Sayın Unbeliver,
Her ne kadar üçüncü kişiye başka bir şeyi yemek düşse de , sayın Ululelbab 'a sormuş olduğunuz bu sorulara kendimce bir yorum yapmak istedim.
1 )Neden Tanrı din olayına girmiş..........
din olayına giren Tanrı , Rab ,Allah veya her ne ile ifade edilirse edilen ( bence " O " ) girmemiş ki....Din olgusu , kainatı okuyabilen ( ki kimileri onları peygamber , nebi , elçi , vs şeklindeki sıfatlarla adlandırıp kutsallaştırır ve hatta putlaştırırlar) kişiler tarafınca önceleri tamamen safiyane biçimde oluşturulmuştur.
İnsan yapısındaki acizlik nedeni ile hep güce yönelir ve sığınma ihtiyacı içindedir.Bu beraberinde tapınmaya dönüşen yapının çeşitli " kişiler " tarafınca yanlışlığının ortaya konması muhtelif zaman dilimleri içinde "DİN "leri oluşturmuştur.
Muhtemelen Hz. Muhammed'in tebliğ ettiğini söylediği İslamiyet'in bu günkü algılanışı ve içinde bulunduğu açmazlar kesinlikle ilk çıkış döneminde ve hz. Muhammed 'in yaşadığı dönemlerde yok idi.Daha sonraki dönemlerde egemen güçlerin , güçlerinin kaynağının tanrı olduğu safsatalarına kaynak gösterilme çabaları sonucu eğildi büküldü yanlışlandı vs.
Tabi bu arada şunu da sormak lazım, Mesela Hz . Muhammed o devirde La İlahe İlla Allah kavramını nasıl açıklayabilirdi.
Yani milleti karşısına alıp ( ki amcamlar hamurdan elleriyle çeşitli şekillerde ilahlar yapıp yanlarında azık diye götürürüp sonrada acıkınca bir güzel yiyorlardı),beyler , hanımlar tüm evren bir denge içindedir ve bu " TEK" lik tir.Sizin bu hamhum şarolop yapıp yediğiniz veya garip isimler verip karşısında bir takım hareketlerle yalvardığınız nesnelerden bir halt olmaz.
"TEK " lik her şeyin birbiri ile ilişkisidir, sizler bir bütünün parçasısınız " O " bütünden geldiniz ve yine ona döneceksiniz.Siz "O" ndan sınız ama "O " değilsiniz...Ve unutmayın çevrenizde gördüğünüz hatta görmediğiniz herşey "O " ndan..Ama " O " DEĞİL......Vs...Vs..
Ya Rab bi seni hakkı ile bilemedim veya Ya Rab bi bana eşyanın hakikatini göster diyen de Hz. Muhammed 'tir....garibim cahil arab a cennette göğsü yeni tomurcuklanmış huri kızları hatta yetmedi yanında gılmanlar vaat edende odur...
Evet İKRA emrine uymuştur ( yalnız bir yerlerden gelen bir emir olarak değil) ve kainatı okumuştur...Görmüştür ki atalarından kendisine aktarılan din anlayışı yanlıştır.O da yenisini tebliğ etmiştir..Ama bu tebliği yaparken çok pragmatik davranmıştır.Çünkü başka çaresi yoktur.İslami bakış açısına göre savaşırken yanındakileri ikna etmek için ganimet paylaşımı üzerine ayet gelmesi mi gerekli idi ...tabiki hayır , Allah ol derdi ve insanların tümü onun peşinden giderdi.Ama öyle olmadı , hatta savaşa katılmayanlara azap ve cehennem de vaat eden bir ayette geldi ...

)))
Sonuç olarak, öyle gökte oturan ( veya hernerede ise ) bir ak sakallı , eli sopalı dede YOK...Dolayısı ile onun gönderdiği DİN de yok , gönderdiği POSTACI da yok......
Sadece sistemin , kainatın bütünlüğü " TEK " liği var..Ve işte bu teklik te " O " .....
Tasavvuf ta noktanın içinde kaybolmak deyimi vardır...Nokta işte " O " dur bütünlüktür.