Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Genel Forumlar > Politika

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #31  
Alt 14-10-2007, 19:48
vartor - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
vartor vartor isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 15 Mar 2006
Bulunduğu yer: Toronto
Mesajlar: 8.614

Onur Üyeliği 

Standart Re: Atatürk yaşadı mı? Kemalizm'e ne oldu?

Kanada, degisik etnik kokenli nsanlarin, dini, rengi ne olursa olsun, laik bir ortamda ahenk icinde yasadiklari bir ulkedir. Hintlisi de, ingilizi de, cinlisi de fransiz ,rus, alman kokenlisi de kanadaliyim der hem de biraz gururla. Cunku, bu ulkeyi bu mozayik sekillendirmis, ve etnik guruplarin sanat ve kulturlerini saklamalarini madden desteklemis, bu farkliligi bir kayip degil tam aksine bir zenginlik olarak bakabilmistir.
* * Ataturk, temelini attigi Turkiye'nin de boyle bir gelisim gosterecegini umuyordu sanirim, nitekim yasadigi muddet zarfinda da boyle gorunuyordu. Sonradan ne olduysa oldu, tekrar ayrilikci bir politika gudulmeye baslandi. Belki farkli bir gorus, belki de oy toplamakta nedeni, ancak sonrakiler bu gidisi bozdular, milliyetciligi irkciliga dondurduler. Cehaleti korukleyip, aydinlari hapislerde surundurup, milletin ilerlemesine mani oldular.
* Ben yine de o kadar umitsiz degilim, hosgoru aptalliktir da deseler, humaniztler geri zekalidir da deseler, ilerde akil ve mantigin cikarlarin ustune cikacagina ben eminim.
* *Sevgiler.....

Iman, ask gibidir,gozleri koreltir,beyni muhurler.
Alıntı ile Cevapla
  #32  
Alt 09-12-2007, 11:57
aydoe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
aydoe aydoe isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Oct 2007
Mesajlar: 3.982
Standart Kemalizm Niçin Tasfiye Edilmek İsteniyor

Mustafa Kemal emperyalist işgalci güçlerin ezberini bozmuştur.
Sevr'i ortadan kaldırmış Lozan'ı getirmiştir.
Laik Demokratik Bağımsız bir Cumhuriyet kurmak istemiştir.
Sömürge ülkelerde bağımsızlık mücadelelerini ateşlemiştir.
Laiktir,Bağımsızlıkçıdır
Ülkemizde hala savunucuları, Atatürkçüler,yurtseverler vardır
Türkiye Cumhuriyeti'nin önderidir,ülkenin bölünmesi ve sınırlarımızın yeniden çizilmesi,
din devleti(dinci *oligarşi) kurulması önünde engeldir
BOP 'un uygulanmasına engeldir,ABD ve AB politikalarının uygulanmasına engeldir
Sosyalistlere göre Atatürkçü düşünce gericiliktir,sosyalizm ,komünizm gibi daha ileri düşünceler vardır.
Gerçi bu devlet sistemleri kurulmakta olan dinci oligarşi de hayata geçirilebilirmi,bilmem ama
sosyalist ve komünistler ,kürt ayrılıkçılarını destekler ve Kemalizm'in *tasfiyesini ister!(abd de aynı şeyi istemekte)
Düşmanı çoktur emperyalistler ,arkadaşları,ayrılıkçılar,gericiler,dinciler,vatan hainleri
Onun kurmak istediği Cumhuriyeti biz geliştirip koruyamadıysak ,kabahat bizdedir.

''asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek,aklın ve ilmin gelişimini inkar etmek olur''
Alıntı ile Cevapla
  #33  
Alt 09-12-2007, 12:08
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: Kemalizm Niçin Tasfiye Edilmek İsteniyor

"sosyalist ve komünistler ,kürt ayrılıkçılarını destekler ve Kemalizm'in *tasfiyesini ister!"

