Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Dinlerden Özgürlük > Özgür Düşünce Platformu > Agnostisizm

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #31  
Alt 24-12-2009, 08:02
paslıçivi paslıçivi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 07 Feb 2009
Mesajlar: 3.080
Standart

Birincisi bilginin, zihinsel/dusunsel ve ruhsal/manevi farkini ben degil; felsefe, bilim ve teknik ortaya koyuyor. Yani iki turlu knowledge var, biri intellectual, dusunsel; digeri spiritual, ruhsal. Material knowledge, yani maddesel bilgi bile yok.
sevgili e.i... zaman zaman sana öğretilerin etkisinde kaldığını yani hala zihinde yaşadığından bahsediyorum.. işte bahsettiğim durum bu.. ben bu duruma felsefe okuyarak gelmedim, dediğim gibi felsefenin bir çok temel tanımlamısından hala anlamam, bilmem.. ve felsefe okumayı sevmem sıkılırım.. benim benden önceki insan olan atalarımdan aldığım tek zihin meditasyon yapmayı öğrenmek kaldı.. meditasyon yapmayı öğrendikten sonra varolan tüm zihnin köleliğinden kurtulup algı sezgi dünyasına girmeyi başarabildim diyelim.. yani burda yazdığım görüşlerim bir yerden öğreti değil kendi özbenliğim/safbilincimle varlığı bir ayna gibi gözlemleyip birebir yansıttığım şeylerdir.. algı/sezgi sayesinde ulaştığım sonuçlardır.. o yüzden bilgi kelimesine yüklenmesi gereken mana şimdiye kadar varolan tüm öğretilerin dışında bir yaklaşımdır.. yani dünya insanlığının neye bilgi dediği umurumda değil, gördüğüm algıladığım bir şey varsa insanlık yanlış yolda, zihin denen hastalığın pençelerinde can çekişiyor, çünkü henüz neyin bilgi neyin inanç olduğunun farkındalığına erişilmemiş..

bilgi denen şey öyle değerli öyle pahalı bir şey ki; insanlığı düze çıkaracak tek olgu diyebilirim.. o yüzden ısrarla bilginin ne olduğunu, bilimin tekelinde olması gerektiğini üzerinde duruyorum..

artık insanlık bilmek ve inanmak arasındaki farkın farkındalığına erişip bir sonraki nesile sadece bilgiyi aktarmalıdır, bildiğini zannettiği şeyleri(inançlar) değil... yani tüm dünyadaki okullarda din dersleri kalkmalıdır..

o taze beyinlere dünyanın her yerinde hakikat nedir? in cevabı farklı aktarılıyor çünkü.. o taze savunmasız gelişim çağındaki bilinçler öyle bir programlanıyor ki; tüm dünya insanlığı benim dinim/inancım hakikat, diğerleri batıl/aldanma tarzında çok büyük bir farkındalıksızlıkla, koma düzeyinde bir bilinç düzeyinde yaşıyor..
bu bir hastalıktır, aktarılan bir zihin hastalığıdır..

yahudisi de aynı, budisti de müslümanın da, hindusu da, ateisti de, deisti de aynı.. herkes kafasını sokmuş bir çukura ve diğer çukurları göremiyor ve reddediyor, yani kimse yoğurdum ekşi demiyor, diyemez zaten... çünkü bilmediği/inandığını şeyi bildiğini zannetme yanılgısında yaşıyor ve herkes kendi inancını varoluşa/ insanlığa dayatmaya çalışıyor.... herkes inancından adı gibi emindir, müslümanı da ateisti de budisti de yahudisi de..

emin olmak, bilmek değildir.. emin olmak, inanmak dediğimiz çok ama çok derin bilinç yanılgısıdır, aldanmadır..

ve bu dünya insanlığı arasında empati kuramayan, kutsallaştırılıp tanrı ölüm sonrası gibi bir takım soyut kavramlarla için insanlık, insanlıkdışı çok düşük düzeyde bir bilinç seviyesinde ilkel bir yaşam sürüyor.. insanlık şu haliyle hayvan denen canlıdan sadece bir kademe yukarıda bilinç açısından..


