
15-03-2011, 21:19
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 19 Jun 2008
Mesajlar: 3.591
|
|
zapzero´isimli üyeden Alıntı
senin karekter tahlilini yapmam için seni görmeme gerek yok ta ciğerden yazdığın sözlerin ele veriyor seni.adam gibi konuşmayan sensin belden aşağı vurup müslümanları aklınca tahrik mi ediyorsun provakatör ergenekoncu zihniyet.turan dursunuda senin zihniyetin provake edip öldürtmedimi sonrada ihaleyi müslümanlara çıkarmadılarmı ama hepsinin ergenekon denen kirli zihniyet olduğu belli oldu. işkenceci senin zihniyetindir.Allah kimseye işkence yapmaz adil Allah herkese emeğinin karşılığını verir.bu inanaların sorunu sen neden rahatsız oluyorsun inanmadığın bir şeyden.
|
Sen ne ahlaksız birisisin böyle. Ne terbiyesizlik yapıyorsun? Nerde provoke etmişim? Bir insan annesine seni annem olarak tanımıyorum, derse annesi onu ateşe atmaz Allah kendine inanmayanı ateşe atacak, bu nasıl mantık, demenin neresi provakasyon. Allah kimseye işkence yapmazmış, yahu ateşte yakmaktan daha beter ne işkence var? Oha işkenceci benim zihniyetimmiş, ben miyim insanları ateşte yakmakla tehdit eden.
SAPERE AUDE!
"Cehennemliklerin en hafifi azaplısı ayaklarına ateşten iki nalın giydirilmiş olan kimsedir. Bu nalınlar o kimsenin beynini tıpkı bir kazan gibi kaynatırlar. Kulakları kor, azı dişleri kor ve kirpikleri yalazdır. Karın boşluğundaki iç organları eriyip ayaklarından akar. Bu kişi en hafif azaplı cehennemliklerden biri olduğu halde en ağır cehennem azabını çekenlerden biri olduğunu zanneder." (Müttefekün Aleyh)
"Onların derileri pişip yandıkça azabı duymaları için onlara yeni cilt giydiririz." (Nisa; 56) Hasan-ı Basri şöyle demiştir: "Onların derileri günde yetmiş bin kere yanar ve yenilenir."
Hz. Peygamber (S.A.V) şöyle buyurmuştur: "Cehennem ehlinin alt çeneleri göğüsleri üzerine iner, üst çeneleri de alınlarına kadar çıkar. Bundan sonra sırıtan bir kelle halinde kalırlar." (Tirmizi)
Allah işkence edenlerin en hayırlısıdır.
http://kloroben.blogspot.com/
http://blog.radikal.com.tr/Bloglar/malumat-i-siddik
|

15-03-2011, 21:49
|
|
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 03 Feb 2011
Mesajlar: 2.372
|
|
berguzar´isimli üyeden Alıntı
Ve eğer cennette buradaki ve burada bilmediğimiz nimetlerde var ise orada cinselliğe dair niye bir ibare olmayacağına dair konu çekilmiş onu anlamaya çalışıyorum.
|
Merhaba sayın bergüzar. İletinizdeki bu cümleyi anlayamadığım için size cevap yazmakta geciktim. Açıklar mısınız.
Sevgi ile,
Hasan Akçay
|

15-03-2011, 21:58
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 09 Dec 2010
Bulunduğu yer: evren
Mesajlar: 929
|
|
yucemanitu´isimli üyeden Alıntı
Sen ne ahlaksız birisisin böyle. Ne terbiyesizlik yapıyorsun? Nerde provoke etmişim? Bir insan annesine seni annem olarak tanımıyorum, derse annesi onu ateşe atmaz Allah kendine inanmayanı ateşe atacak, bu nasıl mantık, demenin neresi provakasyon. Allah kimseye işkence yapmazmış, yahu ateşte yakmaktan daha beter ne işkence var? Oha işkenceci benim zihniyetimmiş, ben miyim insanları ateşte yakmakla tehdit eden.
|
ek olarak hemen geldim bir kaç ayet veriyim
Mülk suresi 6-8;
6 - Rablerini inkar edenler için cehennem azabı vardır. Ne kötü varılacak yerdir orası!
7 - Oraya atıldıklarında, onun kaynarken çıkardığı korkunç uğultuyu işitirler.
8 - Neredeyse cehennem öfkeden çatlayacaktır! Oraya her bir topluluk atıldıkça oranın bekçileri onlara, "Size bir uyarıcı gelmemiş miydi?" diye sorarlar.
İbrahim suresi 16-17
16 - Hüsranın ardından da cehennem vardır. Orada kendisine irinli su içirilecektir.
17 - onu yudumlamaya çalışacak fakat boğazından geçiremeyecektir. Ona her yönden ölüm gelecek fakat ölmeyecek, arkasından da şiddetli bir azap gelecektir.
hac suresi 19-22
19 - İşte iki hasım taraf ki, Rableri hakkında tartışmaya girmişlerdir. Bunlardan inkar edenler için ateşten giysiler biçilmiştir. Başlarının üstünden de kaynar su dökülür.
20 - Onunla, karınlarının içindekiler ve derileri eritilir.
21 - Onlar için bir de demirden topuzlar vardır.
22 - Her ne zaman cehennemden, o ızdıraptan çıkmak isteseler, oraya geri döndürülürler ve onlara, " Tadın yangın azabını" denilir.
nisa 56
Şüphesiz âyetlerimizi inkar edenleri biz ateşe atacağız. D erileri yanıp döküldükçe, azabı tatmaları için onların derilerini yenileyeceğiz. Şüphesiz, Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
sevgimle saygımla allahın bu sadistçe ayetlerini kınayıp gittim. .
Bu şahısta önündeki eski öss yeni ygs/lys sınavına girmek için çalışıyor. Çok çalışması gerektiği için pek nette olabilir.
Herkese saygılar sevgiler, mutlu vakitler.
|