Oncelikle bu toleransin en buyuk kaynagi, UKKTH'dir, bu hicbir zaman deste olmadi ancak bir tolerans oldu. Bunun yanisira eskiden PKK sempatizanlari ile sosyalistler arasinda yumusak bir gecis saglayan DHKP-C vardi. Bu cemiyetin varligi ister istemez solcular ile kurtculeri bir araya getiriyordu. Solcularin (ben de bir solcuyum) kurtculerle bir araya gelmesinin diger bir sebebi ise, karsilarindaki baski aracinin (polis asker) *ayni olmasi idi. Zaman gecti ve hersey degisti, once DHKP-C ideolojik icerigini yitirip pavyonlardan harac toplama isine girdi. PKK anti-emperyalist yonunu kaybederek, populist politikalar uygulamaya basladi ve dogal olarak is solculari asti. Su an ise kurtculer (PKK'lilar degil) anti-emperyalist yonunu tamamen kaybetmistir ve toplumdan izole olmus/edilmis lerdir. Bu sebeple sadece toplum icin cozumler ureten (milletler icin degil) sol icin elle tutulacak bir yani kalmamistir.
Alıntı ile Cevapla
  #34  
Alt 09-12-2007, 15:38
aydoe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
aydoe aydoe isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Oct 2007
Mesajlar: 3.982
Standart Re: Kemalizm Niçin Tasfiye Edilmek İsteniyor

Sn. Respendial
Sosyalistler ezenin sömürenin olmadığı,sınırsız ve sınıfsız bir dünyanın, eşitliğin ve özgürlüğün dünyasını savunur.
Bu bir özlem, gelecek tasavvufu bu anlamda ütopyadır,
Sosyalistler gündemde olan sorunları ele alırken,gelecek perspektifini unutmadan(sosyalizm), onunla uyumlu bir şekilde bugünün gerçekliği üzerinden politika yapmak zorundadır.
Emperyalizme bağımlı bir ülkede, anti-emperyalist olmadan sosyalist olunamaz,
Anti Abd'ci tavra karşı olanlar bırakın sosyalist olmayı solcu bile olamazlar.
Günümüz Türkiye 'sinde sosyalist ve komünistlerin *laiklik *ve anti-emperyalist savunucularını
desteklemesi onları ulusalcı yapmaz, ilericilik ,demokratikleşme yönündeki çalışmaları desteklemeleri ,ittifaklar yapabilmeleri gerekir.

''asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek,aklın ve ilmin gelişimini inkar etmek olur''
Alıntı ile Cevapla
  #35  
Alt 09-12-2007, 18:46
epoch epoch isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 29 Sep 2007
Mesajlar: 28
Standart Re: Kemalizm Niçin Tasfiye Edilmek İsteniyor

respendial";p=&quot´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
PKK anti-emperyalist yonunu kaybederek, populist politikalar uygulamaya basladi
respendial, senin hafızan bulanık.
pkk, hangi zaman anti emperyalist yönde bir demeci verdi.?
populist kelimesini de küçümseyip durma. Türkçe karşılığı Halkçı demektir.
sol partilerin Halkçı olma tarafı yoksa, bir anlamıda yoktur.
Alıntı ile Cevapla
  #36  
Alt 09-12-2007, 20:48
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: Kemalizm Niçin Tasfiye Edilmek İsteniyor

Sevgili aydoe,

"Sosyalistler ezenin sömürenin olmadığı,sınırsız ve sınıfsız bir dünyanın, eşitliğin ve özgürlüğün dünyasını savunur."

bence en dogru kavram geleneksel turk solu olurdu. Denizlerin kusagi ile baslayan, su an ufak tefek DKÖ'lerde yasatilan turk solu konumuz. Cunku sol her cografyada farkli gelismistir. Tipki dinler ve alt gruplari mezhepler gibi. Sosyalizm ideolojisinin icinde bile ayriliklar vardir, misal Stalin - Trotsky.

PKK'nin gerilla veya savas yanlisi uyeleri ile (DEV-GENC DEV-SOL geleneginden gelen) turk solunun hicbir alakasi olmamistir. Ancak savas karsiti ayrilikci (ki bu bahsettiklerim senin kastettiklerin sanirim aydoe, kurtulus gazetesi ve cevresi gibi) kurtler dedigim zeminin olusmasi ile 1 Mayis alanlarinda yanyana gelmistir. Bu gruplarda savas karsitligi, demokrasi ve ozgurluk istekleri ve en onemlisi anti-emperyalist cizgileri ile ister istemez solcularla paralellikler kurmuslardir.

Daha sonra bu kurtcu-solcular ideolojik olarak kendilerini giderek turk solundan izole etmistir. Diger bir deyisle kendilerini turk halkindan sorumlu hissetmemeye baslamislardir. Iste populist politikalar dememin sebebini kustahca bile olsa, epoch aciklamis. Bu kurtcu-solcular zamanla silahli mucadeleye yoneldi ve ideolojisinin oznesine kendi irkindan insanlari koydu. Mucadeleleri tamamen bir ayrilikci gerilla mucadelesine donusunce artik fazlla bir ideoloji yapacak yerleri kalmadi buna ihtiyacda yok zaten. Su an dagdaki kadro icin bir ideolojiye gerek yok, ideolojileri savas ideolojisi. Kurt hareketi sehirlerde silahlandiginda, turk solu coktan silahsizlandirilmisti ve sindirilmisti (80 darbesi).
Alıntı ile Cevapla
  #37  
Alt 11-02-2008, 04:37
imhotep - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
imhotep imhotep isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 23 Dec 2007
Mesajlar: 1.257
Standart Re: Atatürk yaşadı mı? Kemalizm'e ne oldu?

