Sevgili frodo çok güzel bir yazı dizisi var ancak yanlışlardan bahsetmem gerek
Güneş merkezli dünya sistemi Epidauros'da ki Tholos da ki yapı da açıkca belirtilmişti yani kopernik e kadar ileri gitmeye gerek yok aslında
Heliocentric diyebileceğimiz bu sistem Argos lu Polykleitos tarafından M.Ö 360 - 330 Epidauros'dan tholos yapısında zaten betimlenmişti ki Mısır uygarlığında da bu zaten biliniyordu zaten Yapı ve kültür bazında hellen dünyası mısır kültür ve uygarlığından büyük ölçüde etkilenmiştir.(en güzel örnekler dipteros planlı tapınaklar ve bugün antik yunan dünyasının simgesi niteliğinde ki tapınaklardır.)
Yani aslında olay çok daha geriye gitmekte.Antik yunan dünyasının dilimize bu kadar pelesenk olmasının sebebi en iyi bildiğimiz eski tarihlerden bir tanesi olması ve yazılı kaynakları çok iyi kullanmaları ve iyi ölçüde yazımsal eserlerin elimize ulaşmasıdır.
Yani persleri dahi daha çok yunanlı yazarlardan bilmemiz bize aslında bazı şeyleri açıklıyor.
Anadolu da dahi elimizde yığınlarca tablet olmasına rağmen (Hem Assur Ticaret Kolonileri çağından kalma hemde Hititlerden kalma) bunların 10 da 1 ini dahi çözümleyebilmiş değiliz.
Mesela Antik yunan dünyasında düzenli kent plancılığı Hippodamos ile başlarken yapılan arkeolojik araştırmalarda eski doğunun zaten düzenli kent planlamasını uyguladığını biliyoruz.
Onun dışında evet frodo'nun da belirttiği gibi Atina demokrasisi ideal bir demokrasi değildi Kadınların ve kölelerin hiçbir hakkı yoktu ancak o dönem için çok demokratik bir sistemdi çünkü her atina vatandaşı meclise seçilebiliyordu ve kendi aralarında eşitlerdi.(meclis yer yer 10 bin kişiden oluşabiliyordu siz düşünün) Tabii sorunları da yok değildi mesela bir kere seçilen bir daha seçilemiyordu ama nüfus belli herkes zaten bir kere seçiliyor e başka kim aday olacak tabii belli düzenlemelere gidiliyordu ama yine de bazı karışıklıklara yol açtığı gerçek.
Atina da birde iki parti yer alıyordu 1 - Demokrat parti 2 - aristokrat parti (sparta hep aristokratları destekliyordu.)
Günümüz yazarları atinalıları radikal demokrasi savunucuları olarak görürler bunun nedeni fakirlerin hakkı her zaman en üstte tutulurdu yani günümüzde ki gibi zenginlerin fakirleri sömürmesine bu kadar müsamma gösterilmezdi.Zaten bir çok kez fakirler zenginlere borçlanır bir devlet adamı da bu borçları silerdi.(Solon ve Perikles gibi)