
16-03-2011, 08:12
|
|
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 03 Feb 2011
Mesajlar: 2.372
|
|
flipper´isimli üyeden Alıntı
Bir döşek için 4 ayet fazla değilmi? Yani zaten 34 ve 35 te bahsedip 36 ve 37 devam etmenin ne mantığı varki. İnşa ettiği şeyi bir sonraki ayette var etmek ne derece doğru olur bilinmez. Ayrıca 36 da kadınları demediğini nerden anlıyorsunuz?
|
Merhaba flipper. Nasılsınız?
Önce, bir döşek için 4 ayet çok değil mi? Hayır. Az bile. Çünkü Arapların lüks mobilyası yükseltilmiş döşekler. Medine'de bir hurma bahçesine gittim. Aklımda sizinki gibi bir soru ... Ama sonra anlatayım, Allah isterse.
36'da ONLARI* zamirinin kadınların yerine kullanılmış olma ihtimaline gelince, hayır. Şu üç cümleye bakar mısınız:
1.Kızımla oğlum okula hazırlanıyor.
2.ONLARI bugün okula ben götüreceğim.
3.Çok seviyorum ONLARI.
3'teki ONLARI zamiri "kızım ve oğlum"dan başka bir ismin yerini tutar mı? Zamir o. Yani kendisinin önündeki ismin yerine kullanılan kelime. ZAMİR, kendisinin önünde bulunmayan hiçbir ismin yerine kullanılmış olamaz.
Lütfen bağışlayın, biraz ders verir gibi oldu ama...
Sevgi ile,
Hasan Akçay
____________________________________
* ONLAR, ONLARI anlamındaki HUNNE "kadınlar"dan başka şeylerin yerine de kullanılır.
"Cümleler"in, "ayetler"in yerine (Âl-i İmrân 7):
Onun bazı ayetleri muhkemdir.
Kitabın anasıdır ONLAR - HUNNE ummul kitâb
"Kuşlar"in yerine (Bakara 260):
Dört kuş al ve ONLARI kendine alıştır - fesur HUNNE ileyk
"Gökler"in yerine (Fussilet 12):
ONLARI yedi gök olarak yarattı – Fekadâ HUNNE seb’a semâvât
"Yataklar"ın, "döşekler"in yerine (Vâkı’a sûresi):
27.Ve sağın halkı
34.yükseltilmiş döşeklerin üzerindedirler.
35.ONLARI öyle güzel inşa ederiz ki – İnna inşa’na HUNNE inşâ’e
36.yepyeni olarak var ederiz ONLARI – fe ce’alna HUNNE ebkâra
37.kusursuz ve dengeli
38.sağın halkı için.
|

16-03-2011, 15:27
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 24 May 2010
Mesajlar: 2.935
|
|
Ene Ben
Enti Sen [kadın]
Ente Sen [ erkek]
Hiye O [kadın]
Hüve O [erkek]
Nahnü Biz [Kadın ve Erkek]
Entüma İkiniz [Kadın ve Erkek]
Hünne Onlar [Kadınlar]
Hüm Onlar [Erkekler]
hunne (Hünne Onlar -Kadınlar)Hüm (Hüm onlar -Erkekler) zamiridir
zevvec(çoğul ezvaç) Bu kelime her bir çiftten diğerini temsildir. Yani eş, çift , ikiden biri*nin diğerine göre eşliğidir, . Dişi ise erkeği, siyah ise beyazı, iyi ise kötüyü gibi. Tıpkı ying yanga benzer.
Bu kelimeyi gördüğünüz yerde karşılıklı eş veya birinden bahsediliyorsa bu kelime varsa diğeriyle birlikteliği eşini(eşlerini) anlatır.
Kadın ile ilgili yazıyorsa erkeği kast eder erkeğe yönelikse kadını ifade eder. Genelde cinsiyete yönelik bir kelimedir.
Hûri temiz el değmemiş genç bakire kız
Hisânun : kadına has güzellik(güzel kadın)
Şimdi bu kelimeleri iyice kafamıza anlamlarıyla yerleştirelim.