Alıntı ile Cevapla
  #32  
Alt 24-12-2009, 08:30
paslıçivi paslıçivi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 07 Feb 2009
Mesajlar: 3.080
Standart

Bildigin gibi, etiksel ogreti de, bilimsel degil. Peki etiksel ogretideki gorusun nedir. Yani;

Buna tum etiksel (sosyal, siyasal, ahlaki, toplumsal v.s.) ideolojiler tum psikolojinin kavramlari, tum duyum ve hisler (sevgi v.s.) tum sistem kavramlari (demokrasi v.s.) ve tum izmler dahildir. Kisaca, tum tabular, degerler ve veriler dahildir. Epistemolojik bilgi olmayan bu verileri, olgulari v.s. "bilinemez", ya da non effable, yani soylenemez, ortaya konamaz v.s. temelinde degerlendirelim. Ortaya konan nedir?, ortaya konanin, bilinemezligi nasil mumkundur?-e.i.

Sonucta bu ogretiyi herkesden daha iyi bilmek gerekirki, insanin onundeki bir ayrimci engel oldugu ortaya konabilsin ve neden bu ogretiden arinilmasi gerektigi algilanabilsin.

Peki sen neden bu ogretinin bilinmezliginden gidiyorsun; bu ogretinin ayrimci bir ogreti oldugunu gostermek ve bu ogretiden arinilmasini izah etmek yerine?
agnostisizmin bilinemezciliği bu etiksel öğretiler üzerine değildir.. agnostizmin bilinemezciliği varlığın sorgulamasında ortaya çıkan ve insanda merak uyandıran, bilmek istediği ama bilemediği varoluş, tanrı ve ölüm sonrası 3'lemesi üzerinedir.. bilinemez tabirini kulanmasının da bir amacı vardır.. bir tepki olarak bir karşıtlık olarak dile getirilmiştir.. çünkü teizm olsun nonteizm olsun bu 3'leme karşısında bir sabitleme, bir biliyormuş yanılgısıyla yaşıyordur..

teizm düzeyindeki bilinçaçıklığı olan biri varlığı inandığı organize dogma dinin gerçekliği olarak algılar ki bu 3'lemenin tümünü sabitler, yani bildiğini zanneder..

nonteizm(ateizm, deizm, panteizm, hepsinde theos/tanrı ifadesi vardır) düzeyindeki bilinçaçıklığı olan da bu 3'lemeden tanrı merkezli/odaklı bir sabitleme ile varlığı açıklama gerçekliği yani bildiğini zannetme yanılgısı içindedir..

agnostizm varlığı bir gizem/sır/bilinemez, çözülmesi gereken devasa bir puzzle olarak görür.. ucundan kıyısından bu 3'lemenin hiçbirini sabitlemez ve taraf olmaz yani biliyormuş zannı aldanması girmez ve biliyormuş zannında yaşayanlara bir cevap/tepki olarak ortaya çıkmıştır.. o yüzdendir ki bilinemez ifadesine yer verir...

etiksel öğretilere şimdiye kadar pek değinme şansım olmadı bu sitede.. çünkü henüz bilmek ve inanmak arasındaki farkın farkındlığı gelişmediği sürece etiksel öğretileri konuşmanın bir anlamı yok. ama kısaca şöyle değineyim..

insanı zihin dediğimiz hastalıktan kurtarabilirsek etiksel öğretilere ihtiyaç kalmayacaktır.. çünkü etiksel öğretiler zihin dediğimiz hastalığın semptomlarına ihtiyaca binaen doğmuştur.. insanı birey, evrensel insan bilincine ulaştırabilirsek (ki bu zihin denen hastalıktan arınmakla mümkün) toplumsal/evrensel barışı uyumu sağlamak için sadece hukuk dediğimiz olgu yeterli olacaktır.. birey olma bilincine ulaşmış bir insan zaten diğer insanların değerini bilip algılayacak düzeye geldiği için bir takım etiksel öğretileri aktarmamıza gerek kalmayacaktır.. yani yorgan gidince kavga bitecektir..

bu konulara ileriki zamanlarda daha derinlemesine gireriz..


Alıntı ile Cevapla
  #33  
Alt 24-12-2009, 15:25
evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
evrensel-insan evrensel-insan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
evrensel-insan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Saygideger paslicivi;

sevgili e.i... zaman zaman sana öğretilerin etkisinde kaldığını yani hala zihinde yaşadığından bahsediyorum.. -paslicivi-

Burada da yanildigini ve beni algilamadigini dusunuyorum.

Birincisi, benim su anki yazi dilim ve uslubum zaten yeteri kadar algilanmiyor. Ikincisi, ben; insanoglunun evrensel/sorunsal olusturdugu dogal dusuncenin her konuda ve her turlu yapilanisini ve isleyisini veriyorum.

