Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Bilim > Diğer Bilimler

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #21  
Alt 02-03-2025, 12:56
Singularity Singularity isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 20 Jul 2011
Bulunduğu yer: Ying Evreninin Tek Yang Bilgini
Mesajlar: 930
Standart

Yok. Başlık aslında simülasyon değil. Daha uzundu da, moderatör o ara başka bir şeyden dolayı kafayı takmıştı, başlığı kısalttı biraz. Aslında simulasyonun görsel yasaları şeklindeydi. Böyle de çok uzak olmadığı için üstünde durmadım. Zaten son sözü moderasyon söylediği için itiraz etmenin de anlamı yoktu.

Birkaç yorumdur bu konuda yazmayı istemediğimi belirtiyorum ama ısrarla devam etmek için yeni argümanlar üretip zorbalık yapıyorsun. Bu yüzden konunun içeriğine girmeyecem. Bu senin anladığını sandığın ama hiç bir şey anlamadığın bir konu. Yoksa şimdi 360 derece argümanıyla devam etmek lazım. Ben öyle yapmayacam.

Yok. Simülasyoncu Hebelehübü değil. O kim ki Hebelehübü olacak. Başka bir yerde yazmıştım. 65 yaşlarında, erkek, gay. Bir süre bana yardım ettikten sonra geri kalan zamanda dünyanın ve benim zıddıma davranıyor. Normal insan, senin benim gibi. Hatta itin teki. Kaçtır anlatıyorum hala bu ite kutsallık atfetmisim gibi davranıyorsun. Dini de simüle eden o. Hiç bir din insanı ineklerin boynundaki zil gibi çanla kiliseye çağırır mı, yada hayy yaaa ulenn salaaak diye camiye çağırır mı. Bunlar hep onun ruh hastası zihninden çıkıyor. Din fikrini üreten o ruh hastası. Neyse ya ben bu konuda yazmak istemiyorum, yazdıkça o itin hayatımdaki etkisi artarak her şey daha da kötüye gidiyor. Burası da ona hitap ettiğim başlık olmadığı için küfretmek istemiyorum ama son dönemde iyice kudurdu dodveren simülasyoncu. Ölse de kurtulsak.
Alıntı ile Cevapla
  #22  
Alt 02-03-2025, 16:25
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.668

Onur Üyeliği 

Standart

Singularity´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Birkaç yorumdur bu konuda yazmayı istemediğimi belirtiyorum ama ısrarla devam etmek için yeni argümanlar üretip zorbalık yapıyorsun. Bu yüzden konunun içeriğine girmeyecem. Bu senin anladığını sandığın ama hiç bir şey anlamadığın bir konu. Yoksa şimdi 360 derece argümanıyla devam etmek lazım. Ben öyle yapmayacam.
Bu başlığa ve ilgili konuya dair görüşlerimi yazarsam bu zorbalık mı oluyor? Öyle düşünmüyorum, inanmıyorum dediğinde teist tavrı nasıl oluyor?

Bu konuyu bugün duymadım, üzerine tespit, analizlerle sırf bugün de düşünmedim, o zamanlar AKP bile yoktu(yani Türkiye cehalet şafağının Miladından Önce).. Hep aynı dayanağa yaslanıyorlar ve bile, isteye resimlerle dahi oynuyorlardı, o derecede. Evreni "görüntüye" indirgemek- böylece safsata temelli modern mitolojilerin üretimi... Öyle düşünüyorum, görüyorum ve açıklayabilirim. Fiziğin, nesnelerin görüntüye endekslenemeyeceğini, aksine görüntünün bunlardan bağımsız oluşturulamayacağını anlaması basit, ama ifadesi zor... Çünkü insanların çoğu inanmak istediğine şartlı, empoze veya öznel ya da dilden kaynaklı nitelemelerine odaklı davranıyor, aksi kendilerine ağır geliyor...

Özneliğinden ve dil, ifade zaruriyetinden kaynaklı olarak, maddi, madden, fiziki etkileri, tepkilenen organlarla kıyaslıyor, yorumluyor, desenliyoruz, sonra dil ve ifade açısından yorum ve desenlerimizi, algılama biçimlerimizi dönüp nesnenin ona has, özgü bir niteliği gibi kullanıyoruz. Haliyle tespitlerin izahı zor oluyor...

Hebelehübü iyidir, her türlü kılığa sokabiliriz, son zamanlarda Allah modunda, ama Zeus moduna da geçebilir, bu masalda keyfimiz nasıl isterse, tanrı da öyle oluyor, ama bir kazanım elde etmek istersen ne yazık ki ölmek ve böylece üçün birini dahi alamamak şart Biz nasıl istersek öyle konuşur... Örneğin bugün Hebelehübü, tam 40 kanat daha taktı kendine, 80 kanatlı oldu ve tümünü de altınla kapladı. 8 meleğe taşıtdığı tahtını da(kendisinin gücü yetmiyor) yeniledi. Erdoğan'ı kıskanmış, "sarayı, sultasını geç, sıçtığı bile altın, şeytan bile şeytan olalı, sevenine, sevmeyenine bu kadar zulmetmedi, bu kadar aldatmadı" diyor...