Başlayalım ayetleri tek tek incelemeye.
Rahman 56
1.fî hinne: onlarda2.kâsirâtu: bakışlarını yalnız eşlerine hasreten3.et tarfi: bakışlar 4.lem yatmis-hunne: onlara(kadınlara), kendilerine temas etmemiştir, dokunmamıştır 5.insun: insan(lar) 6.kable-hum: onlardan(erkeklerden) önce 7.ve lâ: ve olmaz 8.cânnun: cinler
Meali
Onlarda(kadınlarda-hunun) sadece eşlerine dönük bakışlar var. Onlara(kadınlara-hunun) onlardan(erkeklerden-hum) önce hiç bir insan ve cin dokunmamıştır.
Yusuf ali :arapçadan ingilizceye çeviri.
Rahman 56
In them will be (Maidens), chaste, restraining their glances, whom no man or Jinn before them has touched;-
Onları hiç bir adam ne bir cin dokunmuştur onların bakışlarına , yasaklama,onlar (bakireler) iffetli sağlıklı olur onlara(eşlerine); -
Arap nasıl çevirmiş onuda gördük.
Burada hum ile erkeklere seslenilen ayette (genel seslenme yok) cinsiyet net belirtilmiş.
Yani cennetlik kişiler erkekler.Vaad edilen kadın (huri) ,çünkü hunun ve hinne ile net belirtilmiş.
Devam ediyoruz.
Vakıa 36;
1.fe: böylece 2.cealnâ: biz kıldık 3.hunne: onlar(kadınlar) 4.ebkâren: bakireler
Böylece Biz, onları(kadın belirtir) bakireler kıldık.
vakıa 37
1.uruben: eşlerine düşkün, asık 2.etrâben: aynı yaşta, yaşıt
Eşlerine düşkün, aynı yaşta ,yaşıt
Vakıa 38;
1.li: için 2.ashâbi el yemîni: yemin sahipleri, yeminlerini yerine getirenler
Yemin sahipleri için
Bu ayettede cennetliklerin eşlerihunne(onlar)ile cinsiyeti belirginleşmiş (kadınlar)
Bakire kadınkadına vaad edilmediğine göre, yemin sahiplerinin erkek olduğuda ortaya çıkıyor.
Devam ediyoruz
Duhan 54
1.kezâlike: işte böyle 2.ve zevvecnâ-hum: ve onları evlendirdik 3.bi hûrin: huriler ile 4.înin: güzel iri gözlü
İşte, böyle. Ve onları, iri gözlühuriler ileevlendiririz.
Yusuf ali Arapçadan İngilizceye çeviri
So; and We shall wed them to maidens with beautiful, big, and lustrous eyes.
Bu nedenle biz onları(erkekleri) büyük parlak gözlü bakirelerle evlendiririz.
Şimdi girişteki zevvec(çoğul ezvac) kelimesini hatırlayalım.2.ve zevvecnâ- hum: ve onları evlendirdik kısmını inceliyoruz. Hum onlar(erkekler) kime hitap var. Erkeğe.evet erkeğin beraberinde zevvac çoğulu eş, çift, diğer yarısı(neden bahsediyorsa onun tamamlayıcısı)
Erkeğin tamamlayıcısı, eşi, çifti nedir.Huriler erkek diyen buyursun.
Şıklarımız.
a- pınar
b- mobilya
c- meyve
d- kadın
Doğru cevap erkekten bahsediliyorsa kadındır. Tek başına ezvaç kullanılsaydı belki bir ihtimal verilebilirdi.Ancak gördüğünüz gibihum(onlar-erkekler)ile birlikte kullanılmış ve kaçarı kalmamış, eşleriniolarak ifade etmektedir.
Devam ediyoruz.