Bir zamanlar "Ya hoca iyi guzelde, evrensel-insan dusuncesinin sen sekilsel/cizimsel/gorsel oldugunu ve bu yuzdenden, kulak ve noktalama dili ile algilanmayacagini soyluyorsun, o zaman evrensel-insan dilini ortaya koysana" demislerdi. Bende "ben bu isin her turlu dusunsel yapi ve isleyisinin evrensel olarak kaynaklandigi ortak noktayi ortaya koyuyorum, isin dil yoluyla da baskasi ilgilensin" diyordum.

Nitekim internette arastirirsan, yeni bir evrensel/gorsel dil uzerinde calismalar var.

o yuzden bu konuda beni degil; kulak dilinin noktalamasal ozelligini ve evrensel dilin, noktalamayla degil; cizimle ve kulaga degil; goze hitabeden boyutlulugunu hatirla.

Eger ben tamamen akademik yanasimin disina cikarsam, o zaman hic bir sekilde algilanamayacagimin bilincindeyim.

Senin emin olmak konusu da, yine dogal dusuncenin takintilarindandir. Cunku dogal dusunce, epistemolojik gercekciligin degisken yapisina terstir. Yani, ispat, kesinlik, sabitlik, sahiplik icerir. Oyuzden de "dogru ve dogrulama" en buyuk sorundur.

Yani dogal dusuncenin tum yaratilissal/tanrisal/inancsal/ideolojik/dogrusal/sabitli/sahipli/ayrimci/erksel/erkeksel/erk eksel/guce tapan/otoriter/bencil/ v.s. tum yapilanis ve isleyisi benim ortaya koydugum evrensel/sorunsal temelde tum yazilarda vardir.

Sonucta sana sordugum paragraf zaten; dogal dusuncenin evrensel cikmazinin bir urunudur.

Evrensel insan'in dusunce kulvari sadece evrensel/insansal/kavramsaldir. ne insandisi tanri ve maddeyi, ne de insanlik disi ve insanoglunu her turlu biribirinden ayiran olgulari icermez.

Eger evrensel'in kosesindeki yazilari okursan, dogal dusuncenin evrensel/sorunsal resmini ve evrensel-insan dusuncesinin yeniliklerini orada bulabilirsin.

Sana da hatirlatayim. Eger bu isin detayina ineceksen, sadece meditasyon yetmez. Bilimde, felsefe de v.s. neler olup bittiginden ve tum gelismelerden haberdar olman gerekir. Belki oyle olsa, seninle daha detayli ve derin yazisabiliriz.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
Alıntı ile Cevapla
  #34  
Alt 24-12-2009, 15:29
Freester Freester isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 24 Mar 2008
Mesajlar: 156
Standart

Bence en mantıklı cevapı: bilinmezcilik bundan ötesini göremiyorum.

Hangi Aptal Bana Tanrı Var Diyebilcek Kadar Kesin Ve Keskin ? Ve Hangi Aptal Bana Tanrı Yok Diyebilcek Kadar Cesaretli Olabilir ? Johann Wolfgang von Goethe
Alıntı ile Cevapla
  #35  
Alt 24-12-2009, 15:40
evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
evrensel-insan evrensel-insan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
evrensel-insan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Saygideger paslicivi;

bu konulara ileriki zamanlarda daha derinlemesine gireriz.. -paslicivi-

Burada da bir "hata" var. Sorunu butunu bunyesinde islenilirse, algilanir ve tum resmi verilir. Senin tanri olumsonrasi ve varolus'un evrensel sorunsal dogal dusunce yapilanis ve isleyisi, etigin inancsal degerlerinden kopuk olarak ele alinamaz. Cunku sonucta bu uc sorunu sistemlestiren ve ilk insanoglundan gunumuze duzenlerini kuran etigin insanoglunu bir arada yasatmasinin bir sonucudur. Dini orgutlenme, tanrisal olumlu olumsuz zihniyet ve yasamin kontrolunun kisilerin elinden baska mecralara gecmesi icin, olumun one cikarilmasinin altinda hep bu zihniyet vardir. Bugunku emperyalist zihniyetin tum izmsel orgutlenmeleri, dini orgutlenmelerdir. Toplumlarin kutuplastirilmasi kutuplarin birbiriyle savastirilmasi ve bunun ustunde ellerini ovusturup, parseyi toplayanlar. Siyasal-sosyal-toplumsal tum sistem ve degerleri, etigin konusudur.