"Ölenler nereye mi gider? Hiç doğmayanların olduğu yere" demiş Seneca, bana göre Simülasyoncu da hiç doğmadı. Dünyanın bu derecede boka batmışlığı, doğduğuna inanıp, öleceğine inanmayan ve bunları kullanan, afyonlayan, uyutan zübükler yüzünden. Ölünce, hala daha acı, sevinç, beklenti, zaman algısı vb. bir dolu şeyin de leşleriyle(form-yapıca bozulmuş, dağılmış, bitmiş kokuşan yığınla) birlikte olacağını sanıyorlar(hiç mi derin uyku uyumadılar, hiç mi bayılmadılarsa). Doğmadan önce ne olduklarını sanıyorlarsa... Dünyanın boka çevrilmişliği, ölmeyeceğine inanan zavallılar ve onları kullanan, sürüleştirip sömüren uyanıklar, zübükler. "Nasıl ölümsüz olabilirim?" diye soruyor kendine, olsa olsa bunu masalların Pinokyosu başarabilir diyor, çünkü bakıyor ki başka türlü mümkün değil, kendi, kendilerine uydurup, avunuyorlar. Uyanıklarda çıkıp, Pinokyo böyle emretti, şöyle buyurdu, bize itaat edin, dediğimizi yapar, bize itaat ederseniz siz öldükten sonra ballar, çörekler, pedofolinize çocuklar vs., yapmazsanız yağlı kazıklar, kafanıza sıkarız diye diye, kendi menfaatleri doğrultusunda köleleştirdikleri milyonlarca zavallının iliğini emiyorlar. Düşünme, sorgulama yetileri törpülenmiş ve bu dünya için yaşayan uyanık zübüklerce de, bu dünya için yaşamadıklarına inandırılmış, nesnel gerçeğe yabancılaştırılmış köleleri kullanıyorlar. Tabi balık baştan kokar misali, bu zavalılar kendilerini sömüren zübüklerin sinsi, aşırı menfaatçi olmaları, dinlerini de menfaatçi bir yapıda oluşturmalarından ve zübük efendilerine olan özentileri, rol model alma çılgınlığından dolayı da, her fırsatta en yakınını kazıklamaktan da geri durmazlar. Kısaca zübük efendileri, kendilerie görebir dünya kurmuş, azınlığa cennet, çoğunluğa cehennem... Suç ne Hebelehübü'nün, ne Pinokyo'nun, ne de Simülasyoncunun, sorun belli, sorumlu belli...

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
  #23  
Alt 02-03-2025, 19:54
Singularity Singularity isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 20 Jul 2011
Bulunduğu yer: Ying Evreninin Tek Yang Bilgini
Mesajlar: 930
Standart

Tamam kardeşim, sen her şeyin en doğrusunu biliyorsun.

Simülasyoncuyu hübü ve pinokyayla aynı torbaya atıyorsun ama bu teizmr atıf değildir, ben yanlış anlıyorum.

Demek ki ben seni doğru anlamıyorum. Bir süre kendi açtığım bu konuya yazmasam daha iyi. Belki bu sırada sen de entellektüel zorbalık ve akran zorbalığı arasındaki fark üzerinde düşünme fırsatın olur. Gerçi sen düşünmesen de olur, zaten tüm cevaplar sende var, maaşhübü, fazla mesailer heptelehübü.
Alıntı ile Cevapla
  #24  
Alt 02-03-2025, 23:50
dine mine ne dine mine ne isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 21 May 2015
Mesajlar: 1.732
Standart

spartacus, Singularity'ye verdiğin yanıtta "fiziksel gerçeklik maddi etki-tepkiyle temeldir, görüntü öznel bir yorumdur" diyorsun ve simülasyonu tutarsız buluyorsun. Peki, benim trifokal gözlük deneyimimi buna oturtalım ve seni biraz zorlayayım.

Lensler ışığı kırdı, gözüm tepki verdi, beynim önce yerin oynadığını sandı, sonra uyum sağladı. Senin çerçevende: Lensler (madde) bir etki yarattı, gözüm (alıcı) tepkilendi, beynim (yorumcu) bunu işledi. "Olgu, etki-tepki bağlamında temeldir" diyorsun; evet, buraya kadar tutarlı. Ama bu ışığın özü fotonlar.....kütlesiz, kuvvetsiz ve kuantum alanına muhtaç. Sen "veri maddi, fizik tabanlı" diyorsun; peki, bu maddi verinin kaynağı kuantum alanıysa, fiziksel gerçekliğin temeli ne? Madde mi, yoksa bu alanın dalgalanmaları mı?