Tur 20
1.muttekiîne: yaslanmış olanlar 2.alâ sururin: tahtlar üzerine 3.masfûfetin: sıralanmış (özenle dizilmiş) 4.ve zevvecnâ-hum: biz onları evlendirdik 5.bi hûrin: hurilerle 6.înin: güzel iri gözlü
sıralanmış sedirler üzerinde yaslanmış olanlardır ve onları güzel gözlü huriler ile evlendirdik.
Arapçadan Türkçeye çeviri Yusuf ali
Tur 20
They will recline (with ease) upon couches arranged in ranks; and We shall wed them to Maidens, with beautiful big and lustrous eyes.
Türkçesi
sıra sıra dizilmiş çok güzel koltuklara yaslanarak; kendilerine güzel, iri gözlü bakireleride de eş etmişizdir.
Evet sıralananlara bakire kadın(huri) vaad edildiğine göre erkekler olduğu net cennetliklerin.
Tam cevabı en sonda bulacaksınız,bu yetmez diyenler devam etsin.
Vakıa 18
1.bi ekvâbin: billur kadehlerle 2.ve ebâriyka: ve ibrikler 3.ve ke'sin: ve doldurulmuş kâseler 4.min maînin: akan pınarlardan
Bu ayet pınarlardan bahsediyor. 4.min maînin: akan pınarlardan
Vakıa 19
1.lâ yusaddeûne: başları ağrımaz 2.an-hâ: ondan 3.ve lâ yunzifûne: ve sarhoş olmazlar
Akanda içki ,ama sarhoş etmiyor
Vakıa 20
1.ve fâkihetin: ve meyveler 2.mimmâ (min mâ): şeyden 3.yetehayyerûne: arzu ederler
Meyva neymiş arkadaşlar? 1.ve fâkihetin: ve meyveler
Vakıa 21
1.ve lahmi: ve eti 2.tayrin: kuş 3.mimmâ (min mâ): şeyden 4.yeştehûne: iştah duyarlar, canları çeker
Kuş etinide öğrendik sanırım.
Vakıa 22
1.ve: ve 2.hûrun: huriler 3.înun: harika güzel gözler, ahu gözler
Ve güzel gözlü huriler.Tekrar pınarlardan bahsetmiyor değil mi? savı çürüyor. Durup durup pınar demiyor.
Vakıa 23
1.ke emsâli: sanki gibi 2.el lu'lui: inci 3.el meknûni: saklı
Saklı inci gibi
Arkadaşlar şimdi sırayla okuyun, pınarlar, şaraplar, meyveler,etler VE HURİler.
Maînin: pınarlardan înun: gözler
Hurilernasılmış, saklı inci gibi. Ve güzel gözlü .Bakın cennetteki nimetler sıralanıyor ve bağlacı ilede sonuncu sırada kadın vaadi belirgin ortada duruyor.
Devam edelim.Rahmana gelelim
Rahman 39 dan itibaren cinlere ve insanlara sesleniş başlar
Rahman 39
1.fe: artık 2.yevme: gün 3.izin: izin 4.lâ yus'elu: sorulmaz 5.an zenbi-hî: günahından 6.insun: insanlar 7.ve lâ: ve olmaz 8.cânnun: cinler
Rahman 40-42-45-47-49-51-53-55-57-59-61-63-65-67-69 (aynı tekrar ayetlerdir.)
1.fe: o halde 2.bi eyyi: hangi 3.âlâi: ni'metler 4.rabbi-kumâ: ikinizin Rabbi 5.tukezzibâni: ikiniz yalanlıyorsunuz
Biz 62den itibaren inceliyoruz.