Sanal Kemalistlerin ırkçı söylemlerine aldanmayın.
Kemalizmin bir partisi, bir merkezi, ilke ve düşüncelerini sunan bir örgütü yoktur.
Bu Kemalizmin yayın organı, bu tüzüğü, bu da programı, doktrini, felsefesi diyebileceğiniz bir kaynağı da yoktur.

Kemalizm bir ideoloji de değildir. Kapitalizmin ya da sosyalizmin alternatifi bir yönetim şekli veya ekonomik model hiç değildir.
Kemalizm, Kurtuluş zaferinden sonra atılan çağdaş adımlar ve hedeflenen aydınlanma yoludur.Yeniliklerdir, devrimlerdir, reformlardır, üretimci toplum yaratma ilkeleridir, çağdaşlaşmada hedeflenen çizgilerdir ve bilgi toplumu yaratma prensipleridir.


Kemalizm’in CHP isimli bir partisi (Şu anki CHP ne kadar bu yoldan sapsa da), 6 temel ilkesi, tüzüğü, programı (Ki bunlar CHP kurultaylarında özellikle 1935 kurultayında şekillenmiştir) vardır. Evet, doktrini yoktur ancak öğretisi vardır.

Kemalizm bir ideolojidir. Nihayetinde –ism ekleri de ideolojilere ithafen kullanılan bir ektir. Olmaması için ne gibi sebepler bulunmaktadır ?
Alıntı ile Cevapla
  #38  
Alt 11-02-2008, 09:48
aydoe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
aydoe aydoe isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Oct 2007
Mesajlar: 3.982
Standart Re: Atatürk yaşadı mı? Kemalizm'e ne oldu?

Evet, doktrini yoktur ancak öğretisi vardır.

Doktrin? ,Öğreti?
Doktrin=Öğreti

Kemalizm bir ideoloji de değildir. Kapitalizmin ya da sosyalizmin alternatifi bir yönetim şekli veya ekonomik model hiç değildir.
Kemalizm, Kurtuluş zaferinden sonra atılan çağdaş adımlar ve hedeflenen aydınlanma yoludur.Yeniliklerdir, devrimlerdir, reformlardır, üretimci toplum yaratma ilkeleridir, çağdaşlaşmada hedeflenen çizgilerdir ve bilgi toplumu yaratma prensipleridir.

Bu paragraf doğru gerisi teferruat.

''asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek,aklın ve ilmin gelişimini inkar etmek olur''
Alıntı ile Cevapla
  #39  
Alt 11-02-2008, 18:30
imhotep - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
imhotep imhotep isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 23 Dec 2007
Mesajlar: 1.257
Standart Re: Atatürk yaşadı mı? Kemalizm'e ne oldu?

Yanlış söylemişim özür dilerim. İdeolojisi vardır demek istedim.

Kemalist devrimi dünyada ki bütün devrimlerden ayıran en büyük özellik; Yaşanan somut olayların sonucu ideolojisinin şekillenmesidir. Yani diğer bir deyişle Kemalizm pratikten düşünsel alana bir varış olarak tanımlanabilir.

Yeryüzünde yaşanan diğer devrimleri incelediğimiz de karşımıza çıkan temel sonuç şudur; Söz konusu devrim hareketleri öncelikle bir düşünce zeminine dayanır, daha sonra ise bu düşünce temelinde gelişen pratik başarılı bir şekilde uygulanırsa devrim dediğimiz varış sözkonusu olur.

Bu yüzden Mustafa Kemal'in önderliğinde oluşan Kemalist devrim dünya genelinde yaşanan ideolojik şekillenmeden farklı olarak doğmuş ve gelişmiştir.Sadece düşünsel eksende değil bilakis somut eylemle kendini göstermiştir. Bu yüzden de dogmalarının olmaması gayet doğaldır. Farklı bir tarzda ideoloji yaratmak, kalıpları kırdığı için ideolojinin dogmasız olmayacağı iddia edilir.