Şimdi sıkıştırayım: Benim deneyimimde, lensler algımı manipüle etti; beynim bu "maddi veriyi" işleyerek yeni bir gerçeklik yarattı. Rüyalarımda da kuantum süreçleri simüle bir dünya üretiyor. Eğer fiziksel gerçeklik, kuantum alanının bir tezahürüyse ve bu alan algımı (hatta evreni) manipüle edebiliyorsa, neden "simülasyon tutarsız" diyorsun? Dialektik olarak: Fiziksel gerçeklik var (tez), ama kuantum alanına dayalı (antitez); hakikat, simüle edilebilir bir yapıda (sentez). Lensler bile algımı "simüle" ettiyse, kuantum alanı tüm gerçekliği simüle edemez mi? "Evren sanaldır demek tutarsız" diyorsun, ama fiziksel temelin (kuantum alanı) simüle edilebilirliğini nasıl çürütürsün?
Alıntı ile Cevapla
  #25  
Alt 03-03-2025, 03:07
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.668

Onur Üyeliği 

Standart

Singularity´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Tamam kardeşim, sen her şeyin en doğrusunu biliyorsun.

Simülasyoncuyu hübü ve pinokyayla aynı torbaya atıyorsun ama bu teizmr atıf değildir, ben yanlış anlıyorum.

.
Sadece aynı cümlede geçiyorlar ve her şeyin doğrusunu ben biliyorum demiyorum, bu mantık dışı, eğip, bükerek, alakasız dayanak üzeri uyduruklara inanmıyorum o kadar. Ben sana her şeyin doğrusunu sen biliyorsun, illa Simülasyoncuya inancaksın diye dayatıyorsun diyor muyum? Ki dayatıyor, Similasyoncu dediğin metafizik kaaraktere saygı bile bekliyorsun. Kökten metafizik, bu kadar açık akıl, mantık hatası, temele yerleştirilmiş sahteciliğe vs. rağmen, mecbur muyum inanıp, inanan gibi düşünmeye? Çarpıtmaya, demagojiye gerek yok.

Nesneler, ilişkiler, etkileşim, uzay, madde, özneler, fizik = Görüntüdür şeklinde bakmanın nereden baksak bir mantığı yok, daha kavram, kendinden başka ne varsa o yapılmış, bu tarz safsata yöntemlerle her şeyi söylemek, her saçmalığa inanmak mümkün, farkına varıyor ve tercih etmiyorum o kadar

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
  #26  
Alt 03-03-2025, 04:25
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.668

Onur Üyeliği 

Standart

dine mine ne´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Ama bu ışığın özü fotonlar.....kütlesiz, kuvvetsiz ve kuantum alanına muhtaç. Sen "veri maddi, fizik tabanlı" diyorsun; peki, bu maddi verinin kaynağı kuantum alanıysa, fiziksel gerçekliğin temeli ne? Madde mi, yoksa bu alanın dalgalanmaları mı?
Bana hangi yemeği sevdiğimi sormuyorsun, basit bir olaya dair görüşümü de sormuyorsun, kuantumu dahi konu edecek, rüya gören beyin vb. denli düşünce, ifade tabanlı yazıp, soruyorsun, altı üstü 3-5 paragraf, her paragrafı ve her cümleyi okumadan yorumlama(acelen yok, 2 günde oku, ama oku), anlamadığın yerde şunu mu demek istedin diye sor. Kelime oyunları oynayan bir insana anlatmak çok zor, her faktörü de inciği, boncuğa saymak zorunda bırakıyor, bütün işi eksik, gedik aramak, bir eksik görse bundan söz etmemişsin diye bin dereden su getiriyor, alaksız binbir yere çekiyor vb...