Rahman 62
1.ve min dûni-himâ: ve bu ikisinden başka var 2.cennetâni: iki cennet
Rahman 64
1.mudhâmmetâni: ikisi de yemyeşil
Rahman 66
1.fî-himâ: ikisinde var 2.aynâni: iki pınar 3.naddâhatân: devamlı fışkırıp gürül gürül akan
Rahman 68
1.fî himâ: ikisinde vardır 2.fâkihetun: meyveler 3.ve nahlun: ve hurma(lar) 4.ve rummânun: ve nar(lar)
Rahman 70
1.fî hinne: onlarda vardır 2.hayrâtun: hayırlı olanlar, şükür ve hamde vesile olanlar 3.hisânun: güzel olanlar, güzeller, güzel kadınlar
rahman 72
1.hûrun: huriler 2.maksûrâtun: korunmuş, himaye edilen, belli bir yerde ikâmet eden, dışarıda dolaşmayan 3.fî: içinde, de 4.el hiyâmi: otağlar, özel çadırlar, özel mekânlar
Rahman 74
1.lem yatmishunne: ne onlara temas etmemiştir, dokunmamıştır 2.insun: insan(lar) 3.kablehum: onlardan önce 4.ve lâ: ve ne de 5.cânnun: cinler
Rahman 70 ve 72 yi dikkatinize sunuyorum ve Rahman 56 yı hatırlayalım
Rahman 56
1.fî hinne: onlarda2.kâsirâtu: bakışlarını yalnız eşlerine hasreten3.et tarfi: bakışlar 4.lem yatmis-hunne: onlara(kadınlara), kendilerine temas etmemiştir, dokunmamıştır 5.insun: insan(lar) 6.kable-hum: onlardan(erkeklerden) önce 7.ve lâ: ve olmaz 8.cânnun: cinler
Meali
Onlarda(kadınlarda-hunun) sadece eşlerine dönük bakışlar var. Onlara(kadınlara-hunun) onlardan(erkeklerden-hum) önce hiç bir insan ve cin dokunmamıştır.
Sözün özü.
1- Cennette erkeklere huri vaat edilir-yani vardır huri kuranda.
2- Huriler dişidir
3- Kadınlara vaat edilen sadece inanın kısmıdır
4- Bu inanç erkek egemen bir bakışın düşlerinden öte bir şey değildir.
5- İsteyen istediğine inanır.Gerçek ise bilinir veya bilinmez ancak bilmiyorum diyede her şeye doğru diye inanılmaz.
Ek bilgi
Bakara 168
1.yâ eyyuhâ: ey 2.en nâsu: insanlar 3.kulû: yeyin 4.mimmâ (min mâ): şey(ler)den 5.fî: içinde, ...de 6.el ardı: arz, yeryüzü 7.halâlen: helâl olan 8.tayyiben: temiz olan 9.ve: ve 10.lâ tettebiû: tâbî olmayın, uymayın 11.hutuvâti: adımlar, ayak izleri 12.eş şeytâni: şeytan 13.inne-hu: muhakkak ki o, çünkü o 14.lekum: sizin için, size 15.aduvvun: düşman 16.mubînun: açıkça, apaçık
Ey insanlar! Yeryüzündeki helâl ve temiz şeylerden yiyin. Ve şeytanın adımlarına tâbî olmayın (izinden gitmeyin). Muhakkak ki o, sizin için apaçık bir düşmandır.
Huri değil tayyiben temiz olarak kullanılıyor yiyeceklerden bahsederken.
Ezvac ve zevvec hakkındaki bilgi veren dostum Exulula teşekkür ederim.
Arapçadan ingilizceye çevirilerini merak edenler aşağıdan ulaşabilir.
http://www.kuranikerim.com/english/m_indexe.htm
Ayetlerin türkçe mealleri içinde aşağıdaki linki veriyorum.
http://www.kuranmeali.org/kuran_meali.aspx
Sorular sormuyorsan ya ölüsün ya da köle...
Konu aliyarasfal tarafından (16-03-2011 Saat 15:39 ) değiştirilmiştir.
|

16-03-2011, 15:31
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 19 Feb 2009
Bulunduğu yer: Ankara
Mesajlar: 196
|
|
web´isimli üyeden Alıntı
Öncelikle vakit ayırıp, güzel bir yazı yazmışsınız, teşekkür ederim.