Ancak bu yanlışı Mustafa Kemal, yüce ideolojisiyle pek de güzel yıkmıştır !
Alıntı ile Cevapla
  #40  
Alt 11-02-2008, 18:35
imhotep - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
imhotep imhotep isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 23 Dec 2007
Mesajlar: 1.257
Standart Re: Atatürk yaşadı mı? Kemalizm'e ne oldu?

Hem Sosyalizm'e hem de Kapitalizm'e alternatif değildir öyle mi ?

O halde nedir ? Kemalizm, Sosyalizm ya da Kapitalizm'in uzantısı mıdır ?

Cevap arayalım...

Özellikle Attila İlhan'ın alıntıladığı Hakimiyeti Milliye gazetesinin başyazısı oldukça dikkate değerdir:

"...Atatürk, ayrıca, anti emperyalizmin bütünlük kazanmasında temel koşulun anti kapitalist tavrın ortaya konulması olduğunu görmüştür. Yani anti kapitalist olmazsanız anti emperyalist olamazsınız. Çok yakın bir tarihte, bu düşünceyi çok güzel ifade eden ve 1920 tarihli bir yazıdan yaptığı bir alıntıyı Attilâ İlhan köşesine koymuştu. “…en büyük düşman, düşmanların düşmanı, ne falan ne de filan milletler; bilakis bu, adeta her tarafı kaplamış bir saltanat halinde dünyaya hakim olan ‘Kapitalizm’ afeti ve onun çocuğu olan ‘Emperyalizm’dir” denilmektedir bu yazıda.(Hakimiyet-i Milliye, 20 Temmuz 1336/1920; Hadiye Yılmaz, “Hakimiyet-i Miliye Yazılarında Türk Bolşevik Dostluğu ve Emperyalizm”, Teori, Ekim 2002, s.57.)..."

Sovyet komünizmine getirdiği yıkıcı değil yapıcı eleştiriyi ise şu şekilde ifade etmekte:

"...Gerçekçi olması nedeniyle hedeflerini sınırlılıklarını belirlemekte de son derece isabetli olmayı her noktada başarmıştır. Bunu söylerken şu sözüne atıfta bulunmak istiyorum. İktisadi yoluna model seçerken bazı kaygılarını belirlemek üzere diyor ki; “Büyük harbin sonunda komünizm uygulandı. Fakat halka vaat edilen bazı şeyler aynen temin edilemedi”. Yani Atatürk komünizmi, başardığı için değil başarısız olduğu için eleştiriyor. Ruslar ilkelerinden geri döndüler diyor. Bununla 1920’deki “Yeni Ekonomik Politika”yı kastediyor. “Bir inkılaba teşebbüs edip sonradan geri dönmektense ağır ağır ilerlemek en doğru yoldur. İkinci yol liberalizmdir. Bu da eskimiştir. Bizim tatbik ettiğimiz ekol devletçiliktir. En ileri iktisadi yol budur” diyor. (Yön, sayı 19; Boratav, 100 Soruda Türkiye’de Devletçilik, s.184)..."

Mustafa Kemal'in bugünkü solculara bile ders verir nitelikte olan ve devrimciliğin temel prensiplerinden birini açıklayan sözleri ise şöyle:

"...Rusya’da Bolşevizmin kullandığı inkılap usullerini burada tatbik etmek istemek kadar inkılapçılıktan haberdar olmayışı tasavvur edilemez. Bolşevizm inkılabı bütün komünizm hareketleri için bir örnek, bir model değil, pek kıymetli, pek canlı, pek muazzam bir rehberdir. Bu rehberlerden istifade etmeyi , onun gösterdiği yollardan gitmeyi ne kadar canlı arzu edersek, onun usullerini şekli itibariyle aynen taklit etmekten de o derece sakınırız. Her şeyde körü körüne taklitçilik fenadır. Bilhassa inkılapçılıkta..."

Kemalizmin teorisyenlerinin Devlet Sosyalizmine olan ilgileri ve Türk Devriminin niteliği bakımından yaptıkları tanımlamalar oldukça önemlidir.Ayrıca yine resmi kaynaklarda Devlet Sosyalizmi tanımına rastlamak mümkündür:

"...Örneğin Atatürk’ün kaleminden çıkmış, Afet İnan imzasıyla yayınlanmış olan Medeni Bilgiler kitabında da devlet sosyalizmi benimsenen bir model olarak zikredilmiştir. (Medeni Bilgiler, s.71,72)..."
"...Ayrıca, Atatürk’ün bazı yakın arkadaşlarının da devlet sosyalizmi üzerinde durdukları görülür. Mahmut Esat Bozkurt, Kaynak Yayınlarından çıkan Anadolu İhtilali isimli kitabının 197. sayfasından itibaren devlet sosyalizmi hedeflerini uzun uzun anlatmıştır. Keza Celal Bayar da 1921’de, Hakimiyeti Milliye muhabirini yanıtlarken devlet sosyalizmi taraftarlıklarını savunmuştur. Bu örnekleri çoğaltmak mümkün. 1936’da yayınlanan Resimlerle Türkiye Albümü’nde “Bizim mezhebimiz devlet sosyalizmidir” denildiği görülmektedir..."