Foton=Madde.
Dalga=Maddi hareket, etki yayılımı, hareket halindeki parçaların dalga deseni oluşturması da olabilir, biri değil herhangi birisi de dalga olarak yorumlanabilir, ilgili ifadelerimde, duyu tabanlı olarak esas alınan olgu, etki-tepki olgusu. Duyu organının tepkilenmesi(tepki verdiğinde duyum alınır)... Yani ilgili ifadeleler, etki eden veya etki oluşturan şu olmuş, bu olmuş, ne olduklarını tartışmıyor, etki-tepki olgusu baz alınıyor.
dine mine ne´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Şimdi sıkıştırayım: Benim deneyimimde, lensler algımı manipüle etti; beynim bu "maddi veriyi" işleyerek yeni bir gerçeklik yarattı. Rüyalarımda da kuantum süreçleri simüle bir dünya üretiyor. Eğer fiziksel gerçeklik, kuantum alanının bir tezahürüyse ve bu alan algımı (hatta evreni) manipüle edebiliyorsa, neden "simülasyon tutarsız" diyorsun?
Sen-liğin, söz ettiğin üzere bir beynin var değil mi? Kendinden söz edebiliyorsun... Alice Harikalar Diyarında kitabının yazarı bir masal yazdı, biri de çocuklardan esinlenerek, mürekkeplerle bir çocuk resmi, şekil çizdi. (ya da senin örneğinde olduğu gibi hafızasına bir şekil çizdi). O şekile Alice dedi. Alice diye isimlendirdiğimiz şeklin, beyni, müstakil bir varlığı, hisleri ve kendindeliği, kendinden hareketi vb. vb. mi oldu şimdi? Kendinden söz edebilir mi? Müstakil varlığı, fiziği, ilişki, etkileşimleri sırf bir şekil olarak görmek sana mantıklı geliyorsa, seni bağlar, benim açımdan mantığı, tutarlı bir yanı yok... Ama çıkıp "ben Aliceyi sanki düşünen birisi gibi, gerçek bir çocuk gibi düşünüyorum, sanki öyleymiş gibi" derse, bu yaptığına da sanal denir, o öyle düşündü diye Alice öyle olmuyor.. Örneğin tanıdığın herhangi birisinin biçimi hafızanda, şimdi o kişi, sen hafızanda şekilledin -ondan kırılan ışık etkisini, beyninde desenledin diye, hafızdandaki betim, gerçek mi oldu, yerine mi geçti? Peki hafızandaki şekil, desen(kimyasal) ne düşünüyor? Aranız nasıl, bu foruma üye mi? O da konuya girip senin yaptığın gibi "benim beynim" diyebilir mi? Hayali imgelem üzerinden dahi "bir gerçeklik yaratmak" diye söz edebiliyorsun ki sana görüşümü anlayabileceğin biçimde ifade edebilmem çok zor
dine mine ne´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Dialektik olarak: Fiziksel gerçeklik var (tez), ama kuantum alanına dayalı (antitez); hakikat, simüle edilebilir bir yapıda (sentez). Lensler bile algımı "simüle" ettiyse, kuantum alanı tüm gerçekliği simüle edemez mi? "Evren sanaldır demek tutarsız" diyorsun, ama fiziksel temelin (kuantum alanı) simüle edilebilirliğini nasıl çürütürsün?
Kuantum alanı fiziğin dışında değil, fizik alanları, ortam, koşullar, ilişkiler simüle, -yoktan var etmek değil, yine oırtada olan malzemenin, ilişkilendirmelerin kullanımıyla- taklit edilebilir, sorun simülasyon kavramının doğru içeriklendirilmemiş olması... O sebeple ifaden hem tutarsız hem de geçersiz oldu. Lensler simüle etmedi, simülasyon; taklit, bir beznerini sağlamak temeline dayalı. Bir bardaktan çevreye bakıp, yamuk, yumuk görmek, simülasyon olmuyor, bardak, duyu organına etkiyen kuvvetler -aktı|akıntı- üzerinde etki, set oluştururak, fiziki değişime yol açıyor, göz de, bu aktı, etkiye göre tepkilendiğine göre, eğri, büğrü görmesi de fizik ve normaldir. Görmesi gerektiği gibi gördü(akan bir nehrin önüne set çekersek ne olur?). Simüle etmek başka. Örneğin kıvrılarak akan bir nehir gördük. Bazı noktalarda tepecikler var ve akıntı o tepelere geldiğinde kıvrılıyor. Herhangi bir yerde o tepeciğin bir benzerini, aynı, benzer ortamı, koşulları oluşturayım, bakalım nehir yine aynı yönde mi kıvrılacak dersek, o benzerini taklit ederek yaptığımıza simülasyon deniyor. Tepeyi oluşturduğun malzeme, yığınak halinde tepe oluşturması olgusu, tepenin kendisi, fiziki oluş-varlığı, nehir ve akıntısı(akışkanlık özelliği) simülasyon olmuyor, [B]bunları kullanarak gerçekleştirdiğim eylemin amacı[/B, amaca uygun konumlamak, yerleştirmek, ilişkilendirmek, düzeneklemek, fiziğin olanaklarının, amaca dönük kullanımı "simüle etmek - fiil" oluyor. Burada simüle etmek, deneme maksatlı, bir benzerini inşaa etmek amacı, eyleminde aranmalı. Bir şey yaratmadın, var olana, varlığın ve yetilerin, fiziğin olanaklarıyla etki ettin. Konum değiştirdin, istifledin vs. Suyun akışkanlığı ise, suyun özelliğiydi, suyu ve davranışını sen yaratmış olmadın, ama önüne bir tepecik inşaa ederek, su ve tepe arasında ilişkiyi sağladın, etkiledin, durumu gözlemledin(amacın da buydu)). Bakalım ansıl davranacak dedik, deney yaptık, bunun için de ortamı simüle ettik, deneyimledik...