Ben sanırım derdimi tam anlatamadım. Bu kadar çok din varsa, bazıları uydurma olabilir. Din Allah'tan gelmişse, kılavuzunu inceleyerek, gerçekten Allah'tan gelip gelmediğini anlamamız şart. Yoksa birilerinin çıkarları gereği uydurduğu safsatalara inanıp, hayatımızı heba edebiliriz. Ayrıca Allah'ın farklı zamanlarda gönderdiği birkaç din varsa, bunlardan bazıları tahrif edilmiş olabilir. Hiç tahrif edilmeyeni bulmak ve doğru dini takip etmek için, yine kılavuzu doğru anlamak şart bence. Ama siz yazınızın genelinde deist bir yaklaşımda bulunduğunuzdan bunların önemi yok diyorsunuz. Ben Allah'ın farklı farklı yollar sunduğunu düşünmüyorum zaten. Birileri uydurdukları yola Allah'ın yolu demiş olabilir, onu ayıklamak gerek diyorum. Ya da farklı zamanlarda Allah yollar göndermiş, ama hepsi 21. yüzyılda varlar. Önümüze Allah'ın gönderdiği 3 yol var mesela. Hangisini takip edelim? Siz deist bir yaklaşımla bu isimlendirmeleri, zamanla bazılarının tahrif edilmiş olmalarını filan boşverin, işin özünü kavrayın diyorsunuz.
Tanrı bizden iyilik ve adaleti ayakta tutmamızı ister, kötülükten uzak durmamızı ve zulüm edenlerden olmamamızı ister. Neyin adil, neyin iyi veya kötü olduğu hususunda bütün insanlar birleşebiliyor mu? Alkol bana göre kötü ama dayım var bayılıyor, ona göre süper birşey  Zina bana göre kötü ama bazıları (afedersiniz) condom kullandıktan sonra kötü değildir diyebiliyor. Bir işveren işçisine 50 lira zam, diğeri 100 lira zam yapmanın adil olduğunu düşünüyor, bazıları dilencilere para vermenin iyi, bazıları kötü olduğunu düşünüyor. Örnekler çoğaltılabilir de demem o ki, insanlar (doğaları gereği) bu tür konularda muhalefete kolayca düşebiliyor. Eğer bizi Allah yarattıysa, en iyisini de o bilir ve gönderdiği kılavuzda neler yapmamız gerektiğini belirtir. Yaşadığımız şey imtihan ise, kılavuzdan faydalanarak imtihanı kazanmaya çalışmalıyız.
Bütün bunları boşverin, evreni ve insanı doğru okuyun, herşeyi bir Tanrının yarattığını anlarsınız, bizden ne istediğini de, bu yolda yürürken vicdanınızın da sesini ekleyin, doğruyu bulursunuz diyorsanız, iyi bir deistsinizdir, islamla olan bağınız nereden geliyor? İslam ile bir bağınız varsa, bu dinin gönderilmiş bir kitabı var, okumak şart. Bir kitabı olmasaydı, haklısınız derdim, kendi kendimize evreni okuyarak gerçeği bulalım, vicdanımızı kılavuz alıp iyilik ve adaleti uygulayalım diyebilirdik. Kitabı ve peygamberi olan bir dinden olduğumuz halde, sadece Tanrıya inanıp, vicdanımızın (ki herkeste farklı miktarda bulunur) sesini, aklımızı (yine herkeste eşit değil) kullanıp, sadece iyilik ve adalet arayarak Allah'ın bizden istediklerini yerine getirebileceğimizi zannetmiyorum. Takip edilmesini istediğiniz yol ve yöntem doğru ancak eksik. Madem elimizde bir kılavuz var, eksikleri oradan kapatacağız.