15-03-2011, 22:01
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 29 Aug 2009
Mesajlar: 378
|
|
ahmetsln´isimli üyeden Alıntı
ek olarak hemen geldim bir kaç ayet veriyim
Mülk suresi 6-8;
6 - Rablerini inkar edenler için cehennem azabı vardır. Ne kötü varılacak yerdir orası!
7 - Oraya atıldıklarında, onun kaynarken çıkardığı korkunç uğultuyu işitirler.
8 - Neredeyse cehennem öfkeden çatlayacaktır! Oraya her bir topluluk atıldıkça oranın bekçileri onlara, �Size bir uyarıcı gelmemiş miydi?� diye sorarlar.
İbrahim suresi 16-17
16 - Hüsranın ardından da cehennem vardır. Orada kendisine irinli su içirilecektir.
17 - onu yudumlamaya çalışacak fakat boğazından geçiremeyecektir. Ona her yönden ölüm gelecek fakat ölmeyecek, arkasından da şiddetli bir azap gelecektir.
hac suresi 19-22
19 - İşte iki hasım taraf ki, Rableri hakkında tartışmaya girmişlerdir. Bunlardan inkar edenler için ateşten giysiler biçilmiştir. Başlarının üstünden de kaynar su dökülür.
20 - Onunla, karınlarının içindekiler ve derileri eritilir.
21 - Onlar için bir de demirden topuzlar vardır.
22 - Her ne zaman cehennemden, o ızdıraptan çıkmak isteseler, oraya geri döndürülürler ve onlara, �Tadın yangın azabını� denilir.
nisa 56
Şüphesiz âyetlerimizi inkar edenleri biz ateşe atacağız. Derileri yanıp döküldükçe, azabı tatmaları için onların derilerini yenileyeceğiz. Şüphesiz, Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
sevgimle saygımla allahın bu sadistçe ayetlerini kınayıp gittim. .
|
Allah merhametliydi dimi.
|

15-03-2011, 22:04
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 09 Dec 2010
Bulunduğu yer: evren
Mesajlar: 929
|
|
flipper´isimli üyeden Alıntı
Allah merhametliydi dimi.
|
Merhamet bu galiba, biz bilmeyiz ne oldugu ateistiz ya şimdi en kötü insanlar biziz.
Bu şahısta önündeki eski öss yeni ygs/lys sınavına girmek için çalışıyor. Çok çalışması gerektiği için pek nette olabilir.
Herkese saygılar sevgiler, mutlu vakitler.
|

15-03-2011, 22:47
|
|
|
sen mazoist olursan, içindeki mazoisti tatmin edebilmek için, -huzura kavuşasın diye- sana sadistçe davranan biri çıkar elbet.
|

15-03-2011, 22:51
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 09 Dec 2010
Bulunduğu yer: evren
Mesajlar: 929
|
|
allame´isimli üyeden Alıntı
sen mazoist olursan, içindeki mazoisti tatmin edebilmek için, -huzura kavuşasın diye- sana sadistçe davranan biri çıkar elbet. 
|
allah varken bize ne sadistlik ne mazoistlik düşer allame
Bu şahısta önündeki eski öss yeni ygs/lys sınavına girmek için çalışıyor. Çok çalışması gerektiği için pek nette olabilir.
Herkese saygılar sevgiler, mutlu vakitler.
|