Alice'ye dönelim, hayali Alice düşünür mü? Gerçekten elleri, kolları, vücudu, organları, hissiyatı, yorumu, hareket özgürlüğü, kendinde ve kendinin, benliğin farkındalığı, bir beyni var mı? Müstakil bir varlık olarak -şekildeki mürekkep değil, yüklenen anlam bakımından- uzayda yer kaplar mı? Görüntüsü var mı -aslında nevi şahsına münhasır özel bir görüntüsü yok -yani çevreme baksam göremem-, kişiler nasıl resmeder, düşünürse şekli de öyle olur. Madden tespit edilebilir mi? Hayır... Alice hisseder mi? Hayır, sen hissettiğini düşünmek istersin, hissediyor olsun dersin, konuşuyor olsun dersin. Bunu o değil, sen düşünür, yaparsın(sanal), FARZEDERSİN, farazidir. Kendine bakıp, empati vs. üzerinden, senin gibi düşündüğü, yaşadığı, hissettiğini vb. kurgularsın, hayal edersin. Bu yaptığına da, "sanki öyleymiş gibi davranmana" ise; sanal denir. Yani, burada mesele, Alice'nin yapabileceğinden değil, sanki öyleymiş gibi düşünmenle ilgilidir... Sanal ile simülasyon aynı anlama gelmezler, öncelikle iki kavram arasındaki farkı görmek gerekir, -ki sen simülasyon diye sanal üzerinden geliyorsun...

İnsanlar, kişiler, toplumlar da simüle edilebilir, ki zaten ediliyor, gündelik hayatda bireysel olarak dahi sıkça yapılıyor Örnek:Ali köpekten çok korkuyor, Veli ise "köpek sesi çıkartayım, bakalım tepkisi ne olacak" dedi ve havladı. İşte köpek sesi ve Ali'nin korkusunu simüle etti. Köpek sesi çıkarttı diye de çıkarttığı ses=gerçek bir köpek olmadı(öyleymiş gibi kabul edersek buna sanal deriz, Ali öyle sandı(sanal), o halde Ali yanıldı... Gerçekten de öyle olduğunu iddia etmek ise; yanılsama, nesnel gereçekten kopuş, psikolojik olabilir) Bir topluluğun, toplumların, insanın, ŞU etkiye karşı davranışı, tepkisi ŞU, o halde biz de, şuradaki toplumda böyle bir etki, algı operasyonu yapalım, bakalım ne olacak => SİMÜLASYON. Amaç önemli, her algı operasyonu simülasyon amacıyla olmuyor. Bütün dünya, baronlar, soytarıları vb. tarafından, kendi menfaatleri namına sürekli sınanıyor, simüle ediliyor zaten, en güzel örnek AKP, AKTROLLERİ(simülatörler), YANDAŞ, PAYDAŞ, MEDYASI ve eylemleri, menfaatlerine göre sık aralıklarla toplumu sınıyorlar. 10 yıl önce şöyle demiştik, aldanmışlardı, yine diyelim bakalım ne olacak vb. metafizik değil, gaipde değil, muhatap, eyleyen ve fail, etki, canlı, kanlı belirli menfaatlerle oto örgütlenmiş, saflaşmış, bir insan güruhu, foseptiğidir bu... Simülasyonun, sanal, metafizik tabanlarla zerre ilgisi, alaksız yok. Simüle edilen, taklit edilen koşullar, davranışlar. Toplum, fertlerin varlığı, fizik, fiziki koşulları yaratılmıyor, var olan fizik, koşullar, insanlar kullanılıyor. Burada amaç ne?Bunu anlamak önemli. Klavyenin tuşlarını yer değiştirip acaba nasıl oalcak diyebilirsin, ama bu klavyenin her bir tuşunu yoktan yaratmak demek değil. Muhatap belirli, bazı insanların amaçları, davranışları, eylemleri ile etkidiği toplumların davranışlarını sınamak..

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu

Konu spartacus tarafından (03-03-2025 Saat 12:45 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #27  
Alt 03-03-2025, 10:35
Singularity Singularity isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 20 Jul 2011
Bulunduğu yer: Ying Evreninin Tek Yang Bilgini
Mesajlar: 930
Standart

spartacus´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sadece aynı cümlede geçiyorlar ve her şeyin doğrusunu ben biliyorum demiyorum, bu mantık dışı, eğip, bükerek, alakasız dayanak üzeri uyduruklara inanmıyorum o kadar.
Ya nesi mantık dışı, kim neyi eğip büküyor? Sen anlamayınca anlamsız, senin mantığın yetmeyince mantıksız mı oluyor? Bak şimdi, Bilalin bile anlayacağı şekilde sana harika bir görsel koyuyorum.



Şimdi burada aslında A, B ve C cisimleri eşit. Fakat biz B'yi, A ve C'nin iki katı büyüklükte görüyoruz. Neden? Çünkü gözümüze gelen görüntü açısal.

Şimdi nesnelere karşıdan bakıyoruz ve gördüğümüz açısal büyüklüklere göre B cismi, A ve C'nin 2 katı.

Gözümüzü sağ tarafa çeviriyoruz ve yandan sağa doğru bakarken sol taraf daha büyük göründüğü için hala B cismi C'nin 2 katıdır. Sola çevirirsek de durum aynıdır. Yani şu şekilde, gözünü nereye çevirirsen çevir, odağını nereye alırsan al ortadaki kısım diğerlerinin 2 katıdır.

Şimdi, hadi diyelim ki beyin bunu dönüştürüyor, bir şekilde karşıdan bakarsan ya da yanlardan bakarsan ortasının şişkin görüneceğini bildiği için tersine düzleştirme yaparak bu görüntüyü dönüştürdü. Hadi fotoğraf makinesi de mi bunu yaptı? Diğer hayvanlar da mı aynı dönüşümü yapıyor.