Bu düşüncelere sahip olan benim derdim nedir? Bu forumda bulunduğum zamanlarda iyice anladığım üzere, bu kılavuzu anlayamıyoruz, o kılavuzu takip etmeden önce, doğru mu, uydurma mı bunu test edemiyoruz. Belki biri uydurdu, zamanında birilerinin inanması sağlandı, sonrası kolay zaten. Kimse kurcalamayınca günümüze kadar geldi. Yanlış bir yolu takip etmek istemiyorum. Ha kılavuz meselesini çıkartın, ben aynen sizin dediğiniz gibi yaşadım hayatımı, emin olabilirsiniz. Bu yıl kafamda bazı soru işaretleri oluştu, ama Tanrı ile ilgili değil, din ile ilgili. Tanrı'ya da, iyilik yapmanın, adil olmanın, zulümden kaçınmanın gerekliliğine de sonuna kadar inanıyor ve ona göre hayatımı yaşıyorum zaten. Ama bu yeterli mi, emin değilim.
|
Sevgili arkadaşım,
Ben sizi çok iyi anlıyorum ama çok fazla gelenek etkisinde kalmış ön kabulünüz olduğundan beni yanlış anlayarak deistik bir tavır sergilediğime yormuşsunuz yazdıklarımı. Asla bunu kabul etmiyorum.
Çünkü;
Deizmin Tanrısının ne olduğu belirsizdir. Oysaki ben tevhid eksenli selam dinine mensup bir inanırım ve Tanrım tanımlı ve belirlidir. Ayrıca ben hac ve umre yaptım, düzenli namaz kılarım. Yani şekilsel olarakta sizin islam kabul ettiğiniz ve benim özünde tek din olduğunu söylediğim yolun yolcusuyum inşallah.
Şimdi bakın bir ayet var kuranda, hemen iliştirelim.
Ali İmran
(95) De ki: "Allah doğruyu söylemektedir: O halde, bâtıl olan her şeyden yüz çeviren ve Allah'ın yanısıra hiçbir şeye ilahlık yakıştırmayan İbrahim'in inanç sistemine uyun."
Sizde şu yanlış önkabule saplanmışsınız ne yazıkki. İslam yada müslümanlık elçi Muhammed ile başladı. Ama bakın ayet bunu tamamen çürütüyor. Ve kaldıki kuranda bütün elçilerin aynı mesajı getirdiklerini tekrar tekrar yazan ayetler mevcuttur.
İnsanların ben hristiyanım demesini ben fenerliyim yada kara kartalları tutuyorum demekle eşdeğer buluyorum ben. Ve inancın tek ve biricik olduğunun altını defaaetle çiziyorum.
Evet, klavuz derken siz kuranı yani elimizdeki kitap haline getirilmiş mushafı kabul ediyorsunuz ama ayetin bütünü o değildir.
Bakın bal arısına vahyettim der Tanrı, acaba ne demek ister? Hiç düşündünüz mü?
Şimdi başka bir örnek üzerinden gidelim mesela. Kuranda peygamber eşleri müminlerin anaları ilan edilmiştir ve peygamber ölünce onların başka erkeklerle evlenmeleri yasak edilmiştir. Ama peygamberin sağlığında dileyen olursa peygamberden boşanabileceği ayetle sabittir.
Yakın tarihi hatırlayın lütfen biraz. Prenses Diana kocası olacak prensten ayrıldıktan sonra Mısırlı biri ile hayatını birleştirmek üzere idi. Ama ne yazıkki elim bir trafik kazası! sonucu hayatını kaybetti.
Ve yine biraz daha uzak geçmişe gidelim. Yine Kraliyet ailesinin bir üyesi asil olmayan birine aşık olduğu ve onunla evlenmek istediği için tahtı ve tacı terk etmişti.
Burada ne demek istiyorum. Prens Charles asla boşadığı eşi bile olsa başka biriyle evlenmesine izin veremezdi. Çünkü o bir gücün temsilcisi idi ve insanların bugüne kadar kabulleri neticesinde onunla birlikte olan bir kadın başka biriyle olamazdı. Ha bu doğrudur/yanlıştır tartışılır ama realite bu yönde.
Yine keza hanedandan biri ayak takımı ile bir olamazdı. Aynı mantık burada yine. Ve bunlardan dolayı da peygamber bir toplumun aynı zamanda devlet lideri ise, komutan ise ki öyle idi aynı şeyler onun çağında da geçerli idi. Ne yazıkki dünyamız hala erkek egemen bir sisteme boğdurulmuş durumda.
