Türkü´isimli üyeden Alıntı
Madde nedir den önce
Madde ne degildir diye sormak gerekir.
Benim ne demek istediğimi bazı zühtüler daha iyi anlasın diye manyetik alanı geçiyorum ve
Gölge maddemidir diye soruyorum.
Gölge maddenin ve madde olmayan ışığın ortaya çıkardıgı bir sonuç .
Işiktaki parçacıklar ise maddemidir? Işık hızında iken kütlesi sıfır deniliyor. Duragan iken kütlesi var deniyor. ( dalga ve parçacık olduguna dair nobele konu olmuş )
İsık hareket halinde olmasa maddeye carpıp gölgeyi oluşturamaz .
Gölge Madde made ilişkisinden ortaya çıkmıyor.
Gölge madde ve -madde olmayandan - ortaya çıkıyor....
Madde ne değildir ?
|
Madde, etki-tepki oluşturan, iş, değişim meydana getirebilen şeydir. Bu bağlamda, elma, maddedir, o halde madde de elmadır demek doğru değildir. Konu açısından, madde, manyetik alan demek değildir, ancak manyetik alan da madde bütünlüğünün dahilindedir.. Gölge metaforunu kullanacaksak, aydınlık-karanlık baz alınabilir, ancak ışık farklı bir olgu.
Madde'yi kütle esaslı tanımlama işini doğru bulmuyorum... Maddelerin şu ya da bu alanları, ortamları stabil değildir. Maddi ilişkiler, etkileşimler, harekete bağlı değişimler (iş), örneğin manyetik alan açısından da değişime yol açar. Biz buna genel ifade olarak "etki alanı" diyelim. Böylece madde, alanı, yani ortamıyla da bir bütündür...
Kütle dendiğinde, biz ele, avuca gelirlik gibi bir şey anlıyoruz, oysa,
kütle de; etki-tepki esaslı, kuvvet esaslı da düşünülebilir -ki ilişki, hareketle de ilintili. Kısaca "İŞ" ile ilgili. Enerji ise iş kapasitesiyle ilgili. En kabasından-maddelerin birbirleriyle-, moleküler yapısına, oradan parçacık dokusuna kadar etkileşimler, reaksiyonlar, temel parçacık düzeyindeki etkileşimler de dahil, değişime(iş'e) yol açar. Bu bağlamda biz hareketi de, maddeden bağımsız düşünemeyiz.
Bir cisimin hareketi arttıkça kütlesi de değişir, zira kütle hareket bazlı tanımlanabilir. Hareket değişime yol açtığı anda ise iş gerçekleşiyor demektir. Demek ki, bir cismin kütlesini, kapasite bazında düşündüğümüzde, enerji(iş kapasitesi) olarak da düşünebiliriz,bu halde enerjide maddeden baımsız düşünülemez, öyleyse iş yapabilen her şey maddedir de denebilir(illa kütle ifadesini doğru bulmuyorum).
Kısaca -ki bence- etki-tepki oluşturan her şey maddedir. Örneğin, fotonlar kütlesizdir denir, ancak fiili, iş temelinde kütlesiz foton olmaz. Eğer fotondan söz ederken, enerjiden de söz ediyorsak demek ki bu parçacığın bir iş, etk-tepki, böylece kuvvet kapasitesi var demektir.
Burada "e görelik" doğru kavranırsa, izah açısından, madde, enerjiyle de tanımlanabilir, madde, enerjidir de denebilir, ama "e görelik" ve tanıma sadık kalarak. Enerji neydi iş kapasitesi, o halde iş kapasitesine sahip her şey maddedir ve burada "ilişki" anlam kazanır.
İfadeler açısından diyalektik ve temelinde yatan şu kavramlar esas alınmalıdır. Hareket, ilişki, değişim. Buradan da hareketsiz madde düşünülemez diyebiliriz, zira madde tanımımız "etki-tepki oluşturan her şey maddedir" idi, burada ilişki, hareket anlam taşır ki, açığa bir iş, birbirini etkileyebilme durumu çıksın. hiç bir ilişkiye sahip olmasa da, her parçacık potansiyel olarak iş kapasitesine, yani enerjiye sahiptir...