Benim bu konuda da cok yazim var. Mesela "emperyalist zihniyet" okumani oneririm.

Bu arada bu dusuncenin yapilanisi ve isleyisindeki en onemli evrensel sorunun da; seylerin karakteristiginin erkeksel/erksel ve erk eksel oldugunun farkina varilmasidir. Sonucta, tum bu senin ogreti dedigin olgular ve toplumsal ogreti ve orgutlenisi; dogal dusuncenin erkeksel oz ve tabiatindan kaynaklanir.

Bu konuyu da ben cok isledim.

Dedigim gibi, uclemde tikanip kalman, sana tum sorunun evrensel resmini veremez ve bu uc seyin nerden kaynaklandigi hakkinda ancak; bolgesel ve ayrinti ve butunu icermeyen bir acilim verir.

Oyuzden dogal dusunce ve onun evrensel yapilanisini ve isleyisini, bu dusuncenin disina cikarak ve notr algilayarak tum resminle ve resmin her hangibir yerinde yer almadan ortaya koyabilmen lazim.

Iste ben bunu yapiyorum. Bana bu olanagi saglayan da evrensel-insan dusuncesi/mantigi/yontemi/icerigi v.s.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
Alıntı ile Cevapla
  #36  
Alt 24-12-2009, 15:43
evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
evrensel-insan evrensel-insan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
evrensel-insan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Saygideger freester;

Varliksal ve inancsal yanasimlarda, dedigin dogrudur. Ama bilissel yanasimda bilinemez yoktur. Sadece su an bilinen ve henuz bilinmiyen vardir.

Bu konuda "cognitive-bilissel nedir" yazisini okuyabilirsin.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
Alıntı ile Cevapla
  #37  
Alt 25-12-2009, 05:18
paslıçivi paslıçivi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 07 Feb 2009
Mesajlar: 3.080
Standart

Eger evrensel'in kosesindeki yazilari okursan, dogal dusuncenin evrensel/sorunsal resmini ve evrensel-insan dusuncesinin yeniliklerini orada bulabilirsin.

Sana da hatirlatayim. Eger bu isin detayina ineceksen, sadece meditasyon yetmez. Bilimde, felsefe de v.s. neler olup bittiginden ve tum gelismelerden haberdar olman gerekir. Belki oyle olsa, seninle daha detayli ve derin yazisabiliriz.
sevgili e.i..

aramızda iletişim kurabilmememiz için sanırım bir sürece ihtiyacımız var.. çünkü sen de ben de ortak bir noktaya ulaşmışız gördüğüm kadarıyla.. insanın birey düzeyine yükselip evrensel bir insan olma bilinci.. çünkü bahsettiğimiz şeyler bir çok noktada birleşiyor ama bu noktalara ulaşırken kelimelere yüklenen anlamlar yüzünden birbirimize tam olarak neyi ifade ettiğimizi dile getirip iletişim kuramıyoruz.. sen günlük konuşma dilinin dışında bir dil kullanıyorsun, ben de birçok insana yabancı ego safbilinç özvarlık kelimelerle derdimi anlatmaya çalıştığım için ne diğer insanlar tarafından tam olarak algılanabiliyoruzne de ikimiz arasında sağlıklı bir iletişim kurabiliyoruz..

bahsettiğim süreç içerisinde ben senin dilini, sen benim dilimi daha iyi kavrayabileceğimizi ümit ediyorum.. çünkü ben de yazdığım cümlelerden sonra sık sık -yani diyerek bir açılım getirme ihitiyacı hissediyorum.. sen ve ben varolan bilinç düzeyimizle anlatmak istediklerimizi kendimiz çok iyi algılıyoruz ama karşımızdaki insana bunları anlatıp algılatabilmek başlı başına bir sorun ve bir sanat.. işte burda empati dediğimiz kavram devreye giriyor.. karşımızdaki insanın bilinç düzeyi ve kelime haznesindeki yüklediği anlamların farkındalığında bir konuşma/yazışma/ifade ediş gayreti içine girmeliyiz ki derdimizi anlatıp algılatabilelim..