Şunu akıldan çıkarmayınki kuran yani yazılı kitaptaki önermeler, olmayan/ütopik bir sosyal sistem sunmaz size. Bizzat var olan, gerçek olan hayata dair nasıl dürüst olunur, iyi olunur, bu gerçek sistemde nasıl adaletli davranılır buna dair önermeler sunar.
İşte bu nedenlerden ötürü size hayatı ve insanı okumadan kuranı okumanız beyhudedir demiştim.
Selamlar... Umarım sıkmadım, geniş zamanlarda daha çok yazmak istediğimi belirterek şimdilik burada bitireyim...
Ve küçük bir hatırlatma:
Ben doğuştan müslüman değilim, yani atadan gelme değil. Ben bizzat kendi aklım ve sağduyumla irdeleye irdeleye, sorgulaya sorgulaya teslim oldum.
Hasan Akçay´isimli üyeden Alıntı
Merhaba sayın bergüzar. İletinizdeki bu cümleyi anlayamadığım için size cevap yazmakta geciktim. Açıklar mısınız.
Sevgi ile,
Hasan Akçay
|
Sayın Hasan Akçay,
Şunu demek istedim. Burada ateistlerin genel tanımından yola çıkarak şunu anlıyorum ben. Bir Tanrı var ve kendisini tanımayanları yaptığı işler ikinci planda olmak üzere ateşle cezalandıracak ve yine aynı Tanrı yaptığı işler ikinci planda olmak üzere kendisini tanıyanları cennetle ödüllendirecek ve bu cennette sadece erkeklere huri adını verdiği dişilerle sonsuz bir seks vaad eden bir Tanrı.
Öncelikle tabii ki bu itirazları yapan arkadaşların Tanrı algısı çok sorunlu ve çok fazla dogmatik ön kabule bağlı. Bu başka bir konu ama ben şunu sormak istiyordum.
Kuranda hatırladığım kadarıyla ayeti bulamadım ama şöyle bir ayet var. "Cennette buradaki nimetlerden ve burada bilmediklerimizden daha fazlası". Şimdi cinsel ilişki ilahi irade bağlamında yapıldığı zaman hem neslin devamını sağlar, hemde biyolojik bir ihtiyaç olması sebebiyle ve cinsel ilişki yoluyla bu ihtiyaç giderildiğinden ben bu olayı bir nimet olarak değerlendiriyorum (değerlendirebilir miyim)? Bundan dolayı cennette seksin olma ihtimali burada çok farklı lanse ediliyor. Belki vardır, belki yoktur bilemiyorum ama dediğim gibi eğer nimet kapsamında ise olma ihtimali var gibi. Bu kötü birşey mi? Gerçi bu dünya algısı ile sonrakinin algısı çok çok farklı ama bize verilen ipuçlarından madem bir akıl yürütme ile bir yerlere varmak istiyorsak bunu da söylemek istedim.
Esas konu ise şu. Cinsellik sanki çok kötü ve ahlaksız birşeymiş gibi bunu cennette vaad eden bir Tanrı varmış gibi sunuluyor olması. Bu ateizmin bir çelişkisi bana göre.
Selamlar...
Sevgiler...
Bİ SEN EKSİKTİN AYIŞIĞI! GÜMÜŞ BİR TÜY DİKMEK İÇİN MANZARAYA.
Konu berguzar tarafından (16-03-2011 Saat 15:39 ) değiştirilmiştir.
|

16-03-2011, 15:34
|
|
|
sayın aliyarafsal; gözlemlediğim kadarıyla sizin sorununuz çok uzun yazmanız. aslında bize göre sorun. renault ferrari de senin tarzında yazıyor ama kaç kişi sizi okuyor diye düşünüyor musunuz. sizce yazınızı çözümlemeye kafa patlatmak yerine üstünden atlamak daha kolay değilmi.
|

16-03-2011, 15:43
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 24 May 2010
Mesajlar: 2.935
|
|
allame´isimli üyeden Alıntı
sayın aliyarafsal; gözlemlediğim kadarıyla sizin sorununuz çok uzun yazmanız. aslında bize göre sorun. renault ferrari de senin tarzında yazıyor ama kaç kişi sizi okuyor diye düşünüyor musunuz. sizce yazınızı çözümlemeye kafa patlatmak yerine üstünden atlamak daha kolay değilmi. 
|
Doğruyu isteyen okur. Renonun okunmama sebebi uzunluğu değil kalbiyle düşünebildiğini sanması. İkra ya allame.