15-03-2011, 23:11
|
|
|
yok. şimdi eğriye eğri doğruya doğru.
bi adam ille "kaşı beni kaşı beni kazı beni" derse,
elbetteki onu kaşıyan birisi çıkar. sonradan niye Allaha sadist iftirası atıyorsunuz ki.
yazmış işte. şunları şunları yaparsan cennete atarım, bunları bunları yaparsan cehenneme atarım.
o ifadeleri kendi ruh halini ortaya koymak için yazmıyor, belki olur ki -kendine eziyet etmeyi seven (mazoist) insanlar- korkar da belki doğru yola girer diye.
ama adam mazaistse, ne yapacaksın? onun yerinde ben olsam ne yaparım , sen olsan ne yaparsın. kör gözüne parmağım misali "demiş ki şunu yaparsan seni kaynar suya atarım, ciğerini çıkartır bir daha yerine koyarım" demiş, sen tutup aynen dediğini yapıyorsun sonra da, "bunu diyen kişi sadisttir, o halde bu gerçek olamaz" diyorsan sen zaten mazoistsin ve o çözümü hak ediyorsun demekki.
örnek verelim:
şimdi sen bir sınır muhafızına yanaştın, adamın elinde G3, sana diyor ki "gardaşım yahlaşma yanaşırsan kafağa sıkarım mermiyi" diyor. sen diyorsun ki "yok canım sen iyi birine benziyorsun, yapmazsın öyle şey, piskopat mısın". diyorsun yanaşıyorsun, kafana sıkıyor adam, piskopat mı oldu şimdi.
yoo. deli olan sensin. aklın var, tehlikeyi görüyorsun, kolla kendini. sana bu kıyas yapma fikrini zaten o öğretmiş kendini koru diye. korumayanları da seçip seçip aynen o işkenceleri yapması bence gayet adildir. çünkü
tüm gerçeklere rağmen Allaha isyan eden kişi inanç açısından mazoisttir ve kıyamet gününden sonra sadistçe muameleyi hak etmiştir, istediğine, özlediğine kavuşmuştur yani. dilleri yok ben mazoist değilim dese de yaptıkları tersini söyler çünkü.
"dilleriyle yapmadık demeye kalkarlarsa elleri ve ayakları konuşur".
 (:
|

15-03-2011, 23:25
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 09 Dec 2010
Bulunduğu yer: evren
Mesajlar: 929
|
|
korku tanrının neden tek silahıdır ha bir de cenneti vaat etmek vs. Bildik yöntemler. Tanrı tanrıya yakışan bir çizgi/görünüm sergilemiyor.
Zaten bu yüzden inanmıyorum ona, inanmama bir kaç neden biri. Bana hiç gerçekçi gelmiyor.
konuyu dağıtmayalım.
Bu şahısta önündeki eski öss yeni ygs/lys sınavına girmek için çalışıyor. Çok çalışması gerektiği için pek nette olabilir.
Herkese saygılar sevgiler, mutlu vakitler.
|