Fotonlar açısından kütlesiz diyebilmemiz mümkün olmasa da(zira hareket halinde), durağan durumu varsayımı esas alındığında, neredeyse tamamen sıfır diyebileceğimiz kütlesinin, ciddiye alınamaz değeri olmasına rağmen, hareketi sayesinde(ışık hızı) kütlesinin artık baz alınabilir hale geldiğini düşünüyorum -zira o hız sayesinde kütlesi katlanarak artmıştır(diyelim ki durağan halde kütlesi, 0,00000(1000 daha sıfır koyalım)1 ölçülebilir veya baz alınır mı? Fotonlar, sözde kütlesi yok iken, hareket sayesinde kütle edinebiliyor(!). tabi kütlesiz dahi olsa, bir parçacık, herhangi bir cisime etki edebiliyorsa, madde olarak görülmelidir diye düşünüyorum... Işık hızına ulaşan bir cismin sonsuz kütleye sahip olacağı ifadesi de buradan gelir, çünkü harekete bağlı olarak hız arttıkça, kütle de artar, tabi her ne kadar sonsuz kütleye katılmasam da, ciddiye alınır değerde kütleli bir cisim, o hıza çıkarsa, kütlesi, öylesine katlanarak artar ki, sonsuz dense yeridir...
örneğin ışık, su içerisinden geçerken hız kaybeder. Demek ki ışık, etkileşime girebilmektedir, lakin burada ışık kavramı, madde mi değil mi esasıyla oluştulmuş bir kavram değildir. dolayısıyla ışık, maddenin, şu ya da bu etkisi, özelliğine, iş'ine vb bağlı bir ifadedir, aynen ısı gibi soyutlanmış kavramdır. ısı=madde değildir ancak, muhtevası maddedir, yani ısı dediğimiz ve yayılımı her neyse, madde oradadır.
Kısaca maddeden ayrı, bağımsız düşünelemeyecek ne varsa, aslında MADDE kavramının bütününe dairdir. manyetik alan=madde değildir, ama manyetik alan da o maddeye
dahildir. Bunu yeryüzü ve atmosfer gibi düşünebilirsiniz.
Madde genel bir tanımdır, atomlardan oluşan, kütlesi olan şeyler maddedir vb gibi indirgeme veya ayrıştırma, geçerli -kapsayıcı- bir tanım değil. Örneğin atomun temel parçacıklarından birisi olan proton da maddedir. Kaldı ki parçacıklar o kadar küçük olabilir ki, belkide boşluk dediğimiz alanlar, bu tür, ancak henüz göremediğimiz derecede küçük parçacıklarla doludur(okyanusun içi gibi) -ki böylece uzayın dokusu ifadesi de anlam kazanabilir(böylece boşluk ifadesi de mikro temelde bir anlam ifade etmez ve etki-tepki sathı bu anlamda maddi bir ortam eliyle anlam kazanır), bu bize aralarında sanki hiç bir madde yokmuş gibi görülen boşuk dahilinde, parçacıkalrın birbirine nasıl etkinin de cevabını verebilir...
Işık dediğimiz, maddenin, şu ya da bu tepkime, reaksiyonlarına bağlı oluşumlardır ve saçılan parçacıklar da böylece kendi etki alanına sahip olur, bu saçılan parçacıklar, saçan cisimin, kütle kaybına yol açar, madde miktarı düşmüş olur, eğer saçılan parçacıklar, tamamen kütlesiz ise, kütle, madde miktarı kaybından nasıl söz edeiliyoruz?. o parçacıklar, gözümüze etkidiğinde biz görür ve tanım yaparız, ışık deriz. reaksiyonlar, tepkimeler, farklı şiddet ve frekansları sağlar vs. İleri düzey ses dalgalarıyla ya da ısıyla(termal) çalışan bir göze sahip olsaydık cisimleri yine de görürdük ve böylece aydınlık-karanlık kavramları da anlamını kaybedebilirdi...
Aydınlık-karanlık kavramıyla ışık karıştırılmamalı. Işık kavram olarak değil, tespit edilebilir bir şey esasına dayalı ele alınmalı. Işığın tanımı başka, madde mi değil mi kıyası başkadır. eğer mesele bu kıyas olacaksa, maddedir, aynen bu bağlamda düşündüğümüzde, elmanın da madde olması gibi. Fakat bariz yapılan hata şudur,
elma da madde ise, demek ki madde demek, madde=elmadır doğru yaklaşım değildir, zira birisi elmanın muhteva olarak madde olduğu söylemi iken, diğeri, maddeyi elmaya indirgemektir ki, sap ile saman karışmış olur. bundan sonra madde elmadır, ama armut madde değildir gibi geçersiz çılarımlar, madde yoktu, enerji, maddeyi var etti gibi hatalarla, sonsuza kadar tartışılabilir. Madde enerjiden, enerji de maddeden bağımsız, ayrı düşünülemez, ancak bu tanımlarının da aynı olduğu anlamına gelmez...