Şimdilik saygımla gittim...
Sorular sormuyorsan ya ölüsün ya da köle...
Konu aliyarasfal tarafından (16-03-2011 Saat 15:49 ) değiştirilmiştir.
|

16-03-2011, 15:59
|
|
|
ben anlamaya ve yanıtlamaya yönelik okuyorum. bir cümleye yanıt olarak genelde bir kaç parağraf yazıyorum. senin yazını okursam 3-5 sayfa yanıt yazmam lazım. ne sen okursun ne site ahalisi bunu kaldırabilir. ı-ıh. sarmadı bana. zaten berguzar ve reno da teşrif etttiler ve etmek üzereler, benim konum değil zaten. size kolay gelsin.
|

16-03-2011, 16:10
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 19 Feb 2009
Bulunduğu yer: Ankara
Mesajlar: 196
|
|
allame´isimli üyeden Alıntı
ben anlamaya ve yanıtlamaya yönelik okuyorum. bir cümleye yanıt olarak genelde bir kaç parağraf yazıyorum. senin yazını okursam 3-5 sayfa yanıt yazmam lazım. ne sen okursun ne site ahalisi bunu kaldırabilir. ı-ıh. sarmadı bana. zaten berguzar ve reno da teşrif etttiler ve etmek üzereler, benim konum değil zaten. size kolay gelsin. 
|
Bu cümlede niçin anıldım? Bilmek istiyorum.
Selamlar...
Bİ SEN EKSİKTİN AYIŞIĞI! GÜMÜŞ BİR TÜY DİKMEK İÇİN MANZARAYA.
|

16-03-2011, 16:16
|
|
|
anılmayacaktın. reono yarafsalın yazım tarzlarını benzetme yapıyordum yazıyı gönderdim sizin yazınız daha önce baskıya girmiş. yazmış olmanıza rağmen yokmuşsunuz gibi davransam ayıp mı olur diye düşündüm bir sonraki yazıda yazınızı farkettim. yazıyı değiştirip isminizi ekledim. ayrıca ne bu hesap sorusu tavırlar? burası serbest bir forum. isminizin bir kutsallığı felan mı var, hayırdır?
|

16-03-2011, 16:20
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 19 Feb 2009
Bulunduğu yer: Ankara
Mesajlar: 196
|
|
allame´isimli üyeden Alıntı
anılmayacaktın. reono yarafsalın yazım tarzlarını benzetme yapıyordum yazıyı gönderdim sizin yazınız daha önce baskıya girmiş. yazmış olmanıza rağmen yokmuşsunuz gibi davransam ayıp mı olur diye düşündüm bir sonraki yazıda yazınızı farkettim. yazıyı değiştirip isminizi ekledim. ayrıca ne bu hesap sorusu tavırlar? burası serbest bir forum. isminizin bir kutsallığı felan mı var, hayırdır?
|
Ben çok net biriyimdir arkadaşım. Bu yüzden direk sorarım. Bilmek istiyorum dedim ve sordum.
Hayır ismimin bir kutsallığı filan yoktur, kendiminde tabiki.
Cevap vermişsin. Teşekkürler...
Bİ SEN EKSİKTİN AYIŞIĞI! GÜMÜŞ BİR TÜY DİKMEK İÇİN MANZARAYA.
|

16-03-2011, 16:23
|
|
|
estağfurullah. ben müslümanım, maymundan veya eşekten evrimleşerek gelmedim ya bacım, tabiyki cevap vereceğim.
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 23:25 .
|