köşe yazısı tarzında diyalogdan uzak yazıların ilgi görmesi apayrı bir sorun.. köşe yazıların okunup algılanmasından önce ilgi çekme sorunu vardır.. örneğin sen bir gazete aldığında her köşe yazısını/yazarını okurmusun? hayır.. herkesin sevdiği yazar farklıdır, herkes kendine hitapedebilen yazarın yazılarına ilgi gösterir ama bazı yazarlar vardır ki, çok daha fazla insan tarafından takip edilirler.. işte bu yazarın esprisi çok daha fazla insanla empati kurup çok daha fazla sayıdaki bir insan kitlesine hitap edebilme yeteneğidir.. yani bir yazarın -beni anlayabilmeniz köşe yazılarımı okumanızı tavsiye ediyorum deme gibi bir lüksü yoktur.. köşe yazılarını okutan tavsiye değil kişilerle kurabildiğin empati oranıdır.. ve burda görev tamemen senin sorumluluğunda.. ben yazarım anlayan anlar anlayaman anlamaz tarzında bir yaklaşım lüksün maalesef yok..

ama ben herşeye rağmen seni algılayabilmek adına üstüme düşeni yapmaya hazırım.. bu konu da dediğim gibi senin de bir gayret içine girmen gerekiyor.. çünkü belki de çok değerli olan fikirlerin kimseye ulaşamadan yokolup gitme riskiyle karşı karşıya..

sadece meditasyon konusuna gelince.. tabii ki diğer bilgilere zaman zaman ulaşmaya gayret ediyorum ama meditasyonların sonunda ulaştığın bir duygulanma durumu var.. yaşamımı ıskalamamak.. çünkü ne dersek diyelim ne anlatmaya çalışırsak çalışalım varoluşun bize sunduğu bu hayat/canlılık hiçbir şeyin ötesine atılamaz.. her anını doyasıya yaşamak ve yaşadığını farkındalık içinde hissetmek herşeyden önce geliyor.. ben o yüzden günün bu sabah saatlerinde bu konulara ilgi duyabiliyorum ve siteye yazıyorum.. onun haricindeki saatlerde çoğu zaman boş zamanım olsa da bu konulara ilgi duyamıyorum.. çünkü yaşamımı yaşamam gerekiyor, o an için ilgimi çeken bambaşka konular, hobilerim var.. bazen 24 saatin yetmediğini düşünüyorum.. çünkü yapılacak, ilgilenilecek, yaşanıp hissedilecek o kadar zengin bir çeşitlilik var ki insan yaşamında.. burda yazıştığımız konular bunların sadece küçük bir kısmı... yanlız yaşayan biriyim, yaşamın en keyifli anları kendimle kaldığım anlardaki insanlara sıkıntı/hüzün veren yanlızlık bana tekbaşınalığın keyfi/mutluluğu olarak yansıyor.. bunlar da meditasyonun insana sağladığı güzellikler. yaşamdan keyif alıp mutlu olabilmen için insanlarla bir ilişki/iletişim içinde olman gerekmiyor, sadece kendini tanıyıp kendinle olman, varolmanın hazzını yaşıyorsun ki, daha önce insanlarla iletişim tecrübelerime baktığımda bu tekbaşınalığın keyfi hiçbir şeye değişilmez..

insanların çeperde yaşamaları yani sürekli diğer insanlarla ilişki/iletişim içinde olmaları, sürekli birşeylerle meşgul olma ihtiyaçları, yani insana acı/sıkıntı/hüzün veren yanlızlıktan kaçmalarının altında yatan asıl neden kendileriyle/özvarlıklarıyla yüzleşme korkusudur.. çünkü bu sıkıntılı bir süreçtir.. kendini tanıyıp bulma süreci meditasyonun kendisidir zaten, meditasyondaki amaç da budur.. bu sıkıntılı süreç altının ateşten geçme sürecidir.. altın ateşten geçmeden saflaşmıyor maalesef.. ya da diğer bir ifadeyle ruhun karanlık gecesini geçmeden kurtuluşa huzura ermek çok zor..


Alıntı ile Cevapla
  #38  
Alt 25-12-2009, 05:52
evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
evrensel-insan evrensel-insan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
evrensel-insan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Saygideger paslicivi;

karşımızdaki insanın bilinç düzeyi ve kelime haznesindeki yüklediği anlamların farkındalığında bir konuşma/yazışma/ifade ediş gayreti içine girmeliyiz ki derdimizi anlatıp algılatabilelim..-paslicivi-

Onerin nedir?