16-03-2011, 07:35
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 26 Aug 2010
Mesajlar: 295
|
|
berguzar´isimli üyeden Alıntı
Bakın o kadar ön yargılı yaklaşıyorsunuzki, insanlar hakkında daha doğrusu bütün müslümanları bir çırpıda aynı kategoriye koyabiliyorsunuz. Halbuki dinler tarihi ile beraber islam tarihine bakın. içlerinden mutlaka bizim gibi sesini yükseltmekle beraber ezici bir coğunluk olan gelenekçilerin sevmediği tipler her daim çıkacaktır karşınıza.
Benim söylediklerim üzerinden yazdığınız için bazı şeyleri kendi adıma konuşmak istiyorum.
Bir zamanlar dinlerden özgür birisiydim, hatta böyle bir Tanrı olamaz diye bana sunulan Tanrıyı bile red etmiştim. Daha sonra ise tıpkı sizin olmasını arzu ettiğiniz gibi sora sora buldum gerçeği.
Öncelikle yanlış kabullerin kurbanı olmuşsunuz ne yazıkki bunu söylemeden edemeyeceğim.
Tanrı bir ise (ki öyle) Onun yoluda tek olmalıdır. Başka başka dinler adı altında sunulan yollar insanların kendilerini ötekileştirmek-berikileştirmek adına kendi koydukları isimlerdir. Yani Tanrının yolu/yöntemi/dini tektir. Tevhidin temelini oluşturur bu. Var ve bir olan yaratıcıya teslim olmaktır özetle. Ve islam selam kökünden türemiştir. Huzur-barış-esenlik anlamları barındırır. Ve islama teslim olanlar Tanrının sözüyle gerçeğe teslim olmuşlardır.
Sizin dünyanın neresinde doğmanızla, atanızdan hangi dini aktarımla bir alakası yok bunların. Tanrı bizden iyilik ve adaleti ayakta tutmamızı ister, kötülükten uzak durmamızı ve zulüm edenlerden olmamamızı ister. İslam budur. İnsan bunun adına ne derse desin Tanrının katında bu fark etmez. Bakın hristiyanlıkta 4 yol vardır, sizin müslümanlık dediğiniz inanışta da 4 mezhep vardır. Ama Tanrı kitabında fırka fırka bölünmeyin der.
Bir insan sizin dediğiniz gibi insanın isimlendirdiği dinlerden bağımsız bir karada dünyaya gelmiş olsa idi emin olun vicdan denen mekanizma ile yine gerçeği bulurdu. İnsanların kendilerine böyle kimlikler edinmeleri belki değişen ve gelişen dünyada, sınırların olduğu bir dünyada artısı ve eksisi ile beraber ayrı ayrı değerlendirilir o başka birşey ama insanların inanç açısından başka isimler hakkında birleşmelerini siz gibi düşünenler Tanrının başka başka yollar sunduğu şeklinde algılıyorsunuz ve esas yanlış burada yapılıyor.
Mesela ben bir inanır olarak size şunu sorayım ve bakalım bana ne cevap verecekseniz.
Benim atalarımın müslüman kimliği altında olmalarından dolayı böyle bir ülkede doğmam ve bu dine mensup olmamdan dolayı geleneğin kabulü ile günahlarım olsa bile bir şekilde mutlaka cennete gideceğim.
Ama Papua Yeni Gine de dünyaya gelen ilkel dediğimiz bir kabile vatandaşı ne elçi Muhammedin adını duymuştur, nede Allah lafzını. O insan bana nispetle dürüst/erdemli ve iyi olsa yine geleneğin kabulü inanç sistemi ile sittin sene cennet yüzü göremez.
Peki şimdi size soruyorum. Benide yaratan aynı Tanrı, o kabilede dünyaya gelen adamı yaratanda aynı Tanrı. Ve ben müslüman kimliğimden başka ne özelliğim varki o adam benden daha iyi olmasına rağmen ben cennete gideceğim.
Gördünüzmü geleneğin yarattığı Tanrı modelini. Ne kadar adaletsiz ve narsist bir Tanrı modeli değil mi?
Kadim uygarlıkları gözünüzün önüne getirin. Amon un, Ra nın heykelleri her yerde. Onların bir kısmı firavun. Yani gücü elinde bulunduran insanlar kendilerine Tanrısal bir model belirlemişler ve ben Tanrıyım yada Tanrı adına söz söyleyen insanım diye her şeyi silip süpürmüşler, insanları sömürmüşler. Böyle zamanlarda elçiler boy göstermiş ve hakkı getirmiş insanlara. Ben küçükken ne güzel artık firavun yok, kimse kimseye kötülük yapamayacak diye sevinirdim. Halbuki firavunlar hiç yok olmamış, her ülkede, her köşebaşında mevcut. Hergün kanıksadığınız halde önünüzden geçtiğiniz heykellere bakın, sokaklara, caddelere isimleri verilmiş insanları inceleyin. O heykeller yüzünden akan kanı bir düşünün. Ama ne yazıkki peygambere ait ne bir resim, ne bir dikit mevcut değildir. Çünkü elçiler kendileride iyi bilirki biz gibi ölümlü insanlardır ve günü gelince bu dünyadan göçüp gideceklerdir. Onlar zulüme sebep olamazlar, yapıları ve fıtratları zaten buna müsait değil.