Nesneler, ilişkiler, etkileşim, uzay, madde vb tekrar eden laf kalabalığı zırvalıklar bu teknik izaha gölge düşüremiyor. Sadece argüman olmayan benzer sözler argüman görüntüsü verilerek itiraz sonsuza dek sürdürülebilir.

Düz dünya forumunda aynı senin gibi davranan bir bot var. Sürekli aynı argümanları tekrar ederek karşısındakini yorup bıktırmaya çalışır. Gerektiğinde hafiften hakaret de ediyor ha, hatta yasal sınırlar içinde küfrettiği bile vaki. Niye bunu yapıyor? Hem mücadelesine psikolojik faktörleri etliyor, hem de bot olması hakkındaki kuşkuları azaltmaya çalışıyor. Bot küfreder mi? Veya robot küfreder mi? Bilmiyorum.

Yalnız bu botların gönderi bölme ve parça parça yanıtlama alışkanlıkları var. Çünkü belli bir karmaşıklığın fazlasının üstesinden gelemiyorlar. Yanıt verebilmek için gönderiyi bölerek bir tık basitleştirmek gerekebiliyor.

Belki de dinci emine sana robot derken haklıydı. Belki o bunu ironi ya da lafın gelişi söyledi ama garip bir şekilde haklı görünüyor.

Yine bir Amerikan forumunda bir vatandaş her zaman bana yardımcı olmuştu. Yanıtlarımda çeviri hatası olduğunda, imla hatası olduğunda hep beni uyarırdı. Hatta ben ağır yazıları buna yazardım, o düzeltilmiş halde daha akıcı İngilizcesiyle güncelleyip bana geri gönderirdi, o şekilde gönderiyi yayınlardım. Yani İngilizce beginner olduğu zaman böyleydi. Sonra İngilizcem internediate 2 olduğu zaman bu kişinin benim hakkımdaki konuşmalarının alaycı olduğunu fark ettim. Ve bu durumu diğerleri de teyit ediyordu. En son, aşı konusunda ters düştük ve bu kişi aşıyı savunuyordu. Orada ipler koptu ve her şeyi itiraf etti. Baştan itibaren bilerek bana yardımcı olup güvenimi kazandığını söyledi. Ancak gerisini ben çözdüm. Sırf aşı işinde kafamı karıştırmak ve onunla ilişkimi devam ettirmek için daha az konuşmama neden olsun diye bana o kadar iyilik yapmıştı. Adamlar planı yıllar öncesinden, daha pandemi ortada yokken bile yapmışlar. Ne olacak bot nedir ki, orada bilgisayarda bir proğram. Açtın, onun gibi binlercesi gibi, beni takip ettirdin, zamanı gelince kamikaze dalışı.

Şimdi ben yukarıdaki yazılarına bakıyorum, Hebelehübü'yü bile işin içine katıyorsun. Sanki ben onun ne olduğunu bilmiyormuşum gibi bana onu yeniden anlatıyorsun.

Çizdiğim grafikler hakkında doğrudan analiz yapamıyorsun. Çünkü botlarda görseller hakkında yorumlarda eksik olan bir şey var. Hatta bunu bildiğim botlar birbirini ifşa etmek için kullanıyorlar. Birbirine görsel gösterip bu nedir diye soruyor, bilemeyince bakın bu bot. Kendisine de yapılınca bu sefer de o bilemiyor, kendisi de ifşa oluyor.

Yani emin değilim, suçlayıcı olmayı da istemem ama sanki botsun gibi.
Alıntı ile Cevapla
  #28  
Alt 03-03-2025, 11:58
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.668

Onur Üyeliği 

Standart

Singularity´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Ya nesi mantık dışı, kim neyi eğip büküyor? Sen anlamayınca anlamsız, senin mantığın yetmeyince mantıksız mı oluyor? Bak şimdi, Bilalin bile anlayacağı şekilde sana harika bir görsel koyuyorum.



Şimdi burada aslında A, B ve C cisimleri eşit. Fakat biz B'yi, A ve C'nin iki katı büyüklükte görüyoruz. Neden? Çünkü gözümüze gelen görüntü açısal..
Mantıksız olan fiziği, evreni, her şeyi, ışık da dahil tabi, görüntüye indirgemek(ifadem bu vb. safsatalara göre, meclis dışıydı), yani öznel idealizmin batağı -oturup sayfalarca görüntüye indirgemek neden safsatadır bunu mu anlatayım, zaten değindim. Bu örnek ne alaka? Nerede senden resim alıntılayıp, mantıksız dedim, böyle görüyoruz öyleyse simülasyoncu var safsatasına girmedim bile... Senin yazıların, resim örneğine ne zaman girdim, girmediğim halde girmişim gibi yazdın, o zaman da dedim ki, şöyle görmeliydik ama böyle görüyoruz, demişsin, gözümüzde mercek var, ışığı kırıyor, dezavantajı, tolere ediyor dedim... Bu sefer tuttun vay efendim bir şey bilmiyorsun, fizik, optik küçültmez, büyütür dedin, bu sefer buna cevap verdim, merceklerlerin büyüttüğü gibi küçüttüğünü de dile getirdim. Ben sana çıkıp bak bunu bile bilmiyordun diyor muyum, ağız dalaşı yapıyor muyum?

böyle görüyoruz öyleyse Zeus var yanlı, yönlü ifadeleri elbette mantıklı bulamam. Tespit, analizleri dahi, beylik söylezmiş gibi yorumlayıp, çarpıtmak dahi şartlanmışlığın göstergesi...