Saygilarimla;
evrensel-insan

Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
Alıntı ile Cevapla
  #39  
Alt 25-12-2009, 05:53
paslıçivi paslıçivi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 07 Feb 2009
Mesajlar: 3.080
Standart

bu konulara ileriki zamanlarda daha derinlemesine gireriz.. -paslicivi-

Burada da bir "hata" var. Sorunu butunu bunyesinde islenilirse, algilanir ve tum resmi verilir. Senin tanri olumsonrasi ve varolus'un evrensel sorunsal dogal dusunce yapilanis ve isleyisi, etigin inancsal degerlerinden kopuk olarak ele alinamaz. Cunku sonucta bu uc sorunu sistemlestiren ve ilk insanoglundan gunumuze duzenlerini kuran etigin insanoglunu bir arada yasatmasinin bir sonucudur. Dini orgutlenme, tanrisal olumlu olumsuz zihniyet ve yasamin kontrolunun kisilerin elinden baska mecralara gecmesi icin, olumun one cikarilmasinin altinda hep bu zihniyet vardir. Bugunku emperyalist zihniyetin tum izmsel orgutlenmeleri, dini orgutlenmelerdir. Toplumlarin kutuplastirilmasi kutuplarin birbiriyle savastirilmasi ve bunun ustunde ellerini ovusturup, parseyi toplayanlar. Siyasal-sosyal-toplumsal tum sistem ve degerleri, etigin konusudur.
dinin insanları kutuplaştırması konularında yazdıklarına birebir katılıyorum.. farklı düşünmüyoruz.. ben kendi algı/çözümlemelerimde bu konuları zaten bir bütün olarak işliyorum, sadece bu sitedeki yazılarıma henüz tam olarak aktarmış/yansıtmış değilim..

benim idealimdeki dünya insanlığında; tüm ülke sınırlarının kalktığı, tüm milli/etnik ve dini/inanç kimliklerinin buharlaştığı, tüm insanların kardeşlik içinde bir barışta yaşamaları, tüm dünya zenginliğinin insanlık arasında eşit paylaşımı, yaşamın ölüm sonrası umutlara aktarılıp uyunmaması, tanrıyla, ölüm sonrasıyla avunup/avutulup bu yaşamın ıskalanmaması, insanların tam bir farkındalıkla insana yakışır bir bilinç düzeyinde gerçek insan olarak yaşamasından yanadır..

bu bahsettiğim düzen mümkün, zaten insanlığın geçmişten günümüze kadarki gelişimine bakarsak oraya doğru gidiyoruz.. elde ettiğimiz özellikle internet dediğimiz teknoloji zaten dünyayı büyük bir köye dönüştürmeye başladı bile.. tüm dünya insanlığı, insan denen canlı türünün ortak paydası çıkarları altında toplanmaya doğru gidiyor.. bunu hızlandırmak mümkün diyorum ben.. bu dünya yaşamında cenneti kurabilirsek, ölüm sonrası yaşam rüyalarından arınabiliriz ancak..

aydınlanmış, birey olma bilincine ulaşmış insan için basit bir hukuk düzeni yeterli olacaktır.. belki insanlık bilincinin daha ileri gidip yükselmesiyle bu hukuk dediğimiz düzeneğe bile ihtiyacımız kalmayabilir.. yeter ki insan denen canlı kendini tanıyıp bulabilsin.. ve insan olmanın erdemini, güzelliğini, değerini görüp kavrayabilsin..


Alıntı ile Cevapla
  #40  
Alt 25-12-2009, 06:02
evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
evrensel-insan evrensel-insan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
evrensel-insan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Saygideger paslicivi;

aydınlanmış, birey olma bilincine ulaşmış insan için basit bir hukuk düzeni yeterli olacaktır.-paslicivi-

Seni bilmem ama, eger fark ettiysen, ben sivil hukuku hak ve ozgurlukleri antiayrimciligi, farklarin esitligi ve farkindaligini, bilhassa politika bolumunde, cok detayli, ustelik, herhangibir politikanin amac cikari yapmadan cok baslik ve yazida isledim.

Hatta bu konuda hodri meydan" bile dedim, bakabilirsin.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Din Nedir? mehmetsalih İslam 10 11-01-2018 20:09
Ateizm, Panteizm, Agnostisizm, Deizm Özgür Düşünce Platformu 5 07-01-2018 09:20
futbol klübü nedir?,din nedir?,inanç nedir? İslam 3 22-05-2007 14:35
din nedir? commandante Politika 2 13-12-2006 20:56
new age nedir ? gameover Mitoloji & Esoterisizm 2 09-02-2006 10:17

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 17:13 .