Çok uzattım neyse toparlayım. Klavuz zaten sizde mevcut. Bakın vicdan vicdan diyorum dönün oraya bakın işte klavuz orada.
Ne zaman bir yerde zulüm boy göstermiş, zalimleri sayısı çoğalmış orada bir elçi ortaya çıkmıştır ve zalimin zulmünü bertaraf etmek adına Tanrının yani gerçeğin kelamını dile getirmiştir.
Düşünün, herkesin huzur ve barış istediği ve bu doğrultuda çalıştığı, çabaladığı ve yaşadığı bir dünyada ne bir elçi olurdu, ne bir metin. Belki öteki dünyaya bile gerek kalmazdı. Ne dersiniz?
Selamlar...
|
Öncelikle vakit ayırıp, güzel bir yazı yazmışsınız, teşekkür ederim.
Ben sanırım derdimi tam anlatamadım. Bu kadar çok din varsa, bazıları uydurma olabilir. Din Allah'tan gelmişse, kılavuzunu inceleyerek, gerçekten Allah'tan gelip gelmediğini anlamamız şart. Yoksa birilerinin çıkarları gereği uydurduğu safsatalara inanıp, hayatımızı heba edebiliriz. Ayrıca Allah'ın farklı zamanlarda gönderdiği birkaç din varsa, bunlardan bazıları tahrif edilmiş olabilir. Hiç tahrif edilmeyeni bulmak ve doğru dini takip etmek için, yine kılavuzu doğru anlamak şart bence. Ama siz yazınızın genelinde deist bir yaklaşımda bulunduğunuzdan bunların önemi yok diyorsunuz. Ben Allah'ın farklı farklı yollar sunduğunu düşünmüyorum zaten. Birileri uydurdukları yola Allah'ın yolu demiş olabilir, onu ayıklamak gerek diyorum. Ya da farklı zamanlarda Allah yollar göndermiş, ama hepsi 21. yüzyılda varlar. Önümüze Allah'ın gönderdiği 3 yol var mesela. Hangisini takip edelim? Siz deist bir yaklaşımla bu isimlendirmeleri, zamanla bazılarının tahrif edilmiş olmalarını filan boşverin, işin özünü kavrayın diyorsunuz.
Tanrı bizden iyilik ve adaleti ayakta tutmamızı ister, kötülükten uzak durmamızı ve zulüm edenlerden olmamamızı ister. Neyin adil, neyin iyi veya kötü olduğu hususunda bütün insanlar birleşebiliyor mu? Alkol bana göre kötü ama dayım var bayılıyor, ona göre süper birşey  Zina bana göre kötü ama bazıları (afedersiniz) condom kullandıktan sonra kötü değildir diyebiliyor. Bir işveren işçisine 50 lira zam, diğeri 100 lira zam yapmanın adil olduğunu düşünüyor, bazıları dilencilere para vermenin iyi, bazıları kötü olduğunu düşünüyor. Örnekler çoğaltılabilir de demem o ki, insanlar (doğaları gereği) bu tür konularda muhalefete kolayca düşebiliyor. Eğer bizi Allah yarattıysa, en iyisini de o bilir ve gönderdiği kılavuzda neler yapmamız gerektiğini belirtir. Yaşadığımız şey imtihan ise, kılavuzdan faydalanarak imtihanı kazanmaya çalışmalıyız.
Bütün bunları boşverin, evreni ve insanı doğru okuyun, herşeyi bir Tanrının yarattığını anlarsınız, bizden ne istediğini de, bu yolda yürürken vicdanınızın da sesini ekleyin, doğruyu bulursunuz diyorsanız, iyi bir deistsinizdir, islamla olan bağınız nereden geliyor? İslam ile bir bağınız varsa, bu dinin gönderilmiş bir kitabı var, okumak şart. Bir kitabı olmasaydı, haklısınız derdim, kendi kendimize evreni okuyarak gerçeği bulalım, vicdanımızı kılavuz alıp iyilik ve adaleti uygulayalım diyebilirdik. Kitabı ve peygamberi olan bir dinden olduğumuz halde, sadece Tanrıya inanıp, vicdanımızın (ki herkeste farklı miktarda bulunur) sesini, aklımızı (yine herkeste eşit değil) kullanıp, sadece iyilik ve adalet arayarak Allah'ın bizden istediklerini yerine getirebileceğimizi zannetmiyorum. Takip edilmesini istediğiniz yol ve yöntem doğru ancak eksik. Madem elimizde bir kılavuz var, eksikleri oradan kapatacağız.
Bu düşüncelere sahip olan benim derdim nedir? Bu forumda bulunduğum zamanlarda iyice anladığım üzere, bu kılavuzu anlayamıyoruz, o kılavuzu takip etmeden önce, doğru mu, uydurma mı bunu test edemiyoruz. Belki biri uydurdu, zamanında birilerinin inanması sağlandı, sonrası kolay zaten. Kimse kurcalamayınca günümüze kadar geldi. Yanlış bir yolu takip etmek istemiyorum. Ha kılavuz meselesini çıkartın, ben aynen sizin dediğiniz gibi yaşadım hayatımı, emin olabilirsiniz. Bu yıl kafamda bazı soru işaretleri oluştu, ama Tanrı ile ilgili değil, din ile ilgili. Tanrı'ya da, iyilik yapmanın, adil olmanın, zulümden kaçınmanın gerekliliğine de sonuna kadar inanıyor ve ona göre hayatımı yaşıyorum zaten. Ama bu yeterli mi, emin değilim.
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 17:13 .
|