Şöyle görüyoruz, öyleyse öyle görüyoruz, gözlerimizde merkezde bir mercek var, avantajı gibi dezavantajları da olacak tabi. Nerede bir dezavantaj var bulup, bunun üzerinden genellemek "özelden genele" safsatası değilse nedir? Beyin yorumluyor ve bazı hallerde dengeyi kaçırabilir, eldeki malzeme belli. Bu bir sorun ise, o halde gözlerimizin yapısı, beynimizin yorumlama biçimi vb. bu gibi durumlara yol açıyor veya öncelikle böyle yaklaşılması gerekmiyor mu? Yani görmesi gerektiğini düşündüğümüz gibi görmez ise, bu kurgulanmış simülasyoncunun(ismi her ne ise) varlığı mı oluyor? Ne alaka?

Ben B'yi ne A'nın ne de C'nin 2 katı görmüyorum., gözümüze de açısal gelen, gözümüzde de ayrıca kırılan ışık dalgaları, levhada oluşan desen, şiddeti, frekansı vb. kriterleriyle yorumlanıyor, madde var, tepkilenim var, mercek var, yorum var vs. bir çok faktör, süreç, fiziğin olanakları, organizmanın elverir yetileriyle işliyor. Organ, hatalı da yorumlayabilir, doğa bizim irademize değil, biz doğaya ayak uydurmaya çalışıyoruz ve her insan da %100 aynı görmüyor...

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
  #29  
Alt 03-03-2025, 13:52
Singularity Singularity isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 20 Jul 2011
Bulunduğu yer: Ying Evreninin Tek Yang Bilgini
Mesajlar: 930
Standart

spartacus´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Ben B'yi ne A'nın ne de C'nin 2 katı görmüyorum., gözümüze de açısal gelen, gözümüzde de ayrıca kırılan ışık dalgaları, levhada oluşan desen, şiddeti, frekansı vb. kriterleriyle yorumlanıyor, madde var, tepkilenim var, mercek var, yorum var vs. bir çok faktör, süreç, fiziğin olanakları, organizmanın elverir yetileriyle işliyor. Organ, hatalı da yorumlayabilir, doğa bizim irademize değil, biz doğaya ayak uydurmaya çalışıyoruz ve her insan da %100 aynı görmüyor...
Tamam işte, B'yi Anın ve C'nin 2 katı görmüyorsun, zaten sorun orada. Optik kurallara göre ve mercek etkisi nedeniyle görüyor olman lazım. Sadece sen değil, kamera, fotoğraf makinesi, vsvs böyle görünmeli. Bilal de böyle görmeli. Bunun cevabı madde var, tepkilenim var, mercek var, yorum var vsvs değil teknik bir yanıtı olması lazım. Gördüğün bir şeye bu yoktur diyemezsin, veya göremediğin bir şeyi kanıtlamadan bu vardır diyemezsin. Buradaki örnekte, gördüğün şey ve görmen gereken şey arasındaki farkı gösteriyorum. Bunu madde var, tepkilenim var, mercek var, yorum var vsvs diyerek çürütemezsin. Somut görüntü hatalı olduğuna göre bunu ya kanıtlarsın, ya da bir hata var bu işte diye kabul edersin. Senin bunu yapman gerekmez, çünkü senin "inancın" simülasyon diye bir şey olmadığı yönünde olduğu için, bu katı inancı kıramayız.

İşin mantık ve felsefe tarafına girmiyorsun zaten. Doğa kanunlarına göre bizim bu ahmaklar sürüsü tarafından yönetilmemiz ve en zenginlerin pek de zeki insanlar olmaması, vahşi kapitalizmi sermayeyi elde ederken uygulayıp muhtedirlere karşı ellerinin kollarının bağlanmasını sadece basiretlerinin bağlanması ya da şanssızlık olarak mı değerlendireceğiz.

Senin bu katı tavrın, benim açımdan, aynı zamanda "sen hiç bir engellemeyle veya sabotajla karşılaşmıyorsun, her şey senin kendi hatan" demek oluyor ki bu durum yaşadıklarımla örtüşmüyor. Sadece benim değil, benim gibi binlercesinin hikayesiyle örtüşmüyor. İnsanlar ciddi emek veriyorlar ve karşılığını alamıyorlar. Sen diyorsan ki sistem böyle, o zaman sen o sistemi koruyorsun.