Sosyalizmin Türkiye-Rusya koşulları karşılaştırılarak ve o zaman Türkiye'de uygulanabilirlik derecesine ithafen şunları söylemektedir:

"...Ayrıca, Rusya’da olduğu gibi bir sosyalist konsensusun doğmasına neden olacak bir edebiyatın da bulunmadığına işaret etmektedir. Tolstoy bu kadar yumuşak, ihtilal yanlısı olmayan bir yazar olmasına karşın, onun bile kapitalizmin sömürüsüne karşı şiddetli eleştiriler getirmiş olması, Rus toplumu ile Türk toplumu arasındaki farklılıklardan birisi olarak Atatürk’ün de üzerinde durduğu bir unsur oluşturmuştur. Dolayısıyla Atatürk, hem ekonomik ilişkiler bağlamında hem de kültürel-sanatsal bağlamda, üzerine oturacağı, Rusya’dakine benzer bir düzlemin bulunmadığını gerçekçi biçimde belirlemiş bulunmaktadır..."

Atatürk'ün enternasyonal devrim ve batı işçi sınıfı hakkındaki saptamaları ise hedefini şaşmamıştır:

"...Birinci sınırlılığı Atatürk böyle belirliyor. İkinci büyük sınırlılık ki bu yalnızca Türkiye’yle ilgili değildir. O da yeryüzünde tarihin çarkını ileriye döndürecek büyük toplumsal gücün yani işçi sınıfının (ki o da batıda ortaya çıkmıştır) yetersizliğidir. Bu tespiti yapan kuşkusuz yalnızca Atatürk değildir. Daha önce Lenin de, Engels de, başkaları da Batı işçi sınıfının, emperyalistlerin dünya sömürüsünden oluşturdukları sofranın ayak ucunda da olsa yer almakla tatmin olduklarını, bu yüzden mazlum milletlerin sömürüsüne seyirci kaldıklarını hatta Batı işçi sınıfının bu sömürüye bizzat katıldığını görmüşlerdir. Yani Batı işçi sınıfı, emperyalist sömürüden pay almak çabası içine girmiş, dolayısıyla kaba çizgileriyle Batı sömürgeciliğine payanda olmuştur.


Batı işçi sınıfının bu yetersizliğini Atatürk net olarak tespit etmiştir. Batı işçi sınıfı mazlum milletlerin sömürüsüne en azından duyarsız kalmakla ve bizim Kurtuluş Savaşımız gibi kurtuluş savaşlarına seyirci kalmakla aslında kendi felaketini de hazırlamıştır. Atatürk bunu nasıl dile getiriyor? Tarihin çarkını ileriye döndürmesi mümkün olan iki büyük güce, 22 Ekim 1920’de Çiçerin’e yazdığı mektupta şu sözleriyle işaret etmektedir:

“Bir yandan batının işçi sınıfı öte yandan Asya ve Afrika’nın köleleştirilmiş halkları, milletlerarası sermayenin, kendilerini yıkmak ve efendilerine çıkar sağlamak için köle durumuna getirmek istediğini anladığı ve sömürge politikasının işlediği suç, dünya işçilerince kavrandığı gün burjuvazinin gücü sona erecektir. Ben buna inanıyorum.” Yani Atatürk kendi başarısının sonuca vardırılmasını ve sürekliliğini Batı işçi sınıfının ve mazlum milletlerin kendilerine düşen büyük tarihsel rolü yerine getirmesinde görmüştür..."

Burada Atatürk'ün entenasyonalizme bakışını, ezen ülke-ezilen millet çelişkisine sağdık kaldığını ve Dünya devriminin başarıya ulaşabilmesi için Sovyetler'e mazlum halklara ve batılı işçi sınıfına göstermeleri gerken yaklaşımı telkin ettiğini görüyoruz.

Kaynak1:“Bir Millet Uyanıyor-1”- Attila İlhan
Kaynak2:Teori, sayı:166, Kasım 2003, s.37-45
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 20:30 .