Bu konuda, babasinin, annesinin, akrabalarinin, arkadaslarinin, cevresinin, ve hatta toplumunun, degerlerine ters dusebilir. Ama onemli olan, bu degerlerin kendine ait olmasi, ama yine her iliskide oldugu kisinin-ki buna anne-babada dahildir-degerine de saygi gostermesidir. Bu, kisinin, hem kendi bireysel kisiligini ortaya koymasi; hem de toplum icinde kendine bir yer bulmasi demektir. Burada, amac, yasami bireysel yasayarak; toplumsal iliskileri yurutebilmektir. Kimseyi, veya hicbir degeri karsisina almadan.

Bu ayni zamanda. bireye, kisilerle ugrasma yerine; onlarla gecinmeyi getirecek. Kisilerin, sadece, verilenleri uygulayan bir uygulayici oldugunu gosterecektir.

Cunku, birey olamayanin yasami kendisinin degil; kendisine verilen degerlerin onu yasatmasidir. Kendi yoktur, sadece yasattigi degerler vardir. Ne kadar cok, bunun bilincine varir; o kadar cok, bireylesir ve kendini bulur. Kendini buldukca da; hak ve ozgurluklerin, insanlik temelindeki onemini kavrar. O zaman sadece, kendi hak ve ozgurluklerini degil; baskasinin da hak ve ozgurluklerini koruyacak duzeye gelir. Bu da, insan hak ve ozgurluklerinin bireysel korunusudur. Bu ayrica, kendinin olmadigi bir yasamda, o na hem kendini, hemde insanligin bir parcasi oldugunu hatirlatir. Cunku, bilirki, korudugu hak ve ozgurlukler; kendi cesidi olan insanin hak ve ozgurlukleridir. Tabi, egoist, bireyci ve ayrimci dusunup davranmazsa.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
Alıntı ile Cevapla
  #240  
Alt 29-08-2008, 03:49
evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
evrensel-insan evrensel-insan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
evrensel-insan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Mustakil var olan varlik ve materyalizm

Saygideger arkadaslar;

Materyalizm, yanlis bir onculden yola cikar. Bu oncul, mustakil var olan varligi bir axiom olarak alir ki; bu axiomla yola cikista, mustakil var olan varlik "yoktur" diyen, pozitivizme-olumluluk-ters duser.

Buradaki olmasi gereken, oncul ise; mustakil var olan varligin varligidir. Iste materyalizm, basta bu onculu goz ardi etmektedir. Bu goz ardi edis, materyalizmi, bir ikileme sokar. Bu ikilem:mustakil var olan varligin,ya dissal-gorunussel-, ya da icsel-ozsel-olabilecegi, ikisinin birden olamiyacagi yanlisidir. Bu yanlistan, dissal'i-gorunusseli- tercih ederek; icsel'i-ozseli- tercih eden idealizm den ayrilir. Burada ki, dogru oncul ise: mustakil var olan varligin, ne dissal-gorunussel; ne de icsel-ozsel- olmadigi, ikisinin de bir uclemin parcasi oldugudur.

Ikinci, goz ardi ettigi sey ise, kavramdir. Yani, evrenseller konusuna girmez. Bu konu da ise; gercek varliktan yola cikar. Ki bugun, evrensel temelde gercegin ne oldugu, ortak bir bicimde ortaya konamamaktadir. Burada, idealizmle, ayni kefeye dusen, Conceptualizm-kavramcilik-ve pozitivizm le ayni kefeye dusen, nominalizm- isimcilik, ayni yanlis onculden yola cikmaktadir.

Bu oncul de:"gercek" varligin, ya oznel ya nesnel olabilecegi, ikisinin birden olamayacagidir. Burada, materyalizm; evrenselleri sadece nesnele indirgeyerek, realizm-gercekcilik-'le ayni kefeye duser.Burada ki, dogru oncul ise:Evrensellerin, var oldugu ve ne sadece nesnel; ne de sadece oznel olarak degil; hem oznel, hem nesnel olarak var olduklaridir.

Gorundugu gibi, materyalizmin, hatasi bir karsitlik temelindeki ikilemden, sadece birini secmeye kendisini zorlamasidir. Yani kisaca:uclemi-madde-dusunce-kavram-gorememesidir. Bu uclemi goremedigi icin; sadece dissal-gorunussel ve nesnel yanasir. Dialectic sayesinde, dusunceyi, bir "ikincil" olarak, maddeye eklese bile,-oznele-insanoglu-ait olan ve dusunceden cikan kavrami ve o kavrami veren dusunceyi tasiyani-ozneli- goz ardi eder

O zaman, nasil degerlendirmeliyiz? Birincisi, mustakil var olan varlik vardir. Bu varlik ne dissal-gorunussel-; ne de icsel-ozsel-dir. INDIVIDUAL-TEK,BIR-POZITIF-OLUMLU- ve POINT-NOKTA-dir.Yani UCLEMDIR.
Ikincisi, gercek varlik, yani evrenseller kavramlardir. Kavramlar, dusuncenin mustakil var olan varligi algilamasiyla dusuncede olusur. Dolayisiyle, kavramlar, HEM OZNEL, HEM DE NESNEL OLARAK GERCEKTEN VARDIR. Materyalizm, dusunceyi ikinci plana itmekten-yani madde ile yan yana koyamamaktan-dolayi, hem kavrami,-dusuncenin olusturdugu- hemde ozneli-dusuncenin sahibi-ya gozardi etmekte, ya da red etmektedir.

Ayrica, ozneli gale almayarak; kendi dialektigine de ters dusmektedir. Bu linear-cizgisel- ve lateral-dis yan-dusunemeyen, materyalizmin; juxtapositional-yansal pozisyonlama-davranisindan da uzak tutar.

Cunku, materyalizm, teke- bire, yani noktalamaya endekslidir. O yuzden, ne kesisenleri ayirabilir, ne de ozdeslesenlerin neler oldugunu dusunebilir. Bu aliskanligindan dolayi, inatla madde de israr eder. Dusuncesinin siniri da, var-yok temeline endekslidir. Dusunceye "yok" diyemeyecegi icin de, ve once maddeyi tercihinden dolayi; diyalektikle, dusunceyi "ikincil" yapar.

Kavrami ise hic hesaba katmaz. O yuzden de, bilimsel deney ve gozlemlerde; yaptigi spekulatif yanasimlarla, cevapsiz kaldigin da-ki burada da en buyuk sorunu, epistemolojiyi-bilimin bugunku siniri- savunmak yerine, bu siniri asarak; cevap veremedigi konularda; idealizmin "gordunmu bak bunun cevabini veremedin, o zaman bu yaratildi ve bir yaratani ve yaratilisi var" yanasimina, cevapsiz kalir. Bu yuzden de;

MATERYALIST IDEOLOJININ HERZAMAN IDEALIZMIN IDEOLOJIK TUZAGINA DUSME SANSI VARDIR ve MEVCUTTUR.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti

Konu evrensel-insan tarafından (29-08-2008 Saat 04:03 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 23:01 .