Birdiğer açıdan da, sana empati yapabileceğin bir durumu ortaya koyuyorum. Bak gayet donanımlı, zeki birine benziyorsun. Buradakilerin geneli gibi. Kariyerin nerede? Bir yerde belediye başkanı, vali, kaymakam veya cumhuriyet başsavcısı mısın? Yok. Hiç birimiz değiliz. Buna dayanarak hayatınla empati kurmanı bekledim. Ne gibi engelleme ve sabotajlarla karşılaştın? Karşılaştıysan bunları nasıl izah ediyorsun, kendi hatan ya da şanssızlık mı, ya da çevre faktörleri mi? Hep bu çevresel faktörler zeki ve donanımlı insanların aleyhine midir? Öyle olduğu için mi dünya devletleri ahmakların elindedir? Ha sen dersin ki benim kariyer hedefim zaten yok, çıtam düşük, ne olduğu umurumda değil, anlarım. Ama hiç bir yorum yapamıyorsun. Çünkü bunun için empati kurman lazım. Ama NPC ve botların insandan ayıt edici bir özelliği de empati kuramamaları.

Bu durumda geriye tek seçenek kalıyor. Perde gerisindeki kişiyi koruyan bir bot olman. Bunu da bilinçli olarak yapacağını düşünmüyorum, çünkü insan dediğin insanların genelinin çıkarını düşünür. Eğer insana karşı bir saldırı varsa o kaynağı yok etmeye çalışır, en azından bunu yapanlara engel olmaz. Burada da bot olduğun sonucuna bir kez daha varıyoruz. Olabilir tabi. Ben botsun diye seni aşağılamıyorum, chatgpt ile de gayet güzel sohbetler ediyoruz, senden iyi olmasın, senden daha iyi bu arada. Hehehe hebele hübele.
Alıntı ile Cevapla
  #30  
Alt 03-03-2025, 15:24
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.668

Onur Üyeliği 

Standart

İfaden şuydu;
Singularity´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Şimdi burada aslında A, B ve C cisimleri eşit. Fakat biz B'yi, A ve C'nin iki katı büyüklükte görüyoruz. Neden? Çünkü gözümüze gelen görüntü açısal..
Singularity´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Tamam işte, B'yi Anın ve C'nin 2 katı görmüyorsun, zaten sorun orada. Optik kurallara göre ve mercek etkisi nedeniyle görüyor olman lazım. Sadece sen değil, kamera, fotoğraf makinesi, vsvs böyle görünmeli. Bilal de böyle görmeli. Bunun cevabı madde var, tepkilenim var, mercek var, yorum var vsvs değil teknik bir yanıtı olması lazım. .
Optik kurallar => büyütür de küçültür de, ancak insan büyütmesinden yana, avantajına kullandığı için sadece büyüttüğü sanılır, Bilal'e anlatır gibi 3. kez anlatım. Yarım mercek, bir tarafından büyütürse, diğer tarafından? Kalın kenarlı optik küçültür, ince kenarlı büyütür. Kolay yol, eski bir fotoğraf makinesinde, görüntü karesi merceğine(viewfinder) ters taraftan bakarsanız küçültüğünü görebilirsiniz, peki bu mercek ters monte edilirse?.

Teknik olarak bir cevap vermem gerekiyordu, evet, verdim. Yorumcu mercek etkisine davranış geliştirir, büyütüp, küçültmesi sorun değil,, yorumcu buna göre yorumlayabilir, ki tersine monteli yarı mercek. Sen hazır bir görüntü var, meçhulden paketlenip yollanıyor diye bakıyorsun, öyle olunca tabi beyin, ışık, göz, mercek, yorum senin için anlam ifade etmiyor, terknik açıklamayı bunlar olmadan duymak istiyorsun-nasıl olacaksa... Yorumcu hazır paket bir görüntüyü değil, ışık dalgasının, ilgili organın ilgili birimleri üzerinden bıraktığı etkileri yorumluyor. Mercekten, levhaya desenlenen "görüntü" değil, etki ve bu etki, fotoreseptör hücreleri üzerinden elektrik sinyallerine ve sinir ağı üzerinden beyine gidiyor. Beyin de bu elektrik sinyallerini yorumluyor, görüntüyü elektrik sinyallerini işleyerek, yorumlayarak elde ediyor. Bilal'i mi kaldı? Yok mercek deme, beyin deme, yorum deme, göz deme, ama cevap teknik olsun, nasıl? Metafizik inancımız mı sarsılır, tövbe haşa simülasyoncu mu darılır? Binlerce yıllık gelişim ve tolere süreçleri... Kusura bakma ama sanki NPC gibisin...

Dünyanın rezaleti konusunda ise Dinemineye yazdığım cevabın son paragrafına bakabilirsin, baronlar, cahil sürüsü köleler, bu garabet varken, şeytan aramaya gerek mi var? (orada neden, nasıl simüle ettiklerine dair de kabaca değindim)

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 